Trump’ın en büyük sorunu: 20 trilyon dolarlık borcu yönetmek

Ana Sayfa » Güncel » Seri katik zanlısından kan donduran ifadeler

Seri katik zanlısından kan donduran ifadeler

Hürriyet, İzmir’de yakalanan ve önceki gün İstanbul’a getirilen üç cinayetin zanlısı Atalay Filiz’in ifadesinin ayrıntılarına ulaştı. Filiz sorguda cinayetleri işlediğini kabul etti. Kız arkadaşı Olga Seregina’nın kaybolmasıyla bir ilgisinin olmadığını söyledi. Filiz’in sorgu sırasında anlatmakta en fazla zorlandığı ve tiklerinin belirgin olarak ortaya çıktığı konulardan biri Olga Seregina hakkında kendisine sorulan sorular oldu.

 
14 Haziran 2016 Salı 07:10 
Yorum YapYazdır
 
 
Seri katik zanlısından kan donduran ifadeler

İZMİR’de yakalanan Atalay Filiz, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından karayolu ile önceki akşam İstanbul’a getirildi. Filiz’in polislerin ‘Ailenden kimle konuşmak istersin’ sorusuna “Şu anda ailemden kimseyle görüşmek istemiyorum” şeklinde yanıt verdiği öğrenildi.

ADIYLA SESLENİNCE

Atalay Filiz’e dedektiflerin ilk sorusu Tuzla’da öldürülen 2 çocuk annesi tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı cinayeti oldu. Filiz, dedektiflerin “Fatma Kayıkçı’yı sen mi öldürdün” sorusuna “Evet” yanıtını verdi. “Neden öldürdün” sorusuna ise yanıtı şu oldu: “3 artı 1 bir dairede kalıyordum. Evin bir odasını Fatma Kayıkçı ardiye olarak kullanıyordu. Eve girdiğini bildiğim için kendi odamı sürekli kilitli tutuyordum. Son 3-4 ay içinde benim gerçek kimliğimi öğrendiğini düşünmeye başladım. Evden çıkarken kapının altına kâğıt koymaya başladım. Masaya santimle ölçerek dosya koydum. Birkaç kez eve geldiğimde kapıdaki kâğıdın, masadaki dosyaların yerinden oynadığını, masaya koyduğum şeylerin yerinin değiştiğini görünce odama girildiğini anladım. Olay günü evden çıkmak üzere kapının önünde ayakkabılarımı bağlıyordum. Bana, ‘Atalay ne yapıyorsun’ diye seslendi. Hemen yanı başımdaydı. Ankara’da işlediğim cinayetleri öğrendiğini düşündüm. ‘Beni yakacak’ dedim. Ani bir hareketle doğruldum, kafasına sert bir yumruk attım. Sendeledi, yere düştü. Yarı baygındı. Evin içine sürükledim. Bıçaklayarak öldürdüm. Evdeki büyük valize sığdırdım, zaten küçük bir insandı. Bavula zorlanmadan sığdı.”


ÇİFTE CİNAYET

Göktuğ Demirarslan ile Rus sevgilisi Elena Radchikova’yı da kendisinin öldürdüğünü itiraf eden Atalay Filiz, “Olga’nın kayıp olması ile ilgili sürekli beni sıkıştırıyorlardı. İki telefon aldım. Birini Göktuğ’un arabasına monte ettim. Buradan konum uygulamasından takip ediyordum. Antalya’ya tatile gideceklerdi. Ben de otele gidip yan odada kalıp odalarına kamera koymayı planladım. Videolarını çekip yayınlayıp onlara zarar verecektim. Bununla ilgili hazırlık yaparken konum Ankara’da sürekli bir yerden geliyordu. Gidip baktığımda otomobilleriyle gitmediklerini anladım.


ŞANTAJ YAPACAKTIM

Planım işlemedi. Av tezkeresi ve pompalı tüfek aldım. Nasıl kullanıldığını internetten öğrendim. Olay günü de buluşmuştuk. Yine üzerime geliyorlardı. Tüfek bagajdaydı, aldım ve ateşledim. Araba 43 plakalı olduğu için Kütahya’ya kaçtım. Burada fark edilmem diye düşündüm. 2 gün burada arabada kaldım. Daha sonra arabayı orada bırakarak İstanbul’a geldim. Sonra geri döndüm araba yerinde yoktu” dedi.

Seri cinayet zanlısına yanıt: Yalan söylüyor
Seri cinayet zanlısına yanıt: Yalan söylüyor
O SORUDA ZORLANDI

Filiz sorgusunda Olga Seregina’yı kendisinin öldürmediğini, akıbetinin ne olduğunu bilmediğini söyledi. Dedektifler, Atalay Filiz’in bu konuda yalan söylediğinde hemfikir. Filiz’in sorgu sırasında anlatmakta en fazla zorlandığı ve tiklerinin belirgin olarak ortaya çıktığı konulardan biri Olga Seregina hakkında kendisine sorulan sorular oldu. Atalay Filiz, ısrarla Olga Seregina’yı öldürmediğini söyledi. Tecrübeli dedektiflerin ellerinde delil yoktu ancak deneyimlerine göre Atalay Filiz’in, Olga Seregina’yı Fransa’da öldürmüş olma ihtimali çok yüksekti. Bu soruları cevaplarken kimi zaman gözlerini kırpıştıran Atalay Filiz’in kimi zaman ise gözleri seyirdi, kafası titredi.

NORMAL DEĞİL

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sabah saatlerine kadar sorgulanan Atalay Filiz’in profili tecrübeli dedektiflere göre şöyle:

“Kendini maceraperest olarak tanımlıyor. Doğal hayat koşullarında uzun süre fiziksel ihtiyaçlarını karşılayacağını düşünüyor. Karşısındaki kişide sempatik ve efendi bir izlenim bırakıyor. Karşısındaki ile çoğu zaman tebessüm ederek konuşuyor. Sorgu sırasında dedektiflerin soruları karşısında asla agresif bir tutum sergilemedi. Dedektiflere göre ilk intibada efendi ve saygılı bir kişilikle tanımlanabilecek Atalay Filiz’in ilerleyen saatlerde davranışlarında bir anormallik olduğu ortaya çıkıyor.

 

10 GÜN BÖYLE SAKLANDI

İzmİr Menderes’te önceki gün yakalan Atalay Filiz’in çok bitkin olduğu, oldukça kilo verdiği dikkat çekti.

Zaten yakalandığı anda da “Çok yoruldum. Ben Atalay Filiz” diyerek direnç bile göstermedi. En son 31 Mayıs’ta, İzmir’de görüldü Filiz. O günden bu yana 10 gün tek bir izine rastlanmadı. Yakalandıktan sonra anlattıkları, o 10 günü nasıl geçirdiğini ortaya koyuyordu. Doğadan beslenmiş, kilometrelerce yürüyüp arazide, yol altındaki izbe bir menfezde saklanmıştı.

 


KALDIĞI MENFEZ ‘KAMUFLE’

Gümüldür ile Menderes arasındaki baraj havzası, Atalay Filiz’in son birkaç gün kaldığı yerler arasında.

Filiz’in yakalandığı minibüse binmeden son geceyi geçirdiği tahmin edilen Şaşal köyü yakınlarındaki menfezin çıkışında su şişesi, çikolata kâğıdı gibi atıklar bulundu. Kanal ana yolun hemen altında, otlar nedeniyle kamufle olan bir alan. Tahminlere göre Filiz çevredeki meyve ağaçlarından yiyeceğini buldu, baraj çevresindeki kurbağa, börtü-böcek ile beslendi. Son birkaç gününü bu civarda geçirdi. (Banu ŞEN/İZMİR)

KİMLİKLER ÇAY BAHÇESİNDEN

GAZETE ilanlarından görüp Tuzla’da bir çay bahçesinde çalışmaya başladığını anlatan Atalay Filiz “İlk başlarda her şey çok güzeldi. Mutluydum. Çalışıyordum. Ayda bin lira para alıyordum. Kalacak yere para vermiyordum ayrıca yemeklerimi de çay bahçesinde yiyordum. Sosyal hayatım olmadığı için para biriktirdim” dedi. Filiz üzerinde bulunan sahte kimlik ve ehliyetlere nasıl ulaştığını ise şöyle anlattı: “Kimliklerin bir kısmını çay bahçesine gelen müşterilerden çaldım. Bir kısmını ise buldum. Fotoğrafımı yapıştırarak kullandım” dedi. Atalay Filiz’in üzerinde bulunan 16 sahte kimlik ve ehliyetin 5 kişiye ait olduğu ortaya çıktı. Bunlardan 3’ünün İstanbul’da 2 tanesinin ise Ankara’da oturduğu tespit edildi. Polis, kimlik sahiplerinin geçmişte kayıp kimlik müracaatlarının olduğunu tespit etti.

İŞTE ROTASI

İSTANBUL’dan ayrıldıktan sonra Adapazarı’na gittiğini söyleyen Filiz şöyle devam etti: “Sahte kimlikleri kullanarak bir otele yerleştim. Bir gece orada kaldıktan sonra ertesi gün 22.00 sıralarında otobüse binerek İzmir’e gittim. Buca’da bir internet kafede kendime kalacak yer ayarladım. Günlük bir odaya yerleştim.”

SİNEKLERDEN BIKTIM

Filiz, İzmir’deki günleri ile ilgili de şöyle konuştu: “Buca’dan sonra Gümüldür’e gittim. Bölgeyi babamın görevi nedeniyle iyi tanıyordum. Gümüldür, Özdere’de içinde gölet olan park vardı. Gölet civarı ve sahilde kaldım. Sinek ve böceklerden bıkmıştım. Hiç yıkanamamıştım. Doğru dürüst bir şey yememiştim. Menderes’e giderek günlük bir odada kalıp yıkanıp tekrar kaçmaya devam edecektim. Yunan adalarına geçme niyetim yoktu.”


HIRSIZ DEĞİL KATİLİM

Dün adliyeye getirilen Filiz, 5 saat süren ifadenin ardından sevk edildiği nöbetçi mahkemede ‘tasarlayarak adam öldürme’ suçundan tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Öldürdüğü Fatma Kayıkçı’nın parasını çaldığı gerekçesiyle yağma suçundan da hakim karşısına çıkarılan Filiz şöyle dedi:

"Kimliğimi ortaya çıkaracak diye öldürdüm. Parasını almadım. Öldürme eylemini kabul ediyorum. Yağma eylemini kabul etmiyorum. Çantasında para yoktu. Olsaydı da almazdım. İhtiyacım yoktu. Garsonluk yaptım. Ayda 1800 liralık gelirim vardı.” Mahkeme de yeterli delil olmadığı gerekçesiyle ‘Nitelikli yağma’ suçundan Filiz’in tutuklanmasına yer olmadığına karar verildi.

Bu arada sanığın avukatı müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olmadığını belirtip muayene edilmesi talep etti. Hakim talebin soruşturmayı yürüten savcılık tarafından değerlendirilebileceğini ifade etti.

 
14 Haziran 2016 Salı 07:10 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:47
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:08
 
Tarihte Bugün
1517 - Osmanlı ordusu Ridaniye Savaşında Memluk ordularını yendi. Bu savaşın ardından, halifelik Osmanlılara geçti.
1580 - İstanbul Rasadhanesi III. Murat tarafından yıktırıldı.
1771 - Falkland Adaları İspanya tarafından Britanya'ya bırakıldı.
1842 - Baytar Mektebi (Veteriner Fakültesi) açıldı.
1873 - Kasımpaşa tersanesi işçileri greve gitti.
1889 - Columbia Phonograph plak ve müzik şirketi Washington, D.C.'de kuruldu.
1905 - Birinci Rus devrimi başladı. Çar birliklerinin Kışlık Saray'a dilekçe vermek için yürüyüşe geçen işçilere ateş açmaları ve Kanlı Pazar diye anılan günde, 500 işçiyi öldürmeleri üzerine ayaklanmalar baş gösterdi.
1924 - Birleşik Krallık'ta İşçi Partisi lideri Ramsay Mac Donald başbakanlığa atandı.
1930 - Gazi ve Türklük aleyhine" yayın yapmaktan dolayı Resimli Ay gazetesi aleyhine dava açıldı.
1932 - İlk Türkçe Kur'an, Hafız Yaşar (Okur) tarafından Yerebatan Camii'nde okundu.
1938 - Yalova'da Termal Oteli açıldı.
1939 - Columbia Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı uranyum atomunu parçalamayı başardı.
1942 - İmla Kılavuzu'nun tüm okul ve işyerlerinde kullanılması hakkında genelge yayımlandı.
1946 - Ampul satışları serbest bırakıldı.
1947 - Fransa'da yeni kabineyi sosyalist Paul Ramadier kurdu.
1949 - Mao'nun orduları Pekin'i aldı.
1950 - İstanbul grekoromen güreş takımı İstanbul'da Paris takımını 7-1 yendi.
1952 - Dünyanın ilk jet yolcu uçağı olan de Havilland Comet, BOAC havayolu şirketinin filosunda hizmete girdi.
1953 - Türkiye Milliyetçiler Derneği kapatıldı.
1957 - İsrail ordusu Sina Yarımadası'ndan çekilmekle birlikte Gazze Şeridi'ndeki işgalini sürdürdü.
1959 - İzmir Toplu Basın Mahkemesi, Demokrat İzmir gazetesi yazı işleri müdürü Şeref Balçık'a 15 gün, gazetenin sahibi Adnan Düvenci'ye 1 yıl mahkûmiyet cezası verdi.
1959 - Kadın avukatlar, Refik Erduran'a "Bir Kilo Namus" adlı yapıtı nedeniyle açtıkları davadan vazgeçtiler.
1961 - İstanbul'da 300 cam işçisi kapalı salon toplantısı yaptı.
1965 - Yeni Seçim Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Yeni Seçim Kanunu milli bakiye sistemini ve birleşik oy pusulası kullanımını öngörüyor.
1969 - Teksif Sendikası'na bağlı işçiler Defterdar Fabrikası'nda grev başlattı.
1969 - Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun "Türk halkına mektup" başlıklı bildirisi toplatıldı.
1970 - Boeing 747 ilk kez Londra'ya uçtu.
1972 - Brüksel Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre; Birleşik Krallık, İrlanda, Danimarka ve Norveç 1 Ocak 1973'ten itibaren Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) üye olacak.
1973 - 12 Mart dönemi başbakanlarından Nihat Erim İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye Yargıçlığı'na adaydı. Çok tepki görünce adaylıktan çekildi.
1977 - İstanbul'da Saraçhane-Sultanahmet arasında "Faşizme Ölüm" yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşe 5 bin kişi katıldı.
1980 - Güvenlik güçleri arama yapmak için TARİŞ (İzmir, İncir, Üzüm, Pamuk ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği) işletmelerine girmek istedi; 50 kişi yaralandı, 600 işçi gözaltına alındı. TARİŞ'e bağlı işyerlerinde işçiler direnişe geçti.
1980 - Nükleer fizikçi Dr. Andrei Sakharov, SSCB'de ülke içi sürgüne gönderildi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu (MİSK) yöneticilerinin tümü serbest bırakıldı.
1984 - Kullanıcı dostu grafik ara yüzü ve faresi ile bilgisayarı kullanıcılara sevdiren ilk ticari bilgisayar olan Apple Macintosh, ünlü "1984" televizyon reklam kampanyası ile tanıtılmaya başlandı.
1987 - Türkiye-Yunanistan Uyum Antlaşması Avrupa Topluluğu (AT) adına parafe edildi.
1987 - Yüksek Sağlık Şurası, tüp bebek uygulamasının Türkiye'de de başlatılmasını kararlaştırdı.
1988 - Nazım Hikmet'e vatandaşlık haklarının geri verilmesi için kampanya başlatıldı.
1989 - Sovyetler Birliği'nde ilk kez "Uluslararası Güzellik Yarışması" düzenlendi. Yarışmada Türkiye'yi temsil eden Meltem Hakarar birinci seçildi.
1990 - Sovyet lideri Gorbaçov, Kızıl Ordu askerlerinin ayaklanmayı bastırmak üzere Azerbaycan'a yollandığını açıkladı.
1991 - Bir Irak scud füzesi İsrail'e düştü,üç kişi öldü.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'yi öldürdükleri iddiasıyla biri emniyet amiri 24 polis gözaltına alındı.
1996 - Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) kuruldu. Partinin genel başkanlığına Doç. Dr. Ufuk Uras seçildi.
1997 - Amerika Birleşik Devletleri senatosu, Madeleine Albright'ın ülkenin ilk kadın dışişleri bakanı olarak atanmasını onayladı.
2000 - Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, DYP Şanlıurfa Milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu'nun ölümü ile ilgili davada, MHP Milletvekili Cahit Tekelioğlu'nu 2 yıl 9 ay 10 gün ağır hapse mahkum etti. MHP Milletvekili Mehmet Kundakçı'nın ise beraatine karar verildi.
2006 - BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Yemen açıklarında kaçakları taşıyan bir teknenin alabora olması sonucu ilk belirlemelere göre 22 kişinin öldüğünü bildirdi.
2006 - Mersin'de 4,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
2006 - Profesyonel basketbol ligi olan NBA'in şu andaki en iyi oyuncusu olan Kobe Bryant Toronto Raptors karşısında 81 sayı atarak NBA tarihinin Wilt Chamberlain'den (100) sonra bir maçta en çok sayı atan oyuncusu oldu.
2007 - Vikipedi Altın Örümcek 2006 "En İyi İçerik" ödülünün sahibi oldu.
2007 - Bağdat'taki bombalı saldırılarda 73 kişi öldü, 138 kişi yaralandı.
2007 - Bolu Tüneli'nin sağ tüpü açıldı.
871 - Basing Savaşı Danimarkalı istilacı vikingler anglosaksonları ( Anglosakson kralı:Ethelred of Wessex ) Basing'de yendi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık