Genelkurmay Başkanı darbe sorularını yazılı yanıtladı

Ana Sayfa » Güncel » Sümeyya Erdoğan'a göre kadın daha az miras almalı

Sümeyya Erdoğan'a göre kadın daha az miras almalı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı ve Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan, tarihte kadınları ezen uygulamaların en çok Batılı ülkelerde görüldüğünü söyledi. Miras konusunun sık sık gündeme getirildiğini belirten Erdoğan ‘Erkeğe evi geçindirme sorumluluğu verilirken, kadına böyle bir sorumluluk verilmediğini ve doğal olarak erkeğe daha çok miras düşmesinin normal, hakkaniyetli ve adil bir durum haline geldiğini görürüz’ dedi.

 
30 Mart 2015 Pazartesi 12:39 
Yorum YapYazdır
 
 
Sümeyya Erdoğan'a göre kadın daha az miras almalı

.

KADEM Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan, AKP Brüksel Siyaset Akademisi’nde “Dünyada Müslüman kadın algısı ve eşitlik mücadelesi” konulu ders verdi.

KADEM olarak feminizm hareketlerinin daha çok öne çıkardığı cinsiyet eşitliği yerine, cinsiyet adaletini savundukları için eleştiriler aldıklarını belirten Erdoğan, “Tek hareket noktamız eşitlikse pozitif ayrımcılıkları istemek hakkımız olmaz. Ama adaletli davranmak söz konusuysa pozitif ayrımcılıkları istemek hakkınız oluyor. Adalet kavramına karşı tepkiselliğin aslında ciddi bir dayanağının olmadığını görüyoruz. Çünkü adalet dediğimiz şey eşitliğin tüm kazanımlarını korumakla kalmıyor, eşitliğin boşlukta bıraktığı alanları doldurma gibi de bir iddia taşıyor. Dolayısıyla adalet, kadını daha iyi bir noktaya taşıyan bakış açısı oluyor” dedi.

Bazı Müslüman ülkelerdeki cinsiyet adaletsizliği olarak yorumlanabilecek uygulamalar nedeniyle İslam’ın eleştirilmesinin doğru olmadığını ifade eden Sümeyye Erdoğan, şunları belirtti:

“Ne yazık ki bazı ataerkil yorumlar nedeniyle zamanla İslam toplumlarında bazı adaletsiz uygulamalar yerleşik hale gelmiş. Bu da feministler için bir din yorumu olarak kabullenilmiş. Oysa bunlar çarpıtılmış anlayışlardır ve İslam’da itaat cinsiyete değil prensiplere dayalıdır.”

“Dini bir otorite değilim ama ne zaman hocalarla karşılaşsak bu soruları soruyoruz ve dini kaynaklara elimizden geldiğince bakıyoruz” diyen Sümeyye Erdoğan, İslam’ın referanslarında kadın ve erkeğin birbirini tamamlayan yarımlar olarak nitelendiğini ve bunlar arasında adaletin öne çıkardığını anlattı.

KADEM Başkan Yardımcısı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Feminist bakış açısında kültürel olarak kadına evi, erkeğe de dışarıyı veren rol dağılımının dinden kaynaklandığı söylenir. Böyle tutunabildikleri birkaç hadisi ve ayeti alarak kendilerini desteklemeye çalışırlar. Kadının yaşadığı mağduriyetlerin sorumlusu olarak dini göstermeye çalışırlar. Halbuki toplumsal rol anlamında dinen net olarak belirlenmiş tek sorumluluk erkeğin evi geçindirme, eşinin ve çocuklarının rızkını temin etme sorumluluğudur. Yani fıkhi olarak kadının çalışıp çalışmamasıyla ilgili hiçbir hüküm yoktur. Kadın bu konuda özgürdür, seçme hakkına sahiptir. kocasının babasının iznine gerek yoktur.

Hazreti Peygamber döneminde kadının ne kadar saygın bir yeri olduğunu, kadınların ne kadar bağımsız ve özgüvenle hareket ettiklerini, Peygamber Efendimiz ile bile nasıl özgüvenli şekilde konuşabildiklerini, ondan duyduklarının hikmetini sorgulayabildiklerini birçok hadisten görebiliyoruz. Fakat maalesef bu tür hadisleri ne ataerkil din yorumcuları ne de feministler pek görmüyorlar. Peygamberimiz döneminde kadın mescidin bir parçası, Hz. Hatice’den biliyoruz ki ticaret hayatının aktif bir unsuru ve fıkhı en iyi bilen kadın olarak nitelenen Hz. Ayşe’den biliyoruz ki ilim dünyasının bir parçasıdır. Burada kadın ve erkeğin birbirlerinin tamamlayıcısı ve bütünleyicisi olduklarını görürüz.”

İslam’da ilk bakışta eşitlik açısından sıkça eleştirilen bazı uygulamaların temeline inildiğinde adalet ve hakkaniyetin mevcudiyetinin fark edildiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mesela bu miras konusu sık sık gündeme getirilir. Niye erkek çocuğa daha çok, neden kız çocuğa daha az miras düşüyor denir. Ama bunu incelediğimizde erkeğe evi geçindirme sorumluluğu verilirken kadına böyle bir sorumluluk verilmediğini, doğal olarak erkeğe daha çok miras düşmesinin normal, hakkaniyetli ve adil bir durum haline geldiğini görürüz. Mesela evli kadın ve erkek ikisi de çalışabilir ama bu halde bile erkek mutlaka kazandığından eşine vermek zorunda ama kadın gelirini nasıl harcayacağına kendisi karar verir.”

Erdoğan, “Özgüvensiz olmamız için hiçbir sebep yok. Çünkü kadını ezen uygulamalar diye dünya tarihine baktığınızda en çok Batı ülkelerini görüyorsunuz. İslam’ın hakim olduğu ülkeleri görmüyorsunuz. Günümüzde bazı durumlarda İslam ülkelerindeki uygulamaların kadını daha mağdur edici sonuçlar doğurduğuna bakarak özgüveninizin yitirtilmesine asla izin vermeyin” diye konuştu.

Sümeyye Erdoğan, “Batı kültüründen beslenen cinsiyet eşitliği söylem de bunu kabul etmese dahi standart, tek tip bir kadın erkek dünyası öngörürken cinsiyet adaleti denge, insaf ve hakkaniyet gibi kavramları tedavüle sokar. Dil düşüncenin evidir. Bu nedenle kullandığımız, zihnimizi adeta kiraya verdiğimiz kavramlar ve ifadeler üzerinde biraz düşünmeli, bu kavramları sorgulamalıyız” değerlendirmesini yaptı.

“AKP ezberleri bozdu”

Siyasete aday gençlerden yeni Türkiye’nin fikri içeriğinin oluşturulmasına katkı yapmalarını isteyen Sümeyye Erdoğan, şunları kaydetti:

“AKP hem Türkiye’de hem Ortadoğu’da hem de dünyada ezberleri bozan, hakim siyasal şablonları tersine çeviren bir enerji yarattı. Bu hareketin çok değerli bulduğum bir özelliği yerli olması. Biz kimiz, nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz sorusuna verilen cevapların toplamı AK Parti’dir. Birkaç yüz yıldır attığı her adımda Batı’nın tavrını merak eden, hiç özne değil hep nesne olmuş böyle bir siyasi tarihe karşı AK Parti hareketinin yerliliği 300 yıldır bizim üzerimizdeki ölü toprağını da kaldıran ve adeta paradigmayı zorlayan bir etki yarattı.”

“Batı kendini Doğu üzerinden tanımlamıştır. Doğu ne değilse Batı odur, Doğu ne ise Batı o değildir. Biz aynı hataya düşmemeliyiz ve kendimizi Batı’nın ne olmadığı üzerinden tanımlamak yerine hiç kimseye bağlı kalmadan hiçbir şeyin unsuru olmadan bağımsız ve özgür şekilde kendi ilkelerimize dayanarak normlarımızı benimsemeliyiz” diyen Erdoğan, yerli olması ve kavramsal inşa yapmasının AKP’nin iki önemli özelliği olduğunu vurguladı.

Sümeyye Erdoğan, şunları belirtti:

“BM sorun çözme merci iken neden hiç ses çıkarmıyor sorusunun cevabı bizi bir paradigma değişikliği ile ‘dünya 5′ten büyüktür’ sonucuna götürebilir. Artık paradigmamız değişmiştir. Bu nedenle Filistin’in yanında olmaya başlarız. Bu nedenle demokrasi havarisi Batı’nın meşru saydığı Mısır diktatöryası içimize sinmez hale gelir. Ahlak ve vicdan odaklı bir siyaset anlayışı üzerinden meseleye eğildiğimizde küresel sisteme bakışımız da tümden değişiyor. Bu bakışla adaletsizlikleri, vicdani eksiklikleri görmeye başlıyoruz. Bu sefer kavramlar bizi rahatsız etmeye başlıyor. Çünkü o kavramların çözüm üretmediğini görüyoruz. Sorunun kaynağını doğru teşhis edip, perspektifi doğru koyup reçeteyi doğru bir söylemsel mantığa yerleştirirseniz fikir aksiyona dönüşebilir. Ya da sorunlara dair siyaseten doğru pratikler üretme noktasında daha başarılı olabilirsiniz.”

Farklı Avrupa ülkelerinden çoğunluğu yüksek lisans ve doktora öğrencisi 50 genç katılımcıyla başlayan AK Parti Brüksel Siyaset Akademisi ilk mezunlarını Nisan sonunda verecek. Akademide ağırlıklı olarak Türkiye-AB ilişkileri, Avrupa’nın geleceği, islamofobi, ayrımcılıkla mücadele ve Türkiye’deki siyasi süreçler işleniyor.

 
30 Mart 2015 Pazartesi 12:39 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık