Türkiye'nin itibarını ayaklar altına alan sözler

Ana Sayfa » Güncel » TBB Başkanı'ndan çok kritik banka uyarısı

TBB Başkanı'ndan çok kritik banka uyarısı

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, ABD'de devam eden Reza Zarrab'ın tanıklık yapacağı davayla ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Feyzioğlu, "İddialar ağır. İddialar bizi ilgilendiriyor. Bu durumda Türkiye'nin yapması gereken çok akıllı bir hamle var; bu dava ile arasına mesafe koymak. Bu davada adı geçenleri kahraman, vatan evlatları olarak savunmaktan vazgeçmek, 'İran'la ticareti bu sayede yaptık' gibi, kendilerinden başka hiç kimseyi ikna edemeyecek savunmalar yapmamak" dedi. Feyzioğlu, dava sonunda Türkiye Cumhuriyeti'ndeki her şirket, her banka kara listeye girebileceği uyarısında bulundu.

 
29 Kasım 2017 Çarşamba 18:28 
Yorum YapYazdır
 
 
TBB Başkanı'ndan çok kritik banka uyarısı

TBB Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Çanakkale Barosu’nu ziyaret etti. Feyzioğlu, ziyareti sırasında Çanakkale Baro Başkanı Bülent Şarlan’a, ressam Yaşar Çallı’nın, Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinde Seymenler tarafından karşılanmasını resmettiği tablonun plaketini hediye etti. Şarlan da Feyzioğlu’na Truva Atı ve Çanakkale Boğazı’nı anlatan seramik figür takdim etti. Baro Başkanı Bülent Şarlan, Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun, Çanakkale Barosu’na kayıtlı, stajını başarıyla tamamlayan 6 genç meslektaşlarının yemin törenine ve 40’a yakın stajyer avukatın derslerine katılacağını söyledi.
İLGİLİ HABERZarrab bugün tanık sandalyesine oturacak
Zarrab bugün tanık sandalyesine oturacak
‘İMAN TAZELEMEK İSTEYEN ÇANAKKALE’YE GELMELİDİR’
Metin Feyzioğlu ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, Çanakkale’de olmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi. Feyzioğlu, “Çanakkale ve Gelibolu bizim için kutsaldır. Çanakkale şehitliklerimizin ve gazilerimizi kahramanlıkları bugünümüze de yol gösteren kahramanlıklardır. O vesileyle Çanakkale’ye gelen birisinin geldiği gibi dönmesi, sanıyorum mümkün değildir. İman tazelemek isteyen kim varsa her zaman tavsiyem Çanakkale’ye gelmelidir. Türk milletinin mücadele azmine, Türkiye Cumhuriyeti’nin gücüne, Türk milletinin kararlılıkla her zorluğu aşacağına dair buradan daha bir umutla emin olup dönecektir. Bizim meselelere bakış açımız, duruşumuz daima millidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk milletinin tarafında oluşumuz sorgulanamaz, tartışılamaz. Hukuka yaklaşımımız da yine bu penceredendir. Ancak bu pencereden yaklaşıldığında biliniz ki evrenselleşmiş ilke ve kuralların uygulanması bu milli duruşumuzun gereğidir” diye konuştu.
İLGİLİ HABERABD basınının gündemi Reza Zarrab
ABD basınının gündemi Reza Zarrab
‘TÜRKİYE BU DAVA İLE ARASINA MESAFE KOYMALI’
Bir gazetecinin ABD’de devam eden Reza Zarrab’ın sanıkken tanık olduğu davayı hukuki yönden nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, konuyla ilgili ortada iki iddianame bulunduğunu ve bunları satır satır okuduğunu söyledi.
İddianamelerin ekindeki delillerin henüz açıklanmadığını, duruşma boyunca açıklanacağını ve gizli kapaklı hiçbir şey olmayacağını ifade eden Feyzioğlu, şunları kaydetti:

“İki iddianameyi satır satır okuduğunuzda, beyan delillerinden yani tanıkların ifadelerinden daha fazla, belgelerden söz edildiğini görüyorsunuz. Bu belgeler para transferlerine ilişkin belgeler ve e-postalara yönelik iletişimin dinlenmesi belgeleri. E-posta server’ları Türkiye’de değil ve e-postaların dinlenmesine, ele geçirilmesine ilişkin. ABD’deki dosyada yetkili mahkemelerin kararları varsa, bu e-postaların da ABD delil hukukuna göre dosyaya kabul edilmesinin mümkün olabileceğini söyleyebiliriz. İşin geleceği yer şu; dosyadaki deliller hukuka uygun ele geçirildi mi, geçirilmedi mi? Dosyadaki deliller sağlam mı, değil mi? İddialar ağır. İddialar bizi ilgilendiriyor. Bu durumda Türkiye’nin yapması gereken çok akıllı bir hamle var; bu dava ile arasına mesafe koymak. Bu davada adı geçenleri kahraman, vatan evlatları olarak savunmaktan vazgeçmek, ‘İran’la ticareti bu sayede yaptık’ gibi, kendilerinden başka hiç kimseyi ikna edemeyecek savunmalar yapmamak. Eğer 5 yıldaki rakam 50 ile 60 milyar dolar ise bundan çok büyük bir ceza bankacılık sistemimize çıkabilir. Her Türk şirketi ve vatandaşı kara listeye de alınabilir. Bu sebeple devlet olarak, ‘Bununla alakamız yoktur’ demek zorundayız. Mesafeyi koymak zorundayız.”
‘150 BİN TON İLAÇ DENİLİYOR AMA GEMİLER 5 BİN TON KAPASİTELİ’
Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, davayla ilgili bugüne kadar dile getirilmediğini söylediği bir hususu şöyle aktardı:
“Altının sahte olduğu ve yaptırımları by-pass etmek için kullanıldığı anlaşıldığında Zarrab ve arkadaşları altından ilaca dönüyorlar. İran’a ilaç sevk etmek görüntüsü altında para transferine giriyorlar. Sorun şu ki şu an yargılanan Hakan Atilla’nın iddianameye yansımış bir ifadesi var. Zarrab’a yazıyor, ‘150 bin ton ilaç naklettiğinizi iddia ediyorsunuz: Belgelerinizde, 150-200 bin ton ilaç ve insani malzeme yazıyor. Ama kullandığınız gemilerin yük kapasitesi 5 bin ton. Dikkat edin buna’ diyor. Şimdi bakın bunlar belge ve Türkiye’den kalkan gemiler bunlar. Türkiye’den kalkan, 150 bin ton yüklendiği söylenen geminin kapasitesi 5 bin ton. Bu işin içine birtakım kamu görevlileri çekiliyor. O zaman Türkiye’nin yapması gereken ‘O kamu görevlileri ile ilgili delilleri bana gönderin ben onu yargılayacağım’ demesi. Yoksa, ‘Bu onun operasyonudur, bunun operasyonudur, dış güçlerdir, üst akıldır’ diyerek biz koskoca bir toplumu, bir milleti, bir devleti ateşe atıyoruz. Bunu söylemek bizim görevimiz. Böyle söylediğim için de ne Amerikancı olurum ne de İran karşıtı olurum. Bir tek tarafımız var bizim: Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti. Bizim görevimiz vatandaşlarımızın, bu milletin milli menfaatini korumak. Benim İran’ın milli menfaatini korumak ya da kişilerin komisyonlarını korumak gibi bir görevim yok.”
‘MİLLİ DAVA DEĞİL AMA MİLLİ SONUÇLARI OLACAK DAVA’
Bu davanın milli değil ama milleti ilgilendiren bir dava olduğunu vurgulayan Feyzioğlu, davanın bedelini işçisi, memuru, köylüsü, çiftçisi, ev hanımı, öğrencisi, çalışanı, gazetecisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin ödeyeceğini söyledi. Feyzioğlu, şöyle konuştu: “Eğer çıkarsa, olası bir muazzam cezanın bedelini biz ödeyeceğiz. Dünyada kara listeye girmenin bedelini biz ödeyeceğiz. Peki ne karşılığında? Eğer bu altın tüccarı İran vatandaşı Zarrab, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve milletimizin yüksek menfaatleri gereği göğsünü siper edip, ‘Başıma ne gelirse gelsin ben Türkiye için gereğini yaparım’ demiş olsaydı, bu bir milli mesele olurdu. Zarrab Efendi, sadece 2012’de 11 milyar ABD doları hacminde, dolar işlemi üzerinden komisyon aldığı için mi bu bir milli dava? Yaklaşık 5 yıllık sürede 55-60 milyar dolarlık işlem üzerinden milyarlarca dolar komisyon toparladığı için mi bu bir milli dava? Bu komisyonu birilerine dağıttığı için mi milli dava? Bu bir milli dava falan değil ama milli sonuçları olacak. Milletimizi bir bütün olarak ilgilendirecek davadır.”
‘BİZ DE YARGILAYALIM BU NAMUSSUZU DEMEK LAZIM’
Amerikan hukukunu iyi bilen biri olduğunu belirterek, profesyonel bilgiyle konuya yaklaşımda bulunduğunu ifade eden TBB Başkanı Prof. Dr. Metin Feyizoğlu, şunları kaydetti: “Bu kadar önemli bir olayda, yaklaşık 7-8 yıllık takipte belgelerin toplanıldığı anlaşılan olayda, davanın Zarrab’ın beyanlarına dayandığını düşünmüyorum. Beyanların belgeleri açıklamaya, belgeleri güçlendirmeye ya da belgelerin üzerine ilave bir delil olarak sunulmaya çalışıldığını görüyorum. Dava ağırlıklı olarak belgelerle yürüyor. Beyanlar buna ilavedir. Jüriye yöneliktir. O sebeple Türkiye’nin, ‘Zarrab kendini kurtarmak için sağa sola iftira atıyor’ demesi, içeride üst akıl diye tutabilir. Ama bu iç politika meselesi değil. Zarrab davası nedeniyle, ‘Ne güzel Türkiye sıkışıyor’ diye kahkaha atanlar olabilir. İçim parçalanıyor. Çünkü bunun bedelini hepimiz ödeyeceğiz. Devlet aklının hâkim olması gerektiğini söylüyorum. Araya derhal mesafe konulmalıdır. Hatta, ‘Siz yargılayın sonra biz de yargılayalım bu namussuzu’ demek lazım. ‘Bunun bağlantılı olduğu kimse, onların da delillerini bulalım. Biz de temizlenmek istiyoruz. Biz de mutlaka bu yargılamayı yapmak zorundayız’ demek lazım. Yeniden yargılama açmamız anlamında bu önemli.”
‘HER ŞİRKET, HER BANKA KARA LİSTEYE GİREBİLİR’
Davanın sonucunun Türkiye’ye yansımalarının neler olabileceği konusuna da değinen Feyzioğlu, şunları söyledi: “Bu davanın sonucunun Türkiye’ye ilk yansıması şu olur: Zarrab’ın kullandığı ve bilerek ve isteyerek işe dahil olmuş bankalara yaptırım gelecektir. ‘Türk Bankası-1’, ‘Türk Bankası-2’ ve ‘Türk Bankası-3’ diye geçen bu bankalara yaptırım gelecektir. Suçun ispatı durumunda, kaçınılmaz görünüyor. Zaten itirafla birlikte ispat yönünde ciddi bir adım atıldı. Rakam eğer 5 yılda 50 milyar doların üstünde illegal bir ticaret hacmi ise bunun cezasının çok yüksek olma ihtimali var. Bunu devlet, ‘Ben emrettim, benim talimatımla yapıldı, bir daha olsa bir daha yaptırırım’ şeklinde sahiplenirse, tüm devlete yönelik bir yaklaşımla karşı karşıya kalabiliriz. Türkiye Cumhuriyeti’ndeki her şirket, her banka kara listeye girebilir. O nedenle ‘Mesafe koyalım’ diyorum. ‘O banka yapmıştır’, tamam. ‘O banka filancanın suç işlemesiyle, rüşvet almasıyla yapmıştır’ ona da tamam. Ama ‘Türkiye bir devlet olarak bu işin içinde asla olmamıştır’ diyebilmek için şu an bunu ispatlamamız ve o pozisyonu almamız lazım. Ama iç politikada üst aklı suçlayarak, içeride geçici bir oy devşirme kaygısıyla sorumsuzca sarf edilen cümleler dışarı da bizi dava ile bütünleştirmeye neden oluyor.”
‘HUKUKÇUNUN SORUNU, PARANIN KAYNAĞININ MEŞRU OLMASI YA DA OLMAMASIDIR’
Feyzioğlu, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin dünkü grup toplantısındaki iddialarıyla ilgili soruya ise şu yanıtı verdi: “Yurtdışına para transferinin siyasi olarak değerlendirilmesi başka, hukuki olarak değerlendirilmesi başka konudur. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı, siyasi bir değerlendirme yaptı. ‘Sen burada taksiciye dövizini bozdur’ derken, ‘Kendi dövizini yurtdışına göndermişin’ dedi. Bu siyasi bir değerlendirme. Doğrudur, yanlıştır. Sayın Cumhurbaşkanı ile bağlantısı vardır, yoktur. Bu benim meselem değil. Bu tamamen siyasi bir melesedir. Bu işin hukuki kısmı, kazanılan, bu gönderilen paraların kaynağıdır. Bu gönderilen paraların kaynağı meşru ise Türk hukukuna göre istediğiniz yere gönderirsiniz. Ama kaynak meşru değilse ya da meşru olmayan kaynağı meşrulaştırılmak için bir aklama süreci çerçevesinde gönderiyorsanız parayı, o zaman hukukun meselesidir. Elimizde şu aşamada bir bilgi yok. Dolayısıyla hukuki olarak yapacağım yorum soyuttur. Paranın kaynağının meşru olması ya da olmamasıdır hukukçunun sorunu. Siyasetçinin sorunu, bir siyasetçinin kendisinin ya da yakınlarının yurt dışına büyük miktarlarda para göndermesini siyasi olarak etik olup, olmadığıdır. O da ayrı bir konudur.”

 
29 Kasım 2017 Çarşamba 18:28 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1793 - Fransa kraliçesi Marie Antoinette giyotinle idam edildi.
1924 - Topkapı Sarayı müze olarak ziyarete açıldı.
1940 - Varşova gettosu Nazi SS birlikleri tarafından kuruldu.
1951 - Pakistan başbakanı Ali Han öldürüldü.
1964 - Çin, ilk atom bombasını patlatarak dünyanın 4. nükleer gücü oldu.
1966 - CHP genel başkanı İsmet İnönü, cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e yazdığı mektubu kamuoyuna açıkladı. İnönü, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idamlarının durdurulmasını istedi.
1970 - Enver Sedat, Mısır devlet başkanı oldu.
1978 - Polonyalı kardinal Karol Wojtla, II. Jean Paul olarak Papa seçildi.
1981 - Isparta cezaevinden izinli çıkan Yılmaz Güney'in yurt dışına kaçtığı ortaya çıktı.
1984 - 3 bin imzalı Gökova'da Santrale Hayır dilekçesi cumhurbaşkanı Kenan Evren'e iletildi.
1990 - Sovyetler Birliği cumhurbaşkanı Gorbaçov, serbest piyasa ekonomisine geçileceğini açıkladı.
1992 - Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak'ın kuzeyindeki Haftanin bölgesinde sınır ötesi harekat başlattı.
1994 - Türk asıllı Alman vatandaşları Leyla Onur ile Cem Özdemir, Almanya parlamentosuna milletvekili seçildi.
2002 - Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin, 7 yıllık yeni görev süresi için düzenlenen halk oylamasında oyların tamamını aldı.
2002 - ABD başkanı George Bush, ABD kongresinin onayladığı, Irak'a savaş açma yetkisi veren kararı imzaladı.
2007 - MacGyver adlı Amerikan dizisinin 7 sezonluk bütün bölümlerini içeren DVD'si çıktı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
6
0
2
18
2
Başakşehir
8
4
3
1
15
3
Beşiktaş
8
4
3
1
15
4
Kasımpaşa
8
5
0
3
15
5
Trabzonspor
8
4
1
3
13
6
Antalyaspor
8
4
1
3
13
7
Konyaspor
8
3
3
2
12
8
Malatyaspor
8
3
3
2
12
9
Göztepe
8
4
0
4
12
10
Alanyaspor
8
4
0
4
12
11
Ankaragücü
8
3
1
4
10
12
Sivasspor
8
2
3
3
9
13
Kayserispor
8
2
3
3
9
14
Bursaspor
8
1
5
2
8
15
Fenerbahçe
8
2
2
4
8
16
Çaykur Rizespor
8
1
4
3
7
17
Akhisar Bld.Spor
8
1
2
5
5
18
Erzurum BB
8
1
2
5
5
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
11.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071324353944
 
On Numara
15.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01081424253541464748495051535459606567737778
 
Sayısal Loto
13.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu181928303639
 
Şans Topu
10.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011117263401
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:45
  • Güneş06:26
  • Öğlen12:18
  • İkindi15:22
  • Akşam17:48
  • Yatsı19:17
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık