Erken seçim kararı ne anlama geliyor?

Ana Sayfa » Siyaset » Suriyelilere vatandaşlık verilmesine CHP'den tepki

Suriyelilere vatandaşlık verilmesine CHP'den tepki

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık hakkı verilebeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tepki gösterdi. Özel, Erdoğan ve AKP'nin mülteci sorununu insan hakları sorunu olarak değil, siyasi bir rant, ilerideki seçimlere yönelik siyasi bir adım olarak gördüğünü savundu. CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay da "Herkesin bildiğini saklamanın bir alemi yok. Saman ithal eden Türkiye’nin seçmen ithal etmek gibi bir hazırlık içerisinde olduğunu da söylemek mümkün" dedi.

 
4 Temmuz 2016 Pazartesi 00:10 
Yorum YapYazdır
 
 
Suriyelilere vatandaşlık verilmesine CHP'den tepki

CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kilis’te katıldığı iftarda Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık hakkı verilebileceğine ilişkin sözlerini değerlendirdi. Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözlerinin Türkiye’nin ne kadar kötü yönetildiğine işaret ettiğini belirtip, eleştirdi.

Milletvekili Özel, “Bir kere konu Cumhurbaşkanı değil, hükümetin konusudur. İçişleri Bakanlığı’nın konusudur. Bu konuda karar mercii ise tüm vatandaşlarımız adına TBMM’dir. Dünyadaki bütün ülkelere bakılsın, ne şartlarda vatandaşlığa kabul ediyorlar. Türkiye’nin vatandaşlıkla ilgili ne şartları var. Bir anda, bir gecede böyle ağızdan çıkmayla böyle bir şeyi öneriyor olması tek adam tarafından yönetilmeye çalışılan Türkiye’nin ne kadar kötü idare edildiğini ve ne hale geldiğini gösteriyor” dedi.

‘TEHLİKE İLE KARŞI KARŞIYAYIZ’

Suriye’de barış umudunu sürekli diri tutmak ve bunun için bir şeyler yapmak gerektiğine dikkati çeken Özel, “Eğer Suriye’de barış için bir şeyler yapmazsanız, bu soruna kalıcı bir çözüm bulmazsınız başka bir tehlike ile karşı karşıya kalınabilir. Türkiye’nin Avrupa Birliği ve dünyadan beklentileri var. Türkiye’nin ulusal bir tezi var. Bu yükü hep birlikte kaldırmalıyız. Siz, biz hepimiz, ‘Vatandaş yapabilir’ derseniz Avrupa Birliği ve dünyadaki ülkeler ile Türkiye’ye en büyük göç dalgasını en büyük mülteci sorununu birlikte aşmamızla ilgili Türkiye tezini bir anda çöpe atmış olursunuz. Bu vakitten sonra kimse sizin tezinizi de, sizin savunmanızı da ciddiye almaz. Zaten kendinizi de savunamazsınız” diye konuştu.

 

‘YAKLAŞIMLARI DOĞRU DEĞİL’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin mülteci sorununu bir insan hakları sorunu olarak görmediğini savunan Özel, şöyle devam etti:

“Bu konuyu, içeride ve dışarı da bir siyasi rant kapısı, siyasi koz olarak gördü. Terminolojisinde bile onlara hitap ederken, Türkiye’de ‘ensarlar’ ve ‘muhacirler’ diyor. Ensar ve muhacir üzerinden bir yaklaşım doğru değil. İnsan hakları üzerinden hak temelli bir yaklaşım doğrudur. Korunmaya muhtaç olanlar, onu koruyanlar İslam tarihiden referans yaparak bu yaklaşımlarda bulunulması doğru değildir. AKP ve Cumhurbaşkanının mülteci meselesine yaklaşımı din eksenli, mezhep eksenli, ayrıştırıcı ve çatıştırıcı. Suriye’deki çatışmaları körükleyenler Türkiye’nin içine de bundan sonraki süreçte benzer bir çatışmayı da dayatıyorlar.”

‘ÜLKELERİNE GİTMELERİ TEŞVİK EDİLMELİ’

Kendilyerinin sosyal demokrat bir parti olarak Suriyeliler’e en iyi şekilde evsahipliğini yapılması gerektiğini düşündüklerinin altını çizen Özel, şunları söyledi:

“Yine Türkiye’de ve dünyada barışı savunan bir parti olarak Suriye’de barışın sağlanmasını, Suriyeliler’in evlerine gitme şanslarını yakalamalarını savunuyoruz. Barıştan sonra Suriyeliler’in evleine dönmelerine yönelik teşvik edilmelerini savunuyoruz. Hatta eğer giderlerse Türkiye ile bir bağ kurabilmeleri için ayrıcalıklar verilerek bunun teşvik edilmesini istiyoruz. Örneğin ileride çocuklarını Türkiye’de okutmalarını, burada tatil yapmalarını, Türkiye ile bir gönül bağı, bir ticari bağ, bir sosyolojik bağ kurmalarını da temin edillmesi gerektiğine inanışyoruz. Bunların sonunda gelinen noktada eğer Türkiye’den gidemeyecek durumda olan varsa Türkiye’nin şartlarını, güvenliğini, ekonomisini düşünülerek elbette bir şey yapılacaktır. Neyi nasıl yapılacağını bilim adamları, sosyologlar araştırarak onların yönlendirmesi ile TBMM uzun uzun düşünerek karar verecektir. Bunun için entegrasyon projeleri son derece önemli. Entegrasyonu düşünmeden bu insanların Türkiye ile kültürel, sosyolojik, tarihi bağlarını ve bundan sonraki süreçte bir çatışmanın bir suçun parçası olmak yerine Türkiye’nin bir parçası olacaklar ise bunu da enine boyuna planladıktan sonra gerekli adımları atmak gerekiyor.”

‘GELECEĞE YÖNELİK SİYASİ BİR ADIM’

Suriyeliler’e vatandaşlık hakkı verilmek istenmesini Cumhurbaşkanının kendi siyasi geleceğini düşünerek attığı uyanıkça ama felakete sürükleyen adımlar olduğunu savunan Özel, “Kamplardaki güvenlik, taciz, insan kaçakçılığı haberleri ortada iken, kamplarda pek azı kalırken, bugün sokakta sürünen, otoyollarda kırmızı ışıklarda dilenen, denizlerde boğulan Suriyeliler için hiçbir şey yapmayan hükümet, bir sihirli değnek gibi kimlik kartı vererek sorunu çözeceğini mi sanıyor? Denizde boğulan çocuğun, otoyolda dilenen çocuğun, parklarda ağlayan Suriyeli anaların ceplerine kimlik kartı konulduğunda sorun çözülüyor mu? Onun cebine parayı, çocuğuna işi, eğitimi verebilecek misiniz? Bu gücünüz varsa zaten yapalım. Savaş bitince gidecekler. Bugünkü şartlarda bu acıya karşı duyarsız olanların bugün attıkları adım siyasi bir adımdır. İlerideki seçimlere yönelik bir adımdır. Türkiye’nin sosyolojisini bozmaya, vatandaşlar arasındaki barışı bozmaya yönelik bir adımdır. Bu doğru bir adım değil. Biz Türkiye’nin yapması gerekenin alabildiğine evsahipliği dünya ile birlikte bu yükü kaldırma, barışı tesis ve isteyenlerin ülkelerine dönmesi ve kalmak isteyenlerin de doğru şekilde entegrasyonu savunan bir partiyiz” dedi.

‘ACİZ DURUMDA KALDIK’

Türkiye’nin İsrail ile Rusya ile yaşadığı son gelişmeledi de ğerlendiren Özel, şöyle devam etti:

“Türkiye üzerine düşenleri ciddi bir şekilde enine boyuna tasarlayarak yapmak yerine bir kişinin anlık psikolojilerine göre karar verdiği için her gün bir başka zorlukla karşı karşıya kalıyor. Rus uçağı düşürüldüğünde 10 dakika sonra saraydan, ‘Rus uçağını düşürdük’ diye açıklama gelmişti. Cumhurbaşkanı ile Başbakan uçağı düşürme talimatını kimin verdiği konusunda yarışıyorlardı. Bunun sonucunda Başbakan gitti. Cumhurbaşkanının çıkışları sonucunda Rusya Türkiye’ye ekonomik anlamda çok ciddi anlamda zararlar verdi. Turizm çöktü, tarım çöktü. Efelendiğimiz Rusya’ya özür mektubu yazdı. Putin, bütün dünyaya Türkiye üzerinden ne kadar güçlü olduğunu kendi ülkesinin menfaatlerinin zedelendiğinde neler yapabileceğini gösterirken biz Rusya’nın bu hak bildirmesi karşılığında aciz bir durumda kaldık. Özür dilemek, Cumhurbaşkanının yazdığı mektuba düştü. İlişkileri düzeltmek için Rusya’dan özür dilemek zorunda kaldık. Madem özür dileyecektiniz, ‘O uçağı biz vurdurduk’ neden dediniz? O gün Rusya’ya efelenip vatandaşlarımıza bu kadar zorluğu çektirdikten sonra Rusya’ya yalvar yakar olmuş durumda.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aynı gün İsrail ile ilişkileri düzeltmek adına bambaşka bir şey yaptığı kaydeden Özel, şöyle devam etti:

“Mavi Marmara giderken, o gemiden son dakika AKP milletvekillerinin indiğini biliyoruz. O gemi gitti. O gemide çok insan öldü. ‘Şehitler ölmez’ diye bağırıldı. ‘Mavi Marmara şehitleri’ diye söylendi. Cumhurbaşkanı, ‘Onları biz gönderdik’ dedi. Bugün geldiği noktada, ‘Giderken bana mı sordunuz?’ dedi. İsrail ile Mavi Marmara arasındaki çatışmada, Türkiye Mavi Marmara tarafını bıraktı. İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH) tarafını bıraktı. İsrail tarafına geçti. İHH’ye fırça atıyor. İHH, bir sivil toplum kuruluşu olarak kendisini AKP’den ve Cumhurbaşkanından bağımsızlaştırmamış olmasının cezasını çekiyor. Cumhurbaşkanı, ‘İyi günlerde yanındayım, kötü günlerinde ise seni satarım’ diyor. Eğer Mavi Marmara’daki kişiler şehit ise, o şehitler o gece İsrail kurşunları ile ölmediler. O şehitler mezarlarına gömüldüklerinde de ölmediler. O şehitler öldüyse Cumhurbaşkanı, ‘Bize mi sordunuz gittiniz?’ diyerek israil’e güleryüz, Mavi Marmara’da ölenlere ya da oradan canını zor kurtaranlara da dirsek gösterdiğinde yaşandı. Artık, şunu görüyoruz, hepimizin inancı ‘Her fani birgün ölümü tadacaktır’ ama siyasetteki herkes bilsin her fani siyasette bir gün Recep Tayyip Erdoğan’ın dirseğini tadacaktır. Recep Tayyip Erdoğan en son dirseği İHH’ye ve Mavi Marmara şehitlerine ve Gazze ablukasını yarmaya gidenlere koymuştur. İşte Tayyip Erdoğan ile aydınların arasındaki fark bu. 1970 beri Filistin davasını çıkarsızca ve gerekirse kendi canı pahasına savunan Türk aydınları ve solcuları durdukları yerde yine Filistin’in arkasında dururken Cumhurbaşkanı çıkar ilişkileri yüzünden dün ‘Siyonist’ diyerek kavga ettiği ve halkını dahi hedef göstererek hata yaptığı İsrail’e karşı bugünde barışmak için o gün Gazze’ye insani yardım götürmek üzere binmiş insanları suçlamaktadır.”

ENGİN ALTAY NE DEDİ

Sinop'da bulunan Engin Altay, Suriyelilere, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmalarına olanak tanıyan çalışmanın başlatılmasıyla ilgili olarak açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önce bunun gerekçelerini topluma, vatandaşlara anlatması gerektiğini söyleyen Altay, "Hiç şüphesiz Türkiye müşkül durumda olan, mazlum olan, mağdur olan herkese kucağını açan bir ülkedir. Ancak Suriye politikasındaki baştan beri süregelen yanlışlar, 3 milyon civarında kontrolsüz mültecinin Türkiye’de bulunmasına yol açtı. Baktığımız zaman Cumhurbaşkanının bu konudaki vatandaşlığa geçiş ile ilgili gerekçelerini, kamuoyunu tatmin edecek çerçevede ortaya koyması lazım" dedi. Engin Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:

ABD'DE VE RUSYA SURİYE'DE MUTABAKATA VARDI

"Üzülerek söylememiz lazım ki Cumhurbaşkanının Suriye’de yaşanan son gelişmelerden çok haberdar olmadığı, yada gelişmelere vakıf olmadığı sonucunu da çıkarabiliyoruz. Zira uluslararası güçler Amerika, Rusya başta olmak üzere Suriye’de barışın tesisi konusunda bir mutabakat sağlamış görünüyorlar. Yine öyle görünüyor ki Suriye’ye çok kısa bir sürede barışın geleceği anlaşılmakta. 

Türkiye’deki Suriyelilerin büyük kısmının da aynı şekilde Suriye’de barışın tesisi halinde Suriye’ye gitme arzuları olduğunu biliyoruz. Hal böyleyken bu tarz bir hamlenin altı boş, mesnetsiz, gerekçeleri ortaya konulmamış bir hamlenin başka sebepleri olsa gerek. Bu konuda kamuoyu Cumhurbaşkanı'ndan bir açıklama beklemekte." 

Türkiye'nin bugün terör örgütlerinin lojistik ve insan kaynağı üssüne dönüşmüş bir tablo içinde olduğunu belirten Altay, "Türkiye’de kontrolsüz bir şekilde ne olduğu belli olmayan 3 milyon civarında mültecinin vatandaşlığa geçirilmesi olsa olsa Türkiye’nin iç barış ortamına daha ağır darbeler vurur.

SAMAN İTHAL EDEN TÜRKİYE'DEN, SEÇMEN İTHAL EDEN TÜRKİYE'YE...

Cumhurbaşkanı'nın Suriye'de barışın tesisine çok yaklaşılmışken böyle bir hamlesinin gerekçelerini samimi bir şekilde ortaya koyması lazım" dedi.

Toplum aslında bu gerekçelerin farkında olduğunu belirten ve bu gerekçeyi Cumhurbaşkanı'ndan duymak istediklerini kaydeden Altay, "Vatandaşlık hakkı vereceğiz iddiasının altında yatan art niyeti Cumhurbaşkanı dürüst davranıp, samimi olup toplumla paylaşmalıdır. Herkesin bildiğini saklamanın bir alemi yok. Saman ithal eden Türkiye’nin seçmen ithal etmek gibi bir hazırlık içerisinde olduğunu da söylemek mümkün" diye konuştu.

 
4 Temmuz 2016 Pazartesi 00:10 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mehmet Polat
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1775 - Amerikan Devrimi başladı. Sömürgeci İngiliz birlikleri ile bağımsızlık savaşçıları, Massachusetts eyaletinin Lexington kentinde ilk çatışmaya girdi.
1904 - Toronto'nun büyük bir kısmı, çıkan yangında harabeye döndü.
1909 - Jeanne d'Arc azize ilan edildi.
1926 - Türk karasularında her türlü denizcilik işlerini Türk vatandaşlarına tahsis eden ve yabancıların kabotaj hakkına son veren Kabotaj Kanunu kabul edildi.
1927 - Mae West, Sex adlı oyundaki rolü müstehcen bulunarak 10 gün hapse mahkum oldu.
1934 - Shirley Temple, Stand Up and Cheer adlı filmde ilk rolünü oynadı.
1938 - Kırşehir ve çevresindeki 6,6 büyüklüğündeki depremde 149 kişi öldü.
1943 - II. Dünya Savaşı: Alman askerleri Yahudileri toplamak için Varşova Gettosu'na girdi.
1943 - İsviçreli kimyager Albert Hofmann çavdarmahmuzundan ürettiği LSDnin etkilerini yaşayan ilk insan oldu
1947 - Hindistan'da Kongre Partisi, ülkenin Hindistan ve Pakistan olarak iki ayrı devlete bölünmesini kabul etti.
1948 - Amerika Birleşik Devletleri yeni bir atom silahını Marshall Adası'nda denedi.
1951 - General Douglas MacArthur, ordudan emekli olarak ayrıldı.
1956 - Monako Prensi III. Rainier ile ABD'li sinema oyuncusu Grace Kelly Monte Carlo'da evlendi. Tören için 25 ülkenin temsilcileri Monako'ya geldi.
1961 - Küba'ya karşı yapılan Domuzlar Körfezi Çıkarması ABD açısından başarısızlıkla sonuçlandı.
1961 - 27 Mayıs'tan sonra ilk basın mahkumiyeti: Ahmet Emin Yalman 25 lira ağır para cezasına çarptırıldı.
1964 - Ford, Mustang modelini piyasaya sunuldu.
1969 - Milliyetçi Hareket Partisi lideri Alparslan Türkeş, "doğum kontrolü suikasttır" dedi.
1971 - Sierra Leone'de cumhuriyet ilan edildi.
1971 - İlk uzay istasyonu Salyut 1 uyduya fırlatıldı.
1971 - ABD'li seri katil Charles Manson, aralarında Roman Polanski'nin hamile eşi Sharon Tate'in de olduğu beş kişiyi öldürdüğü için idam cezası aldı, cezası ömür boyu hapse çevrildi.
1975 - Hindistan'ın ilk uydusu olan Aryabhata fırlatıldı.
1980 - Ajda Pekkan, Eurovision Şarkı Yarışması'nda Şanar Yurdatapan'ın düzenlediği 'Petrol' adlı şarkıyla 16 yarışmacı arasında 15'inci oldu.
1987 - Simpsonlar televizyonda gösterime girdi.
1989 - USS Iowa zırhlısının top taretlerinin birindeki patlama 47 denizcinin ölümüne yol açtı.
1995 - Amerika Birleşik Devletleri'nin Oklahoma eyaletinde Alfred P. Murrah Federal Binası bombalandı, 168 kişi ölü.
1999 - Almanya Federal Meclisi (Bundestag), Bonn'dan Berlin'e taşındı.
2000 - Filipinler havayollarına ait Boeing 737-200 tipi bir yolcu uçağı Davao (Filipinler) şehri yakınlarında düştü: 131 kişi öldü.
2002 - İBDA/C'nin lideri Salih Mirzabeyoğlu'nun idam kararı Yargıtay tarafından onandı.
2005 - Katolik dünyasının yeni Papa'sı 78 yaşındaki Alman Kardinal Joseph Ratzinger oldu. Yeni Papa'nın, 16'ncı Benedict adını kullanacağı belirtildi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
29
19
3
7
60
2
Beşiktaş
29
17
8
4
59
3
Başakşehir
29
18
5
6
59
4
Fenerbahçe
29
16
9
4
57
5
Trabzonspor
29
12
10
7
46
6
Kayserispor
29
12
8
9
44
7
Göztepe
29
12
7
10
43
8
Sivasspor
29
12
5
12
41
9
Kasımpaşa
29
11
7
11
40
10
Malatyaspor
29
10
8
11
38
11
Antalyaspor
29
9
8
12
35
12
Akhisar Bld.Spor
29
9
7
13
34
13
Bursaspor
29
9
6
14
33
14
Alanyaspor
29
9
5
15
32
15
Gençlerbirliği
29
7
9
13
30
16
Konyaspor
29
7
8
14
29
17
Osmanlıspor
29
7
8
14
29
18
Karabükspor
29
3
3
23
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
12.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu052529364751
 
On Numara
16.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02131417192730333742455253555760657072757780
 
Sayısal Loto
14.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu031134374043
 
Şans Topu
18.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080919202510
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:39
  • Güneş05:29
  • Öğlen12:32
  • İkindi16:18
  • Akşam19:14
  • Yatsı20:50
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık