Erdoğan-Trump görüşmesinde özür bilmecesi

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Trabzon'da 1 Mayıs kutlaması

Trabzon'da 1 Mayıs kutlaması

1 Mayıs Emeğin Bayramı Trabzon'da kutlandı. HDP grubuna yönelik saldırının öne çıktığı kutlamalara katılım yüksek oldu. Cumhuriyet Caddesi'nden Atatürk Alanı'na yürüyen kalabalık, hükümetin ekonomik ve sosyal politikalarını eleştiren sloganlar attı. CHP'nin çok kalabalık bir grupla katıldığı kutlamalarda, kortej sonunda olan HDP'liler bir grup tarafından protesto edildi. Tartışma saldırının sürmesi üzerine olaylar büyüdü ve HDP'li grup polis araçlarıyla bölgeden uzaklaştırıldı.

 
2 Mayıs 2015 Cumartesi 10:09 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzon'da 1 Mayıs kutlaması

 

Atatürk Alanı'nda süren kutlamalarda, Muhammet İkinci, düzenleme komitresi adına bildiriyi okudu. İşte o bildiri:

 

HDP GERİLİMİ HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

Birlik, Mücadele Ve Dayanışma Günümüze Katılan Sevgili Dostlar, Değerli Konuklar;

 

Savaşa karşı barış, faşizme karşı demokrasi özlemini haykıran, başka bir dünya, başka bir Türkiye mümkün, yoksulluk kader değildir, insanca bir yaşam, insanca bir düzen mümkündür diyen emekçi halkımız,

Sömürünün, baskının, eşitsizliğin olmadığı, eşitlik, özgürlük, barış, adalet ve kardeşliğin hâkim olduğu bir ülke için mücadele edenler,

Selam sizlere.

 

Selam olsun, işçilerin, emekçilerin, tüm çalışanların birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs bayrağını baskılara, yıldırmalara, engellemelere karşı inançla yere düşürmeyen yiğit insanlara,

Selam olsun eşitlik, özgürlük, demokrasi, bağımsızlık ve sınıf mücadelemizde yitirdiğimiz yol arkadaşlarımıza,

 

Selam olsun,  parasız eğitim, özgür, demokratik, bilimsel üniversite mücadelesi veren bu ülkenin gençlerine,

Haziran isyanında yetiştirdiğimiz  gençlerimize; Ali İsmail’e, Abdocan’a, Medeni’ye, Ethem’e, Hasan Ferit’e, Berkin’e selam olsun.

Yaşamın hen alanıda ötekileştirilen, tacize, tecavüze , şiddete, cinayete  maruz kalan kadınlara selam olsun. Selam olsun ÖZGECAN’A,

Onları hiç unutmadık. Devrimci öğretmen Metin Lokumcu7ya, o şair ceketli çocuk Kazım Koyuncu’ya selam olsun.

Selam olsun laik, bilimsel, demokratik, kamusal eğitim için direnen eğitim ve bilim emekçilerine. Halil Serkan ÖZ’e selam olsun.

 

 

 

Dostlarım,

Bugün, şuanda Trabzon’un meydanında bizimle birlikte Türkiye’nin dört bir yanında dünyanın her köşesinde işçi sınıfının, emekçi halkların kalbi meydanlarda atıyor. Bugün, sermayeye ve zulüme karşı tek ses, tek yürek tek yumruk olan emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü. Bayramımız kutlu olsun.

 

1 Mayıs İşçi sınıfına devletlerin bahşettiği bir armağan değildir. 1 Mayıs, her şeyden önce her ülkede ve tüm dünyada dünya işçi sınıfının ve emekçilerin uluslar arası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Türkiye işçi sınıfı da 1 Mayısları özgürce ve coşkuyla kutlayabilmek için başta 77, 89 ve 1996 1 Mayıslarında olmak üzere birçok bedel ödemiştir. Bu tarihi unutmayız, unutturmayız.

 

Taksim 1 Mayıs alanıdır. Ortada mahkeme kararları var, AİHM kararları var. Hal böyle iken Taksim’i emekçilere yasaklamak zorbalıktır, yasa dışılıktır, hukuksuzluktur. Ateşle oynamaktır. Ateşle oynayanın elleri yanar.

 

 

 

Dostlar;

Yasa, mahkeme, hak,  hukuk tanımayan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Hukukun üstünlüğünün olmadığı bir düzen sürdürülemez.  Yurttaşların hukuka  olan inancını zedelemek hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Hiç kimse hukuktan  üstün değildir. Haksızlığın, adaletsizliğin, hukuksuzluğun  olduğu yerde direniş evrensel bir haktır. Ve biz bu hakkı kullanmasını biliriz.

1 Mayıs demek barış, kardeşlik, dayanışma demektir. 1 Mayıs alanlarında olanların ayakkabı kutularına doldurulmuş dolarları yok, yatak odalarında para sayma makineleri yok, gemicikleri yok. Ama bu ülkeye bağlılıkları var, yurt sevgisi var insan sevgisi var, emeği var.

 

Emekçiler bu ülkede eşitlik istiyor, adalet istiyor, barış istiyor.30 yıldır bu ülkenin kanayan yarası Kürt sorununa çözüm istiyor.  Barışın nasıl tesis edileceğini görmek isteyenler bir çiçek bahçesine benzeyen 1 Mayıs meydanlarındaki kardeşliğe  baksın. Bizim kardeşliğimiz emek ve toprak kardeşliğidir. Bu ülkede barışı AKP nin insafına terk etmeyeceğiz.

 

 

 

Dostlar,

Çalışma yaşamının kuralsızlaştırıldığı, güvencesizliğin, taşeron çalışmanın dayatıldığı bir dönem yaşıyoruz.

Türkiye AKP iktidarında  iş kazalarında dünya üçüncüsü,  Avrupa birincisi oldu.

AKP’nin Türkiye’sinde dolar milyarderi  sayısı 3’ten 43’e yükseldi. Kadına yönelik şiddet %1400 oranında arttı.

Son on yılda  çocuk gelin sayısı 466 bine ulaştı.

Tam 13 bin işçi kardeşimiz gerekli önlemler alınmadığı için yaşamını yitirdi.

AKP’nin Türkiye’sinde  küçük esnaf mantar gibi türeyen AVM’lere kurban edildi.  Esnafımız siftah yapmadan kepenk kapatıyor.

AKP’nin Türkiye’sinde   genç işsizliği milyonlara ulaştı, milyonlar asgari ücrete  mahkum edildi. AKP’nin ülkeyi getirdiği nokta burasıdır.

 


Dostlar,

Emekçiler dostlarını bilir. Kim ki  sofrasındaki ekmeği ufaltır onu tanır. 1886 yılında Amerikan işçi sınıfı 8 saatlik iş günü için greve gittiğinde  kapitalist tekeller “ Ekmek ve suyla yaşayamayan bir insan zaten yaşamaya layık değildir.” Diyordu. Yıl 2013 Çalışma Bakanı ne diyor. “Netice itibariyle ekmeğin fiyatı belli, peynirin fiyatı belli. Eğer ona mahkumsanız asgari ücret büyük paradır. Geçinirsiniz”

Geçen yıl Soma’da 301 kardeşimizi yitirdik. Sorumlular hala hesap vermedi. Biz  sorumluların arkasında  kimin olduğunu biliyoruz. Bakınız ne demişti Enerji Bakanı “üç gündür terli gömleğimi  değiştirmedim”  ama madenden yaralı çıkan  işçi kardeşimiz sedyeyi kirletmemek için çizmesini çıkartmaya çalışıyordu. Emekçilerle AKP arasında kapanmayacak fark budur. Emekçiler ile AKP’ nin dünyaları farklıdır.

Sınıf kardeşlerimiz Birleşik Metal işçileri insanca yaşayacak ücret talep ettiğinde bu iktidar ne yaptı? Patronların talebi ile  Bakanlar Kurulunu toplayıp mili güvenlik gerekçesiyle  grevi iptal etti.şimdi bu iktidar kimin dostu? İşçinin mi? Asla. Bugün ülkemizde milli güvenliğe tehdit bir unsur varsa iktidarın uyguladığı politikaların ta kendisidir

 


Dostlar

Eğitim bir yurttaşlık hakkı olmaktan çıkarıldı. Yoksul çocuklarının ucuz işgücü olmak üzere meslek liselerine ya da imam hatip okullarına mecbur edildiği bir eğitim sistemi oluşturuldu. Halkın çocuklarına bunu reva görenler kendi çocuklarını Fransız kolejlerine gönderiyor. Eğitim sistemi  ne hazinri ki Avcı Bakanı geçtik Bilal ERDOĞAN’a emanet. Şimdi bilime, eğitime, çocuklarımıza, okullarımıza sahip çıkma zamanıdır.

 

Özelleştirme politikaları  sonucu sağlık  ulaşılabilir olmaktan çıkarıldı. Parası olanın sağlık hizmeti aldığı, sağlıkçıların, doktorların itilip kakılır olduğu  bir  sağlık sistemi yaratıldı. Bu tabloyu değiştirmeliyiz.

Dostlar,

AKP iktidarında Türkiye, yoksullukla, yolsuzluklarla, ihaleye fesat  karıştırmalarla, yandaşlıkla, havuzlarla, hırsızlıkla, hukuksuzluklarla anılır oldu. Ortada belgeler ve görüntüler var, itiraflar var, tanıklar var. Tüm bunlar karşısında  halktan sessiz kalması bekleniyor. Bir halkın yolsuzluğa, hırsızlığa, haksızlığa gözünü yumması  beklenemez.

Dostlar;

Siyasi iktidar uyguladığı  halk düşmanı politikaların üstünü halkımızın  masun din duygularını, inançlarını istismar ederek örtüyor.  Ama kral çıplak.  Bakara makara diyerek insanlarımızın  din duygularını istismar edenleri unutmadık.

Dostlar,

Toplum yararına bilim ürettiği için, yaşam alanlarının ranta çevrilmesine itiraz ettiği için iktidarın gazabına uğrayan mimarlarımızın, mühendislerimizin , şehir plancılarımızın örgütü  TMMOB var. Onlar baskılara boyun eğmedi, diz çökmedi, teslim olmadı. Bilimden vazgeçmedi.

 

Akp’nin Türkiye’sinde  köylümüz, çiftçimiz  sefil edildi. Tarım, hayvancılık bitirildi. Köylerimiz göç veriyor. İnsanlarımız köylerinde yaşamlarını idame ettiremiyor, barınamıyor. Ülkemiz tarım ürünleri ithal eder hale geldi , bu mudur köylüden yana olmak, bu mudur çiftçiyi desteklemek? Ülkemizi bu hale getirenlerden hep birlikte hesap soracağız.

 

 

 

Dostlar,

AKP iktidarında Türkiye çevresine barış değil savaş ihraç eden ülke haline geldi. Komşularla sıfır sorun  politikası sıfır komşuya dönüştü. AKP’NİN Suriye politikası dün Türkmenlerin ve Kürtlerin bugün Alevilerin IŞİD tarafından  katledilmesine yol açıyor.  Sokaklarımızda gezen Suriyeliler  insanlık dışı koşullarda yaşamını sürdürüyor. Kaderine terk edilen Suriyeliler üzerinden  adeta insanımıza  gözdağı veriliyor.

 

 

 

Yer altı ve yer üstü  kaynaklarımız sermayenin talanına açıldı. Derelerimize, dağlarımıza, yaylalarımıza göz dikildi. Siz ki bizim yaylalarımıza, dağlarımıza, derelerimize el uzattınız bunun bedelini ağır ödeyeceksiniz. Dağlar da, dereler de, yaylalar da bizimdir, bizim kalacak.

 

Akp iktidarına sesleniyoruz. Korkunun ecele faydası yok.  Emekçi halkımız  baskılara boyun eğmeyeceğini, yaşamına ve yaşam alanlarına sahip çıkacağını  Haziran isyanında gösterdi. Paranın  hükümranlığının olmadığı, dayanışmanın, imecenin esas olduğu, hırsızlığın, tacizin, şiddetin olmadığı, tüm farklılıkların bir arada kardeşçe yaşayabildiğini Haziran isyanında gösterdi.

Şimdi bize düşen emeğin Türkiyesi için aya kalkmaktır. Şimdi bize düşen eşitliğin, adaletin,barışın özgürlüğün ülkesini kurmak için seferber olmaktır. Şimdi bize düşen inançların sömürülmediği gerçek laik bir ülkeyi, bağımsız bir ülkeyi yeniden inşa etmektir.

 

“Ayaklar baş olursa kıyamet kopar” denilmişti. Çaresi yok ayaklar baş olacak. Zorbaların, zalimlerin kıyameti kopacak, üretenler yönetecek.hukuk adalet, özgürlük, eşitlik, barış kazanacak. Biz kazanacağız.  Hepinizi saygıyla, sevgiyle dostlukla selamlıyorum.

 

 

 
2 Mayıs 2015 Cumartesi 10:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık