KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Trabzon CHP, AKP'yi ortak mücadeleye uymamakla eleştirdi

Trabzon CHP, AKP'yi ortak mücadeleye uymamakla eleştirdi

CHP Trabzon İl Başkanlığı, darbe karşıtlığı ve parlamenter demokrasinin savunma anlayışlarının hiçbire biçimde değişmeyeceğiğni bildirdi, Gülen Hareketi'nin bugün geldiği noktaya yardım ve yataklık edenlerin hesap vermesi gerektiği vurgulandı. Trabzon'da 4 partinin ortak tavrının önemine dikkat çekilkdi, ancak, ''Ancak, eylemin tertip ve düzeni, sahne ve ortak mesaj verme niyetimizin yeterince karşılık bulamadığı, karar alınmış olmasına rağmen bazı uygulamalar ile alandaki söylem ve görüntülerin, AKP tarafından topluma mesaj verme amaçlı kullanıldığını belirtmek istiyoruz. Sayın valimizin devletin valisi görüntüsünden sıyrılıp, hükümet temsilcisi gibi halka hitap etmesi doğru değil'' dedi.

 
23 Temmuz 2016 Cumartesi 17:39 
Yorum YapYazdır
 
 
Trabzon CHP, AKP'yi ortak mücadeleye uymamakla eleştirdi

İşte basın açıklamasının tam metni:   ''Ülkemizde yaşanan 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi ve günümüze kadar olan süreçle ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon İl Başkanlığımızın aşağıdaki konuları halkımızla paylaşma ve halkımızı bu konularla ilgili olarak bilgilendirme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. 

KORUNACAK OLAN AKP İKTİDARI DEĞİL, CUMHURİYET VEPARLAMENTER DEMOKRASİDİR. 

15 Temmuz Cuma akşamı gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında, Cumhuriyet Halk Partisi darbe karşıtı tavrını açıkça ortaya koymuştur. Bu tavır Cumhuriyet’i ve parlamenter  demokrasi’yi koruyup yaşatmak adına konan bir tavırdır. Demokrasi dışı yöntemleri  kullanan her türlü girişimi nefretle kınıyoruz.  Her darbe ve kalkışmaya karşı halkın demokratik direnme hakkını kullanması, demokrasinin ortak aklıdır. Böylesi bir mücadele alanının sonuna kadar savunucusuyuz.  Bilinmelidir ki, parlamenter demokrasinin yarattığı tarihsel birikimin gücüyle içinde bulunduğumuz günlerde halkımız, darbeye karşı direnme hakkının tarihsel bir örneğini yaşatmıştır.  CHP’li olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da asker sivil ayrımı yapmaksızın her türlü darbe girişimine ve vesayete şiddetle karşı olduğumuzu tekraren beyan ediyoruz. 

TÜRK HALKI, BUGÜN YAŞANANLARA NEDEN OLANLAR YANINDA, ONLARA YARDIM VE YATAKLIK EDENLERİN  İHANET’İNİ DE UNUTMAMALIDIR.  

Bizlerin yıllardır ifade etmemize rağmen mevcut iktidarın hiçbir şekilde dikkate almadığı aksine yıllarca verdiği destek ile palazlanan ve bu darbe girişimi ile de açığa çıkan; Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki çete faaliyetini, ihaneti gördük.  Ergenekon ve Balyoz davaları ile Türk Silahlı Kuvvetleri  içindeki Atatürk’çü ve Cumhuriyetçi subaylar, generaller, amiraller tasfiye edilirken, orduyu ele geçirme çabasındaki Fetullah Gülen ve  ona  YARDIM ve YATAKLIK  yapanları  gördük.  ÜZÜNTÜMÜZ BÜYÜK, YARAMIZ DERİNDİR.  Darbe girişimi sonucunda, henüz kesin olmamakla birlikte resmi makamların açıklamaları çerçevesinde, 246 şehit ve 2185 yaralı  bulunmaktadır.  Toplam gözaltı sayısının 10410, tutuklu sayısının ise 4060 olduğu ifade edilmektedir. Yine 60-70.000’ler civarında kamu görevlileri görevlerinden el çektirilmiştir. Görevden el çektirilen bireylerin tespitinde hangi kriterlerin öne alındığına ilişkin toplumda derin endişeler mevcuttur. Hukuki delili olmayan, uygulamalar yapılmasını kabul etmemiz mümkün değildir. 

YARATILAN İKLİM BİR DEMOKRASİ MÜCADELESİ EKSENİNDEN NE YAZIK Kİ KAYMAKTADIR. 

Sokak eylemler artık toplumun ortak aklı ekseninden çıkmakta, AKP’nin siyasal mücadelesi olarak devam etmektedir. Halk siyasal sürecin AKP lehine çevrilmesi için devletin imkanları, kurum ve kuruluşları ile sokaklara davet edilmekte, sokaklarda toplumu ayrıştıran, sloganlar atılmakta, yüzlerce insanın hayatını kaybettiği, binlerce yaralının olduğu bir ortamda adeta bayram havası estirilmektedir. Üzüntümüz, ölenlerin yakınları daha adli tıp kapılarında cenazelerini almayı bekler iken, bu türden görüntüler ile vicdanlarımızın yaralandığını belirtmek istiyoruz.  Toplum olarak darbe sendromundan bir an önce sıyrılmalı ve yaşanmakta olan bu olumsuz süreç toplumsal barışın sağlanacağı bir iklime bir an önce çevrilmelidir. 

MASUM, SUÇSUZ OLAN VE SADECE EMİR KOMUTA ZİNCİRİ GEREĞİ OLAYIN İÇİNDE OLAN VATAN EVLATLARINA ZULÜM YAPANLAR TESPİT EDİLİP, YARGI ÖNÜNE ÇIKARILMADIR. 

Masum Türk Askerleri er ve erbaş  evlatlarımız, kendilerine tatbikat olarak belirtilen bir ortamda gerçekleştirdiği olaylarda, göstericilerce linç edilirken, sorumsuz davranan kamu görevlileri neden görevlerini yerine getirmediler? Bu gençlerimizin, askerlerimizin hesabını kim verecek? Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır?  

ASKERİ DARBE GİRİŞİMİ , SİVİL BİR DARBE SONUÇLARINI DOĞURMASIN. 

Darbe girişimi nedeniyle; TSK, Emniyet, yargı ve diğer kamu kurumlarında, on binlerce kişiyi kapsayan  gözaltılar yaşanmakta, yüzlerce insan tutuklanarak cezaevlerine gönderilmektedir.. Bütün bu süreç hukuk devletinin gerekleri üzerinden işletilmeli, suçları yargı yolu ile ispat edilmediği sürece masum olduğu gerçeği unutulmadan yargılanmalıdır.  Ülke tarihinde benzeri olayların yaşandığı süreçlerdeki arazlı hukuki uygulamalardan kaçınılmalı, hukuk dışına asla çıkılmamalıdır.       

AKP YAŞANAN DARBE GİRİŞİMİNE KARŞI OLUŞAN TOPLUMSAL UZLAŞI ORTAMINI SİYASETEN KULLANMAYA ÇALIŞMAKTADIR. 

Bilindiği üzere parlamentoda tüm siyasi parti liderleri ve  Meclis Başkanının ortak imzası ile bir bildiri yayınlanmış, bu bildiri ile darbeye karşı ortak bir tavır sergilenmiştir. Hal böyle iken, ülke genelinde her yerde olduğu gibi Trabzon Ak Parti İl Başkanlığı teşkilatınca il ve ilçelerde  her akşam toplantılar düzenlenip olayın AK Parti mitingi ve şovuna dönüştürülmesini anlamak mümkün değildir. Cumartesi akşamı Meydanda düzenlenen ortak toplantıya İl Başkanlığımız ve partililerimiz de destek vermiş, ortak aklın sonucu olan ve halkımızın ödünsüz desteği ile başarısız kılınan bu darbe girişiminin AK Parti propagandasına dönüştürülmesinden artık toplum rahatsız olmaya başlamış, bu siyasi şova dönüşen organizasyonlarda, samimiyetten uzaklaşma durumunun oluşmakta olduğu gerçeği ile karşı karşıya kalınmıştır.  Ülkenin her yerinde olduğu gibi şehirdeki reklam panoları, üst geçitler  AKP temsilcilerinin posterleri ile süslenerek, adeta toplumsal uzlaşı yakalanan bu atmosferi baltalamak amaçlı bir özel çaba içine girilmiştir.  

ÜLKEDE YARATILMAYA ÇALIŞILAN KAOS ORTAMI NE YAZIK Kİ İLİMİZDE PKK’NIN PROVOKATİF ADIMLAR İLE DERİNLEŞTRİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR. 

Ülkede yaşanılan bu olumsuz sürecin hemen sonrasında Maçka ilçemizde PKK tarafından yapılan terör faaliyeti ile ne yazık ki 3 polis memuru kardeşimiz hayatını kaybetmiş, 6-7 kişi de yaralanmıştır. Bu adım büyük bir provokasyondur. Devletimiz, güvenlik güçlerimiz bu terör faaliyetine gerekli yanıtı vermiştir. Halkımızı bu olumsuz atmosferi güç birliği içinde aşmak açısından birlikte, omuz omuza , sen –ben ayrımına girmeden ortak akıl ile hareket etmeye davet ediyoruz. Bizi birbirimize düşürmeye çalışan güçlere tek yürek ses veriyoruz. Birliğimizi, kardeşliğimizi bozamayacaksınız. 

HESAPLAR HUKUK SİSTEMİ İÇİNDE GÖRÜLMELİDİR. 

Türkiye’nin saygınlığı açısından hesaplaşma süreci sadece ve sadece hukuk sınırları içinde yürütülmelidir. Darbeciler, tüm işbirlikçileri ile birlikte hukuk düzeni içinde yargı önünde hesap vermelidir. Bizler iyi bilmekteyiz ki, darbe arayışı içerisinde olduğu anlaşılan bu yapı bir taşeron örgüttür. Devletin hukuk sisteminin araştırması gereken en önemli konulardan bu suç örgütünün dünden bugüne yurtiçi/yurtdışı işbirlikçilerinin açığa çıkartılması, “ Ne istediniz de vermedik” diyen zihniyet etrafında şekillenen kirli ittifaka dayalı yapının çökertilmesidir, aslolan.  Hesap sorma sürecini ve soruşturmaları, Anayasa ve hukuk sınırları dışına taşıyıp bir cadı avına dönüştürmek, Anayasayı ihlal eden darbecilerle aynı konuma düşmek olur.   Soruşturmalarda özellikle sorumlu olanla olmayanı ayırmak, sorumlulardan hukuk sınırları içinde hesap sormak, bundan sonraki normalleşme ve demokratikleşme sürecinin selameti açısından büyük önem taşımaktadır. Soruşturmalar, intikam ve tasfiye fırsatı gibi görülmemelidir. Öte yandan hukuk devletinin gereği olarak er ve erbaşlara dönük linç girişimleri de aynı biçimde soruşturulmalı, sorumluları cezalandırılmalıdır. Siyaset kurumu ve devlet organları, halkın kutuplaştırılmasına, kışkırtılmasına, çatışma potansiyelinin tahrik edilmesine, Türk Silahlı Kuvvetlerinin düşman gibi gösterilmesine dönük her türlü girişim ve ortamı ortadan kaldırmakla sorumludur.  Ülkemizin geleceği tam demokrasidedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bütün siyasi partilere açık çağrımızdır: Güçlü bir parlamenter sistem ve özgürlükçü bir demokrasi için her türlü çabayı göstermeye hazırız. Bu bizim tarihi sorumluluğumuzdur.   

DEMOKRASİ ADINA, BİRLİK, BERABERLİK, KARDEŞLİK ADINA TRABZON’DAN ÜLKEYE  VERİLMEK İSTENEN MESAJ EKSİKLİKLERİNE RAĞMEN YERİNİ BULMUŞTUR. 

Dört siyasi partinin öncülüğünde 19.07.2016 tarihinde düzenlenen mitinge katılımın yoğun olması, halkımızın hiçbir siyasi kaygı taşımadan bu sürece katkı koyması bizleri memnun etmiştir. Ancak, eylemin tertip ve düzeni, sahne ve ortak mesaj verme niyetimizin yeterince karşılık bulamadığı, karar alınmış olmasına rağmen bazı uygulamalar ile alandaki söylem ve görüntülerin, AKP tarafından topluma mesaj verme amaçlı kullanıldığını özellikle belirtmek istiyoruz.  Özellikle sayın valimizin devletin valisi görüntüsünden sıyrılıp, hükümet temsilcisi gibi halka hitap etmesini doğru bulmadığımızı söylemek istiyoruz. Bu alanlar kimsenin kendini ifade etme alanı olarak kullanılacak alanlar değildir.  Bizler, Cumhuriyet Halk Partililer olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da demokrasiyi, halkın kayıtsız ve  şartsız egemenliğini savunacağız.  

“DARBELERE DE,  SİVİL DİKTATÖRLÜK” arayışı içinde olanlara da sonuna kadar karşı çıkacağız.   Bu duygularla halkımızı selamlıyor, bundan sonra gelişecek olan sürecin  demokrasimize, hukuk sisteminin işleyişine , temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasına, bireylerin kendilerini özgürce ifade edeceği bir düzenin oluşması arzusu içinde olduğumuz öncelikle belirtiyor, bütün Trabzon halkını saygı ile selamlıyoruz. 23.07.2016

 

CUMHURİYET HALK PARTİSİ TRABZON İL ÖRGÜTÜ ADINA                                                                                     TURGAY GÜNGÖR 

 
23 Temmuz 2016 Cumartesi 17:39 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık