İşte Almanya seçimlerinin sonucu

Ana Sayfa » Medya Kritik » Soner Yalçın'ın Hürriyet'te yayınlanmayan yazısı

Soner Yalçın'ın Hürriyet'te yayınlanmayan yazısı

O sabah… Yazımı daha cezaevi idaresine teslim etmemiştim; sabah erkenden gardiyan,avukatım Feza Yalçın'ın geldiğini haber verdi. Hemen giyinip gittim.

 
3 Haziran 2016 Cuma 07:27 
Yorum YapYazdır
 
 
Soner Yalçın'ın Hürriyet'te yayınlanmayan yazısı

Sabaha kadar çalışıp, yazıma noktayı koydum.

Yazdığım; pazar yazısıydı.

Silivri Cezaevi'ndeydim.

Yazdığım makaleleri cezaevi yönetimine teslim ediyordum; “yasak-tehlikeli” sözcükler, cümleler yoksa, “görüldü” damgası vurup Hürriyet gazetesine -posta parasını benden olmak şartıyla- gönderiyorlardı.

Hürriyet'e cezaevinde böyle, dört yazı gönderdim.

Bu yazdığım beşincisiydi.

 

Sabaha kadar çalışıp, yazıma noktayı koydum.
Yazdığım; pazar yazısıydı.
Silivri Cezaevi'ndeydim.
Yazdığım makaleleri cezaevi yönetimine teslim ediyordum;“yasak-tehlikeli” sözcükler, cümleler yoksa, “görüldü”damgası vurup Hürriyet gazetesine -posta parasını benden olmak şartıyla- gönderiyorlardı.
Hürriyet'e cezaevinde böyle, dört yazı gönderdim.
Bu yazdığım beşincisiydi.
O sabah… Yazımı daha cezaevi idaresine teslim etmemiştim; sabah erkenden gardiyan, avukatım Feza Yalçın'ın geldiğini haber verdi. Hemen giyinip gittim.
Feza'nın yüzü sapsarıydı; kötü bir haber getirdiği belliydi. Dün gece Hürriyet'ten Doğan Hızlan telefon etmişti; “gazete yönetimi artık Soner'in yazılarını istemiyor!”
Demek. Zihniyet zorbalarının kervanına Hürriyet de katılmıştı. Neyse.
Meselem başka…
Sabaha kadar çalıştığım bu yazım; büyük şair Ahmed Arif üzerineydi. Hürriyet için çalıştığım son yazım bu oldu.
Bunu niye hatırlattım?
Dün. Ahmed Arif'in ölüm yıldönümüydü. Sosyal medyada kimileri “ne kadar büyük Kürt şair” olduğunu yazdı. Şiirlerini Kürtçe yayınladılar.
Ahmed Arif; Kürt olsa ne olur, Türk olsa ne olur, Çerkez, Laz, Arap, Arnavut olsa ne olur.
Ahmed Arif bizimdir.
Ahmed Arif Anadolu'dur.
Fakat Ahmed Arif pek bilinmiyor demek.
Hürriyet'e göndermek için çalıştığım “pazar yazımı” hatırladım.
Özetleyeyim…

Ölmek istedi

Tanımaktan onur duyduğum “hocam” yazar Vecihi Timuroğlu, Ahmed Arif'in yakın dostuydu. Diyarbakır'da komşu çocuklarıydılar.
Timuroğlu'na göre; Ahmed Arif, Rumeli göçmeni bir ailenin çocuğuydu. Babası Türk'tü, memurdu.
Ahmed Arif, ilkokulu Siverek'te, ortaokulu Urfa'da, liseyi Afyon'da bitirdi.
Timuroğlu'yla arkadaşlıkları, Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde de sürdü; Ahmed Arif, felsefe bölümündeydi.
İkisi de Türkiye Gençler Derneği'ne üyeydi. Solcuydular.
İtalyan solcu önderlerinden P.Togliatti 1948'de faşistlerce vurulunca, Ahmed Arif şiir yazdı:
“Mavi mavi esen deniz meltemi
Sicilya'nın güneşli kalçaları
Kartpostal dalgınlığında Napoli bahçeleri
Bizimle
Bizden yanadır hava
Bizden yanadır su…”
Bu şiir polisin eline geçti. Ahmed Arif ve şair yoldaşlarıEnver Gökçe, Mehmet Kemal, Hacı Bayram'daki işkence merkezinde ağır sorgudan geçirildi. Tutuklandılar.
Ahmed Arif 1951'de bu kez İstanbul'daki işkence merkeziSansaryan Han'da 128 gün hücrede kaldı.
Ağır bir grip geçirdi, doktora bile çıkarmadılar. Kulağında hep çığlık sesleri vardı. Dayanamadı. Bileklerini keserek ölmek istedi. Kurtarıldı. Harbiye Cezaevi'ne gönderildi.
“Yaşamının en büyük acısı” dediği haberi o günlerde aldı:Babası Arif Hikmet ölmüştü.
Ahmed Arif'in gerçek adı “Ahmed Önal” idi. “Arif”babasının “hediyesiydi!” Şiirleri artık öksüzdü.
Mahpusluğu 3 yıl sürdü. 8 aylık sürgün cezasınıDiyarbakır'da tarih öğretmeni ablasının yanında çekti. Tüm kamu hakları kısıtlandı.
Sonra, pek şiir yazmadı.
Yaşamında tek şiir kitabı “Hasretinden Prangalar Eskittim”oldu.
“Ard-arda kaç zemheri/
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu/
Dışarda gürül-gürül akan bir dünya/
Bir ben uyumadım/
Kaç leylim bahar/
Hasretinden prangalar eskittim.”
Ahmed Arif, 2 Haziran 1991'de aramızdan ayrıldı; sonsuzluğa yürüdü.
Mesele sadece bu değil…

Kürtçe iyi olmaz

Kuşkusuz…
Ahmed Arif'in şiirleri sadece Kürtçe'ye değil, tüm dünya dillerine çevrilmelidir.
Ancak. Ahmed Arif hakkında şu bilinmelidir.
Büyük şair Cemal Süreya, Papirüs dergisinde şöyle
yazdı:
“Ahmed Arif'in şiiri, konuşmasından alınmış herhangi bir parça gibidir; bir bakıma ‘oral' (ağza ilişkin) bir şiirdir. Bizdeoral şiirin tuhaf bir kaderi vardır: Bu şiirde, genellikle, ya kuru bir söylevciliğe düşülür, ya da harcı âlem duyguların tekdüze evrenine. Daha doğrusu, nedense şimdiye kadar genellikle böyle olmuştur. Bu, sözün yakışığı uğruna, şiirin elden çıkarılması, harcanmasıdır. Ahmed Arif'in şiirinde böyle bir sakınca yok.” (Ocak, 1969)
Yani: Ahmed Arif'in şiiri sesti. Türküydü. Ağıttı. Uzun havaydı.
Etkili, insanı hüzne boğan kükreyen bir ağızdı.
Anadolu Türkçesi'ydi bu.
Diyarbakır ağzıydı bu.
Diyarbakır'ın Türkçe ağzını Kürtçe'ye çevirirseniz o tadını alabilir misiniz? Alamazsınız.
Bir “ağız dili” şiiri çevrilemez; hiçbir dile çevrilemez.
Çevrilse aynı duyguyu, coşkuyu vermez; veremez.
Türkçe'nin büyük şairidir Ahmed Arif..
Ahmed Arif, dar kimlik siyasetine araç yapılarak öldürülemez!
Çevirin “Otuz Üç Kurşun”u, aynı hüznü hissedemezsiniz.
“Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız
Karşıyaka köyleri, obalarıyla
Kız alp vermişiz yüzyıllar boyu,
Komşuyuz yaka yakaya.
Birbirine karışır tavuklarımız,
Bilmezlikten değil,
Fıkaralıktan…”
Nereden nereye… Ahmed Arif ile ilgili mahpushanede kaleme aldığım yazım bugünlere kısmetmiş!
Ahmed Arifler, büyük şairler, büyük edebiyatçılar ölümsüzdür.
Kalbi ve zihni vicdansız olanlar değil…

 
3 Haziran 2016 Cuma 07:27 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:22
  • Güneş06:03
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık