O flaş bellek savcılıkta

Ana Sayfa » Güncel » TRABZON TOPLANTISINDA TÜRBAN OYUNU NASIL BOZULDU?

TRABZON TOPLANTISINDA TÜRBAN OYUNU NASIL BOZULDU?

Akil heyetin Trabzon toplantısında en çarpıcı sözlerden biri, başörtülü genç bir kadına ait. İşte toplantıdan bazı notlar..

 
7 Mayıs 2013 Salı 14:50 
Yorum YapYazdır
 
 
TRABZON TOPLANTISINDA TÜRBAN OYUNU NASIL BOZULDU?

AKİLLERİN TRABZON TOPLANTISINDA TEPKİ VE PROTESTO

 

 

AKP Hükümeti ile PKK arasında yürütülen görüşmeler konusunda vatandaşı ikna etmeye yönelik bir halkla ilişkiler faaliyetine dönüşen akil heyetin Trabzon toplantısı bir çok açıdan ilginç notlarla doluydu.

Önce en ilgi çekici olayla başlayalım.

 

VATAN YOKSA

Trabzon toplantısına çağrılanların ezici bir çoğunluğu aynı kesimden olunca, konuşmalar da birbirine benzemeye başladı. Sözü alan sürece yönelik övgüler düzdü, akil heyeti yüceltti. Çok az kişi eleştirel konuştu.

Konuşmacıların önemli bir kısmının, etnik-kültürel-inanç ayrımcılığına vurgu yapması dikkat çekiciydi. Birçok konuşmacı, türban ya da başörtüsü mağduriyeti üzerinden konuyu PKK ile yapılan görüşmelere getirdi ve Kürtlerin yaşadığı mağduriyetten sözetti. Konuşmalar uzadıkça uzadı. Ama bu tür konuşmalar sürdükçe, başörtülü genç bir kadının rahatsızlığı da giderek büyüdü. Sonunda mikrofonu kaptı.

Adı  Zerrin Aydın. Anadolu Gençlik Derneği adına toplantıya katıldı.  Aydın, toplantı boyunca yapılan birçok konuşmada başörtüsü sorununun gündeme getirildiğini, ancak bu olayla başörtüsünün bir ilgisinin bulunmadığını söyledi. Aydın’ın şu sözleri ise hala başörtüsü üzerinden bazı projeler gerçekleştirmek isteyenlere ders niteliğindeydi. Ortada bir Kürt sorunu değil PKK sorunu olduğunu söyleyen genç kadın şöyle dedi: :  ‘’Önemli olan vatandır. Vatan yoksa, bu topraklarda İslamı yaşayamazsınız. Vatan yoksa başörtülü insan yaşayamaz’’

 

TUĞBA KAPLAN’IN KEMALİZM DÜŞMANLIĞI

Şair olarak sözalan Tuğba Kaplan’ın, Akil heyetin Orta Anadolu bölümünde bulunan, ‘’Türk bayrağının adı değişsin’’ diyen Hilal Kaplan’la bir akrabalığı var mı bilmiyoruz.

Ama sözleri dehşet vericiydi: ‘’Kemalizm Türkiye halkını ezdi’’

 

TRABZON ADINA NELER DEDİĞ

Katılımcılardan biri de KTÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Pehlivan'dı. Akilleri övdükten sonra aynen şöyle dedi: Trabzon adına söylüyorum, bu sürece destek tamdır!

GÜLTEKİN YÜCESAN’IN TEPKİ ÇEKEN SÖZLERİ

Bazı eleştirileri olmakla birlikte sürece destek verdiklerini belirtti Yücesan. Ama sosyalist kesimden ve 1996’da ortak bildiriye imza attığı insanlardan sert eleştiri aldı.

‘’Sosyalistler adına konuşuyorum’’ dedi.  Ama bu sözleri duyan birçok sosyalist, ‘’Kim Yücesan2a bizim adımıza konuşma hakkı verdi’’ diye sordu.

Kaldı ki sosyalistlerin önemli bir kesimi bu sürece çok kuşkulu bakıyor.

Tepkilerden biri, Trabzon’un çok değerli yazarlarından biri Nihat Gen’e aitti. Nedeni şu:

Kanın durması ve diyalog ortamının sağlanması içn daha önce de girişimler oldu. Bunlardan en akılda kalanlarından biri 1996 tarihini taşıyordu. Her bölgeden tanınmış aydınlar, ortak bir barış çağrısına imza koydular. İmzacılar arasında (çok istekli olmasa da) Nihat Genç de vardı.

İşte Gültekin Yücesan bu bildiriyi okudu ve bildirinin altında imzası bulunan Trabzonluların adını okudu. Sanki o insanlar bugünkü süreci destekliyormuş gibi bir durum ortaya çıktı.

Yücesan’ın bu sözleri üzerine  Karadeniz ikna heyeti içinde bulunan  Taraf yazarı Yıldıray Oğur, olayı twettera taşımış.

Nihat Genç aradı ve bu durumdan rahatsızlığını belirtti.

Çünkü Genç, AKP ile PKK Arasında süren sözde barış görüşmeleri konusunda çok sert eleştiriler yaptığı biliniyor. Bu sürecin arka planında bir emperyalist plan ve beklentiler bulunduğunu, bunun barış değil ayrışmayı hızlandıracağını vurguluyor.

Sonuç olarak Gültekin Yücesan’ın ‘’Selam olsun bu isimlere’’ diyerek toplantıda adlarını saydığı kişilerden izin almamıştı. İzin almadan da, tıpkı sosyalistler gibi o isimler adına da sürece destek vermiş oldu.

En azından bir kısmına özür borçlu.

 

KATILIMCI PROFİLİ

Sol, sosyal demokrat ve ulusalcı kesimden hemen hemen kimse yoktu. Toplantıya 300 kişi çağrıldığı belirtildi ama salonda 120-130 katılımcı vardı.

Grup Başkanı Hakyemez, katılımcılar için ince elenip sık dokunduğunu belirtti ki, hiç öyle bir durum yoktu.

Cemaatler, bazı vakıflar, AKP’ye yakın dernek, oda, sendikalar. Eh işte başta Trabzon Ticaret ve Sanayi odası olmak üzere bazı örgütler.

Yetmez ama evetçiler tam kadroydu.

Bir de kendilerine aktivistler diyen, Özgür Der ve benzeri çeşitli dernekleri temsil ettiklerini belirten yaklaşık 20 civarında başörtülü genç kız.

İş dünyasında tanınmış isim olarak Erol Tuna, Edip Sevinç, Mehmet Cirav, Ahmet Çakır, Hanefi Maytapoğlu, Rahmi Üstün gibi işadamları vardı. İşadamlarından Nihat Adıgüzel ve Fuat Adıgüzel ile tanınmış müteahhitlerden Hasan Güven, toplantı başlamadan salonu terketti.

Vakıflar Bölge Müdürü Mazhar Yıldırımhan gibi kamu görevlileri.. Eski Belediye Başkanı Niyazi Sürmen.. İslami kesime yakın ve AKP içinde bulunan çok sayıda  avukat..

Basın dünyasından ‘’gazeteci kimliği ile’’ özel davetli olanlarsa,  Günebakış Gazetesi sahibi  Ali Öztürk ve aynı gazetede yazan emekli öğretmen Gültekin Yücesan. Davetli olmadığı halde orada bulunduğu için sözalıp konuşan  aynı gazetenin yazarı Ali Savaş da unutmayalım. Udi Yılmaz ise, davetli olarak değil görev icabı gazeteci olarak orada oldukları halde konuştu.

Özet olarak, 10-15 kişi dışında,  anayasa referandumunda yüzde 58 veren koalisyonun bütün renkleri oradaydı.

 

TOPLANTIDA NE DEDİM

Topantıda konuşmalar 3 dakika ile sınırlandırıldı. İşte bu 3 dakikaya sığdırabildiğimiz bazı tümceler:

. Bu salona bakıldığında, olay olacak, büyük tepkiler gösterilecek diye geldiğiniz Trabzon'da, açılıma yüzde 90 destek olduğunu sanıyor olabilirsiniz. Oysa bu tamamen yanıltıcıdır. Trabzon kamuoyunun önemli bir kısmı buyraya yansıtılmamıştır. Solcular, sosoyal demokratlar, uLusalcılar burada yoktur. Bu listeyi hazırlayan sekreterya, gerçek bir temsille tercih yapmamıştır. Katılımcıların yüzde 90'ı, süreci destekleyenlerden oluşuyor. Bu nedir? Bu, anayasa referandumunda çıkan yüzde 58'in buraya yansıtılmasından başka birşey değildir.

. Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere siyasi iktidarın farklı düşünenlere marjinal ve terörist dediği bir ortamda  çözüm diye birşey çıkmaz. Bu ortam demokratik değildir. Korkunun egemen olduğu bir ortamda demokratik tartışma olmaz.

. Bugün çözüm diye zorlanan şeyler yarın ülkenin önüne çok daha büyük faturalar çıkaracağını görmeliyiz.

. Her kesimin katıldığı meşru zeminler içinde yeni bir süreç oluşturmalıdır.

. Bugünkü süreci eleştirenleri kandan besleniyor diye göstermek, gerçek çözümü baltalamaktır. Kan akmasını kim ister ki, kim kandan medet umar ki? Bazı emperyalist merkezlere bağlı çeteler ve küresel ıyunculkar.

. ‘Bazı konuşmacıların Atatürk ve cumhuriyete yönelik ağır ifadeleri kabul edilemez.  Tabi ki eleştiriler olacaktır. Ama herkesin bu ülkenin kurucularına ve değerlerine saygı göstermesi gerekir.

. Heyet burada terör diyor, terör örgütü diyor. Acaba aynı konuşmayı Diyarbakır'da yapabilir misiniz? Karadeniz ve Ege'de tepki var diye buraya özel konuşma, buraya özel kişiler.. Diğer bölgelere o bölgenin koşullarına uygun kişi ve söylem. Bu durumda akillere de akil lazım. Söylem birliğinin bile olmadığı bir ortamda nasıl çözüm?

 

Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu

 
7 Mayıs 2013 Salı 14:50 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:55
  • Güneş05:03
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:53
  • Yatsı21:43
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık