Adalet Yürüyüşü'ne büyük ayıp ve kışkırtma

Ana Sayfa » Güncel » Suriye'den Türkiye'ye ağır suçlama

Suriye'den Türkiye'ye ağır suçlama

Suriye Dışişleri Bakanı Muallim, “Eğer Erdoğan hükümeti olmasaydı bunların hiç biri olmayabilirdi. Bu hükümet teröristlerin topraklarında barınmasına izin verdi, onları silahlandırdı ve eğitip Suriye’ye yolladı'' dedi.

 
22 Ocak 2014 Çarşamba 17:31 
Yorum YapYazdır
 
 
Suriye'den Türkiye'ye ağır suçlama

Suriye'deki iç savaşa çözüm bulmak amacıyla İsviçre’nin Montrö kentinde başlayan Cenevre-2 Konferansında konuşan Suriye Dışişleri Bakanı Dışişleri Bakanı Velid Muallim uluslararası camiadan Suriye’ye silah akışını durdurmasını ve terörizmi desteklemeyi bırakmasını istedi.

Suriye’nin içinde olduğu durumdan dolayı komşularını suçlayan Muallim bazı komşuların olaylar karşısında sessiz kaldığını bazılarının karar almakta zayıf kaldığını söyledi. Konuşmasında Erdoğan hükümetine de eleştiriler yönelten Muallim şunları söyledi:

“Eğer Erdoğan hükümeti olmasaydı bunların hiç biri olmayabilirdi. Bu hükümet teröristlerin topraklarında barınmasına izin verdi, onları silahlandırdı ve eğitip Suriye’ye yolladı. Ama onlar bir gün bu olayların tersine döneceğini kavrayamadılar. Ancak bugün artık bunu anladılar. Terörizmin dini yoktur. Bunu yapmayı sürdürmelerinin nedeni de bu hükümetin tarihi rüyasını gerçekleştirme arzusundan gelmektedir. Kendi hasta akıllarında yer alan tarihi rüyalarını gerçekleştirme arzusu, bu sadece büyük bir aptallık olarak nitelendirilebilir. Tunus’tan Libya’ya Mısır ve Suriye’ye kadar her yere fesat karıştırdılar. Ancak tarihten bir şey öğrenmeyenler bugünü kaybedeler. Tarih derki komşunun evi yanıyorsa senin evin de güvende değildir.”

Muallim’in konuşmasının uzaması üzerine Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, Muallim’e süre uyarısı yaptı. Ancak Muallim konuşmasını tamamlamakta ısrar etti ve “bu benim hakkım” dedi. ABD Dışişleri Bakanı Kerry de konuşmasında, "Beşşar Esed'in kurulacak geçici hükümette yer alması hiçbir şekilde söz konusu olamaz" diye konuştu.

DAVUTOĞLU: BİZ SURİYE'DE KİMİN TERÖRİST OLDUĞUNU BİLİYORUZ
Suriye'deki iç savaşa çözüm bulmak amacıyla İsviçre'nin Montrö kentinde başlayan Cenevre-2 Konferansında konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Biz Suriye'de kimin terörist olduğunu biliyoruz" dedi.

Davutoğlu, 2 milyondan fazla Suriyelinin evlerini terk ederek bölge ülkelerde mülteci konumuna düştüklerini belirten Davutoğlu, Türkiye'nin 700 bin Suriyeli kardeşine kucak açtığını ifade etti. Davutoğlu, "Bu açık kapı politikamızı evleri güvenli olana kadar devam ettireceğiz" dedi.

Milyonlarca Suriyelinin gıda ve ilaç gibi en temel gereksinimlerinden mahrum bırakıldığını, onbinlerce kişinin sistematik kuşatma altında ölümü beklemeye mahkum edildiğini kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi:

"Aç bırakma bir savaş silahı olarak kullanılıyor. Bu insanlık dışı uygulamalara acilen bir son verilmeli ve bunlar cezasız kalmamalı. BM tarafından belgelenen her türlü suç ve alçakça yapılmış insan hakları ihlalleri Suriye'de maalesef yakın geçmişe damgasını vurmuştur."


Sierre Leone'de rejim tarafından insanlığa karşı işlenen suçlarla ilgili kurulan özel mahkemeye savcının sunduğu rapordan alıntı yapan Davutoğlu, "Nuremberg'ten beri bu tür devlet destekli, sanayi makinesi benzeri, sistematik işkence ve katliamlar" görülmediğini kaydetti.

Davutoğlu, "Bu acımasızlık açıkça insanlığa karşı suçtur ve savaş suçu işleyenler veya insanlığa karşı suç işleyenler hesap vermeli" dedi.

"Korkunç görüntüleri görmezden gelmek isteyenler olabilir" diyen Davutoğlu, 20 yıl önce Srebrestsa'daki katliamların da görmezden gelinmeye çalışıldığını hatırlattı. Davutoğlu, "Ancak bu görüntülerin hafızalarda ve vicdanlarda yarattığı etki silinemedi. Srebretintsa'da işlenen suçlar gibi Suriye'deki suçlara ve acımasızlıklara imza atanlar da adaletle yüzleşecekler" dedi.

Esad rejimini sert dille eleştiren Davutoğlu, "Merak ediyorum, nasıl oluyor da rejimin temsilcileri yalanlarıyla tüm uluslararası toplumu kandırabileceklerini düşünüyorlar. Kendi halkına karşı işledikleri tüm korkunç suçlara rağmen hala utanmazlık içinde olanlara bir karşılık vermek bile istemiyorum. Tarih onları acı bir şekilde yargılayacaktır" dedi.

Konuşmasının başlangıcında, üç gün önce Şanlıurfa'da Suriyeli mültecilere yaptıkları ziyareti anımsatan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye'deki mülteci kamplarında doğan ve sayıları 80 bini aşan Suriyeli bebeklerin dramını, savaştan kaçan, ayağını kaybeden kız çocukların yaşadıklarını anımsattı.

"Bu kız çocuklar bizim Türkiye'de ağırladığımız 700 binden fazla teröristten bazıları. Türkiye'de doğan 80 bin 500 çoçuk teröristten bazıları" diyen Davutoğlu, "Evet tabii, daha başka 2 milyon daha terörist var, diğer komşu ülkelere sığınmış olan. Evet tabii, Suriye içinde evlerini terk etmek zorunda kalmış, gıda ve barınacak yer bulmaya çalışan 5 milyon terörist var. Tabii, çok daha fazla sayıda terörist, rejimin vahşeti altında yaşam mücadelesi veriyor. Tabii, çok sayıda şehir Scud füzeleriyle havadan varil bombalarıyla vuruldu çünkü onlar terörist şehirlerdi. Evet, teröristler Scud füzeleri fırlattılar, geniş yerleşim birimlerini top atışına tuttular, varil bombaları, kimyasal silahlar kullandılar, insanları öldürdüler. Gerçekte Suriye'de kimlerin terörist olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz" dedi.

Davutoğlu, Suriye konusunda uluslararası toplumun bugüne kadar başarılı bir sınav veremediğine işaret ederken, şunları kaydetti:

"Bugün burada insan yaşamını ve insan onurunu konuşuyoruz. Buraya göstermelik bir diplomasi yürütmek için gelmedik. Bu konferansın amacı, Urfa'da ziyaret ettiğim Suriyeli kız çocukları, onların neslinin geleceğini kurtarmaktır. Ancak bugün Suriye'de gördüğümüz merhametsizliktir. İnsanlar zulüm altında ezilmekte, suçlar cezasız kalmaktadır. Suriye'de olanlar, insanlık için ve uluslararası toplum için bir utançtır."


Suriye'deki iç savaşın bugüne kadar 150 binden fazla can aldığını söyleyen Davutoğlu, "Rejimin elinde açlığa terk edilen ve işkenceye uğrayan tutuklular, kaybolan kişiler bu sayıya dahil değildir. Bir nesil kaybedilmiş, Suriye'nin ekonomik altyapısı ve kültürel mirası büyük zarar görmüştür" dedi.

Türkiye'nin Suriye konusunda siyasi bir çözümden yana olduğunu bildiren Davutoğlu, konferansın Suriyelilerin çektiği acılara bir son verilmesi açısından önemli olduğunu ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini kaydetti.

"Bizi buraya getiren parametreleri unutmamamız gerek" diyen Davutoğlu, "Bir, ortak amacımız, BM Genel Sekreteri'nin de belirttiği gibi, 30 Haziran 2012'de kabul edilen Cenevre Bildirisi'nin tam uygulanmasının sağlanması. İki, bugüncü konferans ya da Cenevre-2 girişimi tek başına bir hadise değil, daha çok Suriye'de barışı getirecek bir mekanizmadır. Şu andan itibaren kaybedilen her can çok fazladır. Bu nedenle bugün burada başlatılan süreç açık uçlu olamaz. Üç, bu konferansın uygulamaya amaçladığı Cenevre Bildirisi siyasi değişimle ilgilidir. Bunun reçetesi zaten bildirinin içinde bulunmaktadır. Bu da karşılıklı rızayla tüm güvenlik ve istihbarat kurumlarını da içeren tam icra yetkisine sahip geçiş yönetimin kurulması. Bu amacı sulandıracak ya da saptıracak her türlü girişim tartışmasız şekilde en başında reddedilmelidir. Dört, meşruiyetini kaybetmiş, ülkede otoritesini uygulayamayan bir lider ve yakınları ve eli kana bulanmış olanlar iktidarda kalamaz. Beş, kimsenin kendi gündemi veya daha fazla can almak için bu uygulamaları kendi çıkarına kullanmalarına izin verilmemeli. Geciktirme taktikleri ve iktidarı bırakmamak için süreci suistimal etme girişimleri hoş görülmemelidir. Suriye devletinin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü korunmalıdır. Gelecekteki Suriye, dini ya da etnik geçmişi ne olursa olsun, herkesin kanunlar önünde eşit olduğu demokratik, çoğulcu, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne saygılı bir ülke olmalı" dedi.

Davutoğlu, tüm tarafları bu parametreler ışığında sorumlulukla davranmaya çağırdı. Davutoğlu,"Suriye'nin gücü bizim gücümüz olacaktır. Komşularıyla barış içinde olan bir Suriye, bizim güvenliğimizi sağlayacaktır. Suriye Suriyelilere aittir. Suriye halkı demokrasiye ulaşacaktır ve diktatörlüğü yenecektir. Daha parlak bir gelecek Suriye halkını bekliyor. Türkiye bu yolda Suriyeli kardeşlerinin yanında olacaktır" dedi.

 
22 Ocak 2014 Çarşamba 17:31 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık