Son ankete göre muhalefet blokunun oyu yüzde 58

Ana Sayfa » Spor » Trabzon hep üretir, beyinsizler tüketir

Trabzon hep üretir, beyinsizler tüketir

Kuzey Ekspres gazetesinden Adnan Sungur'un tartışılacak tazısı..

 
12 Mayıs 2014 Pazartesi 15:18 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzon hep üretir, beyinsizler tüketir

Tam 30 yıl oldu, Trabzonspor’un kendi değerlerini hiçleştirmeye çalıştığı, çözümü hep pahalı ve paralı insanlarda aradığı dönem ne kadar da çabuk geçiyor. Bordo-Mavili kulübü 1983-84 yıllarında yönetmeye talip olanlar, “Artık bu takımın Türkiye Ligi şampiyonu olması heyecan yaratmıyor, Dünya takımı olmalıyız’ şiarıyla yıla çıktıktan sonra bırakın dünyada söz sahibi olmayı, Süper Lig’de net bir şampiyonluğuna tanık olamadık. Ve yazık ki 3-4 dönem iflasın eşiğine geldi Anadolu Efsanesi!

 

Her iflas döneminde Trabzon kökenli ve altyapı orijinli oyuncular çoğaltılarak çıkıldı girdaptan... Bir yandan da başarı grafiği yükseldi, hatırlayın lütfen... Mesela 1993-1996 ve 2001-2005 dönemleri buna en iyi örneklerdir. Son 1 yıllık 1461 Trabzon politikası da yeni bir ufuk açtı önümüze değil mi?

 

Gelelim meselenin özüne; Bu 30 yıl içinde başkanı paralı ve İstanbul’dan olmasına özen gösterildi. Dışarıdan gelen başkanlar baş tacı edildi, Trabzon’daki yöneticileri tu-kaka edildi. Trabzon’da ikamet eden başkanlar, ağızlarıyla kuş tutsalar yaranamadı. Teknik kadroda da tercih yerli-yabancı ve yabancı oldu. Trabzonlu teknik adamların kısıtlı olanaklarla elde ettikleri başarılar görmezden gelindi hep...

 

Ya futbolcu kadrosu...

 

Trabzon kökenli ve alt yapı orijinli oyuncularla savaş verirken, almadık kupa bırakmayan Trabzonspor, ‘yıldız’ denilerek büyük paralarla topluma yutturulanlarla birlikte hep yerlerde süründü. Ama yine de ders çıkarılmadı. Bir tek mazeretin arkasına sığınıldı, “Artık Trabzon futbolcu üretmiyor, alt yapı işe yaramıyor” şeklindeydi. Oysa bilimin ışığında yürüyenler, genelde Karadeniz, özelinde ise Trabzon’un futbolcu bazında asla ve asla çorak bir toprak haline gelmeyeceğini biliyordu.

 

FİLOZOFLARIN TESBİTİ!

 

Çünkü Aristo’dan günümüze, filozofların tartıştığı iklim ve coğrafi koşulların insanlar üzerindeki etkisi gösteriyordu ki; Trabzon, her anlamda savaşçı, yetenekli, zeki ve çalışkan insanlar üretir. Neden mi? Çünkü, coğrafi koşulları zor olan kent ve köy insanı savaşçı bir ruhu Atalarından almıştır. Bu özellik nesiller boyunca devam eder. Karadeniz’in coğrafyasında denizinin hırçınlığı, arazilerinin engebelerinde hayatını kurmaya çalışanların savaşmaktan başka şansları olamaz.

 

Bir de iklim dedik... Evet, bilim insanları ve filozoflar diyor ki, “Sıcak iklim insanı zeki ama tembel olur. Soğuk iklim insanı çalışkan ama zeka seviyesi düşüktür.’ Bunu Avrupalının düzenli, sistemli ve yılmayan çalışma hayatından ve Arapların, şark kurnazlığına karşın, elini kıpırdatmadan sadece petrolle ayakta durmak istemelerinden anlamamız gerekmiyor mu? Peki ya ılıman iklim insanı... ‘Hem çalışkan, hem de zeki:’ Evet bunu biz demiyoruz, bilim insanları ve filozoflar söylüyor. Karadeniz ve Trabzon ılıman iklime sahip olduğuna göre...

 

Zeki ve çalışkan insanlar diyarında yaşıyoruz yani! Trabzon’un iklimi ve coğrafi koşulları değişmediğine göre 1900’lü yıllardan başlayarak, 1985’lere kadar yetenekli, çalışkan, zeki ve savaşçı futbolcular bugün hangi nedenle yok olmuş olabilir ki? Bu kentin göç verdiğini düşünelim ama buraya gelenler de Gümüşhane, Bayburt, Rize, Artvin, Giresun gibi illerin, yani Karadeniz Bölgesi insanları olduğuna göre, değişen insan yapısı değil, yönetenlerin kafaları...

 

Üç beş lira kazandığı için kendini bir şey sanan ama kendi insanına inanmayan, ona düşman gibi bakan bir mantığın ürünüdür, ‘Trabzon’dan oyuncu çıkmıyor’ sözleri...

 

Çorak denen bu topraklardan Hami’ler, Ogünler, Soner’ler, Metin Diyadin’ler, Hamdi’ler, Lemi’ler, sonra Fatih’ler, Gökdeniz’ler, Hüseyin’ler yetişti. İşte bakın bugün kimsenin beğenmediği Yusuf’lar, Özer’ler, Caner’ler, Zeki’ler, Kadir’ler, Mustafa’larla sahaya çıkan Trabzonspor, Maloudalı, Colmanlı, Zokora’lı, Jankolu ekipten çok daha iyi oynamıyor mu, daha başarılı sonuçlar almıyor mu?

 

1461 Trabzon’da oynayan Barış Memiş kadar kaç tane Türkiye’de yetenekli futbolcu var. Göksu’nun savaşçı ruhunu taşıyan futbolcu var mı? Mehmet Kuruoğlu, Batuhan Artaslan, şans verildiğinde Yusuf’lardan, Mustafa’lardan ve diğerlerinden aşağı kalır mı sanıyorsunuz?

 

Asla...

 

GİDİN OĞUZHAN’I İZLEYİN

 

Ve bir şey daha var. Eğer altyapıdan oyuncu yetişmediğini düşünüyorsanız, gidin U19 takımının idmanını izleyin. Orada birçok yetenekli oyuncu mevcut ama bir Oğuzhan Acar var... İzleyin, bakın, Türkiye’de değil, Dünya’da böyle özel oyuncu kaç tane var diye karar verin. Beş salise içinde 4-5 oyuncu driplingle nasıl geçilir, gol atılır izleyin, mest olun. İdman sahasına gitmeye zamanınız yoksa bilgisayarınızın başına geçin; ‘Oğuzhan Acar’ diye yazın, Fenerbahçe’ye attığı gollerin görüntülerini izleyin. Bakın bakalım Trabzonspor tarihinde bu kadar özel oyuncu kaç tane gelmiştir. Ama ne yazık ki geçmişte yetenekli 17-18 yaşlarındaki futbolcuyu Türkiye vitrinine çıkaran bu camia korkakların elinde, 19 yaşına girmiş harika yeteneklerin sahibi bir oyuncuyu hala alt yapıda tutma gafletini gösterebiliyor. Gördüğüm kadarıyla orta saha ve kanatlarda oynayan bu Oğuzhan, Ali Kemal’ler, Hami Mandıralı’lar, Fatih Tekke’lerle aynı kategoride değerlendirilecek özeliklere sahip, hatta bazı noktalarda daha da önde sayılabilir.

 

Eğer karakteristik bir sorunu yoksa tabii ki!..

 

Trabzonspor’un altyapısının şu andaki sorumlusu Sadi Tekelioğlu’na sorduğumuzda, “Oğuzhan Acar gerçekten çok yetenekli bir futbolcu ama altyapımızın diğer yaş gruplarında da onun kadar çok sayıda yetenekli futbolcu var. Bu oyuncuları ben seçmedim. Özkan Sümer ve ekibinin seçimi... Gerçekten muhteşem isimler var, yeter ki bir göz atılsın” ifadelerini kullanıyor.

 

Altyapıdan oyuncu çıkmadığını savunanlar bir göz atmaya, bilim insanları ve filozofların bilimsel verilerle ortaya koyduğu gerçekleri veri alarak kendi insanımızı yüceltmeye, onlarla birlikte büyümeye varmışınız?

 

Varsanız, bugünden başlayalım yeni bir düzen kurmaya...

Biliyorum yarın çok geç olacak!

***

 

HENRİQUE VE HÜSEYİN TOK

 

Hüseyin Tok, teknik adam olarak Trabzonspor’da sivrilemedi, futbolculuk günlerinin çok gerisinde kaldı. Ancak yıllarca Futbolcu İzleme Komitesi üyeliği yaptı. Birçok futbolcuyu önerdi, kimi alındı, kimi alınamadı. Ama aldırdıklarını da biliyoruz. Öyle çok özel bir tek oyuncusunu göremedik. Onun İzleme Komitesi’nde görev yaptığı dönemde Paulo Henrique alındı. Ali Kemal Denizci, Necati Özçağlayan tarafından izlendi. Beğenildi, transferi gerçekleştirildi. Şimdi Sayın Tok diyor ki; ‘Henrique’ye güvenmeyin, mutlaka forvet alın.’ Bu ifadeleri bir Trabzonspor efsanesine yakıştıramadım.

 

Çünkü birincisi, kendi takım arkadaşları tarafından beğenilen ve transferinin yapılmasına karar verilen bir futbolcuya güvensizlik belirtirken, aslında yakın dostlarının bilgisini sorguluyor. İkincisi, Trabzonspor’un asıl sorununun forvetten çok orta saha ve kanat organizasyonlarında görev yapan oyuncuların yetersizlikleri olduğunu hala daha anlayamamış. Bakın, orta alan biraz canlanınca, Henrique golleri nasıl da leblebi gibi atmaya başladı. Bir de düşünsenize Olcan’ın yerine santraforu daha iyi besleyen bir sol kanat... Yine Caner Erkin ve Gökhan Gönül niteliğinde iki beke sahip Trabzonspor’un nasıl da rakip savunmaları perişan edeceğinin hala farkında değil. Trabzonspor’da Henrique var. Bugün Elazığspor’da harikalar yaratmaya başlayan Batuhan gelecek. Emre Güral mevcut... Janko satılsa bile, Bordo-Mavili takımın öyle çok özel ve pahalı bir forvete ihtiyacı olmadığını bilmek için futbol uleması olmak gerekmiyor.

 

Belki Muhammet Demir türü bir forvet, Barış Memiş’in 1461 Trabzon’dan, Oğuzhan Acar’ın U19 takımından kazanılmasıyla birlikte Trabzonspor hiçbir maliyete gerek duymadan buradaki ufak tefek sıkıntıları atlatır. Asıl önemli olan orta alan ve kanatlar, Sayın Tok!

 

Sizin gibi ömrü futbolun içinde geçmiş bir ismin bu sözleri aslında yönetime, ‘Gidin, yıldız eskilerine 6-7 milyon Euro verin’ anlamına geliyor Hüseyin Hocam...

 

Bunca ekonomik sıkıntıdan sonra hala ders almadık mi yoksa?

 
12 Mayıs 2014 Pazartesi 15:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Nihat Genç
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Türker Ertürk
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1481 - II. Beyazıt, Osmanlı padişahı oldu.
1622 - Osmanlı İmparatorluğu'nda isyancılar, ordu ve yönetimde yenilik taraftarı Padişah II. Osman'ı tahttan indirip öldürdü. Öldürülen ilk padişah olan Genç Osman'ın yerine I. Mustafa, ikinci kez tahta çıkarıldı.
1795 - Fransa'da kadın kulüpleri kurulması yasaklandı.
1861 - Amerikan İç Savaşı: Kentucky eyaleti iç savaşta tarafsız olduğunu ilan etti. Bu tarafsızlığı 3 Eylülde Güney orduları eyalete girince sona erecektir ve Kentucky Kuzey'e katılacaktır.
1873 - ABD'de Levi Strauss ve Jacob Davis, bakır perçinlerin kullanıldığı ilk blue jean'in patentini aldılar.
1878 - II. Abdülhamit'i devirmek, Çırağan Sarayı'nda tutulan V. Murat'ı tahta çıkarmak amacıyla Çırağan baskınını düzenleyen gazeteci Ali Suavi öldürüldü.
1883 - Endonezya'daki Krakatoa yanardağı faaliyete geçti. Volkanın son ve en büyük püskürmesi 26 Ağustos'ta gerçekleşecektir.
1891 - Sinema tarihi: Thomas Edison'un kinetoscope adlı film gösterme cihazının bir prototipinin tanıtımı yapıldı.
1896 - Paris Operası'nın (Palais Garnier) 6 ton ağırlığındaki avizesi seyirci kalabalığının üzerinde düştü, bir kişi öldü. Yazar Gaston Leroux ünlü gotik romanı Operadaki Hayalet'i 1909 yılında bu olaydan esinlenerek yazdı.
1902 - Küba, ABD'den bağımsızlığını kazandı, Tomás Estrada Palma ülkenin ilk başkanı oldu.
1928 - Türkiye'de uluslararası rakamlar kabul edildi.
1932 - Amelia Earhart, Atlantik Okyanusu'nu uçakla tek başına ve hiç durmadan geçeceği yolculuğuna Newfoundland'dan başladı. Ertesi gün İrlanda'ya iniş yaptığında bunu başaran ilk kadın pilot ünvanını almış oldu.
1941 - 2. Dünya Savaşı: Alman paraşütçüleri Girit adasını işgal etti.
1948 - Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu, Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde imam hatip kursları açılmasına karar verdi.
1955 - Karadeniz Teknik Üniversitesi, 6594 sayılı kanunla Trabzon'da kuruldu. KTÜ, Türkiye'nin İstanbul ve Ankara illeri dışında kurulan ilk üniversitesidir.
1956 - ABD, uçaktan atılarak yapılan ilk hidrojen bombası denemesini Pasifik Okyanusu'nda bulunan Bikini Atolünde yaptı.
1963 - Bazı ordu birlikleri, Ankara'da Talat Aydemir'in yönetiminde yeniden ayaklandı. Olayların ardından üç büyük ilde sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - İstanbul Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi dışında, üniversite ve yüksek okullara girişte merkezi sınav sistemi getirildi.
1971 - Kısa adı TÜSİAD olan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği kuruldu.
1974 - THKP-C davasından yargılanan ve iki yıldır tutuklu olan sinema sanatçısı Yılmaz Güney genel aftan yararlanarak tahliye oldu.
1980 - Quebec'te yapılan halk oylamasında, halkın %60'ı eyaletin Kanada'dan ayrılması ve bağımsız kalması yönünde meclise verilen teklifi reddetti.
1983 - AIDS'e yol açan HIV Virüsünün keşfedilmesiyle ilgili ilk makaleler Science dergisinde Luc Montagnier ve Robert Gallo tarafından ayrı ayrı yayımlandı.
1983 - Necdet Calp başkanlığında sosyal demokratlar Halkçı Parti'yi kurdular.
1990 - Milli Savunma Bakanı Safa Giray, Hava Kuvvetleri'nden, 17'si subay, 97'si astsubay olmak üzere 114 kişinin irticai örgütlerle ilişkileri olduğu için ordudan atıldığını açıkladı.
2000 - Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde geleneksel mayıs şenlikleri dolayısıyla denize açılan iki teknenin alabora olması sonucu 38 kişi boğuldu, 15 kişi yaralandı.
325 - Roma imparatoru Konstantin, ilk Ekümenik Konsilin İznik'te düzenlenmesini sağladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
14.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu05071214202328324243454647485059606566717277
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:44
  • Güneş04:52
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:27
  • Akşam19:45
  • Yatsı21:37
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık