15 Temmuz, gerçekler ve FETÖ düzeni!

Ana Sayfa » Siyaset » Şeyh Sait yaşasaydı Sivas kıyamına liderlik ederdi

Şeyh Sait yaşasaydı Sivas kıyamına liderlik ederdi

HDP, hilafet yanlısı Şeyh Sait’i ölüm yıl dönümünde Twitter hesabından Kürtçe bir mesajla anmıştı. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Merkez Komitesi Üyesi ve soL Portal yazarı Aydemir Güler ise, bugün köşesinde bu konuyu ele aldı.

 
4 Temmuz 2018 Çarşamba 08:25 
Yorum YapYazdır
 
 
Şeyh Sait yaşasaydı Sivas kıyamına liderlik ederdi

HDP, Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı başkaldırdığı için idam edilen Şeyh Sait’i ölüm yıl dönümünde Twitter hesabından Kürtçe bir mesajla anmıştı. HDP Genel Merkezi’nin Twitter hesabından Türkçe mesaj yayınlanmaması ise dikkat çekmişti.

TKP Merkez Komitesi Üyesi ve soL Portal yazarı Aydemir Güler ise, bugün köşesinde bu konuyu ele aldı.

Şeyh Sait isyanının feodal karakterde olduğunu belirten Güler, isyan için, "Çıkarları Türkiye toplumunu modernize eden Kemalist devrime karşıttır" diye ifade etti.

Hilafet yanlısı Sait'i savunan HDP ve solculara seslenen Güler, "HDP’de sosyalistlik icra edeceğini sananlara, hâlâ halkların kardeşliğinden dem vuranlara bir not düşmem gerekmiyor. Düşecekleri kadar düşmüş durumdalar. Sadece Said karışığı kafalarını ve kalemlerini Marksizme bulaştırmasınlar, yeter" diye belirtti.

"SAİD YAŞASAYDI..."

"Saidciler, Sivas’ta oteldeki ilericiler değil sokaktaki karşıdevrimcilerdi" diyen Güler, "Said yaşasaydı kıyama liderlik edebilirdi. Avukatlarını da biliyoruz" diye ifade etti.

Türkiye’de 24 Haziran seçimlerinde modern ve laik vatandaşların azımsanamayacak kısmının HDP’ye oy verdiğinin altını Çizen Güler, "HDP Said mesajını Kürtçe yayınlayarak bunların hassasiyetini gözetmeyi düşünmüş olabilir mi? Öyleyse işin içinde bir de aptal yerine konmak var demektir" diye belirtti.

Güler, "Sivas’ta ve her yerde Sünni şeriat tarafından yok edilmeye çalışılmış Alevi hareketinin bir dizi kesimi de HDP’cidir. Şimdi şeriatçı ayaklanmacılar için gözyaşı döküyorlar mı" diye sorarken, "Bir siyasi hareket aynı anda hem Said’le başını dikleştirdiğini ve Sivas’ta mağdur olduğunu düşünemez" diye ifade etti.

Aydemir Güler'in SoL Portal'daki yazısı şu şekilde:

"Bugün de seçimden devam edecektim; yazmıştım hatta. Ama bir skandal yaşandı ve seçim bağlantılı yazıyı öteledim...

HDP 29 Haziran’da Şeyh Said ve arkadaşları hakkında Kürtçe bir mesaj yayınlayarak Said ve 47 arkadaşının infazını 'tekrar tekrar' mahkûm etti. Üç gün sonra aynı parti Sivas katliamında 'yitirdiğimiz canlarımızı saygıyla anacak', hesap sormanın yolu olarak 'ortak bir demokrasi ve özgürlük mücadelesini büyütmek' gereğine işaret edecekti.

Bu, 'bir' değil 'çok' skandaldır.

Kürt milliyetçiliği Şeyh Said isyanını kendi tarihinin bir parçası olarak görüyor. Gerçekten öyle midir, yoksa Kürt milliyetçiliği ve Said olayı arasında izi sürülen bağlantı ağırlıklı olarak yapıntı, uydurma mıdır?

Bu soruya Kürt milliyetçileri ortak bir yanıt vermediler. Temsil gücü hayli yüksek bir örneği hatırlatmam gerekirse, Abdullah Öcalan çeşitli yorumlarında Kürt isyanlarının gerici niteliğine işaret etmiştir.

Haklıdır ve yalnızca Said değil, Dersim’e kadar bütün isyanlar modern bir olgu olan ulusun ve modern bir siyasi-ideolojik-kültürel akım olan milliyetçiliğin öncesine aittirler. İsyanlarda milliyetçilik değil İslamcılık veya (Aleviler söz konusu olduğunda) bölgecilik ön plandadır. Bu özellikler, hareketin sınıf kimliğini ele verir. 'İsyanlar' dönemi feodal karakterdedir.

Milliyetçilik bilimsel ve sınıfsal bakışa rahmet okutalı beri, bu analize ne tepki verildiğini biliyoruz. 'Ama, denir, binlerce yoksul köylü öldürüldü! Sen kalkmış feodal karakter diyorsun!' Genellikle burada da durulmaz ve tepki 'Kürt düşmanı' suçlamalarıyla demagojiye devam eder. Ne olacaktı peki? Feodaller, kendi ordularını kendileri mi kuracaktı? Tarihin hangi uğrağında egemenler kitleleri cepheye sürmemiş? Milliyetçilik aptallaştırır ve abuk sabuk tezler üretir. Bu da onlardan biri. Geçiniz.

Said isyanı 1919-23 atılımına karşı gerici ve feodal bir dirençtir. Çıkarları Türkiye toplumunu modernize eden Kemalist devrime karşıttır. Kapitalist cumhuriyet bir tarihsel ilerlemeydi ve merkezileşme olmadan yaşanamazdı. Kemalist hareket iktidara yürürken feodalite altında ezilen yoksul köylüleri değil Kürt egemenlerini muhatap almıştı. Feodalitenin dinci gericiliğin baskılanmasına, laisizm eğilimine ve modernleşmeye tepki vermemesi imkansızdı. Kemalist ve kapitalist cumhuriyet ile yerel feodalite arasındaki pazarlıkların tıkandığı her noktada, ikincisi, kendi iktidar alanını korumak ve genişletmek için ayaklanmıştır.

Feodal direncin emperyalizm arasındaki somut işbirliği bir yana, çıkarlarının ortak olduğu su götürmez. Britanya emperyalizminin planlarını alt üst eden Ankara’nın zayıf düşmesinde kimlerin yarar gördüğü aşikardır. İsyanların hem emperyalistler hem de burjuva liberal muhalefette yankı bulma olasılığı, Kemalist iktidarın 'askeri çözümü' tercih etmesinde bir diğer önemli faktördür.

Kürt milliyetçiliği 1950’lerden başlayarak kapitalizmin çerçevesi içinde modern bir olgu haline geldiğinde, bütün milliyetçiliklerin izlediği yola sık sık başvuracaktı. Milliyetçilik, kendini ulus olarak sunmayan, mezhepler ve feodal egemenlik alanları arasındaki çelişkiler nedeniyle yaygınlık ve bütünlük kazanamayan, kısaca dinci ve bölgeci sınırlara mahkûm olan hareketlerde kendi köklerini aramıştır. Her milliyetçilik kendi milletini öncesiz ve sonrasız, tarih üstü bir varlık olarak resmeder.

Bugün olan da bundan ibarettir.

Atlamayayım, Öcalan’ın 'bilimselliği', Kürt milliyetçiliği ile Türkiye kapitalizmi arasında kurulacak olası müzakere masasının Kemalist referanslarının baskın olduğu döneme aittir. Bu beklenti ortadan kalktıktan ve somut olarak AKP-HDP masası kurulduktan sonra, ülke tarihindeki tüm ilerlemeler topa tutulacaktı. Zaten huruç harekâtına hız veren de, şeriatçı bir karşı-devrim örgütü olarak AKP’nin ta kendisiydi. Saidcilik burada ortak paydadır.

Geçerken, HDP’de sosyalistlik icra edeceğini sananlara, hâlâ halkların kardeşliğinden dem vuranlara bir not düşmem gerekmiyor. Düşecekleri kadar düşmüş durumdalar. Sadece Said karışığı kafalarını ve kalemlerini Marksizme bulaştırmasınlar, yeter.

Saidciler, Sivas’ta oteldeki ilericiler değil sokaktaki karşıdevrimcilerdi.

1993 Sivas katliamı, 1925 Şeyh Said’inden bir başka açıdan daha ayrılır. Sivas katliamı Türkiye kapitalizminin karşıtı değil sürdürücüsüydü. Modern kapitalizm, modernlik öncesi bir dincilikle yönetilmeyi 12 Eylül 1980’de seçti. 1990’ların devlet terörü toplumun kalıba sokulması için alan temizliğidir. Kontrgerilla, Demirel-Çiller-Ağar-Akşener bloku, Hizbullah, Refah Partisi yükselişi bir yandadır. Öte yanda ise üç dinamik biçildi.

Birinci olarak, Kürt siyasi hareketi, içinden çıkmak istediği silahlı mücadele kanalına hapsedilmek istenmiştir. Bunun içinde devletin ağır kitle kıyımları, Hizbullah'ın (veya Hizbulkontra'nın) cinayetleri, köy yakma ve boşaltmalar vb. yer alır.

İkincisi laikliği savunmanın ölümle cezalandırılmasını sıradanlaştıran ve modern toplum kesimlerine korku salmayı amaçlayan aydın cinayetleridir. Sivas katliamı buraya yerleşir.

Üçüncüsü de 80’lerin sonunda kafayı kaldıran sendikal hareketin, hem baskılanması hem de sosyal demokratlar eliyle denetlenmesidir. Dönemin SHP’sini 'aslında demokrat' bir beceriksizlik abidesi saymak hakikaten alıklıktır. Kimileri safça demokrat, çoğu da bayağı beceriksiz olsa bile, sosyal demokrasi 90’larda bir işlev yerine getirmiştir.

Özetle Said taziyesinin içinde gerçekten çok skandal var.

İlki başta değindiğim durum. Said yaşasaydı kıyama liderlik edebilirdi. Avukatlarını da biliyoruz…

Skandal iki: Türkiye’de küçümsenmeyecek ölçüde bir modern-laik seçmen kitlesi HDP’ye oy verdi. HDP Said mesajını Kürtçe yayınlayarak bunların hassasiyetini gözetmeyi düşünmüş olabilir mi? Öyleyse işin içinde bir de aptal yerine konmak var demektir.

Skandal üç: Sivas’ta ve her yerde Sünni şeriat tarafından yok edilmeye çalışılmış Alevi hareketinin bir dizi kesimi de HDP’cidir. Şimdi şeriatçı ayaklanmacılar için gözyaşı döküyorlar mı?

Dördüncü skandal HDP ile ilişkisini sosyalizm, devrim ve kardeşlik kavramlarıyla açıklayan solcuları ilgilendirir.

Skandal beş: Bir siyasi hareket aynı anda hem Said’le başını dikleştirdiğini ve Sivas’ta mağdur olduğunu düşünemez."

 
4 Temmuz 2018 Çarşamba 08:25 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Arslan Bulut
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1212 - İspanya Hristiyan krallıklarının Muhammad an-Nâsir komutasındaki müslümanları Las Navas de Tolosa savaşında yenmesi.
1394 - Fransa kralı VI. Charles Yahudilerin Fransa'dan kovulması için emir verdi.
1661 - Avrupa'da ilk banknot, Stockholms Banco adlı bir İsveç bankası tarafından bastırtılarak tedavüle verildi.
1782 - Wolfgang Amadeus Mozart'ın Saraydan Kız Kaçırma adlı operası ilk kez sahnelendi.
1880 - Dr. Emily Stowe, Kanada'nın ilk lisanslı kadın doktoru oldu.
1912 - Stokholm Olimpiyat'ları başlangıcı.
1935 - Dünyanın ilk parkmetresi Oklahoma City'de bir caddeye yerleştirildi.
1942 - Fransa'daki en büyük Yahudi tutuklanması: 12.884 Yahudi Auschwitz'e gönderilmek üzere tutuklandı.
1945 - Manhattan Projesi: Alamogordo, Yeni Meksika, Amerika Birleşik Devletleri yakınlarında ilk atom bombası denemesi Trinity testi yapıldı.
1965 - Fransa ve İtalya'yı birbirine bağlayan "Mont Blanc Tüneli" açıldı.
1969 - Apollo 11, Cape Kennedy uzay üssünden fırlatıldı.
1979 - Saddam Hüseyin, Irak devlet başkanı oldu.
1990 - Filipinler'de deprem: 1.450 ölü.
1994 - Shoemaker-Levy 9 kuyrukluyıldızının parçaları Jüpiter gezegenine çarptı.
1997 - İtalyan modacı Gianni Versace, Miami'deki evinin önünde Andrew Cunanan adlı bir Filipinli eşcinsel tarafından öldürüldü.
1999 - Eski ABD başkanı John F. Kennedy ve Jacqueline Kennedy Onassis'in oğulları John F. Kennedy, Jr.ın kullandığı küçük uçak Atlantik Okyanusu'na düştü. Kennedy, uçakta bulunan karısı ve baldızıyla birlikte hayatını kaybetti.
2005 - Irak'ın Musayyib kentinde bir intihar eylemcisi, kullandığı patlayıcı yüklü tanker kamyonu, benzinciye sürdü: 98 ölü, 100 yaralı.
2008 - Irak'ın Telafer kentindeki bir pazar yerinde, bomba yüklü bir araç infilâk etti: yedisi çocuk 11 kişi öldü, 90 kişi yaralandı
622 - Hicri takvimin başlangıcı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.Spor
0
0
0
0
0
2
Alanyaspor
0
0
0
0
0
3
Ankaragücü
0
0
0
0
0
4
Antalyaspor
0
0
0
0
0
5
Erzurum BB
0
0
0
0
0
6
Beşiktaş
0
0
0
0
0
7
Bursaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Göztepe
0
0
0
0
0
11
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
12
Kayserispor
0
0
0
0
0
13
Konyaspor
0
0
0
0
0
14
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
15
Sivasspor
0
0
0
0
0
16
Trabzonspor
0
0
0
0
0
17
Malatyaspor
0
0
0
0
0
18
Başakşehir
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
12.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041216303848
 
On Numara
09.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07142123253132373843444652536162697173757680
 
Sayısal Loto
14.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu010513202539
 
Şans Topu
11.07.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu172426333411
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:42
  • Güneş04:55
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:37
  • Akşam20:00
  • Yatsı21:54
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık