Türkiye'yi koruyacak ve önünü açacak 10 madde

Ana Sayfa » Medya Kritik » Senaryolar Erdoğanların canını sıkmayacak şekilde yazılıyor

Senaryolar Erdoğanların canını sıkmayacak şekilde yazılıyor

Türkiye'de milyonları ekrana bağlayan dizilerin yapım sürecinde sansür ve otosansür uygulamaları giderek daha belirginleşiyor.

 
5 Ağustos 2018 Pazar 22:21 
Yorum YapYazdır
 
 
Senaryolar Erdoğanların canını sıkmayacak şekilde yazılıyor

Türkiye'de milyonları ekrana bağlayan dizilerin yapım sürecinde sansür ve otosansür uygulamaları giderek daha belirginleşiyor. Senaristler ve sektör çalışanları dizilerin mutfağında olup bitenleri Deutsche Welle Türkçe’den Burcu Karakaş’a anlattı.

Milliyet yazarı Sina Koloğlu'nun "Erkenci Kuş" adlı dizide şarap kelimesinin sansürlendiğini yazması üzerine Türkiye'deki dizilerde uygulanan sansür bir kez daha gündeme geldi. Buzlanan görüntülerin dizilerdeki oranının artmasında RTÜK cezaları kadar otosansürün de payı var.

Yapım şirketlerine içerik danışmanlığı yapan B., dizi senaristlerinin otosansürü içselleştirdiğini düşünüyor. "Televizyon sahiplerinin 'Sansürü yok sayıyorum' deme şansı yok, senaristler de bu bilinçle yazıyor. Mesela, tutkulu sevişme sahnesi yazamıyorsun çünkü 'yasak' olduğunu biliyorsun" diyor. Danışman B., Show TV'nin popüler dizisi "Çukur"da yer alan öpüşme sahneleri için gençlerin "ahlakını bozduğu" gerekçesiyle Şubat ayında kanala 260 bin lira para cezası kesildiğini örnek gösteriyor. Kendisi de uzun süre dizi senaristliği yapan B., sansürün benzer cezalar nedeniyle doğal bir reflekse dönüştüğünü anlatıyor:

"Kadın karakter kısa etek mi giydi? Öpüştüler mi? Göğüs dekoltesi mi var? Senaristler ve dizi sektöründe çalışanlar hep gardını alarak çalışıyor."

diziler 2018 ile ilgili görsel sonucu

 

"NEYİN SANSÜRLENECEĞİNİ KESTİREBİLMEK MÜMKÜN DEĞİL"

Şarap kelimesinin sansürlenmesinin "yüksek hassasiyet" sonucu olduğunu düşünen B., "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ceza keser, başımıza dert olur" düşüncesiyle senaristin ya da yönetmenin kanaldan uyarı gelmesini beklemeden otosansür uyguladığını ifade ediyor. Ancak RTÜK'ün hangi sahneye ceza kesebileceği konusunda bir standart olmadığını da ekliyor:

"Biz, mesela, Kanal D için yaptığımız 'Poyraz Karayel' dizisinde meyhane sohbetleri yazıyorduk. Rakı sofrası kurulurdu. Sansüre uğramadık. Bazı şeyleri öngörerek kendini kısıtlıyorsun ama neyin sansürleneceğini kestirebilmek mümkün değil. Adnan Şenses'in televizyonda rakı içip şarkı söylediği günlerden buraya geldik."

"DURUM ARTIK SANSÜR DEĞİL, OTOSANSÜR VAR"

Senaryo ve Diyalog Yazarı Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SenaristBir) Yönetim Kurulu Başkanı İlker Barış da RTÜK cezalarına işaret ediyor. Barış, kanal yöneticilerinin RTÜK tarafından kesilen cezalardan yıldığını belirterek "'genel ahlak kurallarına' aykırı bir durum olabilecekse yazar da konuya girmekten kaçınıyor. Durum artık sansür değil, otosansüre dönmüş durumda" diyor.

Son yıllarda otosansür uygulamalarında artış olduğunu düşünen İlker Barış, danışmanlık yapan B.’nin de dediği gibi, sansür konusunu kanala ya da konuya göre kategorize etmenin mümkün olmadığını söylüyor. Öte yandan, RTÜK’ün ceza verebileceği konularda sektörde bir konsensus oluştuğunu dile getiren SenaristBir Başkanı, "Sansür konusunda standart ya da yazılı bir durum yok aslında. Bir kanalda rakı gösterilirken diğerinde sansürlenebiliyor" diye konuşuyor.

RTÜK'E EN ÇOK ŞİKÂYET EDİLEN İKİNCİ YAYIN DİZİLER

RTÜK, gelen şikâyetler üzerine ceza kesebildiği gibi kendi inisiyatifiyle de sansür uygulayabiliyor. RTÜK tarafından hazırlanan ve geçen ay yayınlanan "Vatandaş Bildirimleri Yıllık Raporu"na göre, 2017 yılında RTÜK’ün çağrı merkezine gelen 142 bin 969 bildirimin 28 bin 441’i diziler hakkında oldu. Bu rakam ile en çok şikayet edilen yayınlar arasında yüzde 19 oranıyla dizi filmler ikinci sırada yer aldı. En çok şikâyeti alan Show TV'de yayınlanan "Kalp Atışı" adlı dizi için raporda, “Toplumun en önemli meslek gruplarından polislik ve doktorluğu karşı karşıya getirdiği ve Türk toplumunun hassas bir dönemine denk geldiği için sisteme çok sayıda bildirim ulaşmıştır” deniliyor.

"BİR BÜYÜK GÖZ HERKESİN TEPESİNDE GEZİYOR GİBİ"

İsmini vermek istemeyen bir dizi senaristi, RTÜK raporunda yer verildiği üzere, toplumsal figürlerin antikahraman olamadığını dile getirerek, "Siyasal iktidarın ideolojisinin taşıyıcısı gördüğü imam, polis ya da hâkim kötü rolde olmuyorlar. Bir büyük göz herkesin tepesinde geziyor gibi, insanlar rahat hikâye anlatamıyor" diyor.

Senarist, Ramazan ayında çekilen sahnelere de değiniyor: "Ramazan'da, mesela, karakterlere gündüz sahnelerinde yemek yedirmiyoruz. Mümkünse arada sahur ya da iftar sahneleri oluyor. Olumlu kahramanların oruç tutmasına gayret edilir" diyor ve bu durumun da kanaldan gelen tavsiye üzerine oluştuğunu anlatıyor. Öte yandan, reyting başarısının belli bir özgürlük alanı yarattığına da dikkati çekerek, reytingi yüksek dizilerde senaristlerin daha az otosansür uygulayabildiğini söylüyor.

Senarist, alkol ya da cinsellik konularına geliştirilen duyarlılığın istismar ve şiddet konularında gösterilmediğini belirterek, "Temel insani erdemler konusunda alabildiğine geniş davranılabiliyor. Bunlara kimsenin itirazı yok" diyor. Senariste göre, dizilerdeki sansür endişesinde televizyon kanallarının iktidara yakınlığı belirleyici rol oynuyor: "Eğer kanal iktidara yakınsa liberal bile olsa uygulamalar muhafazakar olabiliyor. Cumhurbaşkanı ve ailesi izleyecekmiş gibi onların canını sıkmayacak şekilde yazılıyor. ‘Buna ne derler’ sorusundaki gizli öznenin kim olduğunu herkes biliyor."

"ALDATAN KADIN KARAKTER 'KÖTÜ' OLMAK DURUMUNDA"

On beş yıldır dizi senaristliği yapan bir kadın senarist de süreç içinde sansürün içselleştirildiğini dile getirenlerden… "Kendi içimizde otosansür uyguluyoruz. 'Bunu yazsak kanaldan geçer mi' diye düşünüyoruz. Kederli bir sahnede rakı yerine karakter su içiyor mesela, bardaktaki su tebeşir renginde bile olmuyor" diyor. Benzer şekilde neye sansür uygulanabileceğini tahmin edemediklerini vurguluyor. Sigara sahnelerinin yasak olduğunu, alkol konusunda benzer bir yasak olmamasına rağmen zaman içinde fiili bir yasak olma durumu oluştuğunu ifade ederek, "Tutucu, muhafazakar bir tutum içindeyiz. Dizi bölümleri kanala gitmeden ya da yapımcı veya yönetmen bir şey demeden otosansür uygulamaya alıştırdık kendimizi" diyor.

Senaryoda yer verdikleri ama yönetmenden onay çıkmayınca çekilmeyen bir sevişme sahnesi hakkında, "İki bekar yetişkinin sevişeceği bir sahne vardı. Onun yerine o sahnede sohbet ettiler" diye anlatıyor. Kadın bedenine uygulanan sansüre de değinerek, "Ama mesela yazın çekilen romantik komedi dizilerinde erkek bedeni sere serpe karşımızda" diyor. Dizide bir kadın karakterin kocasını aldatması durumunda "kötü" karakter olması gerektiğini belirterek, "Aldatma konulu bir sahne yazılıyorsa kadın aldatmıyordur ya da aldatsa da 'kötü' kadındır. Erkekler için bu söz konusu değil" diyor.

"ŞİDDET OLUR, VAHŞET OLUR, SEKS OLAMAZ"

Bir başka ismini vermek istemeyen senarist de cinsel içerikli sahnelerle ilgili olarak, "Şiddet olur, vahşet olur. Ama özellikle iki yetişkin evli değillerse isteyerek seks yapamaz mesela. Yasak değil ama az çok neyi yazıp neyi yazmayacağınızı bilirsiniz" diyor. Dizilerde alkollü sahneler konusunda ise bir yasak olmadığını fakat muallakta bir durum olduğunu belirterek, "Şarap sansürlenebilir veya sansürlenmez. En sıkıntılısı zaten muğlak olan şeyler" diyor. Dizi senaristlerinin otosansür uygulamak durumunda kaldığını söyleyen kişi, yasaklar konusunda fiili bir durum olduğunu dile getirerek, "Sansürün nereden geleceği de belli olmuyor. Sette olabilir, montaja takılabilir. Kanal karar verebilir. Yayınlanana kadar birçok süzgeçten geçiyor" diye konuşuyor.

 
5 Ağustos 2018 Pazar 22:21 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Kazım DEMİR
 
Nihat Genç
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Arslan Bulut
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1080 - Kars'ın alınışı
1261 - Bizans İmparatoru Michael VIII Palaeologus, Constantinople'da taç giydi.
1461 - Fatih Sultan Mehmet Trabzon'u aldı. Böylece Trabzon Rum İmparatorluğu'na son verildi.
1914 - Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçti.
1935 - Adolf Hitler, Alman-Yahudi evliliklerini yasakladı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Japonya teslim oldu. Kore'nin Kurtuluş günü.
1947 - Pakistan'ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah, Genel Vali olarak Karaçi'de yemin etti ve görevine başladı.
1947 - Hindistan bağımsızlığını kazandı. Jawaharlal Nehru Hindistan'ın ilk başbakanı oldu.
1948 - Ankara'da Milli Kütüphane açıldı.
1952 - İngiltere'nin Devon bölgesinde sel: 34 kişi öldü.
1956 - Van, Özalp'te 1943 yılında 33 yurttaşın kurşuna dizilmesi olayıyla ilgili olarak İsmet İnönü hakkında meclis soruşturması açılması istendi.
1960 - Zürih ve Londra Anlaşmaları uyarınca Kıbrıs Cumhuriyeti ilan edildi.
1960 - Kongo, Fransa'dan bağımsızlığını ilan etti.
1962 - Stan Lee ve Steve Ditko' nun yarattığı Örümcek Adam yayınlandı.
1969 - Woodstock Müzik ve Sanat Festivali, New York yakınlarında bir mandırada 400 bin kişinin katılımıyla başladı. Festival üç gün sürdü.
1973 - Vietnam Savaşı: ABD, Kamboçya'yı bombalamayı durdurdu.
1974 - Türk birlikleri Kıbrıs'ta Magosa'ya girdi.
1975 - Bengaldeş'te askeri darbe: Şeyh Mucibur Rahman tüm aile fertleriyle birlikte öldürüldü. Devlet başkanlığına Muştak Ahmet getirildi.
1984 - PKK, Hakkari ve Şırnak illerinin Eruh ve Şemdinli ilçelerine saldırarak silahlı eylemlerine başladı.
1989 - Aziz Nesin, Mina Urgan, Rasih Nuri İleri, Mehmet Ali Aybar ve Emil Galip Sandalcı cezaevlerindeki açlık grevlerine destek amacıyla 48 saatlik açlık grevine başladı.
2000 - Türkiye, Birleşmiş Milletler Bireysel ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'ni imzaladı.
2007 - Peru'da Richter ölçeğine göre 8.0 büyüklüğünde deprem: 514 kişi öldü, 1,090 kişi yaralandı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
1
1
0
0
3
2
Malatyaspor
1
1
0
0
3
3
Kayserispor
1
1
0
0
3
4
Başakşehir
1
1
0
0
3
5
Kasımpaşa
1
1
0
0
3
6
Konyaspor
1
1
0
0
3
7
Beşiktaş
1
1
0
0
3
8
Fenerbahçe
1
1
0
0
3
9
Sivasspor
1
1
0
0
3
10
Erzurum BB
1
0
0
1
0
11
Çaykur Rizespor
1
0
0
1
0
12
Akhisar Bld.Spor
1
0
0
1
0
13
Bursaspor
1
0
0
1
0
14
Alanyaspor
1
0
0
1
0
15
Ankaragücü
1
0
0
1
0
16
Göztepe
1
0
0
1
0
17
Antalyaspor
1
0
0
1
0
18
Trabzonspor
1
0
0
1
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
09.08.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu132128474954
 
On Numara
13.08.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03051415182326273137384850515556586567697576
 
Sayısal Loto
11.08.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091516213233
 
Şans Topu
08.08.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu012229323312
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:28
  • Güneş05:23
  • Öğlen12:37
  • İkindi16:27
  • Akşam19:29
  • Yatsı21:08
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık