Trabzon'da çirkin senaryo... HAYIR pankartları kesilip

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » TDK’ya ''kirli-aybaşı'' tepkisi çığ gibi büyüyor

TDK’ya ''kirli-aybaşı'' tepkisi çığ gibi büyüyor

Türk Dil Kurumu'nun skandal tanımlamalarına bir yenisi daha eklendi. Kirli kelimesinin tanımına 'Aybaşı durumunda bulunan (kadın)' diyen TDK'ya tepkiler çığ gibi büyüyor.

 
2 Mayıs 2016 Pazartesi 17:27 
Yorum YapYazdır
 
 
TDK’ya ''kirli-aybaşı'' tepkisi çığ gibi büyüyor

Daha önce skandal tanımlamalarıyla gündemden inmeyen TDK ‘müsait’ kelimesini ‘Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen kadın’ kadın tanımlamasından sonra tepki çeken tanımlamalarına bir yenisi daha eklendi. TDK sözlükte “kirli” kelimesinin sözlük anlamında “Aybaşı durumunda bulunan (kadın)” ifadelerini kullandı. Sozcu.com.tr’nin gündeme getirdiği skandalın ardından Türkiye ayağa kalktı. İşin uzmanlarından, gazetecilere, milletvekillerinden psikologlara kadar her kesimden tepkiler çığ gibi büyüyor. Sosyal medyada da bir çok kişi TDK’nın yaptığı bu tanımın yanlış olduğunu belirterek, kaldırılması için kampanya başlattı.

İşte TDK’nın ‘cinsiyetçi’ tanımlamasına gelen tepkilerden bazıları;

Kadın hakları savunucusu CHP’li Aylin Nazlıaka sozcu.com.tr’ye konuştu;

“KİRLİ BİR ZİHNİYET”

TBMM’deki kadın hakları savunucusu vekillerden Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Türk Dil Kurumu’nun, “kirli” kelimesinin karşılığı olarak regl olan kadınları koyan Türk Dil Kurumu’na tepki gösterdi. “Asıl kirli olan kendileri” diyen Nazlıaka, Sözcü’ye yaptığı açıklamada şöyle konuştu; “Toplumda kadın bedeni ile ilgili her şey ayıp, yasak ya da konuşulmaz görüldüğü için kadınlar bu tür tanımlara hapsediliyor. Her ne kadar toplumda kullanılan bir kavram olsa da bu tabir kadınların doğal yapılarının ayıp karşılanması nedeniyle türetilmiş. Mesele kadınları bu kavramlardan kurtarmak. Kadının biyolojik bir durumunu kirlilik diye tanımlamak olsa olsa kirli bir zihniyetin ürünüdür. Kadını ayıplı bir eşya gibi gören bu zihniyet TDK ile yeniden üretileceğine artık yok olmalıdır. Şu bilinsin ki ; Asıl kirli olan kendileridir ve her yerlerine bulaşan bu kiri, ne kadar temizlemeye çalışsalar da üzerilerine yapışmıştır, çıkmayacaktır. ”

Jinekolog Operatör Doktor Sacit Güneş

“BATIDA REGL PASTALARLA KUTLANIR BİZDE BU TANIM YAPILIYOR”

Konuyla ilgili Sözcü’nün sorularını yanıtlayan Jinekolog Operatör Doktor Sacit Güneş de TDK’nın tanımına tepki gösterdi. ‘Regl’in kadınlar için son derece doğal ve olması gereken bir şey olduğunu belirten Güneş “Batıda kızların regl olması aileleri tarafından doğumgünü gibi pastalarla kutlanır. Bizim gibi toplumlarda ise maalesef hâlâ yanlış algılar var. TDK’nın bu tanımını kınıyorum. Acilen değiştirilmesi gereken bir ifade” dedi.
TDK’nın tepki çeken tanımının bile yanlış olduğunu belirten Güneş “Aybaşı durumunda bulunan kadın” ifadesi de yanlış aybaşı diye birşey yok. Doğrusu regl, adet görmektir” dedi.

İLGİLİ HABER
Kadına “müsait” gözüyle bakan TDK’dan şimdi de ‘regl’ skandalı
Kadına “müsait” gözüyle bakan TDK’dan şimdi de ‘regl’ skandalı
DR. Haydar Dümen

Bütün canlıların anayasası yaşamak hayatta kalmak ve üremektir. Yaşamak ne kadar kutsal ise üremek de o kadar kutsaldır. Üremek olmaz ise yaşam olmaz. Canlıların iki temel iç güdüsü var. yukarıda değindiğimiz gibi yaşamak ve üremek. Hangisi öncedir diye düşünürsek, ilk akla gelen yaşamaktır. Oysa öyle değil. Birinci madde üremektir. Eğer anayasanın birinci maddesi yaşamak olsaydı kuşlar yumurtladığı hayvanlar yavruladığı gibi giderdi. Böylesine güçlü genetik doğal ya da tanrı etkisiyle donanmış bir yapımıza saygı duymak gerekir. Kirlenme konusuna gelince toplumun kendini aşağılamak için farkında bile olmadan yarattığı bir kavramdır. İnsan ilişkilerinde çok kullanılır. Özellikle kadın ve kızlarda cinsellik konusunda öpüşme sevişme ilişkilerden sonra eğer nikah yoksa kız yada kirlenmiş olur. Yani en ağır suçla suçlanır. Kadınların regl dönemleri insan üretim fabrikasının bir ürünüdür. Sistem yüz binlerce yıldır buna göre programlanmış her ay yumurtlama döneminde döllenme olmazsa bu kan rahimi temizler. Yani ikinci ay döllenmeye yatak hazırlar. Ve böylelikle göz bebeği çocuklarımız olur.

Kadın, yani ana analarımız ve kızlarımız kendimize göre ne kadar kutsal ise başkalarının kadınları da aynı oranda kutsal olmalıdır. Oysa öyle olmuyor, öteki kadın öteki kız her an potansiyel bir cinsel ilişki aracı olma gibi görünüyor. Benim olmayan şey başkasının ise bilinç altı bir düşmanlık oluşturuyor. İlişkileri sekse oturtursan işte bunlar olur. Tecavüzler, ırza geçmeler yayılır. Bu sistem ile bu kavram yakalanamıyor.

Erkeğin aşağılık kompleksinden kaynaklanır. TDK bu durumu vermek zorunda. Ama böyle bir kavramı TDK’ya hazırlayan toplum suçlu.

Sözcü gazetesinin kadın yazarları TDK’nın yeni skandal tanımlamasını değerlendirdiler

Nilay ÖRNEK

“SAKİN OLMAYA ÇALIŞIYORUM”

TDK bizi şaşırtmakta her gün yeni bir aşama daha kaydediyor. ‘Müsait’ kelimesinin ardından sözlüğü baya takip etmek gerekiyor anlaşılan.

Hayatım boyunca regl ve regl olmuş kadınla ilgili pek çok esprili/esprisiz ifade duymuşumdur ama “Ben kirlendim” diyen bir kadın duymadım açıkçası! Hani duysam da ‘regl’ anlamam o ayrı!

Feminist demiyorum, Türkiye’de yaşayan kadın olma damarımı attırmadan önce sakin olmaya çalışıyorum. Sakin olmak lazım. İşin uzmanı da değilim.

Bu yüzden Hulki Aktunç’un ‘Büyük Argo Sözlüğü’ne bakıyorum, orada böyle bir şey yok.

Hani biz fazla büyük şehir insanıyız diyelim, Anadolu’da da ‘kirli’ kelimesinin karşılığı olduğunu varsayalım. Ama bu durumda da kavramsal olarak ifade yanlış.

Çünkü ‘kirli’nin karşısına ‘regl ya da ‘regl dönemi’ de yazmıyor ‘regl olmuş kadın’ yazıyor! Kirli sözcüğüne pek çok tanım yaparsınız ama ‘regl olmuş kadın yazmak’ garip.

Özlem GÜRSES

“ASIL KİRLİ OLAN BU KAFALAR”

Türk Dil Kurumu yine inanılmaz bir “sözlül faciası”na imzasını atmış.

“Kirli” kelimesi “regl olan kadın” demekmiş. Peki “regl” ne demek, ya da herkesin anlayacağı bir biçimde söylersek “adet görmek”. Bunu merak eden var mı ?

İki satır biyoloji kitabı okusanız “regl olmanın” o “kutsal” bulduğunuz annelik için tek geçer koşul olduğunu bilirsiniz. Regl, kadının bedeninin anne olmak için hazırlanması demek. Bir doğal ve anatomik döngü, her 28 günde bir yaşanan. Tamamen biyolojik bir süreç. Üstelik kadınların seçebildiği bir durum da değil, böyle doğuyoruz.

Asıl kirli olan bu kafalar ! Her varlığı bir delikten ibaret gören, bir saç telinden, mini etekten, gece sokakta yürüyen kadından “tahrik olan” bu korkunç zihniyet ! Kadını sürekli ya dövülmesi ya tecavüz edilmesi gereken bir varlık olarak gören düşünce yapısı asıl kirli !

Hem de en karasından, en derinininden bir “kirlilik” bu. Doğrudur, bu toplumda kadın “ya şerdir, ya kirlidir”.

Türk Dil Kurumu’nun görevi de bu çarpık zihniyetleri “onaylamak” değildir herhalde.

Sözlükler ne derse desin, biz kadınlar kimin kirli olduğunu biliyoruz. Ve her koşulda bunu haykırmaya devam edeceğiz !

Ayşe Sucu

“ZİHNİYET Mİ DEĞİŞTİ”

Türk Dil Kurumu bunu kuvvetli ihtimal Pers Tuğlacı’nın meşhur Okyanus sözlüğünden almış olabilir. Bu bir yana, sözlük çalışmalarının iki temel yönü vardır. Sözlükler mümkün olduğu kadar zengin bir kelime hazinesi içermeye çalışırlar.; bu minvalde kelimelerin halk ağızlarındaki kullanımlarını da dikkate alırlar. Buna Eski Türkçe’de “zebanzed” denir. Sözlüklerin bu tür kullanımları içeriğine dahil etmesi ele aldığı kavramların toplumsal zihniyet zemini üzerinde tuttukları yeri de gösterir. Buradan hareketle toplumumuzdaki kadın algısıyla ilgili fikir yürütmek mümkündür.
İlginçtir, Şemseddin Sami’nin Kâmus-ı Türkî’sinde ki “kirli” (s. 1224) maddesinde, kadına bir gönderme yokken; hatta erkeğe gönderme varken, Okayanus kirli maddesinde kadına gönderme yapar. Bu takdirde şu soruyu sormak gerekir. Ş.Sami’nin asırlık sözlüğünde böyle bir kullanım yokken, Pars Tuğlacı’nın 1972 basımlı Okyanusun’da neden böyle bir kullanım vardır?İkinci bir soru, sözlükler mi çok gelişti, yoksa zihniyet mi değişti?!

 
2 Mayıs 2016 Pazartesi 17:27 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
HALKOYLAMASINDA NASIL OY KULLANACAKSINIZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZ
KULLANMAYACAĞIM
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:37
  • İkindi16:10
  • Akşam18:50
  • Yatsı20:22
 
Tarihte Bugün
1430 - Osmanlı orduları Selanik ve İyonya'yı fethetti.
1827 - Beethoven, Viyana'da 10 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verildi.
1903 - Marconi'nin telsiz sistemi aracılığıyla Londra ve New York arasında düzenli haber akışı başladı.
1938 - Harp Okulu Mahkemesi, Nazım Hikmet'i 28 yıl hapse mahkum etti.
1950 - Nazım Hikmet, Bursa Cezaevinde açlık grevine başladı.
1957 - Kıbrıs'ta gerginliğin tırmanması üzerine Ada'da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1966 - Leonid Brejnev, Sovyetler Birliği Komünist Partisi birinci sekreterliğine getirildi. Brejnev, ABD'nin Vietnam politikasını kınadı.
1968 - Türkiye'de ilk böbrek nakli, İstanbul'da Doktor Atıf Taykurt ve ekibi tarafından gerçekleştirildi.
1973 - Vietnam Savaşı: ABD'nin son birlikleri de Güney Vietnam'dan ayrıldı.
1979 - Uganda'da İdi Amin rejimi askeri darbeyle devrildi. İdi Amin kaçtı.
1982 - Kanada Yasası ile Kanada bağımsızlığını aldı.
1989 - Londra'da dünyanın ilk tüp beşizleri doğdu.
1989 - DYP Siirt Milletvekili Abdülrezzak Ceylan, TBMM'de bir tartışma sırasında vurularak öldürüldü. ANAP Siirt Milletvekili İdris Arıkan olayın zanlısı olarak tutuklandı.
2004 - Bulgaristan, Estonya, Litvanya, Letonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya NATO'ya kabul edildiler.
2006 - Dünya'nın büyük bir bölümünde gözlemlenen tam güneş tutulması gerçekleşti.
2009 - Türkiye'de yerel seçimler gerçekleşti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık