SEÇMEN ADRESİNİ SORGULAMAK İÇİN TIKLA

Ana Sayfa » Spor » Tolga ve Onur üzerine önemli bir yazı

Tolga ve Onur üzerine önemli bir yazı

Trabzon spor basının en değerli kalemlerinden biri olan Adnan Sungur, Kuzey Ekspres'deki köşesinde, derslerle dolu çok önemli bir yazı kaleme aldı. İşte ''ki kötü kaleci'' başlığını taşıyan o yazı...

 
31 Aralık 2013 Salı 13:18 
Yorum YapYazdır
 
 
Tolga ve Onur üzerine önemli bir yazı

 

Bugün Onur Recep Kıvrak ve Tolga Zengin hakkında yazılan, konuşulanları duyunca inanın üzülüyorum.

Neden mi?

Çünkü ne Türkiye’de, ne de Trabzon’da, işini adam gibi doğru yapmaya çalışan, okuyan, araştıran, izleyen, bir sonuç üreten ve tahlil yeteneği olan spor gazetecisi sayısı bir elin parmakları kadar bile değil de ondan?

Sonuçta bilgiden yoksun, araştırmayan, öngörüsüz insanların sayısı bir hayli fazla aramızdı…

Geleceğim nokta şu!

Tolga Zengin, Trabzonspor altyapısından yetişti. 19 yaşında A takıma çıktı. Kaleyi ilk koruduğunda çok gençti.  Galatasaray’dan 4 gol yedi. Gazeteler, televizyonlar ona yüklendi. Onu oynatan Orhan Çıkırıkçı ve Bilal Çetinkaya’ya demediklerini bırakmadılar. Oysa o maçı izleyen, doğru analiz edenler, Tolga’nın kritik bir aşamada o kaleyi korumasının bile büyük bir özgüven olduğunu anlardı. Kaldı ki yediği 4 golde de savunma hatası vardı. Tolga’nın bir goldeki hatası da çok anlam ifade etmiyordu.

Ve o 4-1’lik Galatasaray maçından sonra Tolga’ya kimse inanmadı, güvenmedi. Her gelen yönetim, teknik adam mutlaka kaleci istedi. Ben ve birkaç kişi daha 4-1 mağlup olduğumuz Galatasaray maçından sonra da Tolga’nın bitirilmemesi gerektiğini, iyi kaleci olacağını ve ona güven duyulmasını istedik.

Ama kimseye dinletemedik.

 

RÜŞTÜ RENÇBER VE

BİRKAÇ KELAYNAK

 

Aradan zaman geçti. Tolga zaman zaman oynuyordu. Bu arada Tolga A Milli takım kadrosuna davet ediliyordu. Futbolun içinde yer alan bizim gibi birkaç kelaynak dışında bir de Rüştü Rençber, ‘Benim veliahtım’ diyordu onun için…

İnsanlar Rüştü’yle de, bizimle de dalga geçiyordu.

Sonra Tolga’ya Onur Recep Kıvrak katıldı. O da 19 yaşındaydı ve Ümit Milli kaleciydi. Geleceği parlaktı. Birkaç maç kaleyi korumuş, kumaşının iyi olduğunu hissettirmişti.

Ve Sadri Şener başkanlığa seçildiğinde ilk işleri takımı tarumar etmek olmuştu. Sayısız oyuncu transferi gerçekleştirmişler, kulübün borcunu 6 ayda 2 katına çıkarmışlardı.

Kaleye de yabancı isim düşünülüyordu.

Tony Sylva ismi gündemdeydi.

O gün hem Günebakış Gazetesi’nde yazıyor, hem de Çay TV’de konuşuyordum. Yazmaktan kalemimde, konuşmaktan dilimde tüy bitmişti.

‘Yapmayın, Tolga ile Onur’a yazık etmeyin’ diyordum. Başkan Sadri Şener ve yönetimine, “Bakın bir kaleciniz A Milli takıma gidiyor, biri Ümit Milli takımın değişmez ismi. Bu iki kalecinin önünü bir yabancıyla kesmeyin. Yeniden yapılanma içindesiniz. Bu yapılanmanın içinde kalecileriniz Tolga ve Onur olsun” diye sesleniyordum.

Ne yazık ki duvara karşı konuşuyordum.

Gazetecilerden de, spor yorumcularından da ses seda çıkmamıştı. Hatta bana karşı olanların sayısı bir hayli de fazlaydı. Çünkü onlar günü yaşıyordu.

Bir şeyi görebilmeleri için derinliğine, uzunluğuna ve genişliğine bakmak gerekir. Ne yazık ki o vizyon birçok arkadaşımızda yoktu. Cevher keşfetmek isteyenlerin at gözlüğüyle bakmaması gerekiyor.

Neyse asıl konumuza geri dönelim!

 

SYLVA’YA KİMSE SES ÇIKARMADI

 

O yaz döneminde Milli takım Avrupa Şampiyonası’na gitti. Tolga Zengin’de kadrodaydı. Döndüğünde, Tony Sylva’nın işi henüz bitirilememişti. Hem hazırlık maçlarında, hem de ligin ilk 4 haftasında harika kalecilik yapmıştı.  Ama tam da o sırada Sylva’nın işi bitirilmişti. Kulübeydi Senegalli kaleci ve Tolga kalesinde silindikçe silindi. Çünkü biliyordu ki, en küçük bir hatasında kaleye Tony Sylva geçirilecekti. Beklenen an 7. Haftada yine bir Galatasaray maçıyla birlikte gelmiş, 3-0 biten karşılaşmanın faturası Tolga’ya kesilmişti. O kulübeye çekilirken, Tony Sylva da kaledeki yerini almıştı.

Sadece ligde 17 hatalı gol yemişti yere göğe sığdırılamayan Senegalli kaleci. Kupada da Beşiktaş, Gaziantep maçları başta olmak üzere öyle hatalar yapmıştı ki, neredeyse grubu sonuncu bitirecekti Trabzonspor!

Sonra Sadri Şener Selçuk İnan, Egemen, Engin, Tony Sylva ve Gökhan Ünal’ı kadro dışı bıraktı. İşte bu olay Trabzonspor’un, Türk kaleciliğine iki harika ismi sunmasının fitilini ateşledi. Ama bu öyle kolay olmadı! Şenol Güneş göreve geldiğinde Tonry Sylva’yla birlikte kadro dışı kalan diğer 4 oyuncuyu daha affetmişti. Daha ilk maçında Sylva ile konuşmuş, ‘Kaleye seni geçireceğim, hazır ol’ demişti. Ama Senegalli kaleci, “Benim için Trabzonspor bitti. O nedenle oynamayacağım’ karşılığını vermişti.

 

GÜNEŞ DE, ONLARA GÜVENMEDİ!

 

Tolga da sakatlıktan yeni çıktığı için kaleyi zorunlu olarak Onur Kıvrak devralmış, daha ilk maçından itibaren harikalar yaratmaya başlamıştı. Ancak, ‘Onur çok genç, ona güvenilir mi?’ sorusu da kafalardaydı. Şenol Hoca da, Onur’a pek güvenmiyor, mutlaka yabancı bir kaleci istiyordu. Slovak bir kaleci de bulunmuştu ama sonra o isme Totthenham talip olunca, Trabzonspor’a gelmesi başka bir bahara kalmıştı. Ve ikinci yarı başladığında Onur yine kalesinde süperdi. Buna rağmen Güneş ve ekibi kaleci aramaya devam ediyordu.

Taa ki, Onur’un muhteşem oynadığı Fenerbahçe, Galatasaray ve son olarak da Beşiktaş maçından sonra, ‘Kaleci aramaya paydos’ denmişti. Nihayet Onur kendini taraftara da, medyaya da, yönetime de Şenol Hoca’ya da kanıtlamıştı. Artık göklere çıkarılıyordu, ‘En büyük Onur başka büyük yok’ diyenlerin sesleri kulakları sağır ediyordu!

Ama Onur, çok ağır bir sakatlık geçirince kaleyi Tolga Zengin devralmış; O da 2010-2011’in son 15 maçında enfes oynamış, kaleyi adeta gole kapatmıştı. Tabii ki Onur’da olduğu gibi, Tolga’yı da göklere çıkaran, bulutların üzerinde gezdirenlerin sayısı bir hayli fazlaydı.  Onur’un iyileşip, kaleyi yeniden devralmasıyla birlikte de herkes, ‘Türkiye’nin en iyi kalecileri Trabzonspor’da’ demeye başlamıştı.

 

BEN MUTLUYUM ŞİMDİ YA SİZ!

 

Ve Tolga, sezon başında Beşiktaş’a gitti. Orada harika işler yapıyor. Beşiktaş taraftarı daha 6 aylık Tolga’yı bağırlarına basıyorlar. Tribünlerden sahada gezinen diğer futbolculara tepki gösterirken yaptıklakı tezahüratlar, “Tolga’dan utanın adam gibi oynayın’ şeklindeydi. Onur da, Trabzonspor’da önemli işler yaparken, taraflı tarafsız herkes, “Türkiye’nin en iyi iki kalecisi Tolga ve Onur’dur’ deme noktasına geldi.

Güzel, iyi de bu iki isim gencecik fidanlarken neredeydiniz?

‘Bugün göklere çıkarılan Onur ve Tolga’daki ışığı görmeniz gerektiğinde hangi kış uykusundaydınız’ demek hakkım olsa gerek.

Sonuç olarak gelinen noktada bu iki kaleci konusunda haklı çıkmanın mutluluğunu yaşadığımı sizlerle paylaşmak istedim.

Ya  bu isimleri geçmişte yerden yere vurup, bugün el üstünde tutanların hangi duygu içinde olduğunu doğrusu merak ediyorum!

Ben olsam utanırdım!

Ama onların en azından mahcubiyet duymaları gerekir  değil mi!

 
31 Aralık 2013 Salı 13:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:15
  • Güneş06:55
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:49
  • Akşam18:14
  • Yatsı19:44
 
Tarihte Bugün
1848 - Fransa'da geçici hükümet kurularak II. Cumhuriyet ilan edildi.
1908 - Dr. Galip Üstün, "Topkapı Fukaraperver Cemiyeti"ni kurdu.
1910 - Sanayi-i Nefise Mektebi 'nin (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ) kurucusu ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey öldü.
1912 - İtalya'nın zaferiyle sonuçlanan Beyrut Muharebesi' yapıldı.
1918 - Estonya, Rusya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1918 - Osmanlı Devleti'nde, Trabzon işgalden kurtuldu.
1920 - Almanya'da Nazi Partisi kuruldu.
1922 - Elazığ'da, Milli Mücadele yanlısı "Satvet-i Milliye" adlı gazete çıkmaya başladı.
1942 - Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Franz Von Papen'e, Ankara'da suikast girişiminde bulunuldu. Büyükelçi ve eşi olaydan yara almadan kurtuldu; suikastçının [ugoslav göçmeni Ömer Tokat olduğu belirlendi.
1942 - 769 Romanyalı Yahudiyi taşıyan "Struma" vapuru, Karadeniz'de batırıldı; yalnızca bir yolcu kurtulabildi.
1945 - Mısır devlet başkanı Ahmet Mahir Paşa parlamentoda öldürüldü.
1946 - Juan Perón, Arjantin devlet başkanı oldu.
1946 - CHP'nin "Parti Sanat Mükafatı" adıyla düzenlendiği yarışmada Cahit Sıtkı Tarancı "Otuz Beş Yaş" şiiriyle birinci oldu.
1951 - Kırşehir'de Atatürk büstü saldırıya uğradı. Saldırıyı kınamak için 5 Mart'ta büyük bir miting düzenlendi.
1954 - Tuna Nehri'nden Karadeniz'e, oradan da İstanbul Boğazı'na inen buz parçaları, tabakalar halinde tüm Boğaz'ı ve limanı kapladı; deniz trafiği durdu.
1955 - Türkiye ile Irak arasında karşılıklı işbirliği antlaşması (CENTO), Bağdat'ta imzalandı. Daha sonra Birleşik Krallık, İran ve Pakistan üye olarak, Amerika Birleşik Devletleri de gözlemci sıfatıyla katıldı.
1955 - Türkiye'nin ilk özel dedektiflik bürosu, İstanbul'da, Avukat Fethi İnder tarafından kuruldu.
1975 - Led Zeppelin, klasik "Physical Graffiti" albümünü çıkardı.
1976 - Küba anayasası ilan edildi.
1977 - Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1977 - Türk fizikçi Prof.Dr. Feza Gürsey, Oppenheimer Ödülü'ne ve Einstein Madalyası'na değer bulundu. Gürsey, ödülünü ABD'li fizikçi S. Glashow ile paylaştı.
1981 - Buckingham Sarayı, Prens Charles ile Lady Diana'nın nişanlandıklarını duyurdu.
1981 - Atina'da Richter ölçeğine göre 6,7 şiddetinde bir deprem meydana geldi. 16 kişi öldü.
1983 - Necmettin Erbakan'a 4 yıl hapis ve 1 yıl 4 ay sürgün cezası verildi.
1984 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Kabe'yi ziyaret etti.
1987 - Sovyetler Birliği'nde Gorbaçov ilk kez "Glasnost"tan (açıklık politikası) söz etti.
1989 - Ayetullah Humeyni, Şeytan Ayetleri kitabının yazarı Salman Rüşdi'nin ölüsünü getirene 3 milyon dolar ödül vereceğini açıkladı.
1992 - Nirvana solisti Kurt Cobain Courtney Love ile evlendi.
1993 - Danıştay,Nazım Hikmet'in vatandaşlığa alınması için kardeşi Samiye Yaltırım'ın açtığı davayı reddeden İdare Mahkemesi kararını onayladı.
1995 - Tüketiciyi Koruma Yasası kabul edildi.
1999 - Çin havayollarına ait Tupolev TU-154 tipi bir yolcu uçağı Wenzhou havaalanına inişe geçtiği sırada düştü: 61 kişi öldü.
2002 - Salt Lake City'de (Utah, ABD) düzenlenen Kış Olimpiyatları sona erdi.
2003 - Bas gitarist Robert Trujillo, Jason Newsted'in 17 Ocak 2001'de Metallica'yı terketmesinin ardından gruba katıldı.
2005 - Penguen dergisinin Tayyipler Alemi adlı kapağı sebebiyle Dergisi'nin sahibi olan Erdil Yaşaroğlu ile Pak Yayıncılık'tan 40 bin YTL'lik manevi tazminat talep edildi.
2008 - 80. Akademi Ödülleri, Kodak Tiyatrosunda sahiplerini bulacak.
2009 - DTP'nin Grup toplantısında Kürtçe krizi yaşandı. Ahmet Türk'ün Kürtçe konuşmaya başlaması ile konuşmayı canlı veren TRT yayınını kesti.
303 - Diocletianus'un Hıristiyanlara karşı ilk fermanı yayımlandı ve buna göre imparatorluk içindeki Hıristiyan kitapları ve ibadet yerleri yok edilecekti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık