İkinci el otomobil satışında flaş karar

Ana Sayfa » Medya Kritik » ''Tayyip orijinal, hepimiz marjinal!''

''Tayyip orijinal, hepimiz marjinal!''

Sözcü yazarı Emin Çölaşan kaleme aldı

 
13 Haziran 2013 Perşembe 11:09 
Yorum YapYazdır
 
 
''Tayyip orijinal, hepimiz marjinal!''

SEVGİLİ okuyucularım, bildiğiniz gibi bizler o malum şahıs iktidar olmadan önce mağaralarda yaşıyorduk. Ne zaman ki 2002 yılı geldi ve o şahıs iktidar oldu, bizi mağaralardan kurtardı.
Açık havaya çıktık.
Bize konut verdi. Ülkemizde adına doğalgaz denilen nesneyi hiç bilmezdik. Doğalgazı da o getirdi ve ısınmamızı sağladı.
Elektrik yoktu, şimdi onun sayesinde var.
Yol falan hiç yoktu, şimdi yollarımız var.
Fabrika, sanayi tesisi falan sıfırdı, artık bacalar tütüyor.
Biraz düşünün bakalım, Türkiye’de hastaneler var mıydı! Sağ olsun, hepsini o yaptırdı. Hastalandığımız zaman onun sayesinde hastaneye gidiyoruz.
Bizi uygarlığa kavuşturdu!

* * *

Ben… Ben… Ben… Hep ben, varsa yoksa ben!..
Ruhsal bir rahatsızlığın belirtisi olan sözcük.
Bakanım.
Genelkurmay Başkanım.
Valim.
Genel Müdürüm.
Küçük dağları ben yarattım.
Ben yaptım oldu.
Aynaya baktım, kendimi dev gibi gördüm.
Bana dua edin, sizi mağaralardan çıkarıp adam ettim.
Türkiye bugüne kadar böylesini hiç görmedi. Kasım kasım kasılan, kendisini gökyüzünde gören ve Türkiye’yi o yüce makamdan yönettiğini zanneden bir ilah bu!
Aslında hiçbir şey bilmiyor, nutuklarını eline danışmanları tarafından tutuşturulan notlardan okuyor.
Pot kırıyor, gaf yapıyor, vecizeler yumurtluyor… Sonra başkaları onun kırdığı potları tamir etmek için açıklamalar yapıyor.
Türkiye’de bazılarına göre bir komedi oynanıyor, bazılarına göre ise rezalet sergileniyor.

* * *

Malum şahıs son eylemlerde korktu. Bacakları titredi ve elindeki bütün polis gücünü seferber etti.
O polis gücü ki, verilen emir doğrultusunda önceki gün İstanbul Çağlayan adliyesinde 70 avukatı cübbeleriyle birlikte sürükleyip gözaltına aldı.
Aslında gözaltına alınan avukatlar değil, adalet ve hukuktu.
Dün ülkenin dört bir yanındaki adliye binalarında binlerce avukat protesto gösterileri yaptı.
Bu ülkenin evladı olan polislere günlerce azap çektirdi. 70 saat uyumayan, açlıktan kırılan, bozuk kumanyalarla idare edilmek istenen, kaldırımlara üniformaları ve teçhizatlarıyla yatıp uyuyan polisleri görünce hepimizin içi sızladı.
Aslında sömürü çarkı en çok onların üzerinde çalışıyor. Onların tatili yok, bayramı yok, bir kuruş fazla mesai ücreti yok.
Onlara Türkiye’nin dört bir yanında emirler verilmişti:
“PKK gösterilerine yol verilecek, Apo posterlerine, PKK bayraklarına dokunulmayacak.”
Nitekim iyice şımaran katil İmralı’dan mesaj gönderdi:
“Meydanları ulusalcılara, milliyetçilere, Kemalistlere kaptırmayın.”

* * *

Dün PKK‘lıların Diyarbakır’la Muş arasında bir yerde yayla şenliği vardı.
PKK teröristleri yüzlerinde maskeleri ve ellerinde silahlarıyla birlikte dağdan inip şenliğe katıldılar. Sonra kurulan kürsüye çıkıp gösteri yaptılar.
Birkaç gün önce Cizre‘ye, ilçe merkezine yine silahlarıyla inmişlerdi.
Polis ve asker sessizce izlemekle yetindi.
Oysa direnişçiler ülkenin dört bir yanında akıllı bir taktik uygulayıp polis müdahalesini sıfıra indirebilirdi!
Gaz yememek, TOMA (TOplumsal Müdahale Aracı) müdahalesinden kurtulmak için yapacakları bir tek şey vardı:
Bayrak niyetine PKK’nın bez parçalarını ve Apo posterlerini asmak, “Biji Apo” sloganları atmak!
O zaman kimse bir şey demezdi.

* * *

Malum şahıs Meclis kürsüsüne çıkmış, nutuk atıyordu:
“Bu olaylarda benim çok önemli bir yakınımın gelinini Başbakanlık ofisinin yakınında, yanında altı aylık çocuğu ile yerlerde süründürdüler, taciz ettiler.”
Demek ki tanıdıklarını bile çok önemli ve önemsiz diye ayırıyor!
Peki kimdir bu önemli yakını? Onun yerlerde süründürülen ve tacize uğrayan gelini kimdir?
Herhangi bir şikayette bulunmuşlar mı?
Dikkat ediniz, isim veremiyor!..
Veremez çünkü böyle bir olay yok. Kafadan atıp milletin aklını karıştırma peşinde.

* * *

Yine benzer lafları:
“Camide içki içtiler!”
Dolmabahçe camisindeki görüntüleri hem de TRT ekranından uzun uzun izledim. Yaralılar ve gazdan etkilenenler en yakın yer olarak camiye sığınmıştı. Yerde acıyla kıvranan çok sayıda yaralı ve onların ilk tedavisini yapan beyaz gömlekliler vardı.
Kamera camide uzun uzun gezindi. Çok sayıda su ve ilaç şişesi vardı ama bir tek içki şişesi yoktu.
Malum şahıs bunu bile hiç sıkılmadan tahrif etmeye yelteniyordu.

* * *

Sevgili okuyucularım, bu olaylar Tayyip‘in içerideki karizmasını çizdi. Bu doğru. Ne yapacağını şaşırmıştı.
Ama en önemli darbeleri yurtdışından aldı.
Taksim olaylarını CNN, BBC, gibi dünyanın önde gelen haber kanalları saatlerce canlı olarak yayınladı. (CNN deyince yanlış anlamayın, bizde yayın yapan o düzmece ve yandaş CNN değil.)
Sadece onlar değil, Japonya ve Çin dahil bütün dünya kanalları yayınlıyordu.
İngilizce yayınları mümkün olduğunca izledim.
Sunucularda gaz maskesi, bazılarında baret ve gözü korumak için deniz gözlükleri.
Bunları izlerken Ankara’da asılı kocaman bir pankartı anımsadım:
“Tayyip, bozkırın ortasında bize deniz gözlüğü taktırdın ya, helal olsun!”
Hiçbir yayında Tayyip lehine bir tek cümle geçmedi.
Her biri “Bu ne rezalet” demeye getiriyor, hükümeti ve polis saldırılarını kınıyordu.
Onlar Tayyip‘in kucağında oturan yandaş-yalaka medya değil ki ağızlarına fermuar çekesin.

* * *

Olay sadece medya ile kalmadı. ABD‘den AB ülkelerine kadar bütün dünya Türkiye’de yaşananları eleştirdi.
Çok sayıda devlet tarafından Tayyip hükümetini kınayan ve eleştiren resmi bildiriler yayınlandı.
Batı dünyası denildiğinde akla bir tek kavram geliyor:
“Demokratik hak ve özgürlükler, fikir ve ifade özgürlüğü.”
Tayyip kafasının asla almadığı, şiddetle reddettiği kavramlar.
Tayyip bir yerde haklı!
Bir padişah kafası, diktatör kafası bunları asla almaz. Onun beyninde sadece bir şey vardır:
“Bana ne!.. Ben seçimle geldim, seçimle giderim. Seçime kadar da istediğim haltı yerim.”
Elinden gelse ve gücü yetse daha neler yapacak da!..
21. yüzyıl Türkiye’sini işte bu kafa yönetiyor.
O orijinal, hepimiz marjinal!

 
13 Haziran 2013 Perşembe 11:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1187 - Selahaddin Eyyubi, Kudüs'ü kuşattı.
1519 - Portekizli kaşif Ferdinand Magellan, 270 kişi ve 5 gemiyle İspanya'dan yola çıktı.
1633 - Galileo Galilei, İspanyol engizisyon mahkemesinde, dünyanın güneşin etrafında döndüğünü söylediği için yargılandı.
1922 - Fransız ve İtalyan kuvvetleri Çanakkale'den çekildi.
1928 - İtalya'da "Yüksek Faşist Konsey" en yüksek yasama organı oldu.
1933 - Başbakan İsmet İnönü ve Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın, Sofya'yı ziyaretinde, 1929 Tarafsızlık Antlaşması'nın süresi uzatıldı.
1937 - İkinci Türk Tarih Kurultayı, Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı.
1937 - Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi'nde, Atatürk'ün de isteğiyle, Türkiye'nin ilk resim ve heykel müzesi açıldı.
1942 - Ukrayna'nın Letiçiv kentinde, Alman SS birlikleri, iki gün çinde yaklaşık 3 bin yahudiyi öldürdüler.
1946 - Fransa'da Cannes Film Festivali başladı.
1946 - Basın Yasası TBMM'de kabul edildi.
1951 - Türkiye'nin NATO'ya katılması kabul edildi.
1969 - John Lennon, The Beatles'dan ayrıldı.
1974 - Honduras'da kasırga: 10 bin kişi öldü.
1977 - Kuzey Vietnam, Birleşmiş Milletler'e kabul edildi.
1980 - Başbakanlığa emekli Amiral Bülent Ulusu atandı.
1981 - İran 149 solcu militanı idam ettiğini açıkladı.
1984 - Beyrut'ta ABD elçiliğine patlayıcı yüklü kamyonla intihar saldırısı yapıldı; 22 kişi öldü.
1988 - Naim Süleymanoğlu, Seul Olimpiyat Oyunlarında halter dalında 6 dünya rekoru kırdı.
1990 - Güney Osetya, Gürcistan'dan bağımsızlığını ilan etti.
1994 - Bakü'de petrol anlaşması imzalandı. İngiliz BP, Amerikan Amaco, Penzol, Rus Lukoil ve TPAO, bir konsorsiyum oluşturdu.
1995 - Deniz Baykal, Necdet Menzir'in görevden alınma isteğini reddeden Başbakan Tansu Çiller'le yürüttüğü DYP-CHP koalisyon hükümetini bozdu. Tansu Çiller hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e verdi.
2002 - İsrail askerleri, Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat'ın karargahındaki üç binayı havaya uçurdu.
622 - Muhammed ile Ebu Bekir, Medine'ye ulaştı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:17
  • Güneş05:59
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:53
  • Akşam18:31
  • Yatsı20:00
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
13.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030923273207
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık