CHP Lideri: 'Milli irade diyorsunuz, meclisi satıyorsunuz'

Ana Sayfa » Siyaset » Tarhan'dan AKP'ye: Darbeciler gibi yargılanacaksınız!

Tarhan'dan AKP'ye: Darbeciler gibi yargılanacaksınız!

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan Odatv içn bir makale kaleme aldı. ''Yargılanacaksınız hem de darbeciler gibi'' başlığını taşıyan yazı şöyle:

 
21 Şubat 2014 Cuma 10:32 
Yorum YapYazdır
 
 
Tarhan'dan AKP'ye: Darbeciler gibi yargılanacaksınız!

İki yıl kadar önceydi, birincisi yetmezmiş gibi ikinci özel yetkilileri getirdiğiniz geceydi. Bu kürsüden yine ben şunları söylemişim, demişim ki: "Uzun tartışma ve pazarlıklardan sonra gençleri, demokratik kitle örgütlerini düşman ilan edip susturmaya, başka kadrolarla devam etmeye, bir çifte özel yetkili mahkeme düzeni oluşturmaya karar verdiniz. Hani hukuk devletlerinde özel yetkililere yer yoktu ya Sayın Bakan?" diye sormuşum. "Hani güvenmiyor ve demokrasiye aykırı buluyordunuz ya, belli ki bir gecede fikir değiştirmişsiniz korkudan tir tir titrediğiniz bir yapıya halkı teslim etmeye. Ve şimdi, yıllardır ittifak ettiğiniz güçlere karşı bile tetikte uyuyorsunuz. Bir vakit kardeşiniz olan bugün nasıl düşmanınız olduysa, bir gün, iktidar paylaştığınız odaklarla da ittifaklar bozulabilir." demişim. "Karşılıklı sırlar devreye girer. İşte tam da bundan bu gece yarısı operasyonunuz." Ve sormuşum: "Mesleğin ilkelerine ihanet eden, intikama tembihli yargıyı kim yarattı?" "Demokrasi ve özgürlükleri korumakla görevli yargıçları kim birer sürek avcısına çevirdi? Kimin yaptığının, cemaatin mi, AKP'nin mi yaptığının ne önemi var ki, toplumu kurban ettiniz" "İktidarı paylaştığınız güçlerle güç dengesi sağlamak için Rambo tipi mahkemelerinizi şimdi aranızda paylaşıyorsunuz." demişim ve uyarmışım: "Bu politikalarınız, güvenlikçi politikalarınız sizi yeniden ve yeniden yasa yapmaya zorlayacak. Tüm gölgesinden korkanlar gibi bunu yapacaksınız ve bu dirlikten kurtulamayacaksınız çünkü korku dağları bekliyor." demişim ve bütün söylediklerimiz bugün gerçekleşti.

 

SİMİT YİYEREK BESLENENLERLE DOLAY YİYEREK SEMİNERENLER ORTAYA ÇIKTI

Savaş açınca birbirinize, yıllarca gizlenen, üstü örtülen kirli çamaşırlar ortaya saçıldı, günahlar, masumların hayatını karartmalar, sahte kanıtlardan sonra tehditler havada uçuştu. "Ne istediler de vermedik?"karşılığında, ne isterseniz yapmanıza, anlaşılan, izin verilmişti ama yaptıklarınız öyle, bini aşmış ki öyle böyle değil, inanın, öyle böyle değil. Bunları gizlemek şimdi bütün derdiniz "demokratikleşme paketi" adı altında. Bu sayede yargı artık işlemiyor. Hukukla değil, aklına estiğinde yapılan kanunlarla yönetilen bir muz, belki de bir ananas cumhuriyetine dönüşmüş bu devlet.

Ve bu ülke, insan suretinde pek çok ortalıkta gezenler gördüğü gibi, hâlâ dolaşıyorlar onlar. Üzerinize alınmanıza gerek yok, Özal dönemini filan hatırlarsınız diye düşünüyorum yaşınız itibarıyla. Rüşvet dolu, para dolu çantalar kol geziyordu sokaklarda, "Rüşvetin belgesi mi olur?"söylemleri dolaşıyordu.

Bugün de, anne tarafından bilmem ama baba tarafından yalancı ve hırsızlar görüyor bu ülke. Soğuktan, açlıktan ölen bebekler varken bu ülkede çalışmadan 100 binlerce liraya kirada rezidansta yaşayanlar var. Eminim bundan da mağduriyet çıkartır böyle adamlar, derler ki: "Zavallı çocuğun bir evi yok, kirada yaşıyor." Derler mi? Bence derler. Uzak tarihler bir yana, iki yakın tarih kim temiz bu ülkede, kim değil, ortaya koymuştur, Haziran direnişi ve 17 Aralık olayı. Simit yiyerek beslenenlerle dolar yiyerek semirenlerin, para sayma makinesi olanlarla yırtık sırt çantaları olanların, gaz yiyen, can verenlerle hak yiyenlerin, kasasında milyonları ortaya koyanlarla yüreklerini ortaya koyanların, eli ayağı titrediğinde babasını arayanlarla hakkını meydanlarda arayanların farkını ortaya koymuştur.

Siz, gençler sokağa çıktığında bağırdınız: "Uluslararası sivil darbe", "beyaz Türk…" Nasıl beyaz Türk'se, kasasında para yok, yara bandı ve Talcid dolu sırt çantası dışında herhangi bir şeyi yok. Ne yaptı ya bu çocuklar? Sit alanına villa mı yaptı bu çocuklar? Polisler bakanın çocuğunu gözaltına alır, "sivil darbe"; para sayar, "zamanlama manidar…" Yani neredeyse seçimin bile zamanlaması manidar diyeceksiniz, seçimi bile yasaklayacak hâle geldiniz. Yeni moda da "paralel darbe." Sormak istiyorum ya: Siz sakın başınıza darbe filan almış olmayın. Ha bir de ikinci dalga operasyon diye bir şey vardı. Ondan ne yaptınız, merak ediyorum. İkinci dalga operasyonunu kırpıp kırpıp villa mı yaptınız? Tevekkeli değil, bu aralar havada bir "villasına kavuşmuş başbakan" heyecanı var. Onu hissediyoruz.

 

ÖZEL YETKİLİ MAHKEME YERİNE ÖZEL YETKİLİ MAHKEME KURULUYOR

Şimdi, gelelim pakete: "Kendine demokratikleşme paketi." Bundan çıka çıka yolsuzluk örtüsü çıktı, kendinizi korumak için kurduğunuz mahkemeleri yine kendinizi korumak için şimdi kaldırıyorsunuz. Hak için, özgürlükler için, adalet için değil, sadece korkunuzdan kaldırıyorsunuz. Bakın, özel yetkili mahkemeler kaldırılmalıdır. Ancak, yarattığı tüm olumsuz sonuçlar ortadan kaldırılmadan, hesabı sorulmadan gerçekte kaldırılmış sayılmaz. Vicdanları tatmin edecek temiz bir sayfa açmıyorsunuz, koro hâlinde itiraf ettiğiniz kumpası çözmüyorsunuz, bu kisveyle sansürü, rüşveti, baskıcı tutumunuzu gizlemeye çalışıyorsunuz. Demokrasi dışında pek çok şeyi bu pakete sığdırmışsınız, sıkıştırmışsınız ama sağa sola saçılan kirli paralar artık paketlere sığmaz oldu, taşıyor, inanın taşıyor.

Ne kolay ya öyle demokratikleşme filan! Paketin içine isterseniz bir bakalım: suçla ilgisi olmayan bilgilere imha zorunluluğu getiriyorsunuz. Tamam ama, kim tarafından verilecek bu karar? Muhtemelen Başbakan tarafından verilecek. Başbakanın emriyle duruma göre, bilgiler imha edilir mi? Bence edilir. Deliller karartılır, dosyalar kapatılır mı? Kapatılır.

Polise de MİT benzeri soruşturma kalkanı getiriyorsunuz. Yani diyorsunuz ki: "Benim polisime destan yazdırmama kimse karışamaz, kimse hesap soramaz.Mahkeme kararını yerine getirmeyenlere tazminat yok." diyorsunuz, yani "Mahkeme kimmiş?" diyorsunuz ve bu kararı yerine getirmeyenlerin tazminatlarını halkın cebinden ödetiyorsunuz. Özel Yetkili Mahkemelerin yerine özel yetkili bir bakanlık kuruyorsunuz. Bakın, bunun sonuçlarını almaya başladık. Ankara Valiliğinin istemiyle alınan 3 milyon kişiyi on beş gün süreyle arama kararı da neyin nesi? Hiç umurunuzda değil, değil mi bu? Düşünebiliyor musunuz, 3 milyon yurttaş, yasa dışı örgüt üyesiymiş gibi arama kararı ile aranacak. Neyin hazırlığını yapıyorsunuz siz, söyler misiniz, bu neyin hazırlığı?

 

TUTUKLAMAYA OY ÇOKLUĞU MALVARLIĞINA TEDBİRE OY BİRLİĞİ

Mevcut dinleme kararlarının hepsini yok hükmünde saymaya çalışıyorsunuz. Çalanlar halkın cebinden çalmamış gibi, millete sinkaflı sözlerle sövenler sövmemiş gibi mutlu mesut yaşamaya devam etsinler istediniz. Rüşvet rezaletleri bu ülkede hiç yaşanmamış, tarihin en büyük görev değişimleri hiç yapılmamış gibi görevden almalara, yürütmenin durdurulması kararı verilmesini engellemeye çalışıyorsunuz, hırsızların mal varlığına el konulmasını önlemeye çalışıyorsunuz. Has adamlarınızı koruyorsunuz.

Tutuklama için oy çokluğu yeterken mal varlığına el koyma için oy birliği istiyorsunuz. Bakın, mal varlığına el koymada, ayrıca mahkeme gidip AKP'ye soracakmış, sizin kurumlarınıza soracakmış "Bu mal hırsızlık malı mı? İzin verirsen el koyabilir miyim?" diye. Siz mahkemeleri etkisiz, yetkisiz, elsiz kolsuz bırakıyorsunuz. Önce dilimizi kesip sonra ifade özgürlüğü vermek gibi bir şey yapıyorsunuz, farkında mısınız?

Yaptığınız paketle "Alo Fatih" hattını tüm yargıya, ama bu da yetmedi, yetmedi, kör topal da olsa hukukun var sayıldığı bu topraklara tüm ülkeye döşemeye çalışıyorsunuz. Bundan sonra, halk davasını ancak AKP il ve ilçe başkanlıklarında çözsün istiyorsunuz. Bakın, her "hak" dediğinizde siz birilerinin cebini şişirdiniz sadece. Duydunuz mu? "Açım." diyen bir vatandaşa cevap verememiş İçişleri Bakanınız. Yazık, adamcağız ne diyecekti ki. "Sana gelmeyen paralar küfürbaz ihalecileri gitti." mi diyecekti, bu cevabı mı verecekti! Sakın, o asgari ücretli, 4 çocuklu, aç hemşehrisinin açlığı o küfürbaz ihalecileri doyurduğu için olmasın.

 

DARBECİLER GİBİ YARGILANACAKSINIZ

Alt yazılardaki yazıları dahi sansürleten bir manşetlerin efendisi, Rıza Sarraf'ın protokol arkadaşı gibi, yeterince sıfatları yokmuş gibi Başbakanınızı hem polis hem savcı hem hâkim infaz yetkilisi bir cellat yapmaya ne kadar meraklısınız sihirli bir paketle hem de. Kanunla faşist rejim kurulur mu? Bunu sormayın bana, işte kuruluyor. Bunca azıtma hayra alamet değil bence, böyle söyler büyüklerimiz.

Söylediklerimin gerçekleşmesi kâhin olduğumdan değil, tarihin gidişi bize bunu fısıldıyor. Yeni bir kehanet ister misiniz? Çok kötü anılar bırakarak bence gideceksiniz, gerçekten gideceksiniz. Bir kez daha söylüyorum: Cellatları kendi adaletleri ile yargılamak gerekir. Yargılanacaksınız hem de darbeciler gibi kuvvetler ayrılığını, demokratik hukuk devletini, onları yok etmekten yargılanacaksınız. Evet, artık kürsü sizin çünkü hukukçular gayet iyi bilir ki son söz sanığındır biliyorsunuz.

Emine Ülker Tarhan

 
21 Şubat 2014 Cuma 10:32 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1719 - Daniel Defoe'nun ünlü romanı 'Robinson Crusoe' yayımlandı.
1859 - Kızıldeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak Süveyş Kanalı'nın kazılmasına, Mısır'ın Port Said kentinde başlandı.
1874 - Radyo dalgaları üzerinde çalışan ve bu yolla ilk haberleşmeyi sağlayan fizik bilgini Guglielmo Marconi doğdu.
1901 - New York, otomobiller plaka uygulamasını zorunlu hale getiren ilk eyalet oldu.
1914 - İngiliz Fransız kuvvetleri Çanakkale'ye çıkarma harekatı başlattı. Kara savaşları başladı.
1915 - Arıburnu Muharebeleri başladı.
1915 - Seddülbahir Muharebeleri başladı.
1918 - Türkiye'de, Kars ve Ardahan işgalden kurtuldu.
1925 - Mareşal Hindenburg, Almanya'nın halk oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.
1926 - Türkiye İstatistik Kurumu (o dönemki adıyla Merkezi İstatistik Dairesi) kuruldu.
1926 - İran'da Rıza Han Pehlevi, kendisini şah ilan etti.
1941 - Başkomutan Mustafa Kemal'in yaveri Salih Bozok vefat etti.
1945 - 46 ülkeden gelen delegeler Milletler Cemiyeti'nin yerini alacak Birleşmiş Milletler'i kurmak üzere San Fransisco'da bir araya geldi.
1946 - İstanbul Ankara hattında yataklı tren seferleri başladı.
1953 - Cambridge Üniversitesi'nde iki bilim adamı, kalıtsal özellikleri ebeveynden çocuğa taşıyan deoksiribonükleik asit (DNA) adını verdikleri molekül yapısını buldular.
1957 - Antalya'nın Fethiye ilçesinde 7,1 büyüklüğünde bir deprem oldu: 67 kişi öldü.
1962 - Anayasa Mahkemesi kuruldu.
1974 - Portekiz'de Karanfil Devrimi: General Antonio Spinola'nın yönettiği askeri ayaklanmayla Salazar'ın faşist diktatörlüğü devrildi.
1976 - Portekiz'de faşist diktatörlük sonrasında yapılan ilk serbest seçimleri Mario Soares liderliğindeki Sosyalist Parti kazandı.
1983 - Pioneer 10, Plüton'un yörüngesini aştı.
1990 - ABD uzay mekiği Discovery'nin mürettebatı, ilk uzay teleskobu Hubble'ı yer çevresinde yörüngeye oturtmayı başardı.
2000 - TBMM'de grubu bulunan beş siyasi partinin genel başkanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i cumhurbaşkanlığına aday gösteren öneriyi imzalayarak TBMM'ye sundu.
2001 - Merkez Bankası'na özerklik getiren yasa TBMM'de kabul edildi.
2005 - Bulgaristan ve Romanya'nın, Avrupa Birliği'ne girişi için müzakereler başladı.
2005 - Japonya'da tren kazası: 107 ölü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:27
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:20
  • Akşam19:19
  • Yatsı20:59
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık