Suriye'de Türk askerine saldırı; 5 şehit, 9 yaralı

Ana Sayfa » Siyaset » Suriyelilere vatandaşlık verilmesine CHP'den tepki

Suriyelilere vatandaşlık verilmesine CHP'den tepki

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık hakkı verilebeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tepki gösterdi. Özel, Erdoğan ve AKP'nin mülteci sorununu insan hakları sorunu olarak değil, siyasi bir rant, ilerideki seçimlere yönelik siyasi bir adım olarak gördüğünü savundu. CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay da "Herkesin bildiğini saklamanın bir alemi yok. Saman ithal eden Türkiye’nin seçmen ithal etmek gibi bir hazırlık içerisinde olduğunu da söylemek mümkün" dedi.

 
4 Temmuz 2016 Pazartesi 00:10 
Yorum YapYazdır
 
 
Suriyelilere vatandaşlık verilmesine CHP'den tepki

CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kilis’te katıldığı iftarda Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık hakkı verilebileceğine ilişkin sözlerini değerlendirdi. Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözlerinin Türkiye’nin ne kadar kötü yönetildiğine işaret ettiğini belirtip, eleştirdi.

Milletvekili Özel, “Bir kere konu Cumhurbaşkanı değil, hükümetin konusudur. İçişleri Bakanlığı’nın konusudur. Bu konuda karar mercii ise tüm vatandaşlarımız adına TBMM’dir. Dünyadaki bütün ülkelere bakılsın, ne şartlarda vatandaşlığa kabul ediyorlar. Türkiye’nin vatandaşlıkla ilgili ne şartları var. Bir anda, bir gecede böyle ağızdan çıkmayla böyle bir şeyi öneriyor olması tek adam tarafından yönetilmeye çalışılan Türkiye’nin ne kadar kötü idare edildiğini ve ne hale geldiğini gösteriyor” dedi.

‘TEHLİKE İLE KARŞI KARŞIYAYIZ’

Suriye’de barış umudunu sürekli diri tutmak ve bunun için bir şeyler yapmak gerektiğine dikkati çeken Özel, “Eğer Suriye’de barış için bir şeyler yapmazsanız, bu soruna kalıcı bir çözüm bulmazsınız başka bir tehlike ile karşı karşıya kalınabilir. Türkiye’nin Avrupa Birliği ve dünyadan beklentileri var. Türkiye’nin ulusal bir tezi var. Bu yükü hep birlikte kaldırmalıyız. Siz, biz hepimiz, ‘Vatandaş yapabilir’ derseniz Avrupa Birliği ve dünyadaki ülkeler ile Türkiye’ye en büyük göç dalgasını en büyük mülteci sorununu birlikte aşmamızla ilgili Türkiye tezini bir anda çöpe atmış olursunuz. Bu vakitten sonra kimse sizin tezinizi de, sizin savunmanızı da ciddiye almaz. Zaten kendinizi de savunamazsınız” diye konuştu.

 

‘YAKLAŞIMLARI DOĞRU DEĞİL’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin mülteci sorununu bir insan hakları sorunu olarak görmediğini savunan Özel, şöyle devam etti:

“Bu konuyu, içeride ve dışarı da bir siyasi rant kapısı, siyasi koz olarak gördü. Terminolojisinde bile onlara hitap ederken, Türkiye’de ‘ensarlar’ ve ‘muhacirler’ diyor. Ensar ve muhacir üzerinden bir yaklaşım doğru değil. İnsan hakları üzerinden hak temelli bir yaklaşım doğrudur. Korunmaya muhtaç olanlar, onu koruyanlar İslam tarihiden referans yaparak bu yaklaşımlarda bulunulması doğru değildir. AKP ve Cumhurbaşkanının mülteci meselesine yaklaşımı din eksenli, mezhep eksenli, ayrıştırıcı ve çatıştırıcı. Suriye’deki çatışmaları körükleyenler Türkiye’nin içine de bundan sonraki süreçte benzer bir çatışmayı da dayatıyorlar.”

‘ÜLKELERİNE GİTMELERİ TEŞVİK EDİLMELİ’

Kendilyerinin sosyal demokrat bir parti olarak Suriyeliler’e en iyi şekilde evsahipliğini yapılması gerektiğini düşündüklerinin altını çizen Özel, şunları söyledi:

“Yine Türkiye’de ve dünyada barışı savunan bir parti olarak Suriye’de barışın sağlanmasını, Suriyeliler’in evlerine gitme şanslarını yakalamalarını savunuyoruz. Barıştan sonra Suriyeliler’in evleine dönmelerine yönelik teşvik edilmelerini savunuyoruz. Hatta eğer giderlerse Türkiye ile bir bağ kurabilmeleri için ayrıcalıklar verilerek bunun teşvik edilmesini istiyoruz. Örneğin ileride çocuklarını Türkiye’de okutmalarını, burada tatil yapmalarını, Türkiye ile bir gönül bağı, bir ticari bağ, bir sosyolojik bağ kurmalarını da temin edillmesi gerektiğine inanışyoruz. Bunların sonunda gelinen noktada eğer Türkiye’den gidemeyecek durumda olan varsa Türkiye’nin şartlarını, güvenliğini, ekonomisini düşünülerek elbette bir şey yapılacaktır. Neyi nasıl yapılacağını bilim adamları, sosyologlar araştırarak onların yönlendirmesi ile TBMM uzun uzun düşünerek karar verecektir. Bunun için entegrasyon projeleri son derece önemli. Entegrasyonu düşünmeden bu insanların Türkiye ile kültürel, sosyolojik, tarihi bağlarını ve bundan sonraki süreçte bir çatışmanın bir suçun parçası olmak yerine Türkiye’nin bir parçası olacaklar ise bunu da enine boyuna planladıktan sonra gerekli adımları atmak gerekiyor.”

‘GELECEĞE YÖNELİK SİYASİ BİR ADIM’

Suriyeliler’e vatandaşlık hakkı verilmek istenmesini Cumhurbaşkanının kendi siyasi geleceğini düşünerek attığı uyanıkça ama felakete sürükleyen adımlar olduğunu savunan Özel, “Kamplardaki güvenlik, taciz, insan kaçakçılığı haberleri ortada iken, kamplarda pek azı kalırken, bugün sokakta sürünen, otoyollarda kırmızı ışıklarda dilenen, denizlerde boğulan Suriyeliler için hiçbir şey yapmayan hükümet, bir sihirli değnek gibi kimlik kartı vererek sorunu çözeceğini mi sanıyor? Denizde boğulan çocuğun, otoyolda dilenen çocuğun, parklarda ağlayan Suriyeli anaların ceplerine kimlik kartı konulduğunda sorun çözülüyor mu? Onun cebine parayı, çocuğuna işi, eğitimi verebilecek misiniz? Bu gücünüz varsa zaten yapalım. Savaş bitince gidecekler. Bugünkü şartlarda bu acıya karşı duyarsız olanların bugün attıkları adım siyasi bir adımdır. İlerideki seçimlere yönelik bir adımdır. Türkiye’nin sosyolojisini bozmaya, vatandaşlar arasındaki barışı bozmaya yönelik bir adımdır. Bu doğru bir adım değil. Biz Türkiye’nin yapması gerekenin alabildiğine evsahipliği dünya ile birlikte bu yükü kaldırma, barışı tesis ve isteyenlerin ülkelerine dönmesi ve kalmak isteyenlerin de doğru şekilde entegrasyonu savunan bir partiyiz” dedi.

‘ACİZ DURUMDA KALDIK’

Türkiye’nin İsrail ile Rusya ile yaşadığı son gelişmeledi de ğerlendiren Özel, şöyle devam etti:

“Türkiye üzerine düşenleri ciddi bir şekilde enine boyuna tasarlayarak yapmak yerine bir kişinin anlık psikolojilerine göre karar verdiği için her gün bir başka zorlukla karşı karşıya kalıyor. Rus uçağı düşürüldüğünde 10 dakika sonra saraydan, ‘Rus uçağını düşürdük’ diye açıklama gelmişti. Cumhurbaşkanı ile Başbakan uçağı düşürme talimatını kimin verdiği konusunda yarışıyorlardı. Bunun sonucunda Başbakan gitti. Cumhurbaşkanının çıkışları sonucunda Rusya Türkiye’ye ekonomik anlamda çok ciddi anlamda zararlar verdi. Turizm çöktü, tarım çöktü. Efelendiğimiz Rusya’ya özür mektubu yazdı. Putin, bütün dünyaya Türkiye üzerinden ne kadar güçlü olduğunu kendi ülkesinin menfaatlerinin zedelendiğinde neler yapabileceğini gösterirken biz Rusya’nın bu hak bildirmesi karşılığında aciz bir durumda kaldık. Özür dilemek, Cumhurbaşkanının yazdığı mektuba düştü. İlişkileri düzeltmek için Rusya’dan özür dilemek zorunda kaldık. Madem özür dileyecektiniz, ‘O uçağı biz vurdurduk’ neden dediniz? O gün Rusya’ya efelenip vatandaşlarımıza bu kadar zorluğu çektirdikten sonra Rusya’ya yalvar yakar olmuş durumda.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aynı gün İsrail ile ilişkileri düzeltmek adına bambaşka bir şey yaptığı kaydeden Özel, şöyle devam etti:

“Mavi Marmara giderken, o gemiden son dakika AKP milletvekillerinin indiğini biliyoruz. O gemi gitti. O gemide çok insan öldü. ‘Şehitler ölmez’ diye bağırıldı. ‘Mavi Marmara şehitleri’ diye söylendi. Cumhurbaşkanı, ‘Onları biz gönderdik’ dedi. Bugün geldiği noktada, ‘Giderken bana mı sordunuz?’ dedi. İsrail ile Mavi Marmara arasındaki çatışmada, Türkiye Mavi Marmara tarafını bıraktı. İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH) tarafını bıraktı. İsrail tarafına geçti. İHH’ye fırça atıyor. İHH, bir sivil toplum kuruluşu olarak kendisini AKP’den ve Cumhurbaşkanından bağımsızlaştırmamış olmasının cezasını çekiyor. Cumhurbaşkanı, ‘İyi günlerde yanındayım, kötü günlerinde ise seni satarım’ diyor. Eğer Mavi Marmara’daki kişiler şehit ise, o şehitler o gece İsrail kurşunları ile ölmediler. O şehitler mezarlarına gömüldüklerinde de ölmediler. O şehitler öldüyse Cumhurbaşkanı, ‘Bize mi sordunuz gittiniz?’ diyerek israil’e güleryüz, Mavi Marmara’da ölenlere ya da oradan canını zor kurtaranlara da dirsek gösterdiğinde yaşandı. Artık, şunu görüyoruz, hepimizin inancı ‘Her fani birgün ölümü tadacaktır’ ama siyasetteki herkes bilsin her fani siyasette bir gün Recep Tayyip Erdoğan’ın dirseğini tadacaktır. Recep Tayyip Erdoğan en son dirseği İHH’ye ve Mavi Marmara şehitlerine ve Gazze ablukasını yarmaya gidenlere koymuştur. İşte Tayyip Erdoğan ile aydınların arasındaki fark bu. 1970 beri Filistin davasını çıkarsızca ve gerekirse kendi canı pahasına savunan Türk aydınları ve solcuları durdukları yerde yine Filistin’in arkasında dururken Cumhurbaşkanı çıkar ilişkileri yüzünden dün ‘Siyonist’ diyerek kavga ettiği ve halkını dahi hedef göstererek hata yaptığı İsrail’e karşı bugünde barışmak için o gün Gazze’ye insani yardım götürmek üzere binmiş insanları suçlamaktadır.”

ENGİN ALTAY NE DEDİ

Sinop'da bulunan Engin Altay, Suriyelilere, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmalarına olanak tanıyan çalışmanın başlatılmasıyla ilgili olarak açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önce bunun gerekçelerini topluma, vatandaşlara anlatması gerektiğini söyleyen Altay, "Hiç şüphesiz Türkiye müşkül durumda olan, mazlum olan, mağdur olan herkese kucağını açan bir ülkedir. Ancak Suriye politikasındaki baştan beri süregelen yanlışlar, 3 milyon civarında kontrolsüz mültecinin Türkiye’de bulunmasına yol açtı. Baktığımız zaman Cumhurbaşkanının bu konudaki vatandaşlığa geçiş ile ilgili gerekçelerini, kamuoyunu tatmin edecek çerçevede ortaya koyması lazım" dedi. Engin Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:

ABD'DE VE RUSYA SURİYE'DE MUTABAKATA VARDI

"Üzülerek söylememiz lazım ki Cumhurbaşkanının Suriye’de yaşanan son gelişmelerden çok haberdar olmadığı, yada gelişmelere vakıf olmadığı sonucunu da çıkarabiliyoruz. Zira uluslararası güçler Amerika, Rusya başta olmak üzere Suriye’de barışın tesisi konusunda bir mutabakat sağlamış görünüyorlar. Yine öyle görünüyor ki Suriye’ye çok kısa bir sürede barışın geleceği anlaşılmakta. 

Türkiye’deki Suriyelilerin büyük kısmının da aynı şekilde Suriye’de barışın tesisi halinde Suriye’ye gitme arzuları olduğunu biliyoruz. Hal böyleyken bu tarz bir hamlenin altı boş, mesnetsiz, gerekçeleri ortaya konulmamış bir hamlenin başka sebepleri olsa gerek. Bu konuda kamuoyu Cumhurbaşkanı'ndan bir açıklama beklemekte." 

Türkiye'nin bugün terör örgütlerinin lojistik ve insan kaynağı üssüne dönüşmüş bir tablo içinde olduğunu belirten Altay, "Türkiye’de kontrolsüz bir şekilde ne olduğu belli olmayan 3 milyon civarında mültecinin vatandaşlığa geçirilmesi olsa olsa Türkiye’nin iç barış ortamına daha ağır darbeler vurur.

SAMAN İTHAL EDEN TÜRKİYE'DEN, SEÇMEN İTHAL EDEN TÜRKİYE'YE...

Cumhurbaşkanı'nın Suriye'de barışın tesisine çok yaklaşılmışken böyle bir hamlesinin gerekçelerini samimi bir şekilde ortaya koyması lazım" dedi.

Toplum aslında bu gerekçelerin farkında olduğunu belirten ve bu gerekçeyi Cumhurbaşkanı'ndan duymak istediklerini kaydeden Altay, "Vatandaşlık hakkı vereceğiz iddiasının altında yatan art niyeti Cumhurbaşkanı dürüst davranıp, samimi olup toplumla paylaşmalıdır. Herkesin bildiğini saklamanın bir alemi yok. Saman ithal eden Türkiye’nin seçmen ithal etmek gibi bir hazırlık içerisinde olduğunu da söylemek mümkün" diye konuştu.

 
4 Temmuz 2016 Pazartesi 00:10 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:14
  • Akşam17:30
  • Yatsı19:05
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık