Otobüs devrildi, 8 ölü, 11'i ağır 32 yaralı

Ana Sayfa » Siyaset » 'Sivil darbe hazırlığı yapılıyor'

'Sivil darbe hazırlığı yapılıyor'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sivil toplum örgütleri temsilcilerinin katıldığı ‘Türkiye’nin Geleceği İçin Büyük Buluşma’ toplantısında, “Eğer Anayasa’ya göre seçilip gelen birisi, ‘Ben Anayasa’yı tanımıyorum’ diyorsa, bir sivil darbenin ön hazırlıkları yapılıyor demektir” dedi.

 
6 Mart 2016 Pazar 09:47 
Yorum YapYazdır
 
 
'Sivil darbe hazırlığı yapılıyor'

ATO Congresium’daki toplantıda Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: “Bir kişi çıkıp, ‘yasama ve yargı organı benim için ayakbağı’ diyorsa, güçler ayrılığı ilkesini askıya alıyor demektir. Esnafın, tüccarın hangi baskılar altında olduğunu görüyorsunuz değil mi? Enselerinde boza pişiriyorlar, korkudan kimse ses çıkaramıyor. Ticaret odaları, sanayi odaları ‘Neden ekonomi kötüye gidiyor’ diyemiyorlar? Ecevit’in döneminde söylüyorlardı. Çünkü demokrasi vardı, özgürlük vardı. Öleceksek yiğitçe öleceğiz

BONZAİ PEYNİR EKMEK GİBİ
14 yıllık süre içinde fuhuştaki artış yüzde 790, adam öldürmede yüzde 261, cinsel tacizde yüzde 449, çocukların cinsel istismarında yüzde 434, uyuşturucu bağımlılığında yüzde 628. Uyuşturucu bağımlılığında yaş 10’a indi. Kalkmış ‘Çocuklara bira veriliyor’ diyor. Biradan vazgeçtik senin iktidarında okul bahçelerinde bonzai satılıyor. Bonzainin peynir ekmek gibi satıldığı bir ülkede gelecek kuşakları mahvediyorsunuz. 

KİMSE DAVA AÇMIYOR
Sıfır terörle devraldılar, her gün 10’larca şehidimiz geliyor. Sorumlusu kim, AKP’nin yöneticileri terör örgütüne açıkça yardım ve yataklık yapmışlardır. Kimse ne hikmetse mahkemeye vermiyor. Bir gazeteye kayyum atandı. Kararı veren hâkim, siyasi otoritenin sopasını elinde taşıyan yargıçtır. Hâkim değil siyasi organın elemanıdır. 14 yılda AKP, şu anda bir devlet partisi konumundadır. Sivil toplumun, sendikaların, siyasi partilerin normal bir demokraside yapacakları mücadelenin sınırları aşılmıştır. Bu mücadele doğrudan doğruya AKP devletiyle yapılacak mücadeledir.” 

MÜCADELE MADDELERİ
Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı 16 maddelik birlikte mücadele deklarasyonu şöyle:

- Yargı bağımsızlığını savunacağız. ‘Anayasaya uymuyorum’ dediğiniz andan itibaren hukuk devletini askıya almışsınız demektir.
- Bir ülkenin medyası özgür değilse, o toplumun özgürlük hakları elinden alınmış demektir. Medya özgürlüğü bütün demokrasilerin ana omurgasını oluşturur. 
- Milletin vekillerini millet seçsin. Lider sultasına son vermemiz lazım. Yüzde 10 barajını savunanlar darbecilerdir, kaldıralım.
- Yurtdışı seçim çevreleri oluşturulmalı. Yurtdışından TBMM’ye milletvekili gelmeli. 
- Düşünceyi açıklama özgürlüğü sağlanmalı. Bir toplumda düşünceyi açıklama yasağı getirilirse, o toplumun uygarlaşma şansı kocaman bir sıfırdır. 
- Toplantı ve gösteri hakkı sağlanmalı. 
- Üniversitelerin özgür ve özerk olması lazım. 
- Örgütlenme özgürlüğü olmalı. 
- Siyasette ahlak olmalı. Siyaset kirlilikten arınmalı. 
- Güçlü bir sosyal devleti inşa edebilmeliyiz. 
- Hakça bölüşmenin olmadığı yerde sosyal devlet olmaz. Yardımlarla beslenen bir toplum özgür iradesini yitiren toplum demektir. 
- Doğa haklarına saygı duyulmalı. Bütün canlılara saygı gösteren bir siyasal anlayışı Türkiye’ye getirmek zorundayız. 
- Kadın, erkek eşitliği sağlanmalı. 
- Toplumsal barış sağlanmalı. Dördüncü devrime hazırlanmak için toplumsal barışı sağlamak zorundayız. 
- Bu ülkenin devlet organları arasındaki uyuşmazlığı çözecek olan bir organ mahkemesine ihtiyacı var.
- Türkiye’yi, Ortadoğu bataklığından çıkartmak zorundayız. 

 

AYRINTILAR

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sivil toplum örgütü temsilcilerinin katılımıyla ATO Congresium'da düzenlenen toplantıda "Türkiye'nin Geleceği için Büyük Buluşma" çağrısı yaptı. Türkiye'nin içinden bulunduğu durumdan çıkması için neler yapılması gerektiğini 16 maddeyle sıralayan Kılıçdaroğlu, "İster sendika, ister sivil toplum örgütü şunu hep beraber dile getirmek zorundayız. Biz kendi ülkemizde birinci sınıf demokrasi istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları üçüncü sınıf demokrasiye layık değildir, birinci sınıf demokrasiye layıktır. Birinci sınıf demokrasiyi nasıl getireceğiz. Yargı bağımsızlığını savunarak. Eğer bir ülkede yargı bağımsız ve tarafsız değilse, o ülkede demokrasi askıya alınmıştır. Adaletin olmadığı yerde devlet yoktur. Çünkü adalet mülkün, devletin temelidir. Ben anayasaya uymuyorum dediğiniz andan itibaren hukuk devletini askıya almışsınız demektir. Bütün bunların nedeni darbe hukukudur. Darbe hukuku toplumu bugüne taşıdı. Anayasa sayesinde yukarıya çıkmış bir kişinin 'ben Anayasa Mahkemesi kararını tanımıyorum demesinin anlamı nedir?' Ben anayasayı takmıyorum demektir. Çok farklı bir kişilik. Bu tür kişilikler Türkiye'yi, ülkeleri felakete götürür. Hitler'in anılarına bakın, yaptıklarına bakın tıpatıp şimdi Türkiye'de aynı model hayata geçirilmek isteniyor. İkinci konumuz medya özgürlüğü. Bir ülkenin medyası özgür değilse, o toplumun özgürlük hakları elinden alınmış demektir. Buna izin vermememiz lazım. Medya çağdaş devletlerde dördüncü güçtür. Yasama, yargı, yürütme ve medya. Dördüncü gücün ayağını kaydırırsak, sağlıklı haber alma kanallarımızın tamamı ortadan kalkmış olur. Anayasa'nın 28. maddesi diyor ki, 'basın hürdür, sansür edilemez.' Peki basın hür mü hayır, sansür ediliyor mu evet. Neye göre yapılıyor? Darbe yasalarına göre yapılıyor" şeklinde konuştu.

 

"MİLLİ İRADE TBMM'YE TAM YANSIMALI"

 

Üçüncü konu olarak milletin vekillerini milletin seçmesi ve bu konuda uzlaşılması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Lider sultasına siyasette son vermemiz lazım. Ön seçime gideceğiz, millet kendi vekillerini seçecek, kendi özgür iradesiyle parlamentoya gönderecek. Milletvekili özgür iradesini kullanamıyor. Milli irade TBMM'ye tam yansımalı. Sabah akşam milli irade diye ahkam keserler. Gelin milli iradeyi tam geçirelim. Yüzde 10 seçim barajı var. Kim koymuş, askerler koymuş. Yüzde 10 seçim barajını savunanlar darbecilerdir. Kaldıralım. Yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı gelsin Meclis'e. Yurt dışı seçim çevresi oluşturulmalı. 5 milyondan fazla vatandaşımız var. Yurt dışındaki vatandaşların sorunlarını Türkiye'deki vatandaşlar dile getiriyor, niçin? Onların ağzı dili yok mu? Oradan da milletvekili TBMM'ye gelmeli ve sorunlarını dile getirebilmelidir. Düşünceyi açıklama özgürlüğü altıncı konu. İnsan aklı, 21. yüzyılda en stratejik madde olarak bilinir. Olağanüstü bir olayla karşı karşıyayız. Eğitimle biz insan aklının daha nitelikli çalışmasını isteriz. Düşünceyi açıklama özgürlüğü bir toplumun gelişmesinin temel dinamiktir" ifadelerini kullandı.

 

"ŞİMDİ İKİ KİŞİ YAN YANA YÜRÜYEMİYOR"

 

Toplantı ve gösteri hakkıyla ilgili ise Kılıçdaroğlu, "İnsanlar neden gösteri yapar, seslerini duyurmak için. Meydanlar neden vardır? O meydanlarda insanlar düşüncelerini özgürce açıklasın diye vardır. Anayasa'nın 34. maddesi, 'herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.' Şimdi iki kişi yan yana yürüyemiyor. Hatta birisi bir yerlere gittiği zaman önceden birilerini gözaltına alıyorlar. Geldiğimiz noktaya bakın, darbeciler bile bunlardan daha iyiydi. Onlar bile bunu düşünemiyordu. Üniversitelerin özerk olması. Özgür ve özerk olmalı üniversiteler. Üniversitelerin bilimsel, idari ve mali özerkliği olmalı. Gençler üniversite yönetiminde söz sahibi olmalı. Bir ülkenin üniversiteleri bilgi üretmiyorsa, o ülkenin gelişme şansı olmaz. Bilgi üretmesi için her türlü düşüncenin özgürce tartışıldığı mekanlardır üniversiteler. YÖK belasından da üniversiteleri kurtarmak lazım. Üzerinde anlaşacağımız bir başka konu, örgütlenme özgürlüğü. Bir toplum örgütlenemiyorsa, sendikalar, STK'lar, vakıflar bir araya gelemiyorsa, aynı amaç için çalışmıyorlarsa o ülkede demokrasi olmaz. Bir ülkede ne kadar çok STK varsa, o ülkede demokrasi o kadar güçlü demektir" dedi.

 

"KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ DEMOKRASİDE YATIYOR"

 

Üzerinde uzlaşılması gereken onuncu konunun siyasette ahlak olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

 

"Siyasetçi en az güven veren konumunda. Yolsuzluk, malı götürme, yandaşa ihale onda. Biz siyasetçiyi bunun için mi seçip Meclise gönderiyoruz. Siyasi ahlak yasası mutlaka çıkmalı, siyaset kirli olmamalı. Ankara'da bomba patladı 102 çocuğumuz hayatını kaybetti, hiç kimse sorumluluk almak istemedi. Anayasanın 112. maddesi de askıya alınmış durumda. Güçlü bir sosyal devlet. Eğer Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir sosyal devleti inşa edebilirse, gerçek anlamda demokrasiyi inşa etmiş oluruz. Sosyal devlet bu açıdan çok önemlidir. Doğa haklarına saygılı bir siyaset istiyoruz. Dünyada sadece insanlar yaşamıyoruz. Bütün canlılara saygı gösteren bir siyasal anlayışı Türkiye'ye getirmek zorundayız. Anayasa'nın 56. maddesinde herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir diyor. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesi önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir diyor. Taksim'i düşünün. Ağaç düşmanları onların üzerine neredeyse bütün polis ordusunu gönderdi. Cerattepe Artvin. Doğayı savunuyorlar. Artvin'de ormanı yok ederseniz ne olur? Kanun önünde eşitlik. Kadın ve erkek ayırmayan bütün vatandaşlar kanun önünde eşittir. Anayasa madde 10, 'Herkes kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bunu yaşama geçirmede yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanıyamaz' diyor. Toplumsal barış. Biz Osmanlı'dan devraldığımız bir ülkeyiz. Şimdi dördüncü bir devrime hazırlanmak zorundayız. Bir arada özgürce yaşamalıyız. Toplumsal barışımız dinamitlenmiş durumda. Kürt sorununun çözümü demokraside yatıyor. Kürt sorununun çözümü için adres TBMM'dir. Baştan söyledik, tuttuğunuz yol yanlıştır, bu yol Türkiye'yi felakete götürür dedik. Baştan bizi dinleselerdi böyle bir tablo ortaya çıkmayacaktı. Ülkenin bir tarafı kan gölüne dönmüşse, huzur gelmez. Bu en çok terör örgütünün işine gelir. Kan akıtmak terör örgütüne hizmet etmek demektir. Biz milli kurtuluş savaşını beraber verdik. Biz neden kucaklaşmıyoruz. Bu ülkenin bir organ mahkemesine ihtiyaç var. Ne demek organ mahkemesi? Güçler arasında uyuşmazlık çıkarsa çözecek bir mahkemeye ihtiyaç var. Türkiye'yi Ortadoğu batağından çıkarmamız lazım. Yurtta barış, dünyada barış bizim neyimize yetmiyor? Ortadoğu halkları Türkiye gibi olmak istemiştir. Bu konuda da görüş birliğine gitmemiz gerekir."

 

"BİZ PARLAMENTODA OLDUĞUMUZ SÜRECE ARZU ETTİKLERİ DÜŞÜNCELERİN HİÇBİRİSİNİ GERÇEKLEŞTİREMEYECEKLER"

 

"Diyorlar ki anayasa yapalım. Bu darbe anayasasıdır, özgürlükçü bir anayasa yapalım" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, "Kendilerine şunu söyledim, Sayın Davutoğlu'na bir mektup yazdım. Sorun büyük ölçüde anayasadan kaynaklanmıyor, darbe hukukundan kaynaklanıyor. Hepsini beraber ele alacaksak, Türkiye'ye birinci sınıf demokrasiyi getireceksek biz hazırız. Bizim bazı koşullarımız var. Darbe hukukunu bütünüyle ele alacağız. Anayasanın ilk dört maddesi bizim için vazgeçilmezdir. Neden ilk 4 maddeyi değiştirmek istiyorlar. Nedenlerini ben gayet iyi biliyorum. Ama size şu güvenceyi verebilirim. Biz parlamentoda olduğumuz sürece arzu ettikleri düşüncelerin hiçbirisini gerçekleştiremeyecekler" açıklamasında bulundu.

 

"BİZ TEK CÜMLEYLE İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ"

 

Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

 

"Özetle biz ne istiyoruz? Birinci sınıf demokrasi, halkına hesap veren siyaset, temiz siyaset istiyoruz. Yolsuzluğun olmadığı bir siyaset istiyoruz. Güçlü bir sosyal devlet istiyoruz. İşsizliğin ve yoksulluğun olmadığı, çocukların yatağa aç girdiği bir Türkiye istemiyoruz. Çocuklarımızın en nitelikli eğitimini aldığı bir Türkiye istiyoruz. Tasada ve kıvançta birlikte olmak istiyoruz. Herkesin sokakta özgürce gezdiği bir Türkiye istiyoruz. Biz bağımsız ve tarafsız bir yargı istiyoruz. İktidarın elinde sopa olan, milleti hizaya getirmek için ceza yazan yargı değil. Biz tek cümleyle insanca yaşamak istiyoruz. Türkiye'nin yarı açık cezaevine dönmesini istemiyoruz. Her düşüncenin özgürce dile getirildiği Türkiye istiyoruz. Taleplerimi aktardım STK'lara, sendikalara, vakıflara, diğer kuruluşlara. Düşüncelerimiz, dünya görüşlerimiz farklı olabilir ama asgari müşterekleri olan bir toplum olmalıyız. Çünkü biz haklıyız, kendimizi değil ülkemizi, çocuklarımızı, torunlarımızı güzel bir dünyayı düşünüyoruz."

 

 
6 Mart 2016 Pazar 09:47 
Yorum YapYazdır
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>MUSTAFA MERTTÜRK</p> <p>2016-03-07 16:04:02</p> <p>CHP MECLİSİ BOŞALTMALI BENCE</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1812 - Osmanlı Devleti ve Rusya arasında Bükreş Antlaşması imzalandı, 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı sona erdi.
1830 - ABD Başkanı Andrew Jackson, Amerikan Kızılderililerinin yurtlarından çıkarılmasına ve başka yerlere sürülmelerine olanak tanıyan Yerli İskân Yasası'nı imzaladı.
1862 - Sayıştay kuruldu.
1902 - Bilim adamı Thomas Edison pili buldu.
1913 - Osmanlı'da ilk feminist örgüt sayılabilecek Teali-i Nisvan kuruldu.
1918 - Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kuruldu, 27 Nisan 1920'de SSCB tarafından ilhak edildi.
1919 - Mustafa Kemal Paşa, Havza'dan, sivil ve asker yüksek memur ve komutanlıklara, işgallere karşı çıkılan mitingler düzenlenmesini bildirdi.
1919 - İstanbul'da tutuklanan İttihat ve Terakki ileri gelenleri, Malta'ya sürgüne gönderildi. Bu ilk kafilede 66 kişi yer alıyordu. Sürgünler 20 Kasım 1920'ye kadar sürdü.
1928 - Bakanlar Kurulu, Millet Mektepleri açılmasını kararlaştırdı.
1930 - İnşası 2 yıl süren, New York City'nin önemli sembollerinden Chrysler Binası resmen açıldı.
1933 - Naziler Alman Komünist Partisi'nin bütün mallarına el koydu.
1937 - İngiltere'de Neville Chamberlain Başbakan oldu.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.
1953 - Kore'de 28-29 mayıs savaşlarında Türk tugayı 155 şehit verdi.
1954 - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) en çok konuşulan diller arasına Türkçe'yi de aldı.
1959 - ABD tarafından uzaya gönderilen iki maymun sağ olarak Dünya'ya döndü.
1961 - Uluslararası Af Örgütü, Londra'da kuruldu.
1987 - Batı Alman pilot Mathias Rust küçük uçağıyla Sovyet hava koridorunu delerek Kızıl Meydan'a indi. Hava Kuvvetleri Başkomutanı Koldunov görevden alındı.
1992 - Türkiye ile Nahçıvan'ı birbirine bağlayan Ümit Köprüsü hizmete girdi.
1999 - 57'nci hükümet kuruldu. MHP, DSP ve Anavatan Partisi'nden oluşan koalisyon hükümetinde Başbakan Bülent Ecevit oldu.
1999 - Leonardo da Vinci'nin şaheseri Son Akşam Yemeği adlı tablo, 22 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona ermesiyle İtalya'nın Milano kentinde yeniden sergilenmeye başlandı.
2002 - NATO, Rusya'yı sınırlı ortak ilan etti.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:33
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:48
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık