KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Siyaset » Sosyalistlerden ABD ile ittifaka giren PYD'ye tavır

Sosyalistlerden ABD ile ittifaka giren PYD'ye tavır

Halkın Türkiye Komünist Partisi PM üyesi ve İleri haber sitesi yazarı Ender Helvacıoğlu, Kobani’de ABD yardımlarına karşı tavır almayan solu eleştirdi. Yazısında Kobani’de savaşan YPG sözcüsü Polat Can’ın ifadelerine yer veren Helvacıoğlu, Can’ın “Kobanê direnişinin kazanması, Kürdistan’ın, koalisyon ülkelerinin, Amerika’nın ve vicdan sahibi herkesin kazanması demektir” sözlerine sert çıktı.

 
23 Ekim 2014 Perşembe 11:39 
Yorum YapYazdır
 
 
Sosyalistlerden ABD ile ittifaka giren PYD'ye tavır

Helvacıoğlu, YPG sözcüsünün Kobani'yi Stalingrad'a benzetmesine ise,"Stalingrad savunması diye başlarsın, kendini Amerikan generaliyle aynı komuta merkezinde bulursun." diyerek tepki gösterdi.

Yazısının son bölümünde Kobani’de ABD işbirliğine ses çıkarmayan solu eleştiren Helvacıoğlu, “Kimse anasından işbirlikçi doğmaz. Adamı böyle topla tüfekle işbirlikçi yaparlar.” diyerek bitirdi. Sola karşı benzer bir eleştiri Komünist Parti Merkez Komite Üyesi ve soL.org yazarı Aydemir Güler de yapmıştı.

İşte Ender Helvacıoğlu’nun ara başlıklarla yayınladığımız yazısı:

“YPG Sözcüsü Polat Can’a soruyor Radikal muhabiri, Kobane’de vaziyet nedir diye. Can yanıtlıyor:

“Özellikle son iki gün içerisinde hem YPG’nin saldırıları, hem de IŞİD terörüne karşı savaşan uluslararası koalisyon güçleri hava saldırıları arttı. Çok kayıp verdirdik.”

Uluslararası koalisyon güçlerinin dışında da bazı destekçiler varmış:“Ayrıca, Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) kimi küçük grupları da ‘Fırat Volkanı’ adıyla buradalar” diyor Polat kardeşimiz.

POSTMODERN ÇAĞIN “STALİNGRAD SAVUNMASI”

Bilmeyenler ve bilmek istemeyenler için belirtelim: “Uluslararası koalisyon güçleri” denenler, başta ABD olmak üzere “Özgür Dünya”nın hava kuvvetleri. Özgür Suriye Ordusu da, Suriye’yi Esad’dan “özgürleştirmek”için ABD’nin besleyip araziye saldığı “özgürlük” savaşçıları.

Heeey, öz-gür-lük!

Postmodern çağın “Stalingrad savunması” böyle olursa, “uluslararası tugayları” da böyle olacak tabii.

Aman canım, siz de her taşın altında Amerika arıyorsunuz…

Koalisyon’un desteği daha önce başlamış olsaydı mesele önceden halledilirdi diye sitem eden, ama zararın neresinden dönülse kârdır diyen Polat Can devam ediyor:

“Kobanê direnişinden önce de içinde Amerika’nın da olduğu birçok ülke ile ilişkilerimiz vardı. Birbirimizi tanıma, görüş alışverişinde bulunma vb. ilişkiler vardı. Kobanê’ye saldırılar gerçekleşince mevcut durumun aciliyeti nedeniyle var olan fikir alışverişleri pratik işbirliğine döküldü. Yani Kobanê’nin acil durumu bazı şeyleri hızlandırdı. Bu konuda hem koalisyon güçlerinin istekleri oldu, hem de bizim. Eğer bir işbirliği söz konusuysa bu en çok zor günlerde, tarafların birbirlerine sahip çıkmasıyla olur.”

Zor günlerde dostlar birbirine destek vermeli tabii. Bugün sen bana, yarın ben sana… Bölgede iş çok. Hem Amerika’dan iyi dost mu bulunur?

“Uluslararası koalisyon güçleriyle birlikte hareket ediyoruz. Hem istihbarat olarak, hem askeri olarak, hem de hava saldırılarında direkt işbirliği halindeyiz.” diyen YPG Sözcüsü teknik bilgiler de veriyor:

“Kobanê’de ve diğer alanlardaki özel bir birimimiz bize koordinatları veriyor, sonra bu koordinatlar YPG tarafından koalisyon güçlerine, oradan da uçaklara aktarılıyor, daha sonra hava saldırıları direkt gerçekleşiyor. YPG ile uluslararası koalisyon arasında aracısız, direkt bir ilişki var. YPG temsilcisi hava saldırılarının koordine edildiği operasyon merkezinde bizzat yer alıyor ve Kobanê’den gelen bilgileri aktarıyor ve saldırı aşamasında yer alıyor.”

İşbirliğinin düzeyine bak! Dost kuvvetlerin “özel birimleri” ve “komuta merkezleri” birlikte mesai yapıyor.

Ne olacak canım, saldırı altındayken ABD’den destek aramak “doğal”dır!

BİR SİVRİ ZEKÂLI

Yahu emperyalizm neydi? Irak’a iki kere saldırıp milyonlarca insanı kim katletti? Suriye’yi kim kana boğdu? Şimdi bu işleri yapanların topu tüfeğinden medet ummak ayıp olmuyor mu?

Arkadaşım geçti o dönem, “Amerikan topu tüfeğiyle bile mi olsa? denmemelidir. Bu sorunun, güncel ve gerçek bir karşılığı bulunmamaktadır.”

Bu sorunun güncel ve gerçek karşılığını İzlanda’da veya Polinezya’da arayacağız herhalde!

“ABD bombalamasın, öbürü silah vermesin, onun müdahalesini onaylamıyoruz… Türkiye solu mu verecek silahı?” demiş bir sivri zekâlı.

Ne kadar da gerçekçi ve haklı arkadaşımız! Şu üniversitedeki saldırılar için de Amerikan Konsolosluğu’ndan yardım talebinde bulunsak mı acaba? Malum, sol bu işi beceremeyecek…

Hem bakın eğitim de verilecekmiş: Taze bir haber: “Türkiye’nin özellikle Eğit-Donat programı dahilinde Fırat Volkanı adı verilen ılımlı İslamcı muhalif grupları ve PYD’nin bir grubunu eğitmesi kesinleşti. Eğitimin Türkiye içinde nerede yapılacağı ise halen görüşülen konular arasında. PYD’lileri eğitme işini Türkiye sınırları içinde ABD’nin üstlenmesi bekleniyor. Tahsis edilecek bir üssün kontrolü ABD’de olacak ve ılımlı muhalifleri sınıra yakın bir ilde bulunması beklenen bu üste eğitecekler.”

Beceriksiz Türkiye solu en delikanlı kadrolarını bu eğitime yollasa fena mı olur? Böylece kritik durumlarda “sol müdahale” için bir güç de yaratılır, değil mi?

ADAMI BÖYLE TOPLA TÜFEKLE İŞBİRLİKÇİ YAPARLAR

Neyse, biz YPG Sözcüsüne dönelim. Polat Can şöyle noktalamış söyleşiyi:

“Kobanê direnişinin kazanması, Kürdistan’ın, koalisyon ülkelerinin, Amerika’nın ve vicdan sahibi herkesin kazanması demektir.”

Yapma yahu! Şimdi ben Amerika kazansın diye mi sokağa çıkıp gaz-cop-kurşun yedim? Ben galiba bu cephenin “vicdan” kısmı oluyorum!

İdeolojisiz vicdan, budalalık oluyor, bilesiniz.

Polat Can bir sloganla bitirmiş söyleşiyi: “YPG’nin Kobanê’deki direnişi Stalingrad’da Nazilere karşı verilen direniştir, Amerikan halkının dediği gibi Alamo’daki direniştir.”

Yerseniz!

İnsanın refleksleri bir kez kaybolmaya görsün… Stalingrad savunması diye başlarsın, kendini Amerikan generaliyle aynı komuta merkezinde bulursun.

Kimse anasından işbirlikçi doğmaz. Adamı böyle topla tüfekle işbirlikçi yaparlar. Ama sözüm YPG Sözcüsüne değil, bunca gerçeğe karşın refleks vermeyenlere…”

Odatv.com

 
23 Ekim 2014 Perşembe 11:39 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık