Kıdem tazminatı bakanlar kuruluna geliyor

Ana Sayfa » Medya Kritik » Satılık gazeteciler

Satılık gazeteciler

Gazeteci Soner Yalçın'ın Sözcü gazetesindeki yazısı

 
25 Haziran 2015 Perşembe 08:00 
Yorum YapYazdır
 
 
Satılık gazeteciler

Adı: Kabus bin Seyd El Ebu Seyd…
Babası Seyid İbn Tamur’u, CIA ve MI6 desteğiyle 1970 yılında tahttan indirerek Umman‘ın diktatörü oldu.“Uzman diktatör”deniyor!
Ve kuşkusuz o bir petrol milyarderi…
Fakat… Başka özelliği daha var…
Bunu Udo Ulfkotte‘nin “Satılmış Gazeteciler” kitabından okudum.
Ulfkotte kitabında; Almanya’nın tanınmış günlük gazetesiFrankfurter Allgemeine Zeitung‘ta 17 yıl çalışırken, iki blok ötelerindeki Alman istihbaratı/BND ile kamuoyunu etkilemek için birlikte nasıl manipülasyonlar yaptıklarını kaleme aldı.
Örneğin:
Umman seyahati bunlardan biriydi…
Business uçmuş; limuzinli şoförle karşılanmış ve her masrafı tercüman tarafından ödenmişti. Misafir edildiği Umman’ın beş yıldızlı lüks oteli El Bustan Palace‘ın barında Almanya’nın ünlü oyuncusu Diether Krebs‘e rastlamıştı. Krebs, bir Alman gazetecinin böyle lüks otelin ücretini nasıl karşıladığını sormuş ve Ulfkotte susmuştu!
Sonra anlayacaktı; güce böylesine yakın olmanın insanı ve mesleğini nasıl bozduğunu…
Sonra anlayacaktı; satın alınan bir uşaktan farksız olduğunu…
Şöyle yazıyordu “Satılık Gazeteciler” kitabında:
“Sultan Kabus’un bekleme odasında; beni Sultan’la saatlerce yalnız kalacağımız konuşmaya hazırlayan İngiliz danışmanı ve MI6 gizli servis elemanı Anthony Ashworth, bana asla unutamayacağım tuhaf bir şey söyledi: ‘Eger size bir Ferrari teklif ederse ve siz istemezseniz o zaman basitçe teşekkür ederek reddediniz. Bunu söylerken gerçekten çok kibar olmanız ve iyice anlaşılır biçimde söylememiz gerekir.’ Bana Sultan neden bir Ferrari hediye etsin ki?”
Gazeteci Ulfkotte yanıtı Alman istihbaratı elemanlarından öğrenecekti.
Sultan eşcinseldi. Ve ona asılabilirdi!..
Görüşmelerinde neler olduğunu merak ediyorsanız kitabı okuyunuz!
Konuyu getirmek istediğim yer başka…

Ne diyeyim

Doğan Yurdakul ile Türk istihbarat tarihi (Bay Pipo kitabı) üzerinde çalışırken Cüneyt Arcayürek’i de ziyaret ettik. “Darbeler ve Gizli Servisler” kitabını yeni çıkarmıştı. Kitap dışında ayrıca bize anlatmak istediği bilgiler var mıydı?
“Vallahi arkadaşlar tüm bildiklerimi yazdım” dedi.
Cüneyt Arcayürek…
Gazetecilik yaşamı boyunca tüm bildiklerini kamuoyuna aktaran bir gazeteci oldu.
Hakikate bağlı her gazeteci gibi birçok gazeteden/dergiden kovuldu.
“Bu haber kimin işine yarar” diye hiç düşünmedi, hep yazdı.
Biliyordu ki, gerçekler halkın yararınaydı.
Medyanın halkı aldatmasına izin vermedi.
Mesleğini paraya mala mülke satmadı.
Ah! Ne yazık ki…
Bugün; siyasal iktidarların, patronların, lobilerin “tetikçiliğini” yapan medyanın anlı-şanlı isimleri, Cüneyt Arcayürek için “ne kadar iyi gazeteciydi” diye övgüler diziyor! Peki.. Ya siz?
Hakikatleri başka kalıplara sokarak halkı nasıl manipüle ettiğinizi/eski gazetecilikdeyimiyle “afyonlu haber” yaptığınızı halk bilmiyor mu sanıyorsunuz?
Ah! Ne yazık ki…
Kiralık kalemlerin, Cüneyt Arcayürek’i -hem de kendi gazetesi Cumhuriyet’te-yazması kanınıza dokunmuyor mu? Kalemlerini çıkar amaçlı kullananlara, bu “piar-imaj” çalışması fırsatını Cumhuriyet gazetesi nasıl verir?
Bu; Arcayürek gazeteciliğine hakaret değil midir?
Bu; gazetecilik ile ahlak-vicdan ilişkisinin kesildiğinin göstergesi değil midir?
Ne diyeyim… Herkes kendi ışığıyla ışıldar…

Sosyalist Nazlı Ilıcak

Cüneyt Arcayürek kitapları referanstır.
Doğrusu ve yanlışıyla ne yaptı ise; neye tanık oldu ise hepsini kitaplarında yazdı.
Örneğin:
“Mehmet Barlas’a doğru eğildim; ‘Mehmetçiğim’ dedim, “Bugünkü yönetimin (12 Eylül darbecilerinin) en çok sevdiği gazeteci kim’ diye sordum. Parlayan gözlük camlarının ardından şöyle bir baktı, ‘Bilemiyorum kim’ dedi. ‘Sen’ dedim. Barlas heyecanlandı ‘İnşallah, inşallah!..’ diyerek duygularını bütün içtenliğiyle dile getirdi. Gerçekten de, Milliyet gazetesi başyazarlığına başladıktan bir süre sonra yazılarının içeriğiyle Mehmet Barlas’ın Devlet Başkanınca (Kenan Evren) özenle izlendiği haberini alıyorduk. Başyazılarını okuduktan sonra, ‘Barlas içimden geçenleri sanki daha önce öğreniyor’ diyormuş!”
Örneğin:
“Sevdiğim Canan Civaoğlu (Güneri Civaoğlu’nun eşi) bir gece Boğaz’daki yalılarında ‘Kimseye söylemeyin ama, bir şey anlatmak istiyorum’ dedi… ‘Nazlı (Ilıcak) ile ben İsviçre’de birlikte okuduk. Çok yakın arkadaştık. Nazlı bazı geceler, günler ortaya fırlar sosyalist nutuklar atardı.’ Bunu hiç yadırgamadım. Örneğin, (DP’li Bakan) Samet Ağaoğlu iktidardan indikten sonra bana, ‘Ben diyemem ki sosyalist değilim’ diye konuşmamış mıydı? (DP’li Bakan) Sıtkı Yırcalı, Paris’te okurken aşırı solcu mitinglere katılıp fikrin ateşli savunucularından biri değil miydi?.. Nazlı Ilıcak’ın kişiliği ve yazarlığı konusunda bir tartışmaya girmek istemiyorum.”
Örneğin:
Tıp Fakültesi öğrencisi 19 yaşındaki Cüneyt Arcayürek’i 1947’de gazeteciliğe başlatanÇetin Altan‘dı…
“Çetin Altan’ın yazarlığından önce, ozanlığı denediğini ve şiirlerini bir kitapta (“Üçüncü Mevki”) topladığını acaba günümüzün gençleri biliyor mu:
‘Aman dokunma varsın/ruhunu daha sarsın/ umudun sarmaşığı/
Ümit gönlüme gülen/talihime dökülen/ bir avuç ay ışığı…’
1982 ortalarında, Çetin’e bu şiiri okuyunca hazla ürperdiğine tanık oldum. Çetin Altan hâlâ duygu adamıydı. Hiçbir umudu kalmamış, kafasındaki dünyanın gerçekleşeceğine olan inancını da yitirmişti…” Sonra… Neyse.
Cüneyt Arcayürek gazeteciydi; hep gazeteci kaldı.
İlkokul yaşlarında yazları Halk Sineması’nda çalıştı. Görevi; elinde lambasıyla“ışıkçılık” idi.
Aslında… Yaşamı boyunca “ışıkçılık” yaptı; hep aydınlattı…

 
25 Haziran 2015 Perşembe 08:00 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık