Kıdem tazminatı bakanlar kuruluna geliyor

Ana Sayfa » Medya Kritik » Soner Yalçın'dan flaş yazı: Kuyrukçu Sol

Soner Yalçın'dan flaş yazı: Kuyrukçu Sol

Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın bugünkü yazısında Kuyrukçu Sol başlığı altında Uludağ Üniversitesi ile Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesinde yaşanan PKK ile kuyrukçularının TGB stantlarına yaptıkları saldırılara değindi. Yapılan saldırıda Ankara Üniversitesi DTCF'de Nâzım Hikmet, Âşık Veysel, Attila İlhan ile Cemâl Süreya'nın afişlerinin yırtıldığını belirten Yalçın, saldırganların siyasî kimliklerini kayberek PKK kuyrukçusu olduklarını ifade etti. İşte o yazı:

 
23 Ekim 2014 Perşembe 12:04 
Yorum YapYazdır
 
 
Soner Yalçın'dan flaş yazı: Kuyrukçu Sol

John Atkinson Hobson (1858-1940) bir İngiliz gazete patronunun oğluydu. Ekonomistti, sosyal bilimciydi.
K. Marks‘ın nasıl zengin yoldaşı F.Engels varsa, onun da iktisat bilimini geliştirecek ünlü işadamı ve dağcıAlbert F. Mummery adlı dostu vardı! “Yoksulluk” (1891), “Modern Kapitalizm” (1894), “Evrim ve İşssizler” (1896) “Sosyal Reformer” (1898) adlı kitapları yazdı.
İngilizler’in Güney Afrika’yı işgal eden İkinci Boer Savaşı‘nı, Manchester Guardian adına muhabir olarak takip etti. Ve Hudson bu savaşta “emperyalizm” kavramı tanımını yaptı. Tartışmasız başyapıtı“Emperyalizm” (1902) kitabında; emperyalizmi, yeni pazarlar arayan “modern kapitalizmin” zorunlu sonucu olarak tanımlayarak Lenin, Troçki, Luxemburg gibi sosyalistleri etkiledi.
Emperyalizm; yayılmacılık demekti.
Bu; bir ülkenin topraklarını geliştirmesiyle de olurdu; bir ülkenin başka ülkenin kaynaklarından yararlanmasıyla da olurdu.
Peki bu nasıl gerçekleştirilirdi? Silahla! Ya da…
“Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü” deyimini haklı çıkacak, “öpücükle”!
Bu öpücük; “medeniyet”, “demokrasi”, “özgürlük”, “insan hakları”, “barış” sözleriyle fiiliyata geçirilirdi ki, öpülen sadece öpüldüğünü sansın! Örneğin…
ABD‘nin, Ayn El Arap (Kobane) bölgesindeki PKK‘nın yan örgütü PYD‘ye havadan silah ve mühimmat yardımında bulunması üzerine örgüt yöneticisi Enver Müslim, “aldığımız malzemeler yerine sağlam bir şekilde ulaştı. Bize bu yardımı yapanlara teşekkür ediyoruz” dedi.
Odatv‘nin bu haberle ilgili başlığı ironikti: “Bu emperyalizm bir harika dostum..!”
Ne ebola ne mers; günümüzde en öldürücü hastalık emperyalizmdir.
Bulaşıcıdır; ve evet öpmeyle geçer…

93 Manifestosu

Kim ki…
“Ulus -devlet bitmiştir” veya “emperyalizm çağı artık geride kalmıştır” lafını ederse hemen oradan uzaklaşın; bilin ki bu sözleri eden kişi öpülmüştür.
Siz ki…
“Aydınlanma, bağımsızlık, laiklik” derseniz ve birileri burunlarını kıvırıyorsa, bilin ki öpülmüştür.
Hep söylerim…
Özellikle Nobel Ödülü almış kişilerden uzak durunuz; hastalığın yayılma merkezlerinden biri burasıdır.
Birinci Dünya Savaşı hemen öncesinde 28 Temmuz 1914’te yayınlanan ünlü “93 Manifestosu”nu bilir misiniz? 93 Alman sanatçı-yazar-bilim insanı, Almanya’nın neden Belçika’ya savaş açması gerektiğini imzaladıkları bildiriyle dünyaya duyurdu; Goethe’nin, Kant’ın, Beethoven’ın medeniyetini götüreceklerdi!
Bu aydınlar arasında Nobel Ödülü almış şu isimler vardı: Fizikçi Röntgen, Kimyacı Fischer, Kimyager Baeyer, Fizikçi Lenard, Filozof-Edebiyatçı Eucken, Kimyager Ostwald, Fizikçi Wien, Yazar Hauptmann, Kimyager Haber, Fizikçi Nernst…
Sonuç?
Eğer mücadele edilmezse, emperyalizmin öpücük aldatmacasıyla gittiği coğrafyaya kıran girer. Birinci Dünya Savaşı öncesi Avrupalı solcular bunu bilmiyordu; ve tarihin en büyük bölünmesini yaşadılar…
Sosyalist partiler parlamentolarında savaşa “evet” dediler; (Avusturya’dan Adler, Almanya’dan Ebert, Rusya’dan Plekhanov) hükümetleriyle işbirliği yaptılar; (Fransa’dan Vaillant, Belçika’dan Vandelvelde, İngiltere’den Henderson) savaş kabinelerinde yer aldılar.
İşçi sınıfı birbiriyle savaşacaktı! “Enternasyonal ütopya” yerle bir oldu.
Savaşa sadece dört parti karşı çıktı: Rusya’dan Menşevik ve
Bolşevikler, İngiltere’den İşçi Partisi ve Sırbistan’dan Sosyal Demokrat Parti. Bunlara göre, “100 kölesi olan bir köle sahibi, kölelerin daha ‘adil’ dağılımı için, 200 kölesi olan bir köle sahibine karşı savaşa girişiyordu!”
Bolşeviklerin lideri Lenin, bu eğilimi sosyal-şovenizm olarak adlandırdı:
Teoride sosyalizm- Pratikte şovenizm.
Emperyalizm gökten zembille inmiyordu!
Tüm bunları niye yazdım..?

Kuyrukçu Sol

Önceki gün…
Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde kavga çıktı.
Türkiye Gençlik Birliği’nin açtığı standa saldırıldı ve Nazım Hikmet, Aşık Veysel, Attila İlhan ve Cemal Süreya afişleri yırtıldı.
İddiaya göre saldıranlar; “Yurtsever Devrimci Gençlik Örgütü” ve “Öğrenci Kollektifleri” idi. Aynı saldırı dün Uludağ Üniversitesi‘nde de gerçekleşti.
Neler olduğu belli; emperyalizm Türkiye solunu bölüyor.
Evet, saflaşmanın mihenk noktası, emperyalizm…
Bölgede haritalar yeniden çizilirken; ne yazık ki, Türkiye solu “kafasız” mücadeleye devam ediyor.
Anlamamaya dayalı bir süreç yaşıyoruz. Çünkü, bu ülke aydınının teorik dünyası sığ! Bu nedenle, hayatı yenilgilerle geçen romantik solcumuzun “çocukluk hastalığı” devam ediyor:
Kafasındaki şablona uymayan gerçekleri görmek istemiyor.
Acı ama, düşünme yetisini kaybetti.
Acı ama, siyasi zekasını kaybetti.
Acı ama, mücadele ruhunu yitirdi.
Bu nedenle kuyrukçu oldu!
Kuyrukçu kendine güveni olmayandır. Yani…
Türkiye’nin yaşadıkları hakkında açık-anlaşılır tavrı olmayanlar; kendilerinin bir güç olamadığını kabul ederek, kitle tabanı olan siyasi güçlerden birisine (örneğin PKK’ya) eklemlenmeyi tercih ediyor.
İtibariyle siyasi kimliklerini kaybediyorlar.
Bu nedenle; dünün “yetmez ama evet”çileri bugün “Kobane” dışında söz dinlemek istemiyor! Hep aynı kişiler olması tesadüf olabilir mi? Ki bunlar…
Yani bu kuyrukçular; ideolojiyi-siyaseti yorumlama hakkını bağnazca kendi tekeline almak istiyor;“düşünce tiranlığı” kurmak istiyor.
Yorulmadılar da… (AKP desteği örneğinde olduğu gibi) yenilgi kaçınılmaz olunca; hayatları, yaşadıklarına sorumlu bulmakla geçiyor.
Oysa…
Her maddi durum/her olgu bilinç yaratır.
Dün bugünün anahtarıdır. Duygularınla değil, kafanla düşünürsen safını rahatça seçebilirsin:
Öpülmek istiyor musun, istemiyor musun?
Kiminle yatağa girdiğin önemli…

 
23 Ekim 2014 Perşembe 12:04 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1812 - Osmanlı Devleti ve Rusya arasında Bükreş Antlaşması imzalandı, 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı sona erdi.
1830 - ABD Başkanı Andrew Jackson, Amerikan Kızılderililerinin yurtlarından çıkarılmasına ve başka yerlere sürülmelerine olanak tanıyan Yerli İskân Yasası'nı imzaladı.
1862 - Sayıştay kuruldu.
1902 - Bilim adamı Thomas Edison pili buldu.
1913 - Osmanlı'da ilk feminist örgüt sayılabilecek Teali-i Nisvan kuruldu.
1918 - Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kuruldu, 27 Nisan 1920'de SSCB tarafından ilhak edildi.
1919 - Mustafa Kemal Paşa, Havza'dan, sivil ve asker yüksek memur ve komutanlıklara, işgallere karşı çıkılan mitingler düzenlenmesini bildirdi.
1919 - İstanbul'da tutuklanan İttihat ve Terakki ileri gelenleri, Malta'ya sürgüne gönderildi. Bu ilk kafilede 66 kişi yer alıyordu. Sürgünler 20 Kasım 1920'ye kadar sürdü.
1928 - Bakanlar Kurulu, Millet Mektepleri açılmasını kararlaştırdı.
1930 - İnşası 2 yıl süren, New York City'nin önemli sembollerinden Chrysler Binası resmen açıldı.
1933 - Naziler Alman Komünist Partisi'nin bütün mallarına el koydu.
1937 - İngiltere'de Neville Chamberlain Başbakan oldu.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.
1953 - Kore'de 28-29 mayıs savaşlarında Türk tugayı 155 şehit verdi.
1954 - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) en çok konuşulan diller arasına Türkçe'yi de aldı.
1959 - ABD tarafından uzaya gönderilen iki maymun sağ olarak Dünya'ya döndü.
1961 - Uluslararası Af Örgütü, Londra'da kuruldu.
1987 - Batı Alman pilot Mathias Rust küçük uçağıyla Sovyet hava koridorunu delerek Kızıl Meydan'a indi. Hava Kuvvetleri Başkomutanı Koldunov görevden alındı.
1992 - Türkiye ile Nahçıvan'ı birbirine bağlayan Ümit Köprüsü hizmete girdi.
1999 - 57'nci hükümet kuruldu. MHP, DSP ve Anavatan Partisi'nden oluşan koalisyon hükümetinde Başbakan Bülent Ecevit oldu.
1999 - Leonardo da Vinci'nin şaheseri Son Akşam Yemeği adlı tablo, 22 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona ermesiyle İtalya'nın Milano kentinde yeniden sergilenmeye başlandı.
2002 - NATO, Rusya'yı sınırlı ortak ilan etti.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:33
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:48
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık