Çalışanlar için hiç de hoş olmayan yeni bir dönem!

Ana Sayfa » Ekonomi » Tarıma 9 milyar destek, 10 milyar vergi

Tarıma 9 milyar destek, 10 milyar vergi

TARIMSAL GELECEK KARANLIK: Hükümet 2014 bütçesinde tarıma 9 milyar TL destek vaadediyor. Ancak toplanacak vergilerin toplamı 210 milyar TL'den fazla.. Türkiye'de ithal ttrım malı artıyor, tarımsal arazilere terkediliyor.. BU durum ülke geleceği açısından felaket demek!

 
15 Aralık 2013 Pazar 09:25 
Yorum YapYazdır
 
 
Tarıma 9 milyar destek, 10 milyar vergi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, geçtiğimiz ay Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) tarafından düzenlenen Gıda Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin  tarımda kendine yeten bir ülke olduğunu belirterek sektörün bugün itibarıyla 75 milyon insanın tamamının yanısıra 30 milyon turistin gıda ihtiyacını karşıladığını, üstüne de 16 milyar dolar tutarında ihracat gerçekleştirdiğini söyledi. Konuşmasında Türkiye'nin gıda tedariki noktasında bir sorununun bulunmadığını öne süren Bakan Eker, buğday, süt ve ayçiçeği üretiminde cumhuriyet tarihinin üretim rekorlarının kırıldığını, bu sayede Türkiye'nin dünyada yedinci büyük tarım ülkesi olduğunu iddia etti.

 

Bakan Eker her fırsatta Türkiye'nin tarım alanında dünya yedincisi, Avrupa'da ise birinci ülke olduğunu iddia ediyor. Peki durum gerçekten böyle mi? Uzmanların, sektörün ve üreticilerin nabzını tutan meslek odalarının görüşüne bakılırsa durumun hiç de öyle olmadığı ortaya çıkıyor.

 

Elinde android telefonlar, ayağında Uzakdoğulu halkların emek sömürüsüyle üretilen Amerikan ayakkabısı, gözünü ve kulağını dünyaya kapatarak yüksek egosunun yelkenlerini çoktan küreselleşme rüzgarına teslim etmiş olanlara anlatması zordur ama buğday, nohut ve mercimek tüm dünyaya bu topraklardan yayıldı.

 

UKRAYNA'DAN BUĞDAY, KANADA'DAN MERCİMEK İTHAL EDİYORUZ

Her bölgede onlarca çeşidi üretilen, makarnadan ekmeğe, bisküviden böreğe gündelik hayatın her alanında tüketilen binlerce ürünün ham maddesi olan buğdayı bugün ithal ediyoruz. Türkiye başta Ukrayna olmak üzere çeşitli ülkelerden yılda yaklaşık 3 ila 5 milyon ton arasında buğday, Kanada'dan mercimek Hindistan'dan nohut ithal ediyor!

Bir zamanlar susam tarlaları bulunan bereketli vadilerde şimdi HES yıkımı var. Türkiye Nijerya, Etiyopya ve Pakistan gibi ülkelerden susam ithal ediyor. Bu yüzden Başbakan Erdoğan'ın Meclis'te hesabını şaşırdığı "çay- simit" ikilisindeki fiyat artışı, simidi gariban yiyeceği olmaktan giderek uzaklaştırıyor.

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre uygulanan yanlış tarım politikaları nedeniyle Türk çiftçisi son on yılda Belçika büyüklüğündeki tarım arazisini terk etti.

 

TÜRKİYE'DE 35 MİLYON DÖNÜM TARIM ARAZİSİ TERK EDİLDİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın'ın verdiği rakamlara göre ise Türkiye'de çiftçilerin terk ettiği ekilebilir tarım arazisi oranı 35 milyon dönüm. Bir başka deyişle 3,5 milyon hektar. ZMO'nun önceki genel başkanı da olan Günaydın, Türkiye Ziraatçılar Derneği'nin(TZD) 25 Ekim'de gerçekleşen 64. kuruluş yıldönümü töreninde yaptığı konuşmada tarım sektörüne ilişkin çarpıcı rakamlara işaret etmişti.

 

'ÜRETİCİ EKTİKÇE İFLAS EDİYOR'

Günaydın, Türkiye'ye komşu sayılan Kosova'nın daha ucuz diye Brezilya'dan tavuk ithal ettiğinin altını çizdiği konuşmasında, benzer gerekçelerle Kahramanmaraş'taki tekstil fabrikasının Amerika'dan pamuk ithal ettiğini belirterek, "Üretici ektikçe iflas ediyor. Tarlasını boş bırakıyor. Memleket artık buğday arpa yetiştiremeyecek duruma gelmiştir. Gerçek budur. Geçen yıl kuraklık oldu diye Gürcistan’dan saman ithal ettik. 90 yıllık memlekette daha önce hiç kuraklık olmadı da sadece AKP döneminde mi oldu? Kimi kandırıyorsunuz? On yıl evvel bu memlekette buğday 30 kuruş, mazot bir liraydı. 3,5 kilo buğday karşılığında bir litre mazot alınıyordu. Bugün buğday 60 kuruş. Mazot 4,5 lira. Bugün 7-8 kilo buğday satarak ancak bir litre mazot alabiliyor üretici. Siz övünün durun Avrupa birincisiyiz diye" ifadelerini kullanmıştı.

 

'ÇİFTÇİYE 9 MİLYAR DESTEK, 10 MİLYAR VERGİ!'

Bakanlığın tarıma 9 milyar lira bütçe verdiğini dile getiren Günaydın, bunun doğru olmadığını öne sürerek, "Türkiye’de çiftçi desteklenmiyor, vergilendiriliyor" iddiasında bulunuyor: "Bugün 4,5 liraya aldığımız mazot devlete 1,5 liraya malolmaktadır. 1,5 lira maliyetli mazotu size 4,5 liraya satıyor. Kilogram başına 3 lira ÖTV, KDV alıyorlar. Tarımda kullanılan mazot miktarı 3,5 milyar litre. 3,5 milyar litre mazotla 3 lirayı çarparsanız sadece mazot alan çiftçiden toplanan verginin 10 milyar liradan fazla olduğunu görürsünüz. Bakanlık 9 milyar lira destek veriyorum diyor. O desteğin de nereye gittiği belli değil. Hadi hepsi çiftçinin cebine gitsin. Ama diğer taraftan sadece çiftçinin cebinden 10 milyardan fazla parayı çekiyorsunuz. Bugün gariban gemicilere, zavallı havacılara mazot 1,5 liradan veriliyor mu verilmiyor mu? Çiftçinin yakasına yapışmışlar cebinde ne varsa alıyorlar. Bir de çiftçiyi destekliyoruz diyorlar" görüşünü savunuyor.

 

,'TÜRKİYE TARIM HAMMADDESİNDE NET İTHALATÇI'

Bakan Eker'in gıda konusundaki sözlerine Günaydın'ın açıklamaları eşliğinde bir kez daha bakılacak olursa tablo pek de iç açıcı değil. Türkiye’nin tarım ve gıda ithalatına ödediği paranın yılda 20 milyar lira olduğunu dile getiren Günaydın, "Türkiye tarım sektöründe ham madde sektüründe net ithalatçıdır. Türkiye gıda sektöründe ihracatçıdır. Yani 76 milyon insanını kendi ürettikleriyle doyuramayacak noktadarıdr. Gerçeği gizlemeye çalışmayalım. Elbette gıda sektörü ihracatçı olsun. Ama ben ihraç edeceğim unun buğdayını bu memlekette üreteyim. Hayvanıma GDO’lu soyayı getirmeyeyim. Bu topraklarda temiz soya üreteyim. Eğer gübre, mazot uygun fiyatla verilse üretemez miyiz? Mazotu 1,5 lira yapsan, dışarıya soya ve mısır için avuç açmasan. Mısırı Amerika'dan, buğdayı Ukrayna'dan, angusu Şili’den, kurbanlık hayvanı Bulgaristan’dan almasan, bu memleketin insanı üretse, para kazansa. Ürettiğimiz sağlıklı besini hep beraber sofralarımızda tüketsek iyi olmaz mı?" diye soruyor.

 

TOPRAKLARINA EL KONULAN 'YERLİ'LERİN TRAVMASI

Siyasetin yönünü belirleyen önceliklerin halkın gerçek gündemini belirleyen önceliklerle örtüşmediği sürece benzeri rakamları ve tespitleri daha çok dinleyeceğiz. Başlıktaki 'yerli' sözcüğü, sömürgeci ülkeler tarafından işgal edilen topraklar üzerinde yaşayan halk için kullanılagelse de, aynı zamanda işgal edilen topraklarda yaşayanlar tarafından da kabul edilmiş olması insanlık tarihinin en acı trajedilerinden biridir. Fiziki ya da örtülü olarak işgal edilen topraklarda yaşayan 'yerli'lerin 'mal'larına el konulmasının yarattığı toplumsal travmaların yüzyılı olan 19. yüzyılın ardından 'ulusal ekonomi' kavramı siyasi literatürdeki yerini aldı. İttihatçıların da benimsediği bu modeli devralan Cumhuriyet'in ilk yıllarında ortaya konulan "yerli malı" kavramı, Türkiye'de piyasa ekonomisine geçişin miladı sayılan IMF destekli 24 Ocak (1980)kararlarına kadar şöyle böyle varlığını sürdürdü. Buğdaydan, üzümden, incirden ve zeytinden bağımsız bir ülke kurmaya soyunan cumhuriyet idealizmi kimi zaman çeşitli nedenlerle eleştiri konusu edilse de bu, "az zamanda çok ve büyük işler yapıldığı" gerçeğini değiştirmez.MALLAR DAHA YABANCI, BİZ DAHA YERLİYİZ!

Ancak bugün gelinen noktada sahip olduğu değerleri birer birer ve yasal olarak elinden kayıp gitmesi karşısında büyük bir şok yaşayan Anadolu halkı tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar kendini toprakları elinden alınan "yerli"ler gibi hissediyor. Rizeli Vatandaş Mustafa'nın "devlet Amerika, biz Kızılderiliyiz" sözüyle, Antalya Ahmetler köyünde su nöbeti tutan Osman Koç'un "Biz Filistin'iz, karşımızda ise İsrail var" sözüne ülke genelinde daha onlarcası eklenebilir.

Bugün bildik kutlama ve anlamarla "yasak savma"ya bile gerek duyulmayan "yerli malı" algısının tuz-buz olduğu bir dönemi yaşıyoruz.

Mallar daha yabancı, biz daha yerliyiz!

Yusuf Yavuz

 
15 Aralık 2013 Pazar 09:25 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1853 - Kırım Savaşı başladı.
1911 - Trablusgarp savaşında İtalyan yüzbaşı Carlo Piazza, Bingazi'deki Osmanlı siperleri üstünde tarihin ilk askeri keşif uçuşunu gerçekleştirdi. Piazza daha sonra ilk askeri amaçlı hava fotoğrafını da çekti.
1912 - Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı ve Sırp orduları arasındaki Kumanova Muharebesi başladı.
1915 - New York'ta 25-30.000 kadın oy hakları için 5. ci caddede yürüyüş yaptı.
1926 - Sovyetler Birliği'nde Leon Troçki ve Grigoriy Zinoviyev, Komünist Partisi Merkez Komitesi üyeliğinden çıkarıldı.
1929 - New York Borsasında hisse senetlerinin değerindeki sürekli düşüş yavaş yavaş paniğe yol açmaya başladı (1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ilk işaretleri)
1940 - Efsane futbolcu Pele, Brezilya'da dünyaya geldi
1946 - Birleşmiş Milletler, ilk genel toplantısını New York'ta yaptı.
1954 - Almanya'nın NATO'ya girişiyle ilgili Paris Antlaşması imzalandı.
1956 - Macaristan'da Sovyet egemenliğine karşı ayaklanma başladı. Bütün ülkeye yayılan gösterilerde, isyancılar Sovyet birliklerinin çekilmesini istediler.
1960 - Genel nüfus sayımı: Türkiye'nin nüfusu 27.754.820
1965 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel hükümeti kurma görevini Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel'e verdi.
1972 - Zonguldak'ta iki ayrı kömür ocağında grizu patlamasında 20 işçi öldü, 76 işçi yaralandı.
1973 - ABD başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı ile ilgili Oval Ofis ses kayıtlarını mahkemeye teslim etmeyi kabul etti.
1981 - Danışma Meclisi ilk toplantısını yaptı.
1983 - Beyrut'ta Amerikan ve Fransız barış gücü karargahlarına patlayıcı yüklü kamyonlarla intihar saldırısı yapıldı. 241 Amerikan deniz piyadesi ve 58 Fransız paraşütçü öldü.
1993 - Karun Hazinesi, 28 yıl sonra Türkiye'ye getirildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:53
  • Güneş06:34
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:14
  • Akşam17:38
  • Yatsı19:07
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
21.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071226293136
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık