KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Güncel » Sedat Peker-Mihraç Ural düellosu

Sedat Peker-Mihraç Ural düellosu

Büyük tepki çeken devlete barış çağrısı yapan Akademisyenler Bildirgesi'ne imza atanlar için, ''Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız'' diyen yeraltı dünyasının kabadayılarından Sedat Peker'e THKP/C Acilciler örgütü lideri Mihraç Ural, "yol ücretin ve çaylar benden" diyerek sosyal medyadan çağrı gönderdi. Peker'den çağrıya yanıt geldi.

 
15 Ocak 2016 Cuma 14:20 
Yorum YapYazdır
 
 
Sedat Peker-Mihraç Ural düellosu

Türkiye'de bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiri tartışılmaya devam ederken, Suriye'de rejim için savaşan Mihraç Ural, akademisyenleri hedef gösteren Sedat Peker'i Türkmen Dağı'nda karşılaşmaya çağırmıştı. Ural'ın "yol ücretin ve çaylar benden" diyerek yaptığı davete yeraltı dünyasının ünlü ismi Sedat Peker'den yanıt geldi. Ural'ı evrensel devrimci mücadeleyi bilmemekle suçlayan Peker, düello davetini "şu an orada benim adıma bulunan kardeşlerim var. Siz onlarla mücadeleye devam edin. Benim tüm bölgeyle ilgili ileriye dönük daha önemli planlarım var. Bunların altyapısını hazırlayabilmek için biraz daha çalışma yapmam gerekiyor" diyerek reddetti.

BENİM BİLDİĞİM SOLCULUK VE DEVRİMCİLİK EVRENSELDİR

Ural'ın kendisine yaptığı düello daveti için "kendisinin yazdığına dair biraz şüphelerim var.Daha çok sosyal medya hesaplarını yöneten çocuğu veya yeğeni tarafından yazılmış gibi geldi bana" diyen Peker, "eğer kendisi yazmışsa bundan sonraki yazdıklarımın hepsi şahsına aittir" diyerek Ural'a yanıt verdi.

"Mihraç Ural; sen Suriyenin, İranın, Rusyanın istihbaratlarının korumasında,masum insanları şehit ederek devrimcilik yapılabileceğini mi zannediyorsun? Eğer böyle düşünüyorsan hiç kusura bakma ama sen kendini kandırıyorsun. Benim bildiğim solculuk ve devrimcilik evrensel bir mücadeledir. Sizin yaptığınız gibi mezhepsel bir mücadele asla değildir" diyen Peker, "davetinde bana savaşmanın ahlakından bahsetmişsin. Kusura bakma ama bu dünyadaki her şey bir gün kabul görse bile sizlerin vereceği ahlak dersi asla kabul görmeyecektir" ifadelerini kullandı.

DEVRİMCİLERİN HAYATINI OKUDUM

"Geçmişte Vietnamlı bir devrimcinin işkencelere çok uzun süreler dayanmış olduğunu öğrenince onun hatıralarını yazan kitabı getirterek dikkatlice okumuştum. Ayrıcada Che Guevara’nın, Fidel Castro’nun, Frank Pais ve kardeşi Josue Pais’in de içinde yer aldığı dünyadaki epeyce devrimcinin hayatını da okudum. Afrika'da ki sol hareketlerle ilgili çok fazla olmasa da birkaç kitap karıştırabilme imkanım oldu. Türkiye’deki devrimcilerin de (Deniz Gezmiş) başta olmak üzere birçoğunun hayatını okudum. Lütfen kusura bakmayın ama sizlerin tüm bu saydığım devrimcilere dair hiçbir benzerliğini bulamadım" diyerek Ural'ı eleştiren Peker, "istihbarat teşkilatlarına kas gücü olarak hizmet ederek solculuk yapamazsınız (Evrensel solculuk, devrimcilik mücadelesini mezhepsel bir mücadele haline çeviremezsiniz.). Bence geçmiş tarihlerde yaşanmış hatalı mezhep savaşlarındaki zulümleri yeni nesillere aktararak onları ölüme gidecek birer robota çeviren derebeyleri'nden başka hiçbir şey değilsiniz" ifadeleriyle Ural'ı devrimci olmamakla eleştirdi.

POLİSLE ÇATIŞIP ONURLUCA ÖLEN DEVRİMCİLERİN MEZARINDA DUA ETTİM

Peker, yıllar önce yaşadığı bir anıyı şöyle aktardı: "Gençliğimin ilk yıllarında Kadıköy'deki 18 Mart mahallesinin oralarda polisin bir hücre evine baskın yaptığını, baskın esnasında hücre evindeki militanların polislere 'Evde ufak çocuk var' diyerek önce çocuğu verdiklerini sonrasında ise çatışma boyunca marşlar söyleyerek öldüklerini, operasyona katılan bir polisten öğrenmiştim. Bu polisin onlar hakkında küfürlü konuşması sonucunda onunla tartışmış düşman olsa bile onurluca ölmüşler. Onlar bence daha iyi bir şekilde anılmayı hak ediyor demiştim (Taktir edersiniz ki o polis memuru ile bir daha aram hiç düzelmedi.) Daha sonraki yıllarda o insanların Karacaahmet mezarlığında gömülü olduğunu öğrendim. Mezarlarını ziyaret ederek onlara dua ettiğimde yanımdaki arkadaşlarım bozuldular. Ben dua etmek için ısrar edince bu sefer birileri görür, rezil oluruz,diye dua etmemem için rica ettiler. Ancak ben büyük bir keyifle mezarlarında dua ettim [Hatta mezar taşlarında (Öldüler ama yenilmediler.) tarzında bir yazı yazıyordu.] Daha sonraki yıllarda Gaziantep'te kendini dini motifli bir örgüt olarak tanımlayan kişilerin bulunduğu hücre evi, polisler tarafından çevrilince onların polislere “Evde bebek var bebeği dışarı yollayalım.” diyerek bir polis çağırdıklarını, daha sonrasında ise gelen polisi ŞEHİT ettiklerini basından öğrenmiştim. Meğerse polise evin içinden gösterdikleri bebek oyuncak bir bebekmiş. Kendilerince ölmeden önce hileye baş vurarak birkaç polis ŞEHİT etmek istemişler."

BENİM OKUDUĞUM DEVRİMCİLERE BENZEMİYOR

Peker, Ural'a yanıtında kendisini eski devrimcilere benzetemediğini söyleyerek şöyle eleştirdi: "Kusura bakmayın ancak sizin mücadele tarzınız, benim okuduğum ve duyduğum 60’lı, 70’li, 80’li yıllardaki devrimcilere hiç benzemiyor. Maalesef biraz önce anlatmış olduğum hile hurda yollarına başvuran sahte dinci örgüte daha çok benziyor. Yayınladığınız fiyakalı fotoğraflarda askeri kamuflajlı kıyafetlerinizi gördüm. Herhalde sizler o kıyafetleri giyince kendinizi büyük bir komutan zannettiniz. Bizim burada ki mercan yokuşunda o kıyafetlerin en kalitelisi 250 TL’ye satılıyor (Sünnet olurken ağlamayan çocuklara da komutancılık oynasın diye hediye olarak veriliyor.)."

BAYIRBUCAK'A GİTMEYECEĞİM ÇÜNKÜ...

Peker, konuşmasının devamında Ural'ın düelloya davet ettiği Türkmen Dağı'na neden gitmeyeceğini şöyle açıkladı: "Beni Bayırbucak'a davet edip yol paramı da karşılayacağınızı söyleyip incelik göstermişsiniz.Bunun için size teşekkür ederim. Ancak şu an orada benim adıma bulunan kardeşlerim var. Siz onlarla mücadeleye devam edin. Benim tüm bölgeyle ilgili ileriye dönük daha önemli planlarım var. Bunların altyapısını hazırlayabilmek için biraz daha çalışma yapmam gerekiyor. Ayrıca da siz oradaki devlet istihbaratları adına faaliyet gösteriyorsunuz. Bu şartlarda benim muhatabım siz değil bulunduğunuz ülkenin istihbarat başkanları ve yöneticileri olacaktır (Çünkü siz onların sadece kas gücüsünüz.)."

AKADEMİSYENLER İÇİN NE DEDİ

Peker, yanıtının sonunda akademisyenleri tehdit ettiğini ise reddetti. Kastettiğinin silahlı militanlar olduğunu söyledi: "Aydın görünümlü terör destekçileri için yazdığım yazıyı baştan sona kadar okumanızı da sizlere önemle tavsiye ederim.Ben silahı olmayanları tehdit etmedim. Bir gün önce 5 aylık bir bebeğin kanıyla banyo yapanların ve onları destekleyenleri eğer ki bir gün devletimizi yıkmayı başarırlarsa başlarına gelecekleri kendilerine açık bir şekilde söyledim!!!".

NE OLMUŞTU

Yeraltı dünyasının ünlü ismi Sedat Peker’in,“Barış için Akademisyenler İnisiyatifi” üyesi bin 128 akademisyenin bildirisinin ardından söylediği, “Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve kanlarınızla duş alacağız” sözlerine Suriye'de rejim için savaşan Mihraç Ural' yanıt vermişti. Ural sosyal medya hesabından şunları söylemişti: "Sedat Peker'e çağrımdır. Türkmen dağı, Selma, Cisir el Şuğur seni bekliyor. Yiğitlik burada; sözden başka silahı olmayan akademisyenlere kabadayılık taslama. Sedat Peker, kan akıtma sevdanı, er meydanında gel de dök. Adam gibi şehit olmaya çalış. Yol ücretin ve çaylar benden, Bekliyorum seni cesur adam.

 
15 Ocak 2016 Cuma 14:20 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık