Fazıl Say'a dünyanın en önemli klasik müzik ödülü

Ana Sayfa » Medya Kritik » Taka'nın sahibi Ahmet Sancak neden makale yazmadı?

Taka'nın sahibi Ahmet Sancak neden makale yazmadı?

Trabzon'un saygın spor yazarlarından Adnan Sungur, Kuzey Ekspres'deki köşesinde cumartesi yayımlanan yazısında ilginç bir konuyu gündeme getirdi. Taka Gazetesi Sahibi Ahmet Sancak'la bir görüşmesine atıfta bulunan Sungur, seçim öncesinde Sancak'ın ‘’neden makale yazmadığını’’ kendisine söylediğini, ancak bunu yazmasının etik olmayacağını belirtti. Ahmet Sancak, acaba neden seçim öncesinde yazı yazmadı?

 
16 Nisan 2014 Çarşamba 15:41 
Yorum YapYazdır
 
 
Taka'nın sahibi Ahmet Sancak neden makale yazmadı?

Trabzon'da basılan, bölgenin en önemli ve başarılı gazetelerinden biri, Doğu Karadeniz dışında Marmara'da da satılarak  Günebakış'la birlikte İstanbul'u Trabzon'un taşrası yapan Taka gazetesi, hükümete yakın yayın politikası izlemekle eleştirilir. Ancak Taka gazetesinde belki de en muhalif yazıları, gazetenin sahibi Ahmet Sancak’a aittir.

 

Ahmet Sancak geçen hafta, Başbakan Erdoğan'a destek için atılan,  iktidar sözcüleri ve destekçilerinin en çok kullandığı ''Dik Dur Eğilme!'' başlıklı bir yazı kaleme aldı. Sancak'ın amacı Erdoğan'a destek değildi elbet de. Hatta iktidara yönelik oldukça sert ifadeler vardı yazıda. Önemli bir yazı.

 

Trabzonlunun ''eğilip bükülmeyen kişiliğinin kaybolmasına’’ yönelik önemli eleştiriler getirdi. ‘’Dik duran kent’’e de, muhalefetin kalesi haline  gelen İzmir'i örnek gösterdi.

 

Trabzon'un ''dik duran'' gazetecilerinden biri olan spor yazarı Adnan Sungur, bu yazıyı Kuzey Ekspres gazetesindeki köşesine taşıdı. Sungur yazının bir yerinde şöyle dedi: ''30 Mart yerel seçimlerinden bir süre önce Sayın Sancak ile tesadüfen karşılaştım. Kendisine, muhalif yazılarını özlediğimizi söyledim. O da bana neden yazmadığını anlattı. İkimiz arasındaki bir konu olduğu için buraya taşımayı uygun görmüyorum, bir gün kendisi neden yazmadığını anlatırsa kamuoyu da öğrenmiş olur.''

 

Sungur'un bu sözleri, Ahmet Sancak'ın neden seçimler öncesinde yazılarına ara verdiği sorusunu gündeme getirdi. Eğer açıklarsa, kamuoyu da merakını giderir.

 

İşte Sancak'ın ve Sungur'un yazıları:

 

DİK DUR EĞİLME! (Ahmet Sancak)

 

Kula kulluğun tavan yaptığı bu iktidar dönemde,

İmanın şekli, biat kültürü ile değiştirilmek isteniyor.

Oysa onurlu dik bir yaşam hiç kimseye feda edilmeyecek kadar özeldir.

İnsanca yaşamın gereği de budur zaten.

Yaşadığımız coğrafya üzerinde ortak değerlerimizi güçlendirmek adına, zaman, zaman köşe yazılarımda sert çıkışlı yazılarımda olabiliyor.

Hangi siyasi parti olursa olsun, benim için siyasi partiler kutsal değerler değiller. Benim için en kutsal toprak; doğduğum, büyüdüğüm yaşadığım ve ebediyete kadar seveceğim şehir Trabzon’dur. Ben bu şehrin öz be öz evladıyım, hayata karşı dik durmayı, bu şehrin değerlerini her zaman koruyan sağlam duruşlu beyefendi insanlarından öğrendim.

Küskünlüğüm o ki; hiçbir şey olmamış gibi, balık hafızalı olup, her şeyi unutalım mı? Hani bizim eğilip bükülmeyen Trabzon insanı?

30 Martta neden iki büklüm olduk? Bunun cevabini hep beraber bulmalıyız. Zira ben de sizden birisiyim. Bunu hep birlikte ilke edindiğimizde ancak çözüm bulabiliriz. Bir de altını çizerek belirtmek isterim ki bu tepkim asla insanların şu ve ya bu partiye niye oy verdiler diye değil. Böyle bir hakkım da yok, zira demokratik bir tavır da değildir zaten.

Benim tavrım Trabzonspor’umuzun uğradığı adaletsizliklere(ki, dün akşam  Eskişehir maçını da izlemenizi öneririm hakem nasıl bizi param parça etti) karşı seçimlerde tepkisiz olmamızdır. Bu hangi parti olursa olsun tepkimizi en belirgin şekilde vermeliydik. Tepki vermezsek değerlerimizi asla koruyamayız. Particilik en büyük değerimiz Trabzonspor’dan daha değerli olmamalı. Trabzonspor’umuzu siyasi bir askla aldatmayalım.

Demokratik tepkimizi verelim ki, Trabzonlun en belirgin özelliği olan “dik horonumuzu“ yeniden kuralım.

Dik Duran Şehir

İzmir Kitap Fuarı’nda imza günüm için Cumartesi gününden bu yana İzmir’deyim.

İzmir’in kendine özgü bir yaşam tarzı vardır her zaman, başka şehirlerle asla mukayese edemezsiniz.

Zira İzmirliler özgürdür ve özgürlükçüdürler. Kendi değerleriyle yaşar ve değerlerine saygı gösterilmesini isterler. Yaşam biçimine müdahale edilmesine, dayatmalara karşı çıkarlar. Yani burada biat kültürü asla sökmez.

Yaşamsal ve kültürel açıdan medeni hayatta toplumların birbirleriyle olan etkileşimleri ile karşılıklı saygı temelleri üzerinde yoğunlaşmış, hoşgörünün ve barışın ve dayanışmanın kentidir İzmir.

İzmir kenti farklılıklarıyla öne çıkıyor her daim. Büyükşehir kent yaşamının ülkemizdeki en çağdaş örneğini oluşturuyor.

Severim ben bu çağdaş kenti, en çok da Karşıyaka sahilini. Sabah yürüyüşümü bu sahilde yaptım, sonra da Vapur İskelesinin karşısındaki Öğretmenler Evi lokalindeki dışarıdaki çoğu dolu masalardan birinde oturdum. Çay söyledim kendime, yan sol masada iki yaşlı emekli öğretmen 30 Mart 2014 yerel seçimlerinin analizini yapıyorlardı. Dayanamadım bende aralarındaki sohbete katildim.

Önce kendimi tanıttım, Trabzonlu bir gazeteciyim dedim. Size bir şey sormak istiyorum.

Bu Cumhuriyetin kalesi olan şehri iktidar gücüne rağmen nasıl savundunuz?

Söze daha yaşlı olan emekli öğretmen Nail amca başladı:

-Çok basit dedi. Biz biat kültürüne prim vermeyiz. Bize “gavur“ diyenlere de hesap sorarız. Tepki veririz.

Devam ediyorum dedi.

- Biz İzmir büyük şehrinin hizmetlerinden memnun değiliz, fakat Cumhuriyeti de asla karanlık zihinlere teslim etmeyiz. Zira biz İzmirliler dik dururuz. Cumhuriyeti ölene dek top yekun savunuruz.

Nail öğretmen; “beni dinlemiyor musun” diye ikaz etti.

-Nereye daldın gittin? diye sordu.

Buruk bir sesle Trabzon’a Trabzon’a dedim.

Saygılarımla

 

TRABZON HORONU NİYE BIRAKTI SAYIN SANCAK? (Adnan Sungur)

Taka Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ahmet Sancak geçtiğimiz gün bir yazı kaleme aldı. Ve güzel bir üslup ile Trabzon kentinin insanlarının artık horonu dik oynayan kimliğinden uzaklaşıp eğilerek oynanan kolbastı’ya geçiş yaptığını ince bir dille anlattı. Ne diyelim, güzel bir yazıydı. Ama neden eğilip bükülmeyen Trabzon insanı, nasıl da iki büklüm olduğu konusunda gerçekçi bir yaklaşım aradım yazıda göremedim!

30 Mart yerel seçimlerinden bir süre önce Sayın Sancak ile tesadüfen karşılaştım. Kendisine, muhalif yazılarını özlediğimizi söyledim. O da bana neden yazmadığını anlattı. İkimiz arasındaki bir konu olduğu için buraya taşımayı uygun görmüyorum, bir gün kendisi neden yazmadığını anlatırsa kamuoyu da öğrenmiş olur.

Kendisine gelinen noktada ve bugün sadece şunu söyleme ihtiyacı hissediyorum.

Trabzon kentinin insanlarının değil sadece, tüm Türkiye’nin niçin böylesine acayip bir süreçten sonra eğilip büküldüğünü anlamak istiyorsanız, kendi gazetende seçim sürecinde neden yazmadığını iyi irdelemeli ve sonra da, ‘Aslında eğilen bükülen Trabzon ve Türk  halkı değil, bu insanların gerçekleri öğrenme hakkını elinden alan herkes suçludur. Keşke tüm kanaat önderleri, sivil toplum örgütleri ve sorumlu noktadaki insanlar, sorumluluklarını her dönem hiçbir çıkar ya da korku duymadan yerine getirebilseler. İşte o zaman Türk halkı da, Trabzonlu da yeniden horon oynamaya başlayacaktır’ diye eleştiri ve özeleştiri yapması gerektiğine inanıyorum

Ve birilerini eleştirirken ya da suçlarken aynaya bakmalıyız, çuvaldızı başkasına batırırken, iğneyi de en azından kendimize dokundurmalıyız  değil mi Sayın Sancak?

Siz ve ben de dahil!...

 
16 Nisan 2014 Çarşamba 15:41 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1299 - Marco Polo Venedik'e döndü.
1402 - Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid, Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilerek esir düştü; Osmanlı devletinde Fetret Devri başladı.
1499 - Davut Paşa komutasındaki Osmanllı donanması komutanlarından Burak Reis, Sapienza adası yakınlarında karşılaşılan Venedik donanması ile çıkan çarpışmada öldü.
1794 - Fransız devrimci lider Maximilien Robespierre, giyotinle başı kesilerek idam edildi.
1808 - Osmanlı Padişahı III. Selim, İstanbul'da IV. Mustafa'nın emriyle boğularak öldürüldü.
1821 - Arjantinli general Jose de San Martin, Lima'ya girerek Peru'nun İspanya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1914 - I. Dünya Savaşı başladı.
1920 - Meksikalı isyancı Panço Villa teslim oldu.
1921 - Kütahya'da toplanan Yunan Savaş Meclisi, Ankara'ya yürüme kararı aldı.
1929 - Savaş esirlerine ilişkin Cenevre Konvansiyonu, 48 ülke tarafından imzalandı.
1939 - Demiryolu Aşkale'ye ulaştı.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz hava kuvvetlerinin Hamburg'u bombalaması sonucu çıkan yangınlarda 42.000 Alman sivil öldü.
1945 - Bir B-25 Mitchell bombardıman uçağı New York'ta Empire State Binasının 78. katına çarptı ve 24 kişi öldü.
1946 - İzmir Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1962 - Yönetmen Elia Kazan, America America filminin çekimlerine İstanbul'da başladı.
1965 - Vietnam Savaşı: ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, Güney Vietnam'daki Amerikan güçlerinin sayısının 75.000 den 125.000 e çıkarılmasını istedi.
1976 - Çin Halk Cumhuriyeti'nin Tangşan bölgesinde meydana gelen 8,2 şiddetindeki depremde 242.769 kişi öldü, 164.851 kişi yaralandı.
1992 - Barcelona'da yapılan 25. Olimpiyat Oyunlarında, halterci Naim Süleymanoğlu, 60 kiloda şampiyon oldu.
1996 - Emperyal gazinolarının sahibi Ömer Lütfi Topal, aracıyla evine giderken açılan çapraz ateş sonucunda öldürüldü.
1997 - Metin Göktepe davası sanığı 6 polis teslim oldu.
2000 - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kapatılan RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın, hakkındaki hapis cezasının durdurulması için yaptığı başvuruyu reddetti.
2002 - TÜPRAŞ yakınındaki Akçagaz Dolum Tesisleri'nde yangın çıktı. 2,5 saatte kontrol altına alınabilen yangın, 3 trilyon lira zarara yol açtı.
2008 - Türkiye'de iktidar partisi AKP'ye kapatma istemi ile açılan dava görüşülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:00
  • Güneş05:06
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:35
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:38
 
Süper Loto
27.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020307081927
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
26.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu142021222603
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık