FETÖ'nün AKP ayağına operasyon mu geliyor?

Ana Sayfa » Medya Kritik » Sol, ulusalcılık ve CHP'ye operasyon

Sol, ulusalcılık ve CHP'ye operasyon

Yurt Gazetesi'nden Merdan Yanardağ'ın son dönemlerde CHP içinde yapılan tartışmalara ilişkin yazısı..

 
4 Şubat 2013 Pazartesi 12:13 
Yorum YapYazdır
 
 
Sol, ulusalcılık ve CHP'ye operasyon

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Kurtuluş Savaşı sırasında Batı Anadolu’da Rumlara yönelik ‘etnik temizlik’ yapıldığı iddiasıyla başlayan ve İzmir Milletvekili Prof. Dr. Birgül Ayman Güler’in “Türk ulusu ile Kürt milliyeti eşit değildir” şeklinde özetleyebileceğimiz sözleriyle doruğa çıkan tartışmanın devam edeceği görülüyor.

Hüseyin Aygün’ün, hiçbir tarihsel ve bilimsel temele dayanmayan iddiaları gereksiz bir tartışmayı başlattığı gibi; genel olarak burjuva devrimleri, özel olarak da ulusal bağımsızlık mücadelesi ve Cumhuriyet Devrimi konusunda önyargılı olduğunu da ortaya koydu. Bu önyargı, yanlış bilgiye sahip olmaktan kaynaklanabileceği gibi, soruna ya da konuya dar ve “ideolojik” bir bakışın ürünü de olabilir.

Oysa bu ülkenin tarihinde “devrimci” ve “ilerici” olan ne varsa onlara saldırmak ya da lekelemek toplumu gericiliğe teslim etmek anlamına gelir.

Son yıllarda liberalizmle lekelenen Türkiye solunda ve entelektüel ortamda moda olduğu üzere, CHP’de de sınıfsal ve/veya toplumcu bir bakış açısıyla hareket etmek yerine, etnik ve dinsel kimlikler üzerinden siyaset yapmak solculuk sayılıyor. CHP için “sınıfsal bakışla siyaset” fazla bulunabilir, ama değil. Dünyanın her yerinde sadece sosyalistler değil, sosyal demokrat partiler ve kişiler de açıkça ifade etseler de etmeseler de sınıfsal gerçeklikten hareketle siyaset yaparlar.

Modern çağda toplumları ve insanları sınıfsal konumlarına ve mesleklerine göre tanımlamak yerine, etnik ve dinsel köklerine göre değerlendirmek sol değil, post-modern bir yaklaşımdır. Gerçekte bir önceki çağın değerlerine dayanan ve bu yanıyla “premodern” kavramıyla ifade etmenin daha doğru olacağı bu yaklaşım, yeni değil, sadece yeni gericiliktir.

İnsanları modern sınıfsal/sosyal aidiyetleri üzerinden değil, bir önceki çağın etnik ve dinsel kimlikleri üzerinden tanımlamak kurulu düzene paha biçilmez bir hizmet demektir. Bu anlayış kapitalizmi ve var olan dünya düzenini mutlak ve değişmez veri olarak alır.

Ayrıca insanları sınıfsal/tarihsel bir bakışla değerlendirerek yerine, etnik ve dinsel kökenleri üzerinden tanımlamak, toplumu bütün alt unsurlarına doğru daraltarak parçalamak demektir. Türkiye, bu tehlikeli yola sokulmuş durumda. Bu gidişle Türkiye’de insanların hemşeri derneklerinden başka gidecek yeri kalmayacak. Toplumlar ABD ve Batı tarafından dinsel ve etnik bakımdan homojen parçalara ayrılarak güçsüz, denetlenebilir ve yönetilebilir birimlerden oluşan bir dünya kurulmak isteniyor.

Birgül Ayman Güler’in “Türk ulusu ile Kürt milliyeti eşit değildir” şeklindeki sözleri, sıkça yapıldığı gibi akademinin diliyle kahvenin dilinin birbirine karıştırılmanın tipik bir örneğini
oluşturuyor. Bu sözlerin akademik olarak tartışılabilecek bir boyutu olsa bile, toplumsal algı farklı bir yönde oluştu, oluşmaya da devam ediyor.

Burada hemen belirtelim ki, Güler’in aldığı entelektüel ve akademik terbiye kadar, siyasal geçmişi de onun ırkçı olmasına izin vermez. Kavramların hangi anlamlarda kullanıldığının anlatılamadığı sınırlı zamanlarda, daha çok teorik ve bilimsel çalışmalarda izlenecek yöntemle konuşmak kastı çok aşan sonuçlara yol açıyor. Güler’in başına gelen budur. Ancak bu kayıtla yaklaşmak bile Ayman Güler’in sözlerindeki yanlışlığı ortadan kaldırmıyor. Yapılması gereken şey, bu yanlışlığı düzeltmektir.

***

CHP’ye karşı çok yönlü ve çok katlı bir operasyon düzenlendiği gözleniyor. Bunun iktidar güdümlü ve yükselen yeni muhafazakâr sermaye destekli bir operasyon olduğu da anlaşılıyor. CHP terbiye edilmek isteniyor. Bu stratejik planlama, liberaller üzerinden yürütülüyor. Ulusalcılar, yaptıkları dar milliyetçi ve tutucu çıkışlarla bu operasyonu kolaylaştırıyor. Bu operasyon AKP’lileşmiş, sosyal adaletçi ve halkçı yanı yok edilmiş bir CHP yaratmayı hedefliyor. Oysa biri demokrat, diğeri muhafazakâr da olsa Türkiye’nin iki liberal partiye ihtiyacı yok.

YURTSEVERLİK VE ULUSALCILIK

Ulusalcılığı, neredeyse “ırkçılık” ve “faşistlikle” özdeş gören muhafazakârlar ve sağlı sollu yandaş liberaller, Birgül Ayman Güler’in sözlerini fırsat bilerek, yurtseverlik kavramına ve yurtseverlere karşı yoğun bir saldırı başlattılar.

Bu ülkede yurtsever olmak neredeyse ayıp sayılmaya başlandı! Emperyalizme karşı olmak “milliyetçilik” diye aşağılanıyor. Üstelik bunu söyleyenlerden bazıları eski solcular.

Oysa ne yurtsever olmak ayıp ne de emperyalizme karşı olmak suçtur. Dünyanın acımasız ve sorumsuzca talan edildiği, neo-liberal politikalar nedeniyle gezegenin geleceğinin tehdit altında olduğu bir dönemde, üstelik bölgemizde ülkeler işgal edilmişken anti-emperyalist olmayı etnik milliyetçilik diye nitelendirmek ya cehalettir ya da ihanet.

Çünkü günümüz dünyasında anti-emperyalist olmadan bırakın solcu olmayı, demokrat bile olmak mümkün değil. Yurtseverliğin bir kavram ve siyasal-felsefi tutum olarak aktüel ya da ırkçı milliyetçilikle hiçbir ilgisi yok. Yurtseverlik emperyalizme karşı olmak; ulusal özgürlükleri ve demokrasiyi savunmak; etnik kökeni ne olursa olsun bu ülkenin halkını severek hakkını ve hukukunu savunmaktır. Bu yanıyla yurtseverlik etnik değil, felsefi ve siyasal bir tutumdur.

Daha da önemlisi enternasyonal olmanın, ulusların eşitliği ve kardeşliğini savunmanın önünde engel değil, tam tersine onun bir gereğidir. Ulusalcılık ise ülkemizde yeni bir kavram... Emperyalizme karşı olmak, cumhuriyetin değerlerini savunmak, ülkenin birliğinden ve laiklikten yana olmak anlamında kullanılır. Kendilerini etnik ve Soğuk Savaş döneminden kalma gerici milliyetçilikten ayırmak isteyenler tarafından kullanılan bir siyasal sıfat. Bu yanıyla yurtseverliğe yakın anlamda kullanılan ulusalcılığı, ırkçılık ya da faşizmle eş değer göstermek ahmaklıktır. Türkiye’deki liberal-gerici operasyonun parçası olmaktır.

Türkiye’de siyaset yapanlar, gazeteciler, aydınlar, akademisyenler, kanaat önderleri eğer etnik milliyetçilik ile ulusalcılık arasındaki ayrımı göremiyor, sokaktaki insanın eğilimini dikkate almıyorlarsa işlerini doğru yapmaları mümkün değil. Çünkü bu gerçeklikten kopmak demektir. Kuşkusuz ulusalcılığın dar yorumu, kendisini Kürt sorununa bakışta ortaya koyuyor. Zaten ulusalcıları etnik milliyetçilerle aynı kaba koymaya yol açan da onların Kürt sorunu karşısındaki tutucu tavırları oluyor. Dolayısıyla ulusalcıların önemli bir kesiminin böyle bir sorununun olduğu ve bu sorunu aşamadıkları takdirde dar milliyetçilikle aralarına net bir sınır koymakta zorlanacakları açık.

Ancak, bütün sorunlarına karşın kendilerini dar milliyetçilerden ayırmak, aydınlanmacı ve laik olduklarını vurgulamak isteyenlerin “ulusalcı” sıfatını tercih ettikleri unutulmamalı.

 
4 Şubat 2013 Pazartesi 12:13 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
29
19
7
3
64
2
Başakşehir
29
17
9
3
60
3
Fenerbahçe
29
16
8
5
56
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
29
14
6
9
48
6
Antalyaspor
29
13
7
9
46
7
Gençlerbirliği
29
10
10
9
40
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
29
10
7
12
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Akhisar Bld.
29
10
6
13
36
13
Bursaspor
28
10
5
13
35
14
Alanyaspor
29
10
4
15
34
15
Kayserispor
29
8
6
15
30
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
29
6
6
17
24
18
Adanaspor
29
5
5
19
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1707 - İngiltere, Galler ve İskoçya, Büyük Britanya olarak birleşti.
1786 - Wolfgang Amadeus Mozart'ın Figaro'nun Düğünü adlı operası ilk kez sahnelendi.
1840 - Penny Black olarak da bilinen ilk yapıştırılabilen resmi posta pulu, İngiltere'de tedavüle çıktı.
1869 - Folies Bergère adlı ünlü müzikhol Paris'te açıldı.
1889 - 1 Mayıs işçilerin ortak bayramı olarak kabul edildi.
1900 - Utah'da bir maden kazasında 200 kişi öldü.
1925 - Kıbrıs, İngiltere kolonisi oldu.
1930 - Şimdilerde artık Cüce Gezegen sınıfından sayılan Plüton gezegeni resmen isimlendirildi. Gezegen 18 Şubat 1930'da keşfedilmişti.
1931 - New York'taki Empire State Building hizmete girdi.
1933 - Almanya'da, 1 Mayıs, o günü tatil ve "Ulusal İşçi Günü" ilan eden iktidardaki Nazi partisinin desteğiyle ve görkemli törenlerle kutlandı. Ertesi gün, tüm sendika merkezleri işgal edildi, varlıklarına el konuldu, sendika liderleri tutuklandı.
1940 - 1940 Yaz Olimpiyatları savaş yüzünden iptal edildi.
1941 - Orson Welles'in yönettiği 'Yurttaş Kane' filmi ilk kez gösterildi.
1948 - Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Kuzey Kore) resmen kuruldu. Kim Il-sung devlet başkanı.
1948 - Hürriyet gazetesi, Sedat Simavi tarafından İstanbul'da kuruldu.
1956 - Jonas Salk'ın geliştirdiği çocuk felci aşısı kullanılmaya başlandı.
1959 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Uşak'ta, sayıları bine yaklaşan kalabalığın saldırısına uğradı. İnönü, atılan taşla yaralandı.
1960 - Soğuk Savaş: U-2 Krizi - Francis Gary Powers'ın kullandığı Amerikan Lockheed U-2 casus uçağı, Sovyetler Birliği üzerinde düşürülünce diplomatik bir krizi başlattı.
1964 - Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, özel yasayla özerk bir kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kuruldu.
1967 - Elvis Presley, Priscilla Beaulieu ile Las Vegas'ta evlendi.
1976 - Paris-İstanbul seferini yapan "İzmir" uçağı Zeki Ejder adlı Türk tarafından Marsilya'ya kaçırılmak istendi.
1977 - İstanbul Taksim Meydanı'nda kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları sırasında yaşananlarda 34 kişi öldü, 136 kişi yaralandı. Olay tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti.
1984 - Devlet Güvenlik Mahkemeleri sekiz ilde göreve başladı.
1995 - Hırvatistan Ordusu, Batı Slavonya'yı geri almak için Bljesak Operasyonu başlattı.
1996 - İstanbul Kadıköy, 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları sırasında çıkan olaylarda 4 kişi hayatını kaybetti.
2003 - Bingöl'de meydana gelen 6,4 büyüklüğündeki depremde 176 kişi öldü, 521 kişi de yaralandı.
2004 - On ülkenin AB'ye katılması: Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Slovakya, Slovenya
2006 - ABD tarihinin en büyük grevlerinden birine tanık oldu. Göçmen yasası protesto edildi.
2006 - Porto Riko hükümeti maddi sıkıntı nedeniyle tüm hükümet kuruluşlarını ve okulları kapattı.
2009 - 31 yıl sonra resmi olarak Taksime 5 bin kişilik bir sayıyla DİSK organizasyonuyla Taksime çıkıldı.
2009 - Recep Tayyip Erdoğan yeni bakanları açıkladı.
2010 - 32 yıl sonra Taksim'de ilk kez izinli olarak 1 Mayıs kutlamaları yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:12
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:21
  • Akşam19:25
  • Yatsı21:08
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
29.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030912172245
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık