Üs bölgesine saldırı, 3 asker şehit

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » Sinop'ta nükleer tehdit!

Sinop'ta nükleer tehdit!

Türkiye Nükleer Karşıtı Platform, Sinop Fener-İnceburun'da ormanlık alan içine Fransız-Japon ortaklığı ile yapılması tasarlanan nükleer santrale karşı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Sinop toprak, hava su-denizinin kesinlikle kirleneceği, balıkçılık ve tartımın zarar göreceği ve turizmin biteceği uyarısında bulunuldu.

 
15 Mart 2014 Cumartesi 17:29 
Yorum YapYazdır
 
 
Sinop'ta nükleer tehdit!

İşte yapılan açıklama:

 

 

 

NÜKLEER SANTRAL PROGRAMLARI İPTAL EDİLMELİDİR!

Basınımızın değerli temsilcileri, Nükleer Karşıtı Platformun kongresi ve kongre öncesi hazırlıklarımızı izlemek üzere Sinop’tasınız. Hepiniz hoş geldiniz.

Bugün nükleerle geleceği karartılmak istenen ülkemizde, santralin kurulmak istendiği yerde, denizin üstünde yüzen kent Sinop’tayız.

Ve bugün 8 Mart. Kadınların özgürleşme mücadelesinin tarihinde önemli bir gün. Eşit ve özgür bir yaşam için Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Çevre direnişlerinde hep ön saflarda olan  kadınlar, hiç kuşkumuz yoktur ki, nükleer karşıtı mücadelenin de öncüsü olacaktır.

Doğal güzelliklerine tanıklık ettiğimiz Sinop, geçmişten günümüze, kendi doğasına ve çevresine sahip çıkan, bu mücadelesinde önemli birikimleri olan bir kentimizdir. Nükleer karşıtı mücadelede kitlesel direnişleri hâlâ hafızalarımızdadır. Gerze’de kurulmak istenen termik santrala karşı da onurlu direniş sergilemiştir. Sinop’ta, nükleer karşıtı yaz şenliğinde üç karanfilimizi, Öner’imizi, Soner’imizi ve Güneş’imizi  şehit verdik. Anıları mücadelemizde devam etmektedir.

Sevgili Basın Emekçileri,

Hepimizin bildiği gibi, 11 Mart 2011 tarihinde, Fukuşima’da nükleer kaza meydana geldi. Fukuşima nükleer santral  kazasının ardından 3 gün sonra  3 yıl geçmiş olacak.Ortaya çıkan manzara Fukuşima’ nın Çernobil’ den sonra yaşanan en büyük nükleer felaket olduğunu gösteriyor. Bu üç yıl içerisinde 160 bin insan evlerinden oldu, nükleer santral kalıntıları hala açık havada, milyonlarca ton atık su okyanusa karıştı, karışmaya devam ediyor. Milyonlarca ton atık tahliye bekliyor. Japonya Çevre Bakanlığına göre Fukuşima nükleer santralinin tamamen sökülmesinin 40-50 yılı bulacağı ve maliyetinin ise 900 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Japon halkının geleceği ipotek altındadır. Bunca şeye rağmen Japon hükümeti Türkiye, Hindistan ve Arap Emirliklerine nükleer endüstrisinin sonunun gelmediğini göstermek için nükleer santral ihraç etmeye devam etmektedir. Kendi halkına verdiği zararları ve yıkımları gözardı etmektedir.

 

Fukuşima kazasından sonra, “nükleer rönesans” dönemi sona ermiş, ülkeler nükleer programlarını askıya almış, güvenlik maliyetleri artan nükleer santrallere güven azalmıştır.

Ülkemizde ise, yaşanan kaza sonrasında, Akkuyu’da yapılması planlanan nükleer santral programını gözden geçirerek askıya alması beklenirken, AKP hükümeti,   toplumla alay edercesine, kazanın yaşandığı ülke ile devletlerarsı ikili anlaşma yapmış, 2. santrali  programına aldığını duyurmuştur.

Nükleer santral kurma girişimleri 1 yetmez 2 tane, 2 de yetmez 3 tane anlayışıyla ülkemizi nükleer çöplük haline getirme çalışmalarını, şaşkınlıkla ve üzülerek tanıklık ediyoruz.Rusya ile yapılan devletlerarası ikili anlaşmayla Akkuyu’da yapılmak istenen nükleer santral yapma sevdası şimdi de Japonya ile yapılan devletlerarası ikili anlaşma ile Sinop’ta devam ettirilmek istenmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Japonya Hükümeti Arasında Nükleer Enerjinin Barışçıl Amaçlarla Kullanımına Dair İşbirliği Anlaşması 09 Ocak 2014 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi, girmesiyle de bir çok tartışmayı beraberinde getirdi. Anlaşmada yer alan uranyum zenginleştirme, nükleer yakıt üretimine izin veren maddeler hele hükümetin otoriter tavırlarının ve söylemlerinin arttığı bu günlerde nükleer silahlanmayla ilgili endişelere neden olmaktadır.

Ülkemiz hızla nükleer pazarına çevrilmektedir. Dünya ülkelerinin nükleer programlarını gözden geçirdiği bir dönemde,  AKP hükümetinin nükleer sevdasının ardında yatan gerekçeler bilinmemektedir.

Ancak bu nükleer sevdadan nükleer çıkar çevreleri oldukça memnun görünmekte ve ülkemizdeki nükleer santral ihalelerini kapmak için yarışmaktadır.

Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise, Devletlerarası İkili Anlaşmalar yoluyla nükleer santral kurma girişimlerinin Anayasa denetiminin dışında olmasıdır.  Nükleer santrallerin ikili anlaşmalar yoluyla yapılmak istenmesinin ikna edici bir tarafı bulunmamaktadır.

Şu  unutulmamalıdır; denetimsiz süreçler her türlü “yolsuzluk” zeminini oluşturmaktadır.

Sevgili basın emekçileri;

Daha nükleer santraller  kurulmamışken Gaziemir’de ve Köprübaşı’nda ölçülen radyasyon miktarıı, nükleer santral konusundaki endişelerimizi arttırmıştır.

Daha yeni Manisa’ nın Köprübaşı ilçesinde normalin 140 katı radyasyon ölçüldü,  Gediz nehri üzerinden Ege denizine ulaşmasına kesin gözüyle bakılıyor, İzmir’ in göbeğinde   Gaziemir de bir işletme kamu kurumlarının bilmelerine  rağmen   yıllarca toprağa radyoaktif atık gömüyor, toprak söylemese kimse ses çıkarmıyor. Böyle bir ortamda Akkuyu’ da ise taş ocağı çalışmaları adı altında santral alanında çalışma yürüten şirketin, taş ocağı için de ÇED raporu almadığı  ortaya çıkıyor. Santralin 1976 yılına ait yer lisansı ise 6 Aralık 2013 tarihinde TAEK tarafından daha yeni yenilendi. Görüldüğü üzere acelesi olan birileri bazı süreçleri bile gereksiz görüp işe koyulabiliyorlar.

Artık, yapılması gereken tek şey var: nükleer programlardan vazgeçmek! Daha santral kurulmadan suyumuza, toprağımıza karışan radyasyonun sorumlularının bulunması ve Nükleersiz bir Türkiye sağlanmasıdır.

Hükümet haklı tepki ve itirazlarımıza kulak tıkamakta, bildiğini okumaya devam etmektedir.

Ancak hatırlatmamız gerekiyor: Gezi’ den bu yana yaşananlar gösteriyor ki  “ ağacın intikamı “ kötü oluyor. Hükümet ‘ in gözünü boyayan beton uygarlığı,  kentleri yaşanmaz hale getirirken aynı zamanda halkına karşı örgütlenen devlet mekanizmasının zihniyeti oluyor.   Özgürlükleri rehin tutulan, sömürünün katmerleştiği,  yaşadığı çevreye yabancılaştırılmış insanlık isyan ediyor.

Bugün Karadeniz’ in kıyısında Çernobil nükleer santral kazasının etkilerinin , şehir kıyılarına bırakılan atık bidonlarının sonuçlarıyla mücadele eden Sinop halkıyla kurulmak istenen nükleer santrallere karşı dayanışma içinde olduğumuzu bildirmek için Türkiye’ nin bir çok kentinden buraya geldik. Ortak olduğumuz bir çok şey var. Bizler temiz bir çevrede , insanca yaşamak istiyoruz. Nükleer endüstrisi ülkesinden kovulanların kirli enerjilerini istemiyoruz.

Halkına yalan söyleyenlere inanmıyoruz.

Biz nükleere inat yaşasın hayat diyoruz.

NÜKLEER KARŞITI PLATFORM

 
15 Mart 2014 Cumartesi 17:29 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık