SEÇMEN ADRESİNİ SORGULAMAK İÇİN TIKLA

Ana Sayfa » Siyaset » Selahattin Demirtaş "Barışı biz istiyoruz biz"

Selahattin Demirtaş "Barışı biz istiyoruz biz"

Selahattin Demirtaş, 'Son leş kalana kadar devam edecek' diyen mi barış istiyor, yoksa üniforma ayırt etmeden bütün evlatların acısını paylaşan mı barış istiyor?" dedi.

 
12 Ağustos 2015 Çarşamba 15:18 
Yorum YapYazdır
 
 
Selahattin Demirtaş

Mardin'deki Arap halklarının buluşmasında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Ülkenin ve toplumun geleceği için haftaya değil, yarın değil, barışı hemen şimdi istiyoruz. 'Ama'sız ve 'ancak'sız silahların susmasını istiyoruz." dedi.

"SON LEŞ KALANA KADAR..."

Mardin'de düzenlenen 'Arap halkı barışı sahipleniyor, barış sahipsiz değildir' konulu toplantıya katılan Demirtaş, "Üniformasına bakmadan, omuzlarımızda taşıdığımız cenazenin ağırlığını hissederek vicdanlarımızı dinlemek zorundayız. Her akşam haberlerde evladını yitirmiş anaları, yetim kalmış çocukları izleyemeyiz. Biz sadece sevinçlerinizin vekili değiliz. Siz acı yaşarken biz çözümsüz kalamayız. Vekaletinize halel getirmeyeceğiz. 'Son leş kalana kadar' diyenler mi barış istiyor, üstündeki üniformaya bakmadan tüm evlatların acısını paylaşanlar mı? Basit bir aile kavgasında bile konuşarak çözüm ararken, konuşmayı vatana ihanetle eşdeğer gören açıklamalar duyuyoruz." şeklinde konuştu.

"BİZİM MESAFEMİZ NET"

Selahattin Demirtaş, tek bir silahın patlamadığı, tek bir bombanın patlamadığı, tek bir mayının patlamadığı, tek bir savaş uçağının bombalama için kalkmadığı bir ülke için görev başında olduklarını belirterek, "Bizim şiddetle, silahla asla hiçbir şekilde işimiz olmadı, olmaz. Mesafemizi net olarak koyduk. Tercihinizi yapın diyenlere binlerce kez söyledik. HDP tercihini yaptığı için buradadır. HDP tercihini silahtan yana değil, şiddetten yana değil, demokratik siyasetten yana yaptığı için buradadır." diye konuştu.

"TEKÇİLİK DEVLET ANLAYIŞI HALKLARIMIZA HER ZAMAN KAYBETTİRMİŞTİR"

HDP'nin bu topraklardaki bütün zenginlikleri görerek, saygı duyarak, buna en güçlü miras olarak baktığını ifade eden Demirtaş, şunları söyledi: "Bizler çoğulcu demokrasiye inanıyoruz. Tekçilikten beslenen anlayışlar, tekçilikten beslenen siyasi çizgiler, tekçilikten beslenen yönetim ve devlet anlayışları halklarımıza her zaman kaybettirmiştir. Zannedilmesin ki bu tekçi anlayıştan dolayı Türk halkı mutludur, özgürdür. Bu tekçi anlayış Türk halkı da dahil bu bölgedeki tüm halkları, kimlikleri, inançları, kültürleri neredeyse birbirine karşı maalesef düşman haline getirmiştir. Ve aynı zamanda bu kültürlerin gelişimini de engellemiştir. Bizler eğer çok renkli bir toplumda, çok sesli bir toplumda, çok inançlı, çok dilli bir toplumda bir arada yaşamayı, bu vatanı ortak vatan olarak, Türkiye'yi hepimizin ülkesi, bu toprakları da ülkemizin kadim vatanı olarak görüyorsak, o halde farklılıklarımızla bir arada yaşamanın formüllerini bulmamız gerekiyor. İşte HDP bu düşüncenin partileşmiş halidir. HDP tam da Türkiye'nin partisidir."

"YÜZDE 13 KIYMETLİ BİR BAŞARIDIR"

Demirtaş, 7 Haziran seçimlerinden sonra HDP'nin barajı aşmasının bir partinin tek başına iktidar olmasından çok daha kıymetli bir şans olarak değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaparak, şöyle devam etti: "Türkiye'de hemen yanı başındaki Suriye gibi yangın yerinin bitişiğinde HDP'nin yüzde 13 oy alması kıymetli bir başarıdır. Bütün Türkiye toplumunun ve siyasetinin bu başarıyı görüp takdir etmesi beklenir. Ülkenin Cumhurbaşkanı, eğer bütün halkın ve ülkenin cumhurbaşkanı ise HDP'nin bu başarısının ne kadar önemli olduğunu görebilmesi gerekir. Bizim beklentimiz bu yönlüdür. Biz ırkçılık yaparak değil, halkları ve kimlikleri düşman ederek değil, ortak vatanımızda Türkiye'de, nasıl birlikte yaşayabileceğimizi, barışı ve demokrasiyi nasıl kurabileceğimizi pratikte gösterdik. Ve gerçek Türkiye partisi olarak halkın karışsına çıkıp düşüncemizi anlattık. Bu zor koşullarda engellemelere rağmen yüzde 13 halkın desteğini aldık. 7 Haziran seçimlerinden sonra beklenen şey, diğer partilerden beklediğimiz şey yeni durumun doğru okunmasıydı. Çünkü artık yeni bir durum çıktı. Artık çoğulcu demokrasiye doğru yürüyen, ilerleyen ve kendini bu çerçevede barışını inşa etmeye mecbur bir ülke olarak konumlandırması gerekirdi. HDP'ye verilmiş her oy 'bir arada yaşamalıyız' diyen oydu. HDP'ye verilen her oy 'biz barış istiyoruz. Silahla değil, demokrasi içerisinde diyalogla, müzakere istiyoruz' diyenlerin oyuydu."

"TÜRKİYE TOPLUMU OLARAK YÜZDE 80'DEN FAZLA HALÂ BARIŞ İSTİYORUZ"

7 Haziran seçimlerinden sonra ülkenin cumhurbaşkanının basının karşına çıkıp, 'Milli irade bu şekilde tecelli etmiştir' demesi gerektiğini hatırlatan Demirtaş şöyle konuştu: "Parlamentomuz 4 partili bir parlamento olmuştur. Ve hepimiz buna saygı duymak zorundayız. Hepimiz partilere verilen her oyun şerefli, saygın olduğunu kabul etmek zorundayız. Bu saatten sonra 'Cumhurbaşkanı olarak bana düşen şey, ülkemde barışı ve kardeşliği tesis etmek olacaktır. Ve bizler barış sürecinde, müzakerelerimize kaldığımız yerden devam ederek ülkenin barışına katkı sunmalıyız' demesi gerekir. Bir ülkenin Cumhurbaşkanını işi partiler arası gerilimi yükseltmek değildir. Her şeye rağmen, bu kısa süre içerisinde, bizler bir kaç haftada polisi, askeri, gerillası, siviliyle onlarca evladını yitirmiş olmamıza rağmen, Türkiye toplumu olarak yüzde 80'den fazla halâ barış istiyoruz. Halen Arabı, Kürdü, Türkü, Çerkezi, Ermenisi, Êzîdisi halen barış istiyoruz. Bunun ne kadar kıymetli olduğunu Türkiye'yi yönetenler bunu görebilmelidir. Evet, ülkemizi Suriye gibi yapmak istiyorlar. Sayın Davutoğlu bunu belirtiyor. Katılıyorum kendisine. Evet, Sayın Davutoğlu, biz ülkemizin asla Suriye gibi olmasına izin vermeyeceğiz diyoruz. Ama bunun yolu birbirine hakaret etmek, birbirini ötekileştirmekten geçmez. Bunun yolu diyalogla, ematiyle, kendi dışındakilerin de bu ülkeyi sevdiğine inanarak, kendi dışındakilerin bu ülkenin düşmanı olmadığını bilerek hareket etmektir. Asıl Türkiye'yi Suriyelileştirecek bu tür politikalardır. 'Benim dışımda herkes düşmandır' gibi anlayışlar toplumu ayrıştırır."

"VİCDANLARI DİNLEMEK ZORUNDAYIZ"

Tam da bugünlerde aklı selim davranılması gerektiğine vurgu yapan Demirtaş, "Biz HDP olarak, tek bir silahın patlamadığı, tek bir bombanın patlamadığı, tek bir mayının patlamadığı, tek bir savaş uçağının bombalama için kalkmadığı bir ülke için görev başındayız. Bizim şiddetle, silahla asla hiçbir şekilde işimiz olmadı, olmaz. Mesafemizi net olarak koyduk. Tercihinizi yapın diyenlere binlerce kez söyledik. HDP tercihini yaptığı için buradadır. HDP tercihini silahtan yana değil, şiddetten yana değil, demokratik siyasetten yana yaptığı için buradadır. Savaş önce insanlarımızı öldürüyor. Sonra vicdanlarımızı öldürüyor. Sonra ekonomiyi, sonra geleceğimizi öldürüyor. Ve biz sesimizi yükseltmedikçe, bizler bir arada ülkenin her tarafından barış sesini yükseltmedikçe maalesef ki silahın sesi daha gür çıkmaya, etkili çıkmaya devam edecektir. bunu durdurmanın tek yolu barış haykırışını cesurca her yerde dillendirmektir. Bu nedenle bunu cesurca dillendirdik, eller tetikten çekilmelidir. Yarın değil, haftaya değil, bugün bu saatte barışı hemen şimdi istiyoruz. Bunun başlangıcı da silahların susmasından geçmektir. Silahtan daha etkili çözüm yollarını ispatladık. İmralı süreci bunu ispatladı. Bu nedenle savaş politikaları bizim boyun bükeceğimiz politikalar değildir. Halk istiyorsa barış olur. Vicdanlarımızın sesini dinlemek zorundayız." sözlerini kaydetti.

"BARIŞI BİZ İSTİYORUZ BİZ"

"Son leş kalana dek operasyonlar devam edecek diyenler mi barış istiyor, gerekirse köklerini kurutacağız diyenler mi barış istiyor?" diye seslenen Demirtaş, "Yoksa üstündeki üniformaya bakmaksızın bütün evlatlarımızın acısını paylaşan, taziyelerini paylaşan ve sürekli kanın durması çağrısı yapıp bunun için kamuoyu oluşturma gayretiyle, il il, mahalle mahalle çalışma yürüten HDP mi barış istiyor. Bıraksınlar artık bunları." diye sözlerini tamamladı.

 
12 Ağustos 2015 Çarşamba 15:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:11
  • Güneş06:51
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:51
  • Akşam18:17
  • Yatsı19:47
 
Tarihte Bugün
1594 - IV. Henry, Fransa kralı oldu.
1844 - Dominik Cumhuriyeti, Haiti'den bağımsızlığını ilan etti.
1863 - Türkiye'de bilinen ilk resim sergisi İstanbul Atmeydanı'nda açıldı. Serginin açılmasına Sultan Abdülaziz destek verdi.
1879 - Yapay tatlandırıcı sakarin keşfedildi.
1880 - Haydarpaşa-İzmit demiryolu işçileri greve çıktı.
1917 - Rus Çarlığı çöktü.
1918 - Çaykara'nın kurtuluşu.
1921 - Şavşat'ın kurtuluşu.
1932 - Halkevleri kuruldu.
1933 - Reichstag yangını
1937 - Özel teşebbüsçe inşa edilen ilk Türk gemisi Belkıs, Haliç'te törenle denize indirildi.
1942 - II. Dünya Savaşı: Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk uçak gemisi USS Langley, Japon savaş uçakları tarafından batırıldı.
1943 - Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde bir maden ocağında patlama meydana geldi: 74 işçi öldü.
1948 - Çekoslovakya'da komünist parti yönetimi ele aldı.
1955 - Türk boksör Garbis Zaharyan, Yunanlı rakibi Emanuel Zambidis'i sayıyla yendi.
1963 - Dominik Cumhuriyeti'nde ilk demokratik seçimler yapıldı: başkan Juan Bosch oldu. Rafael Trujillo'nun diktatörlüğü sona erdi.
1964 - Coca-Cola'nın dünya üzerindeki 1109'uncu fabrikası İstanbul'da açıldı. Tamamıyla yerli yatırımla kurulan şirketin sermayesi 14 milyon liraydı.
1971 - TRT bir açıklama yaparak, parasızlık nedeniyle radyo yayınlarını 18,5 saatten 8 saate indirmek zorunda kalacağını bildirdi.
1973 - MHP senatörü Kudret Bayhan 15 yıl hapse mahkûm oldu. Bayhan Fransa'ya uyuşturucu madde sokmaktan yargılanıyordu.
1975 - Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) ve çeşitli devrimci kuruluşlar tarafından " Hayat Pahalılığı ve Faşizmi Protesto " mitingleri düzenlendi. Malatya, Tokat, Kahramanmaraş, Erzincan ve Adıyaman'da ki mitingler saldırıya uğradı.
1976 - Hayali mobilya ihracatı ve vergi iadesi yolsuzluğundan sanık Yahya Demirel için tutuklama kararı verildi. Gelişen olaylar üzerine Ecevit "Demirel'in siyasi hayatta kalma hakkı yoktur " dedi.
1978 - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kenan Evren Genelkurmay Başkanlığına atandı.
1985 - Bazı Ege illerindeki okulların "Devrim" olan adları değiştirildi.
1988 - Türkiye'de ilk yapay kalp ameliyatı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde yapıldı. Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra öldü.
1993 - İnsan Hakları Derneği Elazığ şubesi başkanı Avukat Metin Can ve Dr. Hasan Kaya öldürülmüş olarak bulundu.
1995 - Kuzey Irak'ın Zaho kentinde bir ticaret merkezinde bomba patladı; 76 kişi öldü, 83 kişi yaralandı.
1995 - Mercedes kaçakçılığından hükümlüyken yeniden yargılanan milli futbolcu Tanju Çolak "suçu ihbar ettiği" gerekçesiyle mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
1999 - Olusegun Obasanjo, Nijerya'nın seçimle işbaşına gelen ilk başkanı oldu.
2001 - Başbakan Bülent Ecevit, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'i istişarelerde bulunmak üzere Türkiye'ye çağırdı.
2002 - Hindistan'da Müslümanların Hindu milliyetçileri taşıyan bir treni ateşe vermesi sonucu 60 kişi öldü.
2004 - Filipinler'de bir feribotta patlama meydana geldi: 116 kişi öldü.
2010 - Şili de 8.8 büyüklüğünde deprem oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık