3 partinin ittifakıyla tezkere kabul edildi

Ana Sayfa » Güncel » "Sümeyye de ilk kısmetine varsaydı..."

"Sümeyye de ilk kısmetine varsaydı..."

Başbakan Erdoğan’ın “Evlilik olayını geri atmayın. Çok seçici de olmayın." sözlerine Sümeyye Erdoğan'lı gönderme.

 
19 Temmuz 2014 Cumartesi 18:36 
Yorum YapYazdır
 
 

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Evlilik olayını geri atmayın. Nasibinizi bulunca kararınızı veriniz. Çok seçici de olmayın. O zaman gülistandan boş çıkarsınız” sözlerini eleştiren Cumhuriyet gazetesi yazarı Nilgün Cerrahoğlu, “Dışarıdan gazel okuyan birilerinin çıkıp Başbakan’ın kızına, “Aman, şu evlilik olayını sakın geri atma. Çok fazla da seçici olma!” demesi hiç yakışık alır mı?” diye sordu.
Cerrahoğlu, yazısında “İşte Sümeyye Erdoğan Hanımefendi’ye bu türden bir önerme… ne denli yakışıksız olursa; Fatih Mevlanakapı Kız Öğrenci Yurdu’nda Başbakan’ın da, henüz okul çağındaki kızlara yaptığı önerme o denli yakışıksız olmuştur” görüşünü dile getirdi.
Nilgün Cerrahoğlu’nun Cumhuriyet gazetesinin bugünkü (19 Temmuz 2014) nüshasında yayımlanan,  ‘Yeni Türkiye’nin Vizyonu: ‘Seçici Olma!’ başlıklı yazısı şöyle:
‘Yeni Türkiye’nin Vizyonu: ‘Seçici Olma!’
Yeni Türkiye’ nin şafağındayız ya…
“Yeni Türkiye”nin ufkunu çizen “önder”, genç kızlara şu tavsiyede bulunuyor:
“Evlilik olayını geri atmayın. Nasibinizi bulunca kararınızı verin. Çok seçici de olmayın. O zaman gülistandan boş çıkarsınız!”
RTE’nin TÜRGEV Fatih-Mevlanakapı Kız Öğrenci Yurdu’nun iftarında, kızlara verdiği nasihat bu!
Nasihatı duyduğumda, “Acaba Erdoğan kendi kızlarına da, böyle ‘armudun sapı, üzümün çöpü demeyin; gülistandan eliniz sonra boş çıkarsınız!’ demiş midir?” diye düşündüm.
“Sümeyye”yi hatırlayınca aklımdan hemen bu düşünceyi kovdum...
Sümeyye Erdoğan bildiğim kadarıyla evli değil ve 29 yaşında.
İlk önüne çıkan kısmete varsaydı, kuşkusuz o da şimdiye dek çoktan evli olurdu, öyle değil mi?
Ama yanlış anlaşılmasın…
Sümeyye Erdoğan sonuçta ister evlenir, ister evlenmez…
Ya da istediği yaşta izdivaç yapar.
Bir yetişkin olarak bunlar yalnız Sümeyye Erdoğan’ın bileceği işlerdir...
Gerçekte ne beni, ne başkalarını ilgilendirir.
Dışarıdan gazel okuyan birilerinin çıkıp Başbakan’ın kızına, “Aman, şu evlilik olayını sakın geri atma. Çok fazla da seçici olma!” demesi hiç yakışık alır mı?
İşte Sümeyye Erdoğan Hanımefendi’ye bu türden bir önerme… ne denli yakışıksız olursa; Fatih Mevlanakapı Kız Öğrenci Yurdu’nda Başbakan’ın da, henüz okul çağındaki kızlara yaptığı önerme o denli yakışıksız olmuştur…
Ama yok…
“Sümeyye kim, Fatih Mevlanakapı Kız Öğrenci Yurdu’ndaki kızlar kim?” deniyorsa; “hanedan bir yana, dünya bir yana” şeklinde bir değerlendirmede bulunulur ki… bu da haliyle bir “üstünler hukuku” durumudur…
‘İslam demokrasisi’ dönüşümü
Nereden tutsanız elde kalan bir fotoğraf….
Fotoğrafa hiç kadın erkek eşitliği açısından bakmaya yeltenmiyorum bile.
“Yeni Türkiye” liderinin, kadın ve erkek eşitliğine inanmadığını çoktan biliyoruz çünkü.
Erdoğan daha 2010 yazında, 12 Eylül referandumuna ramak kala, STK’ler ve bilumum kadın örgütlerinin hazır bulunduğu bir toplantıda bu yaklaşımını ayen beyan ilan etmişti.
“Batı demokrasilerinde böyle bir beyanda bulunan bir başbakanın, bir daha asla kadınlardan oy alamayacağını; yalnız kadın örgütleri değil… partisi de dahil olmak üzere, muhalafet partilerindeki tüm kadın milletvekilleri ve siyasilerce toplu veto/protestoya uğrayacağını; ABD tarafından ne var ki ‘Batı demokrasisi’ yerine, bir süredir ‘İslam demokrasisi’ olarak tarif edilen ‘yeni Türkiye’de kadınların ikinci sınıf bu konumlarının -heyhat!- gitgide içselleştirildiğini”, o dönemdeki yazılarımda hep vurgulamıştım.
Otoriterleşme dönemeci
Referandumdan bu yana geçen dört yılda Türkiye, kadın ve diğer tüm “yurttaşlık hakları” açısından daha da gerilere düştü.
Geçen zaman içinde “İslam demokrasisi” sıfatını dahi yitirdi.
“Türkiye” adının yanında, bundan böyle “demokrasi”nin hiçbir türlüsü anılmıyor.
Türkiye uluslararası platformlarda sade artık “otoriterleşen” ülke olarak adlandırılıyor.
Erdoğan için de doğrudan “otoriter” sıfatı kullanılıyor.
Amerikan Senatosu’nda, müstakbel ABD büyükelçisiyle yapılan son… “Erdoğan’ın otoriterleşme” tartışması buna tipik bir örnek.
Yeni büyükelçi “agremanını” büyük olasılıkla “otoriter” tanımını kullandığı Erdoğan’dan alacak!
“İslam demokrasisi”nin de giderek arka plana itildiği noktada, “üstünlerin hukuku” şimdi öne geçiyor.
17-25 Aralık’ın hiç sorgulanamaz oluşu…
Sorgulamayı bırakın...
İstifa eden bakanlara, “saat kaç?” dahi denemez oluşuna koşut biçimde dayatılan bu “canım fazla seçici olmayın!” kriteri, her birimizi kapsayan bir düstura dönüşüyor.
“Seçici olmayın!” dayatması, yanılmayın… yalnız okul çağındaki kızlara söylenen bir sözden ibaret değil…
Gözümüzün içine sokulan yolsuzluk skandallarına rağmen hiçbir şey olmamışçasına iktidarda kalan siyasi sınıf, orada öyle dururken…
Uluslararası yalnızlığımız -“değerli yalnızlık!”- günden güne artarken…
Yeni Türkiye’nin alternatifleri olarak değil mi ki karşımızda yalnızca Erdoğan ve İhsanoğlu duruyor…
Gerçekte hepimize “Fazla seçici olma! Gülistandan eli boş çıkarsın!” ölçüsü sunuluyor.
“Nasibe” şükredip biz kanaat getirdikçe, son kertede hiçbir şey değişmeyecek ve korkarım bu hep böyle devam edip gidecek.

 
19 Temmuz 2014 Cumartesi 18:36 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:22
  • Güneş06:03
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık