Cemaatçiler 'Devletin Valisi'ni tekbir ve sloganla karşıladı!

Ana Sayfa » Siyaset » Tayyip sonrası fetret devrine hazırlanan AKP!

Tayyip sonrası fetret devrine hazırlanan AKP!

Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Koç, Meclis Başkanlığı seçimleri için "BDP'nin son turdaki açık desteğine rağmen, 40'a yakın AKP milletvekili fire vermiştir ve bu koşullarda AKP 3. turda adayını 290'lı oylarda seçtirebilmiştir. Yani kendi içerisinde de Tayyip Bey sonrası fetret dönemine hazırlanan bir AKP manzarası var karşımızda" dedi.

 
3 Temmuz 2013 Çarşamba 17:37 
Yorum YapYazdır
 
 
Tayyip sonrası fetret devrine hazırlanan AKP!

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

Toplantı devam ederken CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç kameraların karşısına geçti, gündemi hakkında açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

MYK'da son ekonomik gelişmelerin ele alındığını ifade eden Koç, hükümetin ekonomide patinaj yapmaya başladığını söyledi.  Hükümetin, "ekonomideki olumsuz tablonun sorumluluğundan kurtulmak için 'faiz lobisi', 'dış odaklar' gibi ne olduğu anlaşılamayan birtakım kesimleri suçlamayı tercih ettiğini" kaydeden Koç, "Ekonomide yaşanan bu tablonun da suçlusu doğrudan Hükümet'tir, artık 'devam devam' demeyi kesip, 'tamam' demeyi de demokratik olarak öğrenmesi gerekmektedir" dedi.

“YÖNETME KABİLİYETİ KALMIŞ OLSAYDI...”

İktidarın ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ülkeyi yönetme yeteneğini kaybettiğini ifade eden CHP Sözcüsü Koç, "Eğer gerçekten yönetme yeteneği ve isteği kalmış olsaydı Başbakanın Reyhanlı'da katledilen yurttaşlarımızı mezhebine göre ayrıma tabi tutmazdı. Bu Alevi bu Sünni diye ayırım yapmazdı. Gerçekten yönetme kabiliyeti olsaydı, yasal haklarını kullanan gencecik çocukların üzerine TOMA'larla, gaz mermileriyle, plastik mermileriyle saldırıp, Türkiye'yi ayağa kaldırmazdı. Emniyet güçlerini yasa dışı müdahaleye zorlamazdı. Bu şekilde 5 yurttaşımızın ölümüne yüzlercesinin yaralanmasına neden olmazdı. Böyle bir olayda vatandaşlarını 'dost', 'düşman' diye ayırmazdı. Gerçek olmadığını bile bile şehir şehir dolaşıp, 'camide de içki içtiler' yalanını defalarca söylemezdi" ifadelerini kullandı.

Koç, bu söylemin Türkiye koşullarında belirli noktalardaki fay hatlarını ateşleyebilecek çok ciddi bir provokasyon olması nedeniyle önemle üzerinde durduklarını dile getirerek “Şükürler olsun ki halkımız bu yalana kanmamıştır. Yine şükürler olsun ki ‘Ben Müslüman’ım yalan söyleyemem’ diyen bir din adamımız ortaya çıkmıştır. Bütün ısrarlarımıza rağmen Kabataş’ta vuku bulduğu iddia edilen o lanetlenecek saldırının faillerini her nedense bir türlü yakalayıp, yargıya teslim edememiştir bu iktidar. Sayın Başbakan bu konuyu da kışkırtıcı bir dille suistimal etmekten geri durmamıştır” diye konuştu.

“BEYAZLIĞIN EN ÜST NOKTASINA TERFİ ETTİ”

Başbakan Erdoğan'ın dünkü grup konuşmasında Kılıçdaroğlu'na "zencilikten beyazlığa geçememiş" diyerek eleştirdiğini söyleyen Koç, şöyle devam etti:

"Gülümseyerek söylüyorum: CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun böyle bir derdi de sorunu da yoktur. O dert Sayın Başbakana aittir, 11 yıllık iktidarının özetidir aslında söyledikleri. Böyle bir kompleksten kurtulamamanın hikayesidir. Muavini Numan Kurtulmuş'un eski deyiminde ifade ettiği gibi 'Harunken, Karun olan' bizzat bu Başbakandır. On yıl önce 'biz bu ülkenin zencileriyiz' diyorken, bugün statükonun patronu konumuna gelip, yani beyazlığın en üst noktasına terfi eden bizzat bu Başbakandır. Elinin ulaştığı her yeri bölen ve böldüğü her yere de kalıcı nefret tohumları eken, bunu da bir siyaset tarzı haline getiren tek bölücü Başbakan, Recep Tayyip Erdoğan'dır."

“FETRET DÖNEMİNE HAZIRLANAN AKP MANZARASI”

Dün yapılan TBMM Başkanlığı seçimlerine de dikkat edilmesi gerektiğini belirten Koç, şunları kaydetti:

“Burada BDP’nin son turdaki açık desteğine rağmen, 40’a yakın AKP milletvekili fire vermiştir ve bu koşullarda AKP 3. turda adayını 290’lı oylarda seçtirebilmiştir. Yani kendi içerisinde de Tayyip Bey sonrası fetret dönemine hazırlanan bir AKP manzarası var karşımızda. Herkes hazırlığını yapıyor, Tayyip Bey sonrası saflar belirleniyor AKP içinde. Başbakan tatilini yarıda kesip geldi. Grup konuşması yapmak için gelmedi. Beşiktaş’ta otururken Kadıköy vapurundan gelen bayanları dikizlediğini söylemişti, TBMM Başkanlığı seçiminde de çıkarttığı adaya oy vermek zorunda bıraktığı AKP milletvekillerini dikizleme görevini yapmak için geldi. Buna rağmen 40’a yakın milletvekili ‘direngezi’ ruhunu hissedip, Tayyip Erdoğan’a karşı bir direnç sergileyip, onun çiçeğine su vermediler dün. 40 yakın milletvekili bu çok önemli.”

“BAŞBAKAN LİCE’DEN ÖZÜR DİLEMEK İÇİN HANGİ YAKINI YOLLAYACAK”

Koç, Lice’de yaşanan olaylara da değinirken süreçle ilgili CHP’nin yaptığı bütün uyarların ortada olduğunu belirterek, “Bunlara kulak tıkayan iktidar, süreçte de tıkanmış gözükmektedir” dedi. Ne sebeple olursa olsun güvenlik güçlerinin kendi yurttaşlarına karşı ateşli silah kullanmasının asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Koç, olayın iktidar tarafından uyuşturucu lobisine bağlanmasının “kolaycılık” olduğunu ifade etti.

Koç, “Her şeyi bir lobiye bağlamak; faiz lobisi, kendi ifadeleriyle ‘Yahudi lobisi’, dış mihraklar, dış odaklar, şimdi uyuşturucu lobisi… Bunlar ucuzcu yaklaşımlar. Bu Başbakan Uludere’de de aynısı yaptı. Orada öldürülen çocukların örgüt üyesi olduğunu söyledi ondan sonra eşi hanımefendiyi yolladı özür dilemek için. Kendi gitmedi, gidemedi, özür de dilemedi. Yarın Lice’den özür dilemek için hangi yola başvuracak? Hangi yakını yollayacak, onu da hep beraber izleyerek göreceğiz” diye konuştu.

“RECEP TAYYİP ERDOĞAN KORKUYOR”

“Bu saatten sonra Başbakan ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin, kime ne şekilde söverse sövsün, hangi yalanı iftirayı ortaya koyarsa koysun, kimi ne şekilde suçlarsa suçlasın yaşananlar ortaya tek bir gerçek çıkarıyor; eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” ifadelerini kullanan Koç, Başbakan’ın iktidarının yolun sonuna geldiğini ifade etti.

Korku toplumu yaratarak, ranta, yağmaya, talana ve yandaş kayırmayla bir paylaşma düzeni kuranların artık korkmaya başladığını söyleyen Koç, “Recep Tayyip Erdoğan korkuyor, korkmakta, korkacak” diye konuştu.

ANKARA EMNİYETİ’NİN GEZİ RAPORUNA TEPKİ

Koç, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün Gezi Parkı eylemleriyle ilgili hazırladığı 86 sayfalık fezlekeye de tepki gösteren Koç, fezlekede çeşitli sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve siyasi partilerle birlikte bazı uluslararası yayın kuruluşlarının da suçlandığını belirterek, bunun bir “akıl tutulması, bühtan yani kara çalma” olduğunu ifade etti.

Koç şöyle devam etti: “Bu süreçte emniyet teşkilatına da bir hatırlatmamız var; kanunsuz emirlere uydunuz, can yaktınız. Kanunsuz şekilde verilen emirlere uymak da suçtur, bizim hukukumuzda. Bu suçu işlediniz, unutmayın. Kimse unutmadı, CHP de unutmadı. Bütün bunların devri Tayyip bittiği zaman, sandıkta gömüldüğü zaman hepsinin hesabını hem ulusal yargıda, hem uluslararası yargıda gereğinde vermek durumda kalacaksınız.”

Raporda 5 CHP’li vekille ilgili de suçlamalarda bulunulduğunu ifade eden Koç, “O CHP milletvekilleri ne söylediyse, ne yaptıysa, Silivri’deki iki arkadaşımız da dahil 134 CHP Milletvekili aynı şeyleri söylüyor, aynı şeyleri yapıyor, yarın da aynı şeyleri söyleyecek, aynı şeyleri yapacak. Gücün yetiyorsa, o fezlekeleri kim hazırlıyorsa, hepimiz için aynı şeyleri hazırla bakalım. Açık meydan. El mi yiğit, kim yiğit görelim bakalım. Öyle ucuza paçayı sıvamak yok” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan’a yönelik, “Sen bu ülkede artık çıbansın, sen bu ülkede ayak bağısın, sen bu ülkenin demokrasi özürlüsü başbakanısın” ifadelerini kullanan Koç, “Giderayak yapacağını yap ama hesabını önce millete, yargıya vereceksin. Kibrini yenemeyen bu Başbakan, dindarlıkla münafıklık arasında gidip gelen bu Başbakan Allah’a da hesabını verecek” dedi.

“BAŞBAKAN’IN TATİLİ ÇOK SÜRSÜN, O YOKKEN TÜRKİYE NEFES ALIYOR”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Koç, Lice’de yaşanan olayın ardından BDP’nin AKP ile “demokratikleşme ile ilgili yasal çalışmaları takip edecek bir mekanizma” teklifine ilişkin şunları söyledi:

“AKP ile BDP arasındaki izdivaç, bu süreçten sonra bir güvensizliğe dönmüş olarak karşımıza çıkıyor. Sayın Başbakan verdiği sözlerin, seçim sathı mahalline girilmeye başlandığı şu günlerde gerçekleştirilebilirliğinin zor oluğunun ayırdına vardı. Şimdi BDP ile AKP arasındaki siyasi izdivacı ne kadar sürdürürler o benim konum değil. Bunun nikâh memurluğunu, arabuluculuğunu CHP biz olarak yapmadık.

AKP, BDP ittifakı kendi kendilerine kurdukları, ne zaman boşanacakları belli olmayan ama seçim yaklaşırken AKP’nin adım atmakta zorlandığı bir süreç olarak ortaya çıkıyor. ‘Anayasa, 23 Nisan’a kadar süre veriyorum’ diye esen, gürleyen, racon kesen Başbakan nerde? Bugün yine kaybolmuş, tatile gitmiş. Bence çok uzun sürsün tatili. O tatil yaptığı sürece Türkiye, rahat nefes alıyor, gerilmiyor. Belki ortadan çekilerek de Türkiye’ye hizmet etmiş, huzuruna katkı sağlamış olabilir.”

AYM KARARI: “STRASBURG’DA HAFİF ÇAPLI BİR HUKUK DEPREMİ OLACAKTIR”

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) uzun tutuklama ve yargılamalarla ilgili kararına ilişkin soru üzerine de Koç, “Anayasa Mahkemesi şu anda hukuki karar almaktan öte siyasi iradenin talepleri doğrultusunda karar alan bir kurum noktasındadır. Bir kişi hakkında kesin yargı kararı olmadan 10 yıla kadar tutuklu kalabileceği Anayasa Mahkemesi tarafından karar bağlanıyor. Bu tuz da kokarsa, daha sonrası ne yapalım dedirtecek bir yaklaşımdır” dedi. Koç, bunun uluslararası yargı boyutunun olduğunu da söylerken, “AİHM, herhalde 10 yılı duyunca da Strazburg’da hafif çaplı bir hukuk depremi olacaktır” diye konuştu. (Ajanslar)

 
3 Temmuz 2013 Çarşamba 17:37 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:52
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık