Avrasya Kamuoyu Araştırma referandum anketini açıkladı

Ana Sayfa » Medya Kritik » TRABZON BASININDA NELER OLUYOR?

TRABZON BASININDA NELER OLUYOR?

TRABZON BASININDA NELER OLUYOR?

 
10 Aralık 2012 Pazartesi 15:34 
Yorum YapYazdır
 
 
TRABZON BASININDA NELER OLUYOR?


KUZEY EKSPRES’TE ERDOĞAN BAYRAKTAR DEPREMİ

Trabzon basınında 25 yılın üzerinde muhabirlik ve yazarlık yapmış bir kişi Osman Cudi Yılmaz. Trabzon Ekspres Gazetesi’nin Kuzey Ekspres adıyla günlüğe geçtiği 6 Aralık 2004 tarihinden bu yana da bu gazetede köşe yazarlığı yapıyordu.

Haftada 3 gün yeralan yazıların bazıları ciddi tartışmalar yarattı. Hatta biri davalık bile oldu. Bazen ipin ucu kaçabiliyor; her gazetecinin başına gelebilecek olaylar.

Gazetenin kuruluş yıldönümünden 3 gün önce, Osman Cudi Yılmaz’ın yayımlanması gereken yazısı gazetede yeralmadı. Gazetenin sahibi Hasan Kurt’a göre bu yazı, Trabzonlu Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a‘’hakaret içeriyordu’’.

Yazar Yılmaz’a göre ise hakaret değil eleştiri vardı.

Sonunda Kurt yazıyı gazeteye koymadı.

Yılmaz aynı zamanda viratrabzon.com’un yazarı olduğu için, yazı bu sitede yayımlandı. Merak eden yazıyı, konuya ilişkin olarak Kurt’un ve Yılmaz’ın açıklamalarını içeren haberi tıklayıp okuyabilir.

 

KUZEY EKSPRES'TE ERDOĞAN BAYRAKTAR DEPREMİ HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

OSMAN CUDİ YILMAZ'IN EKSPRES'TE KULLANILMAYAN YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

ERDOĞAN BAYRAKTAR’IN DOKUNULMAZLIĞI

Yazı okunduğunda görülecektir ki, herhangi bir hakaret unsuru yok. Bakan Bayraktar’ın, ülke gündemine düşen bazı açıklamaları ve sonrasındaki gelişmeler sıralanmış.

Yazının gazeteye girmemesinin nedeni hayali hakaretler mi, yoksa Erdoğan Bayraktar’ın Trabzon yerel basınınca ‘’dokunulmaz’’ ilan edilmesi mi?

Bu konuda daha önce de bir yazı kaleme almıştık. İddiamızşuydu: viratrabzon.com ve belki bir iki haber sitesi dışında hiçbir basın kuruluşu, Erdoğan Bayraktar’ı eleştiremez, eleştirel haber ya da yazı koyamaz!

Neden?

Trabzonlu bir bakan ve yıpratmamak gerek!

Eh biraz anlaşılabilir bir gerekçe. Ama esas neden bu değil.

Asıl neden, Erdoğan Bayraktar’ın büyük gücü.

Bakın, 1 Ekim tarihinde bu sitede ne yazmışız:

‘’… Özellikle Trabzon yazılı medyası hemen her gün Bayraktar’ı birinci sayfanın üstlerinden vermeyi neredeyse bir görev sayıyor. Medya kuruluşlarına günde 2-3 kez servis yapılan haberler, ilgili ilgisiz gazetelerin en iyi yerlerinde yerini alıyor.

Trabzon medyasında, bir iki istisna dışında Erdoğan Bayraktar’a yönelik tek eleştiri bulamazsınız. O, dokunulmaz, eleştirilemez, kutsal bir varlık gibi el üstünde tutuluyor.

Trabzon yazılı basınında, zaman zaman muhalif duruş sergileyen tek gazetesinde bile bu böyle. Kaldı ki son dönemlerde bu gazetede de Bayraktar övgülerinde büyük artışoldu. Diğer gazeteler gibi Bayraktar haberleri en güzel yerlerde değerlendirilirken, gazetenin sahibi ve başyazarı, Bayraktar’ı öve öve bitiremiyor. Sık sık sözü Bayraktar’a getirerek, onun ‘’Trabzon için ne büyükşans’’ olduğunu vurguluyor.

Televizyonlar ve bir iki istisna dışında internet medyası da farklı değil; varsa yoksa Erdoğan Bayraktar.

Elinizde bunca yetki ve olanak olunca tabi ki herkes peşinizden koşuyor.

Geçen seçimlerde Erdoğan Bayraktar, gerek yerel ve gerekse yaygın medyada reklamları,paralı tanıtım ve haberleri ile yeraldı. Ülkenin büyük müteahhitlik firmalarının Bayraktar’ın kampanyasına 10 milyonlarca dolar destek yaptığıiddia edildi.

Şimdi yerel seçimler geliyor. Bütün bu imkanların başında olan kişi Bayraktar. Ona yakın olmak, onun gözüne girmek, bu reklam-ilan pastasından daha büyük payı almak demek.

Çok üzücü ama, gerçek bu! ‘’

İşte böyle yazmışız.

O zaman adını vermediğimiz, ‘’zaman zaman muhalif duruş sergileyen gazete’’ Kuzey Ekspres ve ‘’Erdoğan Bayraktar Trabzon için bir nimettir’’ diyen de gazetenin sahibi Hasan Kurt.

Bu kadar bilgiden sonra şunu söylemek yanlış olmaz; Yılmaz’ın Erdoğan Bayraktar’a yönelik eleştirel yazısının sansür edilmesi, ‘’bakan ve iktidarla ilişkileri iyi tutmaya’’ yönelik bir tavırdır.

 

 

BU SESSİZLİK ÇOK AYIP

Olayın bir de insani tarafı var.

Hadi yaklaşık 9 yıldır bu gazeteye yazan, üstelik hiçbir maddi karşılık beklemeden gazeteye destek veren bir kadim dostunun yazısını koymuyorsun..

Hiç mi vefa duygusu, yazarına ve okuyucularına karşı bir sorumluluk yok? Ufak bir açıklama yapmak, bunca beraberlik ve destek için en azından bir teşekkür etmek gerekmez mi?

Trabzon basınında 40 yılını harcamakla övünen, bu camianın başkanlığını yapmış biri olarak, Hasan Kurt abimizin böyle mi yapması gerekir?

At gitsin-bitsin! O kadar mı?

Peki ya Osman Cudi’nin Trabzon basınındaki arkadaşları,dostları, yıllarca onunla çalışanlar; aramak sormak yok mu?

Bu kadar doğal, bu kadar normal bir şey mi bu olanlar?

Sadece Osman Cudi de değil, daha önce meydana gelmiş hangi sansür, baskı ya da işten atılma olayında bu dayanışma gösterildi ki?

Güce, paraya, iktidara teslim!

Hadi patronlar böyle de, çalışanlara ne oluyor?

Biz kimiz? Böyle bir camia olur mu?

 

 

BAYRAKTAR İDDİALARI YOK, YANITLARI VAR

Son günlerde Erdoğan Bayraktar’a ve özellikle onun TOKİ Başkanlığı dönemine ilişkin çok ciddi iddialar var. Hatta bunların bir ikisini Bayraktar kabul etti.

Gelin görün ki, her gazetede, her haber bülteninde, ya da internet medyası için her fırsatta Bayraktar haberi kullanan Trabzon basını, bu haberleri görmedi bile.

Hadi diyelim ki bu iddialara yer vermiyorsun, neden iddialara ilişkin olarak bakanın açıklamalarını yayınlıyorsun.

Bu basın etiğine, vicdana sığar mı?

İddiayı da ver, yanıtını da! Gazetecilik bunu gerektirmez mi?

Ama yok, varsa yoksa övgü.. Bakanlık basın danışmanlarının haber bültenleri, basın bürosu açıklamaları.

Yarıdan çoğu tepki ve iddialara yanıt. Ama tepki ve iddialar ortada yok.

 

 

TRABZON'A YENİ GAZETE; OSMAN DİYADİN ANLATTI

asan Kurt’a göregöre

Trabzon’da herkesin merakla beklediği yeni gazetede hazırlıklar hızla sürüyor.

Karadeniz’den ayrılan Osman Diyadin önderliğinde kurulan gazetede ilk hedef 29 Ekim’di. Ama çeşitli nedenlerden dolayı çıkış ertelendi.

Osman Diyadin’i aradık ve yeni gazete hakkında bilgiler aldık.

Diyadin, gazetenin çizgisini şöyle anlattı:

‘’Herkese eşit mesafede, kolay okunan, sokaktaki insanın gündemine hakim olan, içerik olarak zengin bir gazete. Trabzon’da çok sayıda gazete var. Ancak bir boşluk olduğu da görülüyor. Mevcut gazetelere benzemeyeceğiz. Daha çok yazarları ve yorumlarıyla izlenen bir gazete olacağız’’.

Diyadin’in açıklamalarına göre gazete, ilk planda 12 sayfası renkli olmak üzere 16 sayfadan oluşacak. Gazetenin 10 sayfası haber, yazar ve diğer bölümlere, 6 sayfası ise spora ayrılacak.

Peki çıkış hedef ne?

Bir aksilik olmazsa 1 Ocak 2013.

Takvim bayağı sıkışmış, bu nedenle belki bir erteleme de yaşanabilir.

Ancak önümüzdeki günlerde bilboardlarda reklamları görebileceğiz.

Gazetenin kadrosunda bilinen en flaş isim, Spor Müdürü Adnan Sungur. Haber ve diğer birimlerle yazarların kimlerden oluşacağıönümüzdeki günlerde açıklık kazanacak.

Osman Diyadin arkadaşımıza ve onunla birlikte bu işe girenlere başarılar diliyoruz

 

ALİ ÖZTÜRK-HASAN KURT DAVASI

Günebakış Gazetesi Sahibi ve Başyazarı Ali Öztürk’le Kuzey Ekspres Gazetesi Sahibi ve Başyazarı Hasan Kurt arasında zaman zaman çıkan tartışma ve atışmaların sonuncusu dava konusu olmuştu.

Öztürk, Kurt’un ‘’Senin 25 yılını yazsam, yemin ederim sokağa çıkamazsın’’ ibaresini, ‘’kişilik haklarına saldırı ve iftira’’ başlığı altında dava konusu yapmış, 10 bin TL’lik tazminat talep etmişti.

Dava geçen günlerde sonuçlandı. Hasan Kurt, 5 bin TL tazminat cezasına çarptırıldı.

Yine Öztürk, Gürsel Gençsoy’un Kuzey Ekspres’te yeralan bir yazısında kendisine yönelik hakaret yapıldığı gerekçesiyle dava açmıştı. Bu davadan da 5 bin TL tazminat kazandı.

Öztürk’ün davasının ardından Hasan Kurt da, ‘’basın yoluyla hedef gösterildiği’’ iddiasıyla Öztürk’ün bir yazısını dava konusu yapmıştı. İddia, ‘’Milliyetçi ve muhafazakar kesime yönelik tavır gerekçesiyle kendisinin kitlelerin önüne atılması-hedef gösterilmesi’’ iddiasını içeriyor. Kurt’un 20 bin TL tazminat talep ettiği dava sürüyor.

 

 

FETHULLAH GÜLEN YAZISI VE BİNBİR ÖZÜR

Geçen günlerde Kuzey Ekspres Gazetesi’nde Mehmet Ulusoy adıyla Fethullah Gülen’i konu alan, Semih Gülaltay’ın İleri Yayınları’ndan çıkan “Fethullah Müslüman mı?’’ adlı kitabına dayanarak bir yazı kaleme aldı.

Gülen cemaatinin büyük tepki duyduğu bu kitap ne anlatıyor? Gülaltay’ın kendi kaleminden kısa bir bölüm okuyalım:

“Bu kitaptaki ana mevzu, Fethullah’ın rejim düşmanlığı ya da ABD adına yüklendiği misyon değil... Ben O’nun İslamiyet’in içine sokulmuş bir Truva atı olup olmadığını sorguluyorum. O bir Truva atı mıdır? Fethullah Bahaîler’in gizli lideri midir? Amaç İslam dinini tahrif etmek midir? Gerçek ve halis müslüman kitlemizi Fethullah’tan nasıl koruyabiliriz? Ve benim için işin en önemli yanı 21. asrın en büyük dinamik gücü olan Türkçü gençliğin Türk-İslam sentezi adı altında kandırılmasının önüne geçme yollarının ortaya konmasıdır... Nurculuğun Türk milliyetçilerinin sırtına basarak Tevrat ittifakı kurmasının önüne geçmek, Orta Asya’da misyonerlik okulları açarak İngilizceyi Orta Asya’da tek dil haline getirme çalışmalarına artık dur diyebilecek miyiz?’’

Bu kısa alıntıdan da anlaşılacağı üzere kitap, Fethullah Gülen’e yönelik çok ağır ifade ve suçlamalar içeriyor.

İşte Ulusoy bu kitaptaki bazı iddiaları yazısına taşıdı. Ancak Gülen cemaatinin büyük hışmına uğradı.

Gülen’in avukatları cevap yazıları gönderdi. Ulusoy da özür üzerine özür yayınladı.

Hatta Ulusoy’un ilk özrü samimi bulunmadı! Bunu ‘’iftiralar.org ‘’ adlıGülen cemaatine yakın sitede yayımlanan yazıyla anlıyoruz.

Bunun üzerine Ulusoy, ‘’Fethullah Hoca Gerçeği’’ başlıklı yeni bir yazıkaleme aldı. Yazıda kullandığı ifadeler çok çok çarpıcı.

Ulusoy, ‘’ Bir süre önce yazmış olduğum bir makaleden dolayı manen çok sıkıntı çektim. Pek çok dostum selâm vermez oldu, artık sokakta yürürken bile birilerinin “Yazıklar olsun, sen de mi iftira edenlerdensin?” diye çıkışacağını düşünür oldum. Ancak bu tepkiyi şahsıma bir uyarı kabul ettim ve bu, bana söz konusu iftiralar hakkında detaylı bir araştırma yapmam gerektiğini anlattı.’’ diye başladı yazısına ve Gülen hakkındaki iddiaları çürüten ifadelere yer verdi.

Ama öyle bir final yaptı ki, inanılmaz!

İşte özür üzerine özür dileyen ve kendini yerlere bırakan final:

Kısaca “Vali olmuşsun ama adam olamamışsın” özdeyişindeyim! Fethullah Hoca Efendi ve tüm sevenlerinden tekrar ve samimiyetle özür diliyorum.

Bu sözleri nasıl değerlendirmeli?

Sorumsuzluk mu, vicdan azabı mı, baskı karşısında korku mu?

Yazık!

 

 

İSMET HACISALİHOĞLU HEDEF GÖSTERDİ

Geçen günlerde Eğitim Sen Trabzon Şubesi, eğitim konulu bir panel düzenledi. Bu panelin konuşmacılarından biri, Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Necla Kurul’du. Kurul, eğitim konusunda Türkiye’de uzman kişiliklerin başında geliyor.

Panelde laik eğitimi savundu Kurul ve AKP’nin eğitimi dinselleştirdiğini örnekleriyle anlattı.

Bir gün sonra Günebakış gazetesinde haber, ‘’Halkın değerleri ile ters düşen profesör’’ olarak yansıtıldı. Kural’ın dine ve dini değerlere saldırdığı izlenimi verildi.

Gazetenin İsmet Hacısalihoğlu adlı bir yazarı var. Zaman zaman istihbarat kaynaklı çok ilginç yazılar kaleme alıyor. Yazılarında genel olarak AKP Hükümeti’ne yakın bir duruşu sergileyen yazar, gazetedeki eksik ve yönlendirilmiş habere bakarak, ‘’Prof. Olan konuşuyor’’ başlıklı bir yazıkaleme aldı. Yazı resmen bu değerli bilim insanını ve onun gibi düşünenleri hedef gösteriyor.

İşte o satırlar:

‘’Prof. NECLA KURUL, Trabzon’da yaptığı konuşmada, Kur’an ve Peygamber’in okullarda öğretilmesine şiddetle karşı çıkmaktadır. Prof. unvanını her nasılsa kazanmışolan bu zevat, Avrupa ülkelerini elbette ki bilirler. Bütün Avrupa’da Kilise okulları yanında, Devlet okullarında da, Hıristiyan dini öğretilir. İSA’NIN Tanrının oğlu olduğu ve dolayısıyla Tanrıları olduğu, çocuklarının beyinlerine adeta kazınırca yerleştirilir. Bizde ise, yıllardır değerlerimizle oynamaktan çekinmeyen bazı Prof. lar, İSLAM dinine ve Peygamberine karşı husumetlerini, LAİKLİK numaraları ile paketleyip sunmaktan utanmazlar’’

Gazete haberine yansıyan ve doğruluğu tartışmalı bilgilerle insanları bu kadar kolay harcayan ve hedef gösteren bir yazı, düşünce özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilebilir mi?

Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu

ahmet-sefik@hotmail.com

 
10 Aralık 2012 Pazartesi 15:34 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:26
  • Güneş06:08
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:08
  • Akşam18:46
  • Yatsı20:17
 
Tarihte Bugün
1655 - Satürn'ün en büyük Ay'ı Titan, Christian Huygens tarafından keşfedildi.
1752 - İngiltere'de yılın ilk günü. İngilizlerde 1 Ocak ile başlayan ilk yıl 1752'dir.
1807 - İngiltere Parlamentosu köle ticaretini yasakladı.
1811 - Percy Bysshe Shelley "Tanrıtanımazlığın Gerekliliği" adlı makalesinden dolayı Oxford Üniversitesi'nden atıldı.
1821 - Yunanistan Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan etti.
1912 - Ahmet Ferit Tek, Türk Ocağı'nı kurdu.
1918 - Belarus Halk Cumhuriyeti kuruldu.
1929 - İtalya'da faşist yönetim genel seçimlerde oyların yüzde 99'unu kendilerinin aldıklarını açıkladı.
1935 - Prof. Afet İnan, Türk Tarih Kurumu As Başkanlığı'na seçildi.
1936 - Saatlerin doğru olarak ayarlanabilmesi için İstanbul Rasathanesi'nce hazırlanan iki bildiriyi Bakanlar Kurulu onayladı.
1941 - Yugoslavya, Mihver Devletleri'ne katılma kararı aldı.
1944 - Heykeltraş Zühtü Müritoğlu ve Hadi Bara'nın yaptıkları Barbaros Hayrettin Paşa Anıtı törenle açıldı.
1947 - Illinois'deki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 111 kişi öldü.
1949 - Sovyet hükümetinin kararıyla Litvanya, Estonya ve Letonya'dan 92.000 kişi sürgün edildi.
1950 - Türk Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağı Ankara'da düştü, 15 kişi öldü.
1951 - Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, solcu öğretmenlerin tasfiyesinin sürdüğünü açıkladı.
1951 - İstanbul'da Neve Şalom Sinagogu açıldı.
1957 - Roma'da bir araya gelen Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Komisyonu'nun kurulmasına ilişkin Roma Antlaşması'nı imzaladı.
1959 - Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu dergisinde yayımlanan "Menderes'in Kalesi" başlıklı yazısında Fuad Köprülü'ye yayın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada bir yıl hapse mahkum oldu. Büyük Doğu dergisi de bir ay süreyle kapatıldı.
1960 - Güney Afrika Johannesburg'da tüm siyah politik örgütler feshedildi.
1960 - İtalya'da Fernando Tambroni başbakan oldu.
1961 - Adalet Bakanlığı idam cezalarının cezaevi bahçelerinde infaz olunması hakkında karar aldı.
1962 - EOKA'cılar Kıbrıs'ta iki camiye bomba attı.
1968 - Şair Metin Demirtaş Türk Solu dergisinde yayımlanan "Guevara" adlı şiirinde komünizm propagandası yaptğı gerekçesiyle tutuklandı.
1975 - Suudi Arabistan Kralı Faysal, akli dengesi bozuk yeğeni prens Faysal bin Musad tarafından Riyad'da öldürüldü.
1982 - Ankara Sıkıyönetim Savcılığı halkevleri hakkında kapatılma istemiyle dava açtı.
1982 - Tutuklu İsmail Beşikçi, cezaevinden yazdığı bir mektup nedeniyle 10 yıl ceza aldı.
1986 - İşkence yaptığını itiraf eden polis memuru Sedat Caner ile bu itirafları yayımlayan 'Nokta' dergisine dava açıldı.
1986 - 14. Strasbourg Film Festivali'nde Muammer Özer'in "Bir Avuç Cennet" ve Ali Özgentürk'ün "Bekçi" isimli filmleri ikinciliği paylaştı.
1988 - İstanbul'daki Metris Askeri Cezaevi'nden 29 tutuklu ve hükümlü kaçtı.
1990 - New York'un Bronx semtindeki bir kulüpte çıkan yangında 87 kişi öldü.
1992 - Kozmonot Sergei Krikalev, Mir Uzay İstasyonu'nda 10 ay kaldıktan sonra dünyaya döndü.
1994 - Aydın Ortaklar Öğretmen Lisesi'nde evci çıkan dört kız öğrenciden birinin, emniyet yetkilileri tarafından yakalanarak bekaret kontrolüne gönderilmesi kadınlar tarafından protesto edildi.
1996 - Türkiye'de Emek Partisi kuruldu.
1998 - Manisalı Gençler Davasında, Yargıtay'ın bozma kararından sonra beş tutuklu genç tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı.
1999 - Sırbistan, NATO'ya savaş ilan edip BM'ye bildirince, NATO üyesi Türkiye de bu ülkeyle resmen savaşa girmiş oldu.
2009 - Büyük Birlik Partisi'ne ait parti lideri Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'ta düştü. 3 gün sonra ulaşılan helikopterde, helikopterde bulunan 6 kişinin de hayatını kaybettiği belirtildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık