Erdoğan'a çok sert tepki: Egemenliğimize müdahale!

Ana Sayfa » Siyaset » SURİYE İÇİN SAVAŞ TEZKERESİ MECLİSTEN GEÇTİ

SURİYE İÇİN SAVAŞ TEZKERESİ MECLİSTEN GEÇTİ

Türkiye Büyük millet Meclisi dün gece savaş tezkeresini oyladı. Oylamada CHP ve BDP hayır,AKP evet oyu kullandı. MHP'nin tezkereyi destekleyeceğini açıklamasına karşın sadece Mehmet Şandır evet dedi.

 
4 Ekim 2013 Cuma 08:05 
Yorum YapYazdır
 
 
SURİYE İÇİN SAVAŞ TEZKERESİ MECLİSTEN GEÇTİ

Suriye'ye ilişkin hükümete verilen yetkinin süresinin bir yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık Tezkeresi, dün TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Meclis, iç savaş yaşayan Suriye'den kaynaklanacak tehditlere karşı hükümetin yurt dışına asker gönderme yetkisini 4 Ekim 2014'e kadar uzattı.

MHP 'EVET' OYU VERECEKLERİNİ AÇIKLADI, AMA...

CHP ve BDP milletvekilleri, ilk tezkerede olduğu gibi ret oyu kullanırken, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, "Ordumuzu zaafa uğratmanın vebalini taşıyamayız" görüşüyle 'Evet' oyu kullanacaklarını açıkladı. Hürriyet'in notlarına göre, buna karşın salonda bulunan MHP'lilerden sadece Hatay Milletvekili Mehmet ŞandırAK Partililerle birlikte 'kabul' oyu kullandı. Genel Kurul'da kabul edilen tezkereyle, "hudut, şümul, miktar ve zamanı hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde" Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi konusunda hükümete bir yıl daha yetki verildi.

KUZEY IRAK TEZKERESİ DE YOLDA

TSK'nın Kuzey Irak'ta sınır ötesi operasyon yetkisini uzatan Başbakanlık tezkeresi de aynı saatlerde Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldı. Mevcut sınır ötesi operasyon yetkisi 17 Ekim'e kadar sürerken, yeni tezkerenin bayram tatilinden önce Meclis'ten çıkarılması planlanıyor. İçişleri Bakanı Muammer Güler, yenilenen yetkinin önceki tezkereden çok farklı olmadığını söyledi. Muhalefet sözcüleri,Suriye'de devam eden savaşta AKP iktidarını El Kaide ve El Nusra'yı desteklemekle suçladılar.

YILMAZ: BİZİM İÇİN HEPSİ TERÖR ÖRGÜTÜ

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz eleştirileri şöyle yanıtladı: "Güvenlik riskleri maalesef sınırlarımıza dayanmış insanlarla sınırlı değildir. Sınır boyunda yaşayan vatandaşlarımızın da güvenliğini tehdit eder boyuta ulaşmıştır. Tezkerenin gerekliliğine olan ihtiyaç, 4 Ekim 2012'den bu yana azalmamış, artmıştır. Suriyeli olmayıp Suriye'de savaşanlar, olayı bir mezhep savaşı boyutuna taşımaktadır. Bu durum Suriye halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesine zarar vermekle kalmayıp bölgesel barış ve güvenlik için son derece tehlikeli bir duruma sebep olmaktadır. Bu terör örgütlerinin örtülü gündemleri doğrultusunda gerçekleştirdikleri eylemler, rejime karşı mücadele eden muhalif grupların meşru hak ve arayışlarına uluslararası toplum nezdinde de gölge düşürmektedir. Biz, masum insanları öldüren, adı El Kaide olsun, adı El Nusra olsun, adı ne olursa olsun hepsi terör örgütüdür. Biz birini diğerinden ayırt etmeyiz.

"SAVAŞ İSTEMİYORUZ"

Biz savaş istemiyoruz, biz mevcut savaşı durdurmak istiyoruz. Siyasi körlük Halepçe'deki katliamı görmediği gibi Şam'daki katliamı da görmez. Zaman göstermiştir ki Suriye en fazla kimyasal silah stokuna sahip ülkelerden birisidir. Belli bir zaman geçtikten sonra hiç şüpheniz olmasın ki tarih bizi haklı çıkaracaktır. Bir arkadaşımız, Türkiye'nin dışlandığını, dünyayla uyumlu olmadığını söyledi.Türkiye Suriye ile ilgili bütün politik süreçlerin tam merkezindedir. Türkiye hiçbir süreçte Suriye ile ilgili uluslararası toplantıların dışında değil, bizzat süreçlerin merkezinde bulunmaktadır. Biz vahşet uygulayan Beşşar Esed'in yanında da olmadık, onların yanına gidenlere de rehberlik etmedik. Eğer Beşar Esed'in yanında olursanız kimin kimyasal silah kullandığını görmezsiniz."

SALONUN BOŞ KALMASI DİKKAT ÇEKTİ

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz tezkere görüşmelerine dosyalarla geldi. Yılmaz, yapılan konuşmalar sırasında da notları üzerine çalıştı. Dışişleri BakanlığıMüsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve askeri yetkililerin de katıldığı Genel Kurul'daki görüşmelerde salonun boş kalması dikkat çekti.

TEZKERENİN İÇERİĞİ:

Genel Kurul'da kabul edilen tezkerede, Suriye'deki ihtilafın, bölgesel ve uluslararası barış, güvenlik ve istikrara yönelik giderek artan bir tehdit oluşturduğu belirtildi. Türkiye'nin bu tehdidi her geçen gün daha fazla ve yakından hissettiği ifade edilen ve Başbakan'ın imzasının bulunduğu tezkerede, şunlar kaydedildi:

"KİTLESEL GÖÇ TEHDİTİ"

"Nitekim, bugüne kadar Suriye kaynaklı saldırılarda hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 71'e ulaşmıştır. Ülkemize yönelik göç baskısının boyutları giderek artmaktadır. Halihazırda Suriye halkıyla mevcut kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyelilerin sayısı 500 bini aşmaktadır. Suriye içinde yerlerinden edilmiş kişilerin sayısının ise 5 milyona yaklaştığı hesap edilmektedir. Rejimin izlediği şiddet ve zulüm politikaları çerçevesinde her an sınırlarımıza yönelik ve ülkemiz üzerinde baskı oluşturacak daha büyük bir kitlesel göç hareketiyle karşı karşıya kalınması muhtemeldir. Suriyekaynaklı kitlesel göç hareketi de muhtemel sonuçları itibarıyla ülkemiz yönünden dolaylı bir tehdit oluşturmaktadır.

"İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLENDİ"

Rejim, uluslararası hukuku hiçe sayarak halka yönelik balistik füzeler dahil, ağır silahlar ve ayrım gözetmeksizin havadan yaptığı bombardımanlara ilaveten, kimyasal silah da kullanmaya başlamış; son olarak 21 Ağustos 2013 günü Şam'da kimyasal silahlarla yaptığı saldırıda önemli bir çoğunluğunu çocukların oluşturduğu 1400'ü aşkın Suriye vatandaşı hayatını kaybetmiştir. Bu saldın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olup, bu husus 16 Eylül 2013 tarihinde Birleşmiş Milletlertarafından yayımlanan '21 Ağustos 2013 tarihinde Şam'ın Gota Bölgesi'nde Kimyasal Silah Kullanımı İddialarına İlişkin Rapor'da da teyit edilmiştir.

"KİMYASAL TEHDİT CİDDİ ÖLÇÜDE ARTTI"

Suriye rejiminin kimyasal silah da dahil uluslararası hukuk (1925 tarihli Boğucu, Zehirleyici ve Benzer Gazların ve Bakteriyolojik Araçların Savaşta Kullanımının Yasaklanmasına İlişkin Protokol) tarafından yasaklanmış silahları kullanması, başta ülkemiz olmak üzere Suriye'nin komşularına yönelik yakın ve ciddi tehdidi de azami düzeye çıkarmıştır. Suriye'deki gelişmelerin seyri, bu tarz silahların kullanılmasının engellenmesi ve caydırılmasının sağlanmasına yönelik tedbirlerin alınmasını, ulusal güvenlik çıkarlarımız açısından zaruret arz eden seviyeye ulaştırmıştır.

"KAOSTAN EN ÇOK ETKİLENECEK ÜLKE TÜRKİYE"

Gelişmeler Suriye rejiminin uluslararası normlara aykırı her türlü yöntemi ve silahı kullanabileceği noktaya vardığını göstermektedir. Türkiye, rejimin yapabileceği her türlü saldırıdan ve Suriye'deki belirsizlik ve kaos ortamından en çok etkilenecek ülke konumundadır.

Nitekim, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 27 Eylül 2013 tarihinde kabul ettiği 2118 sayılı Karar da Suriye'de kullanılan kimyasal silahların uluslararası barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğunu teyit etmiştir.

"TEDBİRLERİN ALINMASI ZORUNLU"

Yukarıda belirtilen tüm gelişmeler, ulusal güvenliğimize yönelik Suriye kaynaklı açık ve yakın tehdit oluşturan her türlü eyleme karşı, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımız doğrultusunda gereken tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır.

Bu mülahazalarla; ülkemizin muhtemel tehlikelere karşı güvenliğinin idame ettirilmesini sağlamak, kriz süresince ve sonrasında hasıl olabilecek gelişmeler istikametinde Türkiye'nin yüksek menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, hadiselerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Hükümet'çe takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ve buna imkan sağlayan gerekli düzenlemelerin Hükümet tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için 4 Ekim 2012 tarihli ve 1025 sayılı TBMM Kararıyla Hükümete verilen izin süresinin 4 Ekim 2013 tarihinden itibaren bir yıl süreyle uzatılmasını Anayasanın 92. maddesi uyarınca arz ederim."

 
4 Ekim 2013 Cuma 08:05 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1630 - Evliya Çelebi elli yıl sürecek seyahatlerine başladı.
1692 - Salem, Massachusetts'de bir kadın ve dört erkek cadılık suçlamasıyla idam edildi.
1821 - Navarin Katliamı. Mora İsyanı sırasında Navarin şehrini ele geçiren yunanlar, 3.000 Türk'ü öldürdüler.
1878 - Saraybosna'nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nca işgali.
1895 - James Ryan yüksek atlamada 1,94 m. yaparak dünya rekoru kırdı.
1919 - Afganistan, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1934 - Adolf Hitler Reichsführer ünvanını aldı.
1945 - Vietnam Savaşı: Ho Chi Minh iktidarda.
1953 - İran'da Muhammed Musaddık rejimi devrildi, Muhammed Rıza Pehlevi devri başladı.
1954 - ABD'de komünist partiye yasak getirildi.
1955 - Kuzeydoğu ABD'de Diane kasırgası 200 can aldı.
1960 - Sovyetler Birliği iki köpek, 40 fare, iki sıçan, ve çeşitli bitkiler taşıyan Sputnik-5'i Ay yörüngesine oturtmayı başardı.
1960 - U-2 Krizi: Sovyetler Birliği üzerinde düşürülen casus uçak U-2'nin ABD'li pilotu Francis Gary Powers 10 yıl hapse mahkûm edildi.
1966 - Muş, Varto'da meydana gelen 6,9 şiddetindeki depremde 2394 kişi hayatını kaybetti, 1489 kişi yaralandı.
1978 - Kariye Müzesi soyuldu.
1980 - Suudi Arabistan havayollarına ait bir yolcu uçağı Riyad havaalanına acil iniş yaptıktan sonra yandı: 301 kişi öldü.
1981 - ABD savaş uçakları, Sidra Körfezi üzerinde iki Libya savaş uçağını düşürdü.
1987 - Birleşik Krallık'ta Michael Ryan adlı bir kişi, tüfekle 16 kişiyi öldürdükten sonra intihar etti.
1991 - SSCB'nin dağılma süreci: Devlet başkanı Mikhail Gorbachev evinde göz hapsinde.
1991 - Komünizm yanlısı KGB ve ordu generalleri, Rusya'da darbe girişiminde bulundu.
2002 - Askeri birlik taşıyan bir Rus Mi-26 helikopteri, Çeçen birliklerince Grozni yakınlarında düşürüldü; 118 asker öldü.
2003 - Hamas'a bağlı bir intihar bombacısı Kudüs'te bir otobüse saldırdı; yedisi çocuk 23 İsrailli öldü.
2008 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Erbakan'ın Ev hapsi cezasını affetti.
2008 - Cezayir'in başkenti Cezayir'in 35 mil doğusunda bir polis akademisine bomba yüklü araçla yapılan intihar eyleminde en az 43 kişi öldü, 38 kişi yaralandı.
2008 - Pakistan'ın kuzeybatısındaki bir hastanenin acil girişinde bomba patladı: 23 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:35
  • Güneş05:27
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:24
  • Akşam19:23
  • Yatsı21:01
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık