Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Medya Kritik » Soner Yalçın yazdı: CHP bu ‘zamane eşkıyalarına’ neden sahip çıkıyor?

Soner Yalçın yazdı: CHP bu ‘zamane eşkıyalarına’ neden sahip çıkıyor?

Odatv Davası’nda tutuklanan ve tahliyesinin ardından Cemaat ile mücadeleden ödün vermeyen Soner Yalçın, Sözcü’deki son yazısında Cemaatçi polisleri savunan muhalifleri eleştirdi

 
1 Ağustos 2014 Cuma 08:09 
Yorum YapYazdır
 
 
Soner Yalçın yazdı: CHP bu ‘zamane eşkıyalarına’ neden sahip çıkıyor?

İşte Soner Yalçın’ın o yazısı:

Balzac yaşadığı dönemde (1799-1850) Fransa’nın nasıl ahlaksal bir çöküntü içinde olduğunu, “Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti” adlı romanında anlattı.
“Gazeteciliğe vaktiyle bulaşmış ya da hala bu işin içinde olan herkes küçümsediği adamlara selam vermek, baş düşmanına gülümsemek, en pespaye durumlarla uzlaşmak, kendisine saldıranlardan aşağı kalmamak için onların yaptığını yapıp ellerini kirletmek gibi acımasız bir zorunluluk içindedir…”
Sanki bugünün Türkiye’sini anlatıyor…
Romanındaki şu tespiti ise, Cemaatçi polislere arka çıkanların ruh halini yansıtıyor:
“İnsan, göre göre kötülüklere alışır, yapılanları boş verir; önce yapılan kötülükleri onaylamaya başlar, sonunda kendisi de yapar. Hiç durmadan utanç verici ve sonu gelmeyen uzlaşmalarla lekelenen ruh zamanla pörsür, asil düşüncelerin zembereği paslanır, bayağılığın zıvanaları yıpranır ve kendi kendine dönüp durur. Karakterler gevşer, yetenekler yozlaşır…”
Balzac ne güzel sorar:
“Bugün görüş diye bir şey kaldı mı? Varsa yoksa
çıkarlar…”
Ve işte bu nedenle; ana muhalefet partisi bile gözaltına alınan Cemaatçi “zamane eşkıyalarının”yanında duruveriyor.
Bu kirli ittifakın tek amacı, siyasal çıkar! Ne acı! Dün Erdoğan’ın yaptığını bugün kendileri yapmaktadır. Mutlaka bir kılıf buluyorlar! Bunun hep “hukuk” olması ne tesadüf?
Siyaset, tüm kötülüklerin üzerini örten bir şal’a dönüştürüldü Türkiye’de!..

Sadece Gökçen mi?

Biliyoruz ki, Ortaçağ yeteneksizler yönetimidir…
Bu nedenle sormak durumundayım:
İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki polisler “hesaplanmış bir kötülük merkezinde” yer almadı mı? Başkalarının acısından mutlu olmadılar mı? Hepsi Çete’ydi!.. Ve biz bunun tanığıyız…
13 ay tutukluluk halinden sonra ölümüne 20 gün kala cezaevinden salıverilen Kuddusi Okkır’ın eşiSabriye Okkır’ın kaleme aldığı “Cinayeti Gördük” kitabını açıp okuyunuz.
Kaç aileyi perişan ettiler. “Ne önemi var mı” diyeceğiz; “yaşasın siyasi başarı” mı?
Yarbay Ali Tatar ne yazmıştı son mektubunda unuttunuz mu:
“Ben bu hukuksuzlukla yaşayamam. Belki benim ölümüm benim durumumda olanların aydınlığa çıkmalarına vesile olur. İçim buruk. Bana bu oyunu oynayanlara ve sahip çıkmayanlara kırgınım. O deliğe bir daha dönmektense mezara girmeyi tercih ederim. Bu şekilde ölmeyi hiç istemezdim. Böyle bir ölüme en çok karşı çıkan insanlardan biri de benim. Ama kader böyleymiş. Hepiniz hakkınızı helal edin. Beni rahmetli babamın yanına gömün…
Gökçen’im, canım kızım derslerine çok iyi çalış. İyi çalış ve önemli yerlere gel ki, benim hesabımı sorabilesin!
Şunu bilin ki, en küçük suçu ve günahı olmayan ben, bu yapılan hukuksuzluğa isyan ve bu karanlığa bir nebze ışık olabilmek için hayatıma son veriyorum…”
Yarbay Tatar boşuna mı öldü?
Hesap sormak sadece Gökçen’in sorumluluğunda mı?
Hey siz!
Dün bizim yanımızda olanlar bugün Cemaatçi polislerin yanında nasıl durursunuz; üzerlerindeki kanları görmüyor musunuz?
Ve sadece Ali Tatar mı?
Deniz Kurmay Albay Berk Erden’in, eşiyle ilgili olarak internete yüklenen görüntüler yüzünden canına kıymasına kim sebep oldu? Onur intiharlarını nasıl unutursunuz?
İnsani değerlerimizi siyasete malzeme yapamazsınız.
Zekeriya Öz iyi savcı ise, Ali Fuat Yılmazer iyi polis ise Ergenekon, Balyoz ne? Kafanızla konuşmadığınızın farkında değil misiniz? Bu nasıl politika?
Hangisini yazayım?
Erhan Göksel’i susturabilmek için her türlü siyasal baskıyı yaptılar. Sonunda Ergenekon’a bağlayıp gözaltına aldılar. İş yapmasına engel oldular; her gün işyerlerini bastılar. Sonunda çalışmak için gittiğiAmerika’da bir otel odasında can verdi. Erhan Göksel’in ölümüne sebep olanlar belli değil mi? Hangi hukuktan bahsediyorsunuz?
Prof. Dr. Türkan Saylan’ın, İlhan Selçuk’un, Prof. Dr. Uçkun Geray’ın, Engin Aydın’ın ölümlerini kim hızlandırdı? Kaşif Kozinoğlu’nun, Albay Murat Özenalp’in katili onlar değil mi?

Lekeli sopa

Israrla bir gerçeği yazdık ve yazmaya devam ediyoruz:
Malatya’daki Zirve Kitapevi katliamından Cemaatçi polisler sorumludur.
Hrant Dink’in öldürülmesinden Cemaatçi polisler sorumludur.
Danıştay saldırısından Cemaatçi polisler sorumludur.
Göz yumdular…
“Bir şey yapıyor gözükmek” için Çağlayan Adliyesi’ne giden CHP’liler bu gerçeklerin peşinden gitsin. Cemaat hakkında “Köstebek” kitabını hazırlarken öldürülen Dr. Necip Hablemitoğlu suikasti neden ortaya çıkarılamadı?
Ve bakın gözden kaçıyor…
Mesele, kişiyi kumpasla cezaevine atmakla sınırlı değil. Ya dışarıdakiler?
Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nun, hukuk fakültesi son sınıf öğrencisi oğlu Emir
Hilmioğlu’nun ölümünden sorumlu değil mi bu
Cemaatçiler?
Balyoz Davası’na bakan Hakim Zafer Başkurt’un duruşmaya 24 saat kala bir uyuşturucu tezgahıyla görevden alınmasının ailesinde nasıl bir travma yarattığı; oğlu stajer avukat 23 yaşındaki Erdem Başkurt’un intiharıyla ortaya çıkmadı mı? Sorumlusu kimler belli değil mi?
Hangisini yazayım, sayfalar yetmez…
Ama bilinsin ki…
Kafa karışıklığına gerek yok. Tarihte hep böyle oldu; iktidar ortakları kavga eder ve halk kazançlı çıkar. Benzeri oldu; sonuçta masumlar cezaevinden çıktı, suçlu Cemaatçilerin bir bölümü cezaevine atıldı. Arkası bir gün mutlaka gelecek; Erdoğanlar da yargılanacak. Yani… Erdoğan ya da Cemaat arasında taraf tutmak zorunda değiliz. İki tarafı lekeli bir sopa çünkü…
Bilinsin ki…
Hakikat, hiçbir zaman zararlı değildir…

 
1 Ağustos 2014 Cuma 08:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:55
  • Güneş05:03
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:53
  • Yatsı21:43
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık