KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Medya Kritik » Trabzon medyasında Bakan skandalına 4 savunma!

Trabzon medyasında Bakan skandalına 4 savunma!

Trabzon medyasının önemli 4 ismi, Şehircilik ve Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın o skandal sözlerini normal, desteklenecek sözler olarak görüyorsa, vay halimize!

 
15 Nisan 2013 Pazartesi 13:54 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzon medyasında Bakan skandalına 4 savunma!

 

Bilindiği gibi Tonya’da EMBA firması, yılda 4 milyon ton kapasiteli bir çimento fabrikası ve ona bağlı 16 taşocağı kurmak istiyor. Bakan bey de bu projenin hararetli savunucusu. İstanbul’dan eski arkadaşı olduğu öne sürülen EMBA patronuna destek veriyor.

Ancak Tonya  ve taşoağı açılacak Çayırbağı’nda hiç de azımsanmayacak kadar insan bu projeye karşı çıkıyor, yaşamlarının olumsuz etkileneceğini düşünüyor. Doğru ya da yanlış bu konuda eylemler ortaya koyuyor.

Ama Bakan, İl Koordinasyon Kurulu toplantısında şu talihsiz sözleri söylüyor. Trabzon medyasının önemli, etkili bu 4 kalemine bu satırları bir kez daha okumasını öneriyoruz. İşte o sözler:

‘’Tonya'da hayal kırıklığına uğradık. İçinizde Tonyalı arkadaşlarımız var mı bilmiyorum Tonya'ya bir yatırım getirmek istedik, karşı çıktılar. Benim önüme bundan sonra Tonya ile ilgili bir evrak gelirse imzalamayacağım. Ona buna yalvarıyoruz, 'Aman gel, Trabzon'a yatırım yap' diyoruz, birileri karşı çıkıyor. Trabzon'un insanı, Tonyalı kardeşlerimiz karşı çıkanları absorbe etmeliydi, elimine etmeliydi. Vali Bey'e söyledim, 'eğer gelirse ben senden rica ediyorum, imzalama kalsın o iş.'’

Bu sözlerin yatırımla, yatırıma karşı çıkmayla hiçbir ilgisi yok.

Böyle bir siyaset yapma ve yöneticilik anlayışı nerede görüldü?

Bir kesim insan (doğru ya da yanlış) karşı çıkıyor diye nasıl olur da siz bütün Tonya’ya ambargo uygulayacağınızı açıklar, valiyi de Tonya ile ilgili hiçbir şey yapmamaya zorlarsınız?

En otoriter devletler de bile böyle bir olayla karşılaşmak zor!

Trabzon yazılı medyasının 4 ismi, Bakan Bayraktar’ı eleştirmek bir yana, savunma yarışına girdi.

Bu durumda siz de Tonya’ya hiçbir hizmet girmemeli mi diyorsunuz? Tonya’ya karşı ambargo mu uygulanmalı demek istiyorsunuz?

Böylesine akıldışı bir yaklaşımı onaylıyor musunuz?

Evet, bazı ilişki ve beklentiler, dengeler olabilir, anladık da, nedir böyle bir skandalı savunmaya yolaçan şey?

 

 

NE YAZDILAR?

Kuzey Ekspres Gazetesi Sahibi ve Yazarı Hasan Kurt Bakanın sözlerini ''doğru ve haklı''! olarak değerlendirip, bakanın feryat ettiğini öne sürüyor..

Karadeniz’den Günebakış Gazetesi Sahibi ve Yazarı Ali Öztürk bakanın Trabzon için kendini nasıl paraladığını anlatıyor..

Taka Gazetesi Yayın Yönetmeni Yusuf Turgut bakanın skandal sözlerini ‘’telafi edilmesi’’ gereken sözler olarak gördüğünü söylüyor ancak, ‘’ Beyninin arkasında başka bir planı yok’’ diyor..

Karadeniz’den Son Nokta Gazetesi Genel Müdürü Osman Diyadin ise AKP örgütüne, bakanı savunmadıkları için ağır eleştirilerde bulunuyor..

 

İşte yazıların tamamı.. Taktirinize sunuyoruz.

 

Bakın, ‘’Benim önüme bundan sonra Tonya ile ilgili bir evrak gelirse imzalamayacağım. … Trabzon'un insanı, Tonyalı kardeşlerimiz karşı çıkanları absorbe etmeliydi, elimine (yoketmek, ortadan kaldırmak) etmeliydi. Vali Bey'e söyledim, 'eğer gelirse ben senden rica ediyorum, imzalama kalsın o iş.'’  sözleri için ne yazmışlar:

 

 

BAYRAKTAR’IN FERYADI

Hasan Kurt (Kuzey Ekspres)

 

İl Koordinasyon kurulu toplantılarına en son ne zaman gittim, hatırlamıyorum. Belki 5 belki de 10 yıl önce.

İl koordinasyon kurulu toplantılarında genelde sunum yapılır. O toplantılarda pek aykırı veya yeni bir şey söylenmez. İl’de yapılan yatırımlar, projeler vs. anlatılır.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın, dünkü il koordinasyon kurulu toplantısı için Trabzon’a geldiği haberini alınca, bakanın konuşmasını dinlemek için valiliğe gittim.

Dolmuştan indim. Valiliğin arka tarafındaki park yeri ve sokakta otomobiller neredeyse üst üste park etmiş. Valiliğin önündeki alan da aynı şekilde! Hemen her aracın başında bir şoför!

Valilik kapısında resmi sivil beş-on polis. Kiminin kulağında kulaklık kiminin elinde telsiz!

Toplantının yapılacağı salonun kapısını açtım. Koltuklar dolu. Arkada birkaç kişi ayakta. Bir süre çevreye bir göz attım. Sonra arka sıralarda fotoğraf çekmek için kürsünün önüne gitmiş genç bir gazetecinin yerinde oturdum. Vali Recep Kızılcık konuşmasını bitirdi ve sözü bakan Erdoğan’a verdi.

xxx

 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, tatlı dilli, ikna kabiliyeti yüksek, karınca incitmez ve üstlendiği görevi de yerine getirmek içinde cansiperane koşan koşuşturan bir isim.

‘Benim muhalefet partileri ve milletvekilleriyle kavgamı, sürtüşmemi duyamazsınız. Onlar da bizim arkadaşımız neden onlarla karşı karşıya geleyim. Bizim amacımız ülkemize ve kentimize hizmet etmek değil mi’ diyen Bayraktar’ı en fazla kızdıran olay Tonya Çimento Fabrikasına karşı çıkanlar.

Erdoğan Bayraktar, ‘Ben Trabzon’a bir çivi çakılması için, küçük de olsa bir yatırım yapılması için işadamının, parası olan herkesin kapısını çalıyorum. Yeter ki benim memleketimde beş-on kişi daha iş bulsun. Tonya’ya bir yatırım getirmek istedim. Benim bunda ne kazancım olabilir ki. Yatırım yapacak kişiyi, firmayı buldum. Yeri belirledik. Tonya’da bazı arkadaşlar bu işe karşı çıktılar’ dedikten sonra ‘Bundan böyle Tonya ile ilgili önüme bir evrak gelse imzalamayacağım’ dedi.

Bayraktar, Tonya’da fabrikaya karşı çıkanlara tepkili... Tepkisinde ve feryadında haklı.

Tonya’ya Çimento Fabrikasına karşı çıkanlar, salt çevre bilinci ile mi bu işe karşı çıkıyorlar yoksa işin perde arkasında başka nedenler de mi var, bilemiyoruz.

Ancak kulağımıza değişik iddialar geliyor. Hatta işin içine Trabzon Çimento Fabrikasını bile katanlar var. Trabzon Çimento’nun o bölgede, epey araziyi kiraladığı söyleniyor.

Trabzon Çimento Fabrikası yetkilileri ise, Tonya’daki olaylarla ilişkilendirilmelerine şiddetle karşı çıkıyorlar.

Tonya’da meskun mahalden uzak bir yerde, eski cezaevinin arazisi üzerinde Çimento Fabrikasının yapılması çevreyi kirletir mi, kirletmez mi, bilemiyorum. Kimi uzmanlar orada yapılacak fabrikaya karşı kimileri ise orada yapılacak fabrikanın çevreye zarar vermeyeceğini söylüyor.

Bu konuda son sözü Tonyalılar söyleyecek. Tonyalıların yarısı olmasa bile önemli bir bölümü fabrikaya karşılar. Yerel halk fabrikaya karşı ise fabrikayı orada değil sahile yakın bir başka yerde yaparsın. Çare tükenmez!

xxx

 

Bayraktar, dünyada bugün devletlerin yarıştığı gibi şehirlerin de yarıştığını söyledi ve ‘Tarihte imparatorluğa başkentlik yapmış Trabzon, bugün hak ettiği yerde değil’ şeklinde bir ifade kullandı.

Bayraktar’a bu tespitinde aynen katılıyoruz.

Trabzon, dünden bugüne ihmal edilen bir bölge merkezi!

Gerçi son yıllarda özellikle de Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın kişisel gayretiyle az da olsa toparlandı. Bayraktar’dan önce de Karadeniz ve Avrupa Gençlik oyunları için Trabzon’a çok sayıda spor tesisi yapıldı.

Bayraktar, kentsel dönüşüm için Trabzon’a 400 milyon lira para harcandığını söyledi. Trabzon’a harcanan bu para bana öyle geliyor ki inşaat sektörüne gitti.

Bayraktar, konuşmasında Sümela ve Ayasofya Müzesine de vurgu yaptı. İki tarihi mekan için Trabzon’a binlerce yerli ve yabancı turistin geldiğini söyledi.

xxx

 

Bakan Bayraktar Trabzon’daki bürokratlara seslenirken, ’Yatırım yapmak isteyenlerin önünü kesmeyin. Yardımcı olun’ dedi.

Trabzon’a 50-100 milyon dolarlık yatırım yapmanın çok zor olduğunu kaydeden Bakan, ‘Yatırımlar küçük olsun. Beş milyonluk, On milyonluk olsun. Bu şekildeki yatırım sayısının arttırılması büyük yatırıma eşdeğer olur. Taşıma su ile değirmen dönmez. Trabzon’da mutlaka üretim yapılmalı. Sadece turizm ve hizmet sektörüyle bir yere varamayız’ şeklinde bir ifade kullandı.

Bakan, bize göre doğru olanı söyledi. Gelişme, kalkınma ve büyüme üretimden geçer.

Bakan Bayraktar, demokratik ülkelerde kalkınmanın tetikleyicinin bürokrasi olduğunu belirtti ve ‘Bürokrat kalkınmaya, yatırıma, özel sektöre hizmet etmezse o ülke kalkınmaz’ diyerek bürokratları uyardı.

Bakanın bürokrat ve bürokrasi vurgusu önemli! Ancak; iş bürokrat ile bitmiyor. Ayrıca, bürokratın öne çıkarılması başka olayları da gündeme getiriyor.

Sonuç olarak Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Trabzon’a bir şeyler kazandırmak için gerçekten büyük efor sarf ediyor. Yerel yöneticiler bakana çok değil biraz ayak uydursa, Trabzon’un çehresi önemli ölçüde değişecek.

 

 

BAKAN BAYRAKTAR VE TRABZON

Ali Öztürk (Günebakış)

 

Çevre ve Şehircilik bakanı Sayın Erdoğan Bayraktar’ın Trabzon’da gördüğü büyük kabul, bugüne kadar Trabzon için yaptıkları ve daha önemlisi Bakan olduktan sonra yapabilecekleriyle alakalı…Doğallığı, toprağına bağlılığı, içi-dışı bir davranması, aklına geleni sakınmaması, inandığı bir gerçeği saklamaması zaten tipik Trabzon özelliği arzediyor.
Bugüne kadar yapılanları sıralamaya gerek yok. Trabzon olarak bizim esas beklentimiz Bakan olduktan sonra Trabzon’a getireceği yatırımlar. Hammadde kaynaklarına, ihracat yapılan ülke ve merkezlere uzak oluşu…Kalifiye eleman sıkıntısı, ulaşım külfetinin yanı sıra farklı hiçbir cazibe sunulmayan Trabzon’da bir de yer sorunu yaşanınca kente kimse kendiliğinden yatırıma gelmiyor. Ali Ağaoğlu’nun bir röportajda bize söylediği gibi “İstanbul’da, Akdeniz’de bire beş kazanıyorum. Trabzon’da bire bir kazanmak için neden uğraşayım?”
***
İşte böylesi ahval ve şartlar içinde Bakan Bayraktar, Trabzon için çizdiği yol haritasını uygulamaya çalışıyor. O yol haritasını şöyle izah ediyor: “Trabzon hizmet sektörüyle ve turizmle bir yere varamaz. Çarkın dönmesi için mutlaka imalata dayalı üretim yapılması gerekiyor. Bütün bürokratlardan yatırım arazisi bulmalarını istiyorum. Ben de uğraşacağım. 50-100 milyon dolarlık yatırım bulup bu bölgeye getirmemiz çok zor. Ama 10-15 milyon dolarlık 20-30 kişi çalıştıracak 7-8 işadamıyla görüştüm. Arazi bulunmasını istiyorlar. Bende uğraşacağım. Bulun fabrika arazilerini getirelim yatırımları…”
***
Sıkıntının kaynağını şimdi daha iyi anlayabiliyor musunuz? Bir bakan rica minnet yatırımcı buluyor, 20-30 kişi istihdam edebilmek için işadamlarına yalvar yakar yapıyor ama fabrika arazisi bulamıyor. Fabrika arazisi için de il koordinasyon kuruluna katılıp belediye başkanlarına ve bürokratlara yalvarıyor.
***
Bu kadar mı?..Elbette değil. Tonya’da 150 milyon dolarlık çimento fabrikası projesi bakınız hangi noktaya geldi? Proje yıllardır seslendirildi. Milyon dolarlar ödenip bu aşamaya getirildi. Ardından, çevre endişeli tepkiler…Bu tepkileri doğal sayıyoruz. Demokratik ülkelerde olmalıdır da…Lakin sorun yatırım istemeyenlerde değil, isteyenlerde!… Bakan Bayraktar’ın sitemleri işte bu noktada önemli…”Birileri bu yatırıma karşı çıkıyor, karşı çıkanlar Trabzon’da elimine edilmiyor. Halbuki Trabzon insanı, Tonyalı kardeşlerimiz karşı çıkanları elimine etmeliydi” diyor.
***
Bugün Tonya, yarın bir başka yatırım…Bu kentin en önemli sivil toplum kuruluşu TTSO bu konuda tek kelime etmedi. Bu yatırım TTSO’yu, Ticaret Borsası’nı, İhracatçılar Birliği’ni, MÜSİAD’ı, TSİAD’ı, TGİAD’ı ve diğer SİAD’ları hiç mi ilgilendirmedi? Tonya Çimento’ya bağlı Vakfıkebir’e muhteşem bir liman düşünüldü. Vakfıkebir bu projeye neden ilgili davranmadı? CHP karşı çıktığı zaman partisi bile ne il düzeyinde ne ilçeler düzeyinde çıkıp Bakan Bayraktar’ı savunmadı? Bakan’la çevreciler adeta karşı karşıya bırakıldı.
Meselemiz en başta ifade ettiğimiz gibi bu kente, bu bölgeye 20-30 küçük ve orta seviyede yatırım alabilmek. Kendini bu işe adayan bir Bakan varken herkes üzerine düşeni yapmalı. Belediyeler on kez ortaya çıkıp ‘yatırım yeri’ planı sunmalıydı. Tonya Çimento örneğinden sonra diyoruz ki, ‘sorumlu makamlarda bulunanlar üzerlerine düşeni yapmaz ve Tonya örneğinde olduğu gibi olup biteni seyrederse… Her şeyi bir Bakan’ın sırtına yüklerse bu göç durmayacak. Kimse tuzumkuru demesin. Bugün bu kentte rahat içinde yaşayanların yarın çocukları, torunları kaçacak. Yatırım yatırımı çeker ve göçü ancak yatırım önler. Kendi çocuklarımızın geleceği için biraz sorumluluk lütfen…”

 

 

DERİN DOSTLUKLAR!

Yusuf Turgut (Taka)

 

Hayat ve meslek tecrübesi bize şunu gösterdi.

En derin dostluklar büyük kavgalarla başlar.

Trabzon İl Koordinasyon Kurulundaki sözler de Çevre ve Şehircilik

Bakanı Erdoğan Bayraktar ile Tonya arasında büyük bir dostluğa dönüşecek

şekilde tatlıya bağlanacaktır.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Bayraktar’ın sözleri sertti.

Duyduğumda bende ‘telafisi edilmeli’ dedim.

Ama Sayın Bayraktar’ı yakınen tanıyanlar onun ne kadar mert olduğunu bilirler.

Yanında danışmanları var.

Sadık Soylu, Seyfullah Arslantürk, Selahattin Aydınlı ve diğerleri.

Pırıl pırıl isimler.

Onları çok sever.

En büyük fırçaları onlara atar, sitemleri onlara yapar.

Oradan da biliyoruz.

Bakan Bayraktar’ın sözleri orada örgütlenen ve fabrikanın doğa katliamı yapacağını söyleyen çevrecilere.

Kuşkusuz sitemi başka bir sözle etmeliydi.

Ama o an ne düşündü ise onu söyleyen bir siyasetçi.

Beyninin arkasında başka bir planı yok.

‘Tonyalılar benim hemşehrim alınmazlar’ diye düşünmüştür.

Dedim ya, büyük dostluklar büyük kavgalardan doğar.

Bence Çimento fabrikasının yanında Tonya’ya yeni hizmetlerde gelecek.

Aslında Tonya’ya yapılmak istenen Çimento fabrikasını sadece fabrika ile düşünmemek lazım.

En can alıcı noktası Liman.

Vakfıkebir limanı için yaklaşık olarak 6-7 milyon dolar harcanacak.

Liman aynı zamanda organize sanayi bölgelerini de tetikleyecek.

Tonya’da Çimento fabrikasını kurmadan Vakfıkebir limanı da olmayacak gibi.

İşte bu, büyük bir fırsatı kaçırma olacak.

Diyorum ki, zaman her şeyin ilacıdır.

Çevrecilere, fabrikayı istemeyenlere de saygı duyuyorum.

Onların da demokratik protesto hakları.

Ankara’ya gidecekler, gitsinler.

Biz görüşlerimizi söyleyeceğiz, yazacağız, belki ikna edeceğiz.

Yatırımla ilgili şunu söyleyerek bitireyim,

Yatırıma karşı olmak yerine, çevreci bir fabrika için bastıralım.

Bununla ilgili hafiye gibi takipçi olalım.

Enerjimizi oraya harcayalım.

Tonya Trabzon için fark yaratan bir ilçemizdir.

Orada daha ne kurdelalar kesilecek.

Horon ve kemençe ile..

 

ACABA NE DÜŞÜNÜYORLAR

Osman Diyadin (Karadeniz’de Son Nokta)

AK Parti’de ilginç bir tablo yaşanıyor..    Trabzon’a merkez dahil bütün ilçeleri için gelecek tüm hizmetlerin adeta yükünü omzuna aldığı artık belli olan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar sanki başka bir partinin bakanı gibi sessiz ve derinden yalnızlaştırılmaya çalışılıyormuş gibi bir hava var!.                                                                                                                              
Ne istiyorlar, Bakan’ın kendi ellerinde oyuncak olmasını mı?                                             
Veya kendileri ne derse Bakan’ın onu yapmasını mı?                                                                                                                     
Etrafında samimiyetsiz bir tablo görünüyor!                                                                              
Hiçbir kişisel hesabı olmayan Bakan’ın yıpratılmaya çalışılması hoşlarına mı gidiyor?                                                                                     
En bariz örneği Tonya’da çimento fabrikası yapılması olayında ortaya çıkan tartışmalara karşın partinin Trabzon’daki kurmaylarının  yaklaşımlarındaki sessizlik!                                                                                                                          
Tonya’da aylardır yaşanan çimento fabrikası olayı ile ilgili  İl Başkanı Adnan Günnar ve kurmayları ne düşünüyor? acaba diye merak ediyorum.                                                         
Dün  CHP İl Başkanı Yavuz Karan’ın belediyeye eleştirilerine yazılı açıklama ile cevap veren Günnar’ın Tonya üzerinden bu şehrin, kendi partisinin Bakanı olan Bayraktar’ın yıpratılma harekatına karşı tek kelime etmemesi çok ilginç değil mi?                                                                                  
Peki neden?                                                                                                                          
Trabzon İl Başkanı olarak Sayın Günnar Tonya’daki fabrika olayı ile ilgili ne düşünüyor diye merak ediyorum?                                                                                                  
Bu arada  Bakan Yardımcısı Sayın Muhammet Balta ne düşünüyor?        
Vakfıkebir, Beşikdüzü, Tonya, Şalpazarı olarak kendi seçim bölgesi de olan  Tonya’da aylardır yaşanan tartışmada fabrika kurulup kurulmaması ile ilgili  nedendir bugüne kadar hiç ses vermedi?                                                                                                              
Hem de kendi mesleği olan bir alanda! 
***                                                                                                                                    
Dünde yazdım.                                                                                                                      
Tekrar yazıyorum..                                                                                                              
Trabzon’da muhalefet parti il başkanlarının iktidarın bir Bakan’ı olmasına rağmen Erdoğan Bayraktar’a gösterdiği hassasiyeti onlar gösteremiyor!   
Bir düşünün Tonya üzerinden siyasi hesap yapma imkanı ellerinde olan CHP ve MHP İl Başkanları tek kelime dahi etmedi..                                                                                                                   
Çünkü  onların kişisel hesapları yok, Trabzon’a gelen ve gelecek olan hizmetler konusunda samimiyetine inanıyorlar!     

…

BAŞKAN KURT NE DEDİ!

Tonya Belediye Başkanı Ahmet Kurt da önceki gün yaptığı ‘Madem evraklarımız imzalanmayacak o zaman bizde bir yere bağlanmak zorundayız. Tonya nihayetinde Gümüşhane ile sınır’   şeklindeki sözleri karşısında dün  ‘Sürç-i lisan eyledik’ diyerek  doğru olan düzeltmeyi yaptı.
Çünkü Tonya bu sözleri kaldırmaz!.
Kurt’un açılamasında ‘TOKİ konutları, Yüksekokul, arıtma tesisi, Kürtün yolu, çöp sahası ıslahı gibi önemli hizmetleri Tonya’ya kazandıran Sayın Bakan’dır’ sözleri ise Bakan Bayraktar’ın Tonya’ya yatırım konusunda gerekli hamlelerini yapacağının da bizce göstergesidir. Tonya bunu hak ediyor.                                                                                        
Bu şehrin sigortası olmuştur her zaman.                      
Zaman zaman tartışmalar, yanlış anlaşılmalar, yanlış değerlendirmeler olabilir.                        
Ama bu şehrin siyasetçileri, bakanı, işadamları, sivil toplum örgütleri Tonya’mız gibi  bütün ilçeleri ile et ve tırnak gibidir. -

 
15 Nisan 2013 Pazartesi 13:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık