Batum'da Türk oteli yandı; çok sayıda ölü var

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » Trabzon Düzköy'de HES savaşımı

Trabzon Düzköy'de HES savaşımı

Düzköy'de yapılmak istenen hidroelektrik santral projesine ilişkin açıklamalarda bulunan Düzköy Çevre ve Yaşam Platformu Dönem Sözcüsü Yakup Civelek, ''Amaç elektrik değil, suyu ticarileştirmek'' dedi.

 
11 Ağustos 2014 Pazartesi 16:54 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzon Düzköy'de HES savaşımı

Aydınlık Trabzon Temsilcisi Doğanay Hızal, Platform Sözcüsü Yskup Civelek'le HES projesini konuştu. İşte o  söyleşi:

 

Soru: Öncelikle süreç başladı ve devam etti özetler misiniz?

Cevap: Şirket yaklaşık iki sene önce projesini yaptı ve Çevre Bakanlığına sundu. Bakanlık bu projeye ruhsat verdi. İki sene önce başlayacak olan bu proje, verimliliği az olduğu için şimdi başka bir proje yapıldı. Bu sefer proje derenin diğer yamacına alındı. 6.3 Megawatt faaliyet gücü olan yeni proje de Bakanlık tarafından onaylanıyor.  Bilgi Edinme Kanununa dayanarak Bakanlığa yazı yazdık. ÇED Raporu sürecinin devam ettiğini bildirdiler. CD ile bize proje hakkında bilgi verdiler. Şu anda proje uygulamaya geçmedi. Fakat her an başlayabilir. Geçen hafta Düzköy Belediyesine bir yazı geldi. Belediye anons yaptı. Bakanlık ÇED Raporuna gerek olmadığına karar vermiş. Faaliyet gücü 10 Megawatt’tan az olan santraller ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendiriliyor. Şirket ÇED Raporu sürecinin bitmesini bekliyordu. Ramazan Bayramından sonra büyük bir ihtimal projeyi uygulamaya başlayacaklardır. Bu hukuksuz uygulamayı mahkemeye taşımaya çalışacağız.

 

 

Soru: Düzköy halkının konuya yaklaşımı nasıl?

Cevap: Düzköy’de konuyla ilgili bir duyarlılık var. HES’in yapılacağı mahallelerde şirketin yer sahiplerinin bazılarının paralarını ödediğini duyduk. Para almayı kabul edenler haliyle direnmiyor. Bazıları ise parayı kabul etmedi ve onların yerleri şu an beklemede. Açıkçası kimlerin para aldığını ya da almadığını bilmiyoruz. Kimse renk vermiyor. HES’in yapılmak istendiği mahallerde yurttaşların bilinçlendirilmesi gerekiyor. Broşür ve bildiri basıyoruz, halka dağıtıyoruz. HES’lerden sadece Düzköy değil, vadi halkının tamamı etkilenecek. Şu an 5-6 tane HES planlanıyor. Fakat aşama aşama tüm vadiye yayacaklar. Bizim bulunduğumuz Galanima Vadisi nüfusun yoğun olduğu bir vadidir. Sadece Düzköy’de 10 mahalle var. Akçaabat’a bağlı olanlarla birlikte 50’nin üzerinde mahalle var.

Biraz önce söylediğim gibi faaliyet gücü 10 Megawatt’tan az olan santraller ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendiriliyor. Fakat halkın karşı çıktığı, direndiği yerlerde ÇED Yönetmeliğini değerlendirmek zorunda kalıyorlar. Örneğin, Tonya’da, Fol Deresinde yapılmak istenen HES projeleri vardı. Tonya Çevre Platformu ÇED toplantısını bile yaptırtmadı. Tonya’dan çekilmek zorunda kaldılar. Şirketler Tonya’ya, Fındıklı’ya, Hopa’ya giremediler. Çaykara Karaçamlılar kışın ortasında mücadeleye başladılar. Ocak ayının ortasında, akşamleyin kadınlar bir tarafta, askerler bir tarafta. Kadınlar “Bu çocuklar bizim askerimizdir” dedi. Yemek pişirdi, ateş yaktı, askerini ısıttı. Sabahleyin jandarma üzerlerine saldırınca kadınlar anladı ki bu jandarma sermayedarların askeri olmuş. Bu sefer kadınlar tepkilerini daha çok göstermeye başladılar.

 

Soru: HES projelerinin Türkiye’nin elektrik ihtiyacını karşılayacağı iddia ediliyor. Size göre HES’lerin halkımıza, doğaya getirileri ve götürüleri neler?

Cevap: Bakanlık ve şirket meseleyi oldu bittiye getirmek istiyor. Hükümet elektriğe ihtiyacımız var, açığımız var politikası güdüyor. Sanki süratle gelişmekte olan bir sanayimiz varmış gibi. Vatandaş da lambalarımız yanmasın mı diye düşünmeye başladı. Ben 20 yıldır aynı kilowatt saat tüketiyorum. Türkiye şu an Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan ve Suriye’ye elektrik ihraç ediyor. İhtiyacı olan bir ülkeysek bu kadar ülkeye elektrik ihraç etmememiz lazım. Türkiye’de tüm HES projelerinin tamamlandığını varsayalım. Ulusal enerji üretimine katkısı %3 ile %5 arasında olacaktır. Bana göre amaç elektrik üretimini artırmak değil. Amaç suyun ticarileştirilmesi. Sermayedarlar asırlardır halkın olan suya sahip olmak istiyor. Suyun en büyük değer olduğunun farkındalar. Böyle giderse suyu şirketlerden satın almak zorunda kalacağız. Haliyle fiyatını da onlar belirleyecekler. Ahırımızdaki buzağımız bile suyu parayla içecek. Ayrıca doğal denge de fazlasıyla bozulacak. İklim değişecek, yağışlar azalacak ve dengesizleşecek. Bütün canlıların düzeni bozulacak. Tarımsal üretim çökecek ve göçler başlayacak. Devasa tüketim kentlerinde taşeron işçi yani köle olacağız. Kapitalizmin amacı budur. Biz olaya sınıfsal bakıyoruz. Benim için çevre mücadelesi bir sınıf mücadelesidir.

Soru: Peki çevreci bir enerji üretimi için nasıl bir seçenek düşünülebilir?

Cevap: Yenilenebilir enerji kaynaklarımız var. Almanya gibi bir ülke ulusal enerjisinin %24’ünü rüzgârdan ve güneşten elde ediyor. Türkiye rüzgâr ve güneş gibi enerji kaynakları açısından çok zengin. İnsan, doğa ve toplum arasındaki bütünlüğü gözeten, bilinçli bir şekilde planlanmış kamucu projelere ihtiyacımız var. Yenilenebilir enerji alanlarında yatırım yapılması zorunludur. HES’lerin yapıldığı yerde orman falan hiçbir şey kalmıyor. Yol yapacağız diyecekler, ağaçları kesecekler. Tünel yapacaklar, yer altı sularını toplamaya çalışacaklar. Tüneller yapıldığı zaman, patlatmalardan dolayı içme sularımızın yatağı değişecek, kaybolacak. Bolivya’da bunun örnekleri görüldü, biliyoruz. Sağcı hükümetler talana izin vermişlerdi. Su ile ilgili hukuki süreci şirketler kazanmıştı. İnsanlar damlarının altına leğen koyamadılar. Şirketler vatandaşlara “Sen bu suyu kullanmazsan benim dereme inecek” demişti. Bolivya’da bu meseleden dolayı sistem değişikliği, devrim oldu.

 

Soru: Platformun çalışmaları nasıl gidiyor?

Cevap: Düzköy Çevre ve Yaşam Platformu’nu oluşturalı 3 ay oldu. Bir hafta önce bir imza kampanyası başlattık. Düzköy merkezde, Çayırbağı, Çalköy, ve Gürgendağ mahallelerinde kampanya şu an iyi gidiyor. HES’in yapılacağı yerlerde, Çiğdemli, Gökçeler ve Taşocağı mahallelerinde yurttaşlarımızın daha duyarlı olmasını istiyoruz. Yarın şirketin iş makinaları oralara girdiği zaman vatandaş bunun zararını görecek. Ama iş işten geçmiş olacak. O mahallelerde yaşayan vatandaşlarımıza meseleyi daha derinlemesine anlatmamız gerekiyor. İmkânımız olsa da onları HES’in yapıldığı başka yerlere götürebilsek. O zaman kesinlikle HES’e karşı çıkarlar. Düzköy Belediyesinin de HES sürecine müdahil olmasını istiyoruz. Çevreye daha önce duyarlı olan belediyemizden şimdi de duyarlı olmasını istiyoruz.

 

Soru: Son olarak neler söylemek istersiniz Yakup Bey?

Cevap: Sadece HES’lerin yapılacağı yerlere değil, tüm yaşam alanlarımıza saldırıyorlar. Ormanlarımız talan ediliyor. Taş ocaklarıyla hem ormanlar katlediliyor hem de orada yaşayan halk göçe zorlanıyor. Su yaşamdır. Su halkındır, satılamaz. Doğa tüm canlılarındır. Bize dedelerimizden kalan yaşam alanlarımızı sonuna kadar savunacağız. Mücadele edeceğiz. Bütün derelerdeki mücadelelerin birlikte yürütülmesi zorunludur. Sermayedarlara, HES’lere karşı halkın, emekçilerin safında birleşik bir direniş inşa etmeliyiz. Birlikte mücadele verirsek, kararlı olursak kazanacağımıza inanıyorum.

 

 
11 Ağustos 2014 Pazartesi 16:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1922 - Edirne'nin kurtuluşu.
1924 - Kazım Özalp Paşa, TBMM Başkanlığı'na seçildi
1925 - Şapka giyilmesi konusundaki kanun, TBMM'de kabul edildi. Kanun, 28 Kasım'da yürürlüğe girdi. Kanun kabul edilirken, Rize'de şapka ve diğer inkılaplara karşı gösteriler yapıldı. Göstericilerden 8'i idama mahkûm edildi.
1934 - Mustafa Kemal Atatürk, İsmet Paşa'ya "İnönü" soyadını verdi.
1936 - Almanya ve Japonya, Avrupa kültürünü ve dünya barışını Bolşevik tehditten korumak amacıyla bir anlaşma imzaladılar.
1943 - Sir Winston Churchill, Franklin D. Roosevelt ve Çan Kay Şek Kahire'de bir araya geldiler; Japonlar teslim olana kadar savaşa devam kararı alındı.
1948 - Öğrenci velilerinin talebiyle, ilkokullara isteğe bağlı din dersi kondu.
1955 - Bir yıl önce büyük bir yangınla hasar gören Kapalıçarşı yeniden açıldı
1958 - Ahmet Adnan Saygun'un bestelediği Yunus Emre Oratoryosu, BM'nin yeni çalışma dönemi dolayısıyla New York'ta seslendirildi. Orkestra ve koroyu şef Leopold Stokowski yönetti.
1967 - ABD Başkanı Johnson'un Kıbrıs Özel Temsilcisi Cyrus Vance, Atina'nın önerilerini Ankara'ya getirdi. NATO Genel Sekreteri Brosio da arabuluculuk için Ankara'ya geldi. BM Güvenlik Konseyi, savaştan kaçınılması çağrısı yaptı.
1968 - İstanbul'da Dr. Siyami Ersek ve ekibi, trafik kazasında ölen bir memurun kalbini bir işçiye taktı; hasta 39 saat yaşayabildi.
1969 - Beatles müzik grubundan John Lennon İngiltere'nin Biafra'ya müdahalesi ile Amerika'nın Vietnam politikasına verdiği desteği protesto amacıyla, İngiltere Kraliçesinin verdiği unvanı reddetti.
1973 - Yunanistan'da askeri darbe.
1973 - Yunanistan'daki ayaklanmalar sonunda Başbakan Georgios Papadopulos, cunta tarafından devrildi.
1979 - Abdi İpekçi'nin katlinden sanık Mehmet Ali Ağca, Kartal-Maltepe Askeri Ceza ve Tutukevi'nden kaçtı.
1998 - 55. Hükümet, gensoru ile düşürüldü. Devlet Bakanı Güneş Taner'in bakanlık görevi sona erdi. Başbakan Mesut Yılmaz, istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sundu.
1999 - Yargıtay 9. Ceza Dairesi, PKK lideri Abdullah Öcalan hakkında verilen ölüm cezasını onadı.
2000 - Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Richter ölçeğine göre 7 şiddetinde deprem meydana geldi.26 kişi hayatını kaybetti.Bakınız;2000 Bakü Depremi
2002 - Uzay mekiği Endeavor uluslararası uzay istasyonuna kenetlenerek bir Amerikalı ve iki Rus astronotu bıraktı.
2007 - Afişleri ve söylemleriyle dikkat çeken Altay kulübünün taraftar topluluğu Yüksel ki Sen Kararsın Ay kuruldu.
2009 - İstanbul Barosu Başkanlığının Danıştay'a yaptığı itirazla katsayı eşitsizliği tekrar geri geldi ve yüzbinlerce İmam Hatip, Meslek lisesi, Teknik lise ve Anadolu teknik liseli öğrencinin önü tıkandı.
2009 - Beşiktaş, Manchester United takımını deplasmanda 1-0 yendi.
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
13
3
2
8
11
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
13
2
2
9
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
23.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu041013203339
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
22.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu131522243109
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:26
  • Güneş07:13
  • Öğlen12:19
  • İkindi14:48
  • Akşam17:04
  • Yatsı18:39
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık