Rus gazetenin büyük etki yaratan Erdoğan haberi

Ana Sayfa » Ekonomi » “Siyasi çöküşe ekonomik çöküş eşlik edecek“

“Siyasi çöküşe ekonomik çöküş eşlik edecek“

Türkiye'nin önemli ekonomi yazarlarından Yurt Gazetesi yazarı Mustafa Sönmez bugünkü yazısında, Gezi Direnişi ve sonrasında dış sermaye kaçışına dikkat çekti. "Türkiye’de siyasetin seyrini belirlemede ekonominin daha çok öne çıkacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz" diye yazan Sönmez, "Bu siyasi çöküşe şimdi ekonomik çöküş eşlik edecek ve sürece etkili müdahalelerde bulunamazsa ekonomide yaşayacağı hüsran, siyaseten uğradığı kaybın da önüne geçecek ve çöküşünü hızlandıracak" diyor.

 
13 Temmuz 2013 Cumartesi 13:06 
Yorum YapYazdır
 
 
“Siyasi çöküşe ekonomik çöküş eşlik edecek“

 

İŞTE O YAZI:

 

Takip eden okur bilir; ekonomi ile siyasetin sıkı bir etkileşim içinde olduğu hep vurgulanır bu sütunda, ekonominin siyasete son kertede belirgin biçimde etki ettiği de belirtilir ama yine de her şeyi ekonomiye bağlayıp determinizme iman etme tembelliği de hep eleştirilir. Bu hatırlatmayı yapmakla beraber, bazı konjonktürlerde ekonominin sürece etki edecek kadar öne çıkacağını söylemek mümkündür. İşte Türkiye böyle bir konjonktüre giriyor. Türkiye’de siyasetin seyrini belirlemede ekonominin daha çok öne çıkacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz.

SERMAYE KAÇIYOR

AKP rejimi, Gezi direnişi ile birlikte ciddi bir güç kaybına uğradı, dengesi, ezberi bozuldu. Polis zulmüyle, 5 genç göstericinin katline , yüzlercesinin sakatlanmasına, yaralanmasına doğrudan ve dolaylı katkısıyla bütün dünyada lanetlendi. Bu, 2023 hayalleri kuran rejimin en kısa sürede önemli bir kan kaybıyla çöküşüne, parçalanmasına bile yol açacak bir düşüş. Ama bu siyasi çöküşe şimdi ekonomik çöküş eşlik edecek ve sürece etkili müdahalelerde bulunamazsa ekonomide yaşayacağı hüsran, siyaseten uğradığı kaybın da önüne geçecek ve çöküşünü hızlandıracak.

Bu argüman, AKP’nin yıllardır yükselişinin ve sistemde hegemonya kurmasının, dış kaynak girişine bağlı olmasıyla ilgili. İşte şimdi, o dış enerjinin geri çekilmeye başladığı, kaynağın kurumaya başladığı bir döneme girdik ve bu hızlanarak rejimin çöküşüne ivme katacak.



Kaynak: T.C.Merkez Bankası veri tabanı

Dış sermayenin sırtını Türkiye’ye dönüşü mayıs ayında başlamış görünüyor. Açıklanan mayıs ayı cari açık ve finansmanı ile ilgili veriler bunu ortaya koyuyor. Mayıs ayında 7,5 milyar dolara çıkan cari açığın, yani döviz açığının dış sermaye girişi ile finanse edilemediği görülüyor. Dış kaynak girişi olmayınca pamuk eller rezervlere gidiyor ve 4,5 milyar dolar oradan, 2,8 milyar dolar da kaynağı belirsiz döviz girişi hanesinden sağlanmış görünüyor.

HAZİRAN VE TEMMUZ KAYBI

Mayıs ayında, akmak yerine tıslayan dış sermaye musluğunda esas kuruma haziranda yaşandı, temmuz daha da berbat geçiyor. Merkez Bankası 10 Ağustos’ta ödemeler dengesini açıkladığında haziran kanamasını net olarak görebileceğiz, 10 Eylül’de de temmuz kayıplarını…Ama şimdiden büyük kaçış olduğu, tırmanan döviz fiyatlarından zaten görülüyor. Dolar kuru, Merkez Bankası’nın rezervden döviz satışları 6-7 milyar dolara kadar çıkmış olmasına karşın 1.95 TL’ye yapıştı, gözü 2 TL’de.

Doların 1.95 TL’ye yapışması bile kendi başına büyük risk. Bu yılın Orta Vadeli Program senaryosu 1,83 TL ortalama kur üstüne kurulmuştu. Ocak-mayıs sonu arası dönemde dolar kuru 1.79 TL ile bu hedefin 4 kuruş ya da yüzde 2,2 gerisinde seyretmişti. Ama hazirandan 10 Temmuz'a ortalama dolar kuru 1.91 TL’ye çıkarak OVP hedefinin 9 kuruş ya da yüzde 4,4 üstüne çıkmış durumda. .

ENFLASYON, KUR FARKI

Öngörülmeyen dolar şoku, ithalatı pahalılaştırarak maliyet enflasyonunu kamçılar. Şimdiden akaryakıta zamlar gelmeye başladı. Ocak-haziran dönemi yıllık enflasyon yüzde 8,5’a çıkarken halkın önemli kısmı için önem arz eden gıda enflasyonu yüzde 14’e yaklaşıyor. Doların tırmanışı, zam mevsimi sonbaharı beklemeden enflasyonu da tırmandıracak gibi. Bu da her tür seçmenin asabını bozacak bir gelişme. Hükümet ile toplu pazarlık görüşmesi süren 185 bin üyesiyle Türk-İş’in ücret zammı beklentileri bu enflasyonun çok gerisine düştü. Kokmaz bulaşmaz Türk İş bile, ekonomideki sarsıntı yüzünden Hükümet ile kapışmaya zorlanabilir.

Dolardaki şok, dövizle borçlanmış şirketleri kur farkı yükü ile fena tehdit ediyor. Borç stoku 340 milyar doların biraz üstünde. Bunun Nisan 2013- Nisan 2014 arası 12 ayda ödenecek kısmının 163 milyar dolar olduğunu yine Merkez Bankası açıkladı. Bu borcun yüzde 80’i özel bankalar ve şirketlerin. Borçluların açık pozisyonları varsa, taksitlerini şoke olmuş dolarla temin edip ödemek durumundalar, bu da en az 20 milyar TL’ye yakın kur farkı yükü demek. Bu farkı ürettiği mal ve hizmetin fiyatına yansıtmaya kalkanlar, enflasyona yeni bir katkı yapacaklar. Kur şokunun içeride talebi düşürüp ekonomiyi küçülteceği, firmaları daralmaya zorlayacağı, ne yazık ki işsizliği zıplatacağı açık.

Firmalar, sermaye kaçışının arızi bir durum olmadığını kavradılar. ABD, bu yılı yüzde 2, 2014’ü ise yüzde 3 büyüme ile kapamak istiyor. AB de küçülmeden büyümeye geçme kararında. Bu Japonya için de geçerli. Dolayısıyla, dış sermaye yüzünü Türkiye gibi ülkelerden merkeze çevirecek. Bu da dış sermaye ile balayı yaşayan, bunu başarı öyküsü gibi yutturan AKP’nin inişe geçmesi demek. Hiç kaçarı yok…

 
13 Temmuz 2013 Cumartesi 13:06 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:24
  • Güneş04:45
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:37
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
28.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202123242909
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık