Fazıl Say'a dünyanın en önemli klasik müzik ödülü

Ana Sayfa » Medya Kritik » Saray’ın havuzcu gazete patronu

Saray’ın havuzcu gazete patronu

Türk basın tarihinin tescilli ilk kötü gazete patronu… Amacı gazetecilik değil, sadece para kazanıp köşeyi dönmekti. Saray’a yaranmak için gazetecileri jurnal etmekten çekinmedi. Gazetelerin-dergilerin kapatılmasını, gazetecilerin sürgüne gitmesini sağladı. Saray’ın desteğiyle kısa zamanda iki gazete, iki dergi sahibi oldu. Rütbeler, nişanlar, madalyalar ile ödüllendirildi. Fakat… Her Saray yardakçısı gibi sonu kötü bitti…

 
25 Ekim 2015 Pazar 07:36 
Yorum YapYazdır
 
 
Saray’ın havuzcu gazete patronu

Ta­rih: 17 Ni­san 1897.
Yak­la­şık bir ay sü­ren Te­sal­ya Sa­va­şı so­nu­cun­da Os­man­lı Or­du­su ga­lip gel­di. Dört ay sü­ren ant­laş­ma gö­rüş­me­le­rin­de Os­man­lı Dev­le­ti zapt edi­len yer­le­ri ge­ri ver­di; is­te­di­ği harp taz­mi­na­tı­nı da
Yu­na­n’­dan ala­ma­dı.
Ga­ze­te­ci Ah­met Tev­fik’in çı­kar­dı­ğı mi­zah ga­ze­te­le­ri “Ko­ko­no­z” ve “Ak­ba­ba­” bu du­ru­mu Sa­ray bü­rok­rat­la­rı üze­rin­den hi­civ et­ti.
He­men bir “mes­lek­ta­şı­” ta­ra­fın­dan II. Ab­dül­ha­mi­t’­in otur­du­ğu Yıl­dız Sa­ra­yı­’na jur­nal edil­di. Son­ra­sı ma­lum…
Jur­nal­ci söz­de ga­ze­te­ci Meh­met Ta­hir Efen­di idi…
Kim­di bu adam?
“Ba­ban­za­de­” di­ye ya­zı­la­rı­na im­za at­tı­ğı için “Ba­ba Ta­hi­r” di­ye bi­li­ni­yor­du.
Kürt de­re­be­yi Ba­ban­za­de­ler ile ak­ra­ba­lı­ğı olup ol­ma­dı­ğı bi­lin­mi­yor­du.
Do­ğum yı­lı bi­lin­mi­yor­du.
Ha­ya­tı­nın ilk yıl­la­rı­na da­ir çok az bil­gi var­dı. Sa­de­ce…
An­ne­si­nin, Re­câ­izâ­de Mah­mut Ek­re­m’­in oğ­lu Em­ce­t’­e süt an­ne­li­ği yap­tığı söy­le­ni­yor­du.
Bir de kız kar­de­şi var­dı. Ha­ya­tı­na da­ir bil­gi­le­ri Re­ca­iza­de Ek­re­m’­in Mül­ki­ye Mek­te­bi­’n den öğ­ren­ci­si Ah­met İh­sa­n’­a (Tok­göz) borç­lu­yuz.
Şöy­le…

ÇAY­CI­LIK­TAN PAT­RON­LU­ĞA

Yıl, 1895.
“Ba­ba Ta­hi­r” çı­kar­dı­ğı “Ma­lu­ma­t” ga­ze­te­sin­de Re­ca­iza­de Ek­re­m’­e sa­taş­ma­yabaş­la­dı. Ko­nu, ka­fi­ye idi.
Re­ca­iza­de Ek­rem es­ki an­la­yış­tan fark­lı ola­rak, ilk de­fa “ku­lak için ka­fi­ye­” an­la­yı­şı­nı sa­vun­mak­tay­dı.
Yıl­dız Sa­ra­yı­’na yar­dak­çı­lık ya­pan “Ba­ba Ta­hi­r” her ye­ni­lik gi­bi bu­na da kar­şı çık­tı!
Ah­met İh­san, Ta­hi­r’­in ulaş­tı­ğı gü­ce şa­şı­rıp kal­mak­tay­dı. Çün­kü…
Onu 1881 yı­lın­da İs­tan­bu­l’­un ti­ca­ret mer­ke­zi Di­rek­le­ra­ra­sı­’n­da çay­cı­lık ya­par­kenta­nı­mış­tı! Bir sü­re son­ra da Ah­met İh­sa­n’­ın ak­ra­ba­la­rın­dan bi­ri­nin se­lâm­lık da­ire­sin­de­ki top­lan­tı­la­ra de­vam et­me­ye baş­la­mış­tı. Ve…
Bu­ra­da iş çev­re­le­riy­le kur­du­ğu iliş­ki­ler sa­ye­sin­de Va­kit ga­ze­te­si­nin Di­rek­le­ra­ra­sı mu­ha­bi­ri ol­muş­tu.
Va­kit ga­ze­te­sin­den son­ra 1883’te “Ba­ha­r” der­gi­si­ni çı­kar­dı. An­cak 19 sa­yı son­ra ka­pat­mak zo­run­da kal­dı.
1887-1888 yıl­la­rın­da Ter­cü­mân-ı Ha­kî­kat, ve Saa­det ga­ze­te­le­rin­de mu­ha­bir­lik yap­tı.
An­cak…
Yaz­dık­la­rın­dan ki­mi işa­dam­la­rı­nın ra­hat­sız­lık duy­ma­sı üze­ri­ne Dâ­hi­li­ye Müs­te­şa­rı Re­şit Bey ta­ra­fın­dan Si­no­p’­a sü­rül­dü.
Fa­kat…
Bir sü­re son­ra res­mi ya­zış­ma­lar­la il­gi­li bil­gi­si ne­de­niy­le Si­nop Tah­rî­rat Mü­dü­rü ol­du. Hem İs­tan­bul ga­ze­te­le­ri­ne hem de Yıl­dız Sa­ra­yı­’na ya­zı­lar-jur­nal­ler gön­der­di.
Re­şit Be­y’­in gö­re­vin­den ay­rıl­ma­sı üze­ri­ne İs­tan­bu­l’­a dön­dü.
Asıl şöh­re­ti­ne o za­man ka­vuş­tu…
“Ma­lu­mat­çı Ta­hi­r” ola­rak ün­le­ne­cek­ti…

SA­RA­Y’­A KO­ŞUL­SUZ BAĞ­LI­LIK

Ta­rih: 11 Ma­yıs 1895.
Ca­ğa­loğ­lu­’n­da iki göz oda­lı bir yer­de “Ma­lu­ma­t” der­gi­si ya­yın ha­ya­tı­na baş­la­dı.
Sa­hi­bi, Meh­met Ta­hir Efen­di idi.
Kı­sa za­man­da “Ma­lu­mat­çı Ta­hi­r” di­ye ün­le­ne­cek­ti!
Ma­lu­mat her sa­yı­sın­da, “Pa­di­şah efen­di­miz Ab­dül­ha­mit Han haz­ret­le­ri­nin sağ­lı­ğı­nı­za du­acı­yı­z” tü­rün­den se­lam­lar ya­za­rak çık­tı.
“Pa­di­şah cu­ma na­ma­zı­nı Ha­mi­di­ye Ca­mi­i’n­de kı­lıp sa­ra­ya dön­dü­” de­mek için de aşa­ğı­da­ki söz­le­ri sı­ra­lar­dı.
“Ha­li­fe-i di­yâ­net-ik­ti­nâh ve şeh­ri­yar-ı tak­vâ-pe­nâh ve­liyy-i ni’­met-i bî-min­ne­ti­miz pa­di­şa­hı­mız Ga­zi Bü­yük Ab­dül­ha­mid Hân-ı Sâ­nî Efen­di­miz haz­ret­le­ri bu­gün­kü rûz-ı mey­me­net-ef­rûz­da Sâ­lât-ı Cu­ma­’yı Ha­mi­di­ye Ca­mi-i nûr-ı lâ­mi­’in­de bi­’l-îfa ik­ti­sâb-ı mü­sev­vi­bât-ı bî-pâ­yân bu­yur­duk­tan son­ra, ke­mâl-i izz u şân u şev­ket ve me­zîd-i ih­ti­şâm u sal­ta­nat ile sa­ray-ı kud­siy­yet-ih­ti­vâ-yı mü­lû­kâ­ne­le­ri­ne mu­ave­det-i se­niy­ye­le­ri şe­ref-vu­ku bul­muş­tur.”
“Ma­lu­mat­çı Ta­hi­r”in bu ara­da ilk yap­tı­ğı Ser­vet-i Fü­nun der­gi­siy­le tar­tış­ma­ya gir­mek ol­du.
Ede­bi­ya­tı Ce­di­de (ye­ni ede­bi­yat) de­ğil mu­ha­fa­za­kar ede­bi­yat ge­le­ne­ği­ni sür­dür­mek is­ti­yor­du!
İşin özün­de, tek is­te­di­ği Sa­ra­y’­ın dik­ka­ti­ni-il­gi­si­ni çek­mek­ti. He­men ba­şa­rı­lı ol­du. Sa­ra­y’­dan “a­fe­rin ay­lı­ğı­” bağ­lan­dı!
Ve…
“Ma­lu­ma­t”, dö­ne­mi­nin en kor­ku­lan ya­yın or­ga­nı ol­ma­yı ba­şar­dı! Se­be­bi, “Ta­hir Ba­ba­”nın ta ken­di­siy­di; Türk ba­sı­nı­nın “ilk şan­taj­cı ga­ze­te­ci­” idi!..
Yap­tı­ğı ya­lan ha­ber­ler­le; ma­hal­le­de­ki bak­kal­dan, im­pa­ra­tor­luk sı­nır­la­rı için­de fa­ali­yet gös­te­ren ya­ban­cı şir­ket­le­re ka­dar her­ke­si sin­dir­di.
Pa­ra kar­şı­lı­ğı şir­ket­le­rin övü­cü ha­ber­le­ri­ni ya­pı­yor­du.
Bo­yun eğ­me­ye­ni Sa­ra­y’­a jur­nal edi­yor­du!
“Ma­lu­ma­t” ga­ze­te­sin­de, Ah­met Ra­si­m’­den Yu­nus Na­di­’ye ka­dar ga­ze­te­ci­li­ğe inan­mış isim­ler var­dı. Ama za­man­la şan­taj ga­ze­te­ci­li­ği ka­bul et­me­yip ga­ze­te­den kop­tu­lar. Tek onun yo­lun­dan yü­rü­yen Ali Ke­mal ol­du!..

GA­ZE­TE­LE­Rİ­NİN SA­YI­SI

“Ma­lu­mat­çı Ta­hi­r” için önem­li olan ga­ze­te­ci­lik de­ğil, pa­ray­dı. Bu­na ulaş­ma­nın yo­lu­nu bi­li­yor­du; Sa­ra­y’­a ko­şul­suz bağ­lı­lık!
İliş­ki kar­şı­lık­lıy­dı; Sa­ray ar­ka­sın­day­dı. Bu ya­kın­lı­ğın­dan do­la­yı; Rüt­be-i Ba­la, bi­rin­ci rüt­be­den Os­ma­ni ve Me­ci­di ni­şan­la­rı; Sa­nayi-i Ne­fi­se ve li­ya­kat ma­dal­ya­la­rıy­la onurlandırıl­dı.
Haf­ta­lık ola­rak ya­yın ha­ya­tı­na baş­la­yan “Ma­lu­ma­t” za­man­la gün­lük ga­ze­te ol­du.
Ar­dın­dan…
1898’de ikin­ci gün­lük ga­ze­te­si,
“Ser­ve­t”­i çı­kar­dı.
1899’da üçün­cü ya­yın or­ga­nı haf­ta­lık “İr­ti­ka­” ve dör­dün­cü ya­yın or­ga­nı haf­ta­lık“Mu­sav­ver Fen ve Ede­b” der­gi­si­ni çı­kar­dı.
Mat­ba­a sa­hi­bi ol­du. 95 ki­tap bas­tı.
Bâ­bı­âli Cad­de­si’n­de üç ko­na­ğı bir­leş­ti­re­rek mey­da­na ge­tir­di­ği ga­ze­te ida­re­ha­ne­si de­ği­şik çev­re­ler­den ki­şi­le­rin bu­luş­tu­ğu bir yer ha­li­ne ge­tir­di.
Ma­car Von­dra Bey, II. Ab­dül­ha­mi­t’­in sev­di­ği ke­man­cıy­dı. Vi­ya­na Kon­ser­va­tu-v­arı­’n­da eği­tim al­ma­sı için gön­de­ri­len Von­dra Bey, yur­da dön­dük­ten son­ra Mu­zi­ka-i Hu­ma­yun Or­kes­tra­sı­’nın Baş­ke­man­cı­sı ya­pıl­dı.
“Ma­lu­mat­çı Ta­hi­r”, Von­dra Be­y’­in “P­ren­ses Ha­nı­m” de­ni­len kız­ kar­de­şi ile ev­len­di. Ya­ban­cı bir ka­dın­la ev­len­me­si­nin kar­şı­lı­ğı ola­rak yük­lü­ce al­tın al­dı­ğısöy­len­di!
Bir dö­nem çay­cı­lık ya­par­ken ar­tık İs­tan­bu­l’­un Çu­kur­çeş­me, Ye­re­ba­tan ve Nu­ru­os­ma­ni­ye gi­bi dev­rin lüks yer­le­rin­de ya­şa­ma­ya baş­la­dı.
Şık gi­yi­ni­yor­du. Al­tın kös­tek­li göz­lük­le­ri var­dı. Oto­mo­bil sa­hi­biy­di.
Sa­ra­y’­ın “ha­vuz­cu ga­ze­te pat­ro­nu­” Ba­ba Ta­hir pa­ra­ya pa­ra de­mi­yor­du.
Bol ka­za­nı­yor bol har­cı­yor­du…

NÜ­FUZ Tİ­CA­RE­Tİ

Ha­ya­tı 1903 yı­lın­da de­ğiş­ti…
Os­man­lı­’nın son dö­nem­le­rin­de; yük­sel­mek is­te­yen dev­let adam­la­rı ile im­pa­ra­tor­luk top­rak­la­rı üze­rin­de si­ya­sal nü­fuz edin­mek, ti­ca­re­te iliş­kin üs­tün­lük et­mek is­te­yen ya­ban­cı­lar pa­ra ve rüş­vet kar­şı­lı­ğın­da ni­şan­lar edi­ni­yor­du.
“Ma­lû­mat­çı Ta­hi­r” ma­dal­ya ve ni­şan ti­ca­re­ti­nin ön­de ge­len isim­le­rin­den ol­du.
Ken­di­si ni­şan al­ma­sı­nı is­te­dik­le­ri­nin lis­te­si­ni yap­mak­ta hat­ta bu lis­te­yi dö­ne­min ile­ri ge­len­le­ri­ne gös­te­re­rek onay­la­rı­nı al­mak­ta ve on­lar­dan da isim is­te­ğin­de bu­lun­mak­tay­dı.
İşi da­ha ile­ri gö­tü­re­rek; Be­yoğ­lu­’n­da bul­du­ğu İtal­yan bir hak­kâ­k’­a ni­şan­la­rın ve ma­dal­ya­la­rın sah­te­le­ri­ni yap­tır­dı.
Be­rat­la­rı­nı da ken­di mat­ba­asın­da ba­sıp, isim­le­ri­ni ken­di ya­yın or­gan­la­rın­da ya­yın­la­yıp, pa­ra kar­şı­lı­ğı nü­fuz sat­ma fü­tur­suz­lu­ğu­nu gös­te­rin­ce ya­ka­lan­dı.
II. Ab­dül­ha­mit ken­di sa­ha­sı­na gir­me cü­re­ti­ni gös­te­ren “ha­vuz­cu­su­na­” acı­ma­dı.
Mah­ke­me­ye ve­ril­di ve 15 yı­la mah­kum edil­di.
Fi­za­n’­a sü­rül­dü…
Şa­ir Eş­ref ar­ka­sın­dan şöy­le yaz­dı:
“İk­ti­sab-ı ser­ve­ti hep sah­te ma­’lu­mat ile İr­ti­ka et­ti, lu­tuf gör­dü o ni’­met hai­ni…”
Bu­gün… “Ma­lu­mat­çı Ta­hi­r” kaç be­rat bas­tı, kaç ni­şan ve ma­dal­ya imal et­ti, kaç ki­şi­ye ve­ya kim­le­re ver­di, asıl­la­rın­dan ay­rı­lan öl­çü ve gö­rü­nüm özel­lik­le­ri var mıy­dı? Tes­pit edi­le­mi­yor!

“HÜR­Rİ­YET KAH­RA­MA­NI­”

Ta­rih: 26 Tem­muz 1908.
II. Meş­ru­ti­ye­t’­in ila­nı ar­dın­dan af çı­ka­rıl­dı.
Âdi suç­tan ha­pis ya­tan “Ma­lu­mat­çı Ta­hi­r” ne yap­tı der­si­niz?
Kız kar­de­şi­nin pa­ray­la ki­ra­la­dı­ğı in­san­la­rın omuz­la­rın­da “hür­ri­yet kah­ra­ma­nı­” ola­rak evi­ne dön­dü!
Ye­ni­den ga­ze­te ve der­gi çı­kar­mak için kol­la­rı sı­va­dı.
“Ya­şa­sın Ab­dül­ha­mi­t” baş­lı­ğıy­la ya­yım­la­dı­ğı “İ­lâ­ve-i Ma­lu­ma­t” ila­nı­nı top­la­dı­ğı in­san­la­rın eli­ne ve­re­rek Bâ­bı­âli’­de da­ğıt­tı­rıp gös­te­ri yap­tır­dı.
İş­le­di­ği adi suç­tan do­la­yı ga­ze­te çı­ka­ra­ma­ya­ca­ğı için bu ilâ­ve top­la­tıl­dı; ve hak­kın­da so­ruş­tur­ma baş­la­tıl­dı.
Ya­yın­cı­lık ya­pa­ma­ya­ca­ğı­nı an­la­yın­ca mat­ba­ası­nı sat­tı.
Ama… Pes et­me­di.
İt­ti­hat­çı­lar aley­hin­de­ki ge­ri­ci 31 Mart Va­ka­sı’na ka­rış­tı.
Yar­gı­lan­dı. Trab­lus­gar­p’­a sü­rül­dü.
Bu­ra­dan Na­po­li­’ye kaç­tı.
Ar­dın­dan Pa­ri­s’­e git­ti.
Na­po­li­’de Şark Ti­câ­ret-i Bah­riy­ye Oda­sı ve Pa­ri­s’­te Şark Acen­te­si adıy­la iş ye­ri
aç­tıy­sa da ti­ca­ret­te ba­şa­rı­lı ola­ma­dı.
Ak­si­lik…
İs­tan­bu­l’­dan ta­nı­dı­ğı ve evin­de mi­sa­fir et­ti­ği bir ki­şi mü­cev­her­le­ri­ni ça­lın­ca üzün­tü­den felç ol­du. Ölü­mü do­la­yı­sıy­la Ah­met İh­sa­n’­ın ka­le­me al­dı­ğı ya­zı­nın ta­ri­hi 16 Şu­bat 1912 ol­du­ğu­na gö­re, Pa­ri­s’­te Şu­bat ayı baş­la­rın­da ve­fat et­miş ol­ma­lı…
Me­za­rı ne­re­de bi­lin­mi­yor…

TAKİPÇİLERİ BUGÜN MEDYADA

“Malumatçı Tahir”…
Türk basın ve yayın tarihine özellikle olumsuz davranışlarıyla damgasını vurmuş kişiydi.
Gazete ve dergilerinin sayfalarını sadece para kazanmak için kullandı.
“Haber” diye reklam yapıyordu.
Bugün reklamı bile yasak olan biranın bakın nasıl “haberini” yaptırmıştı:
Amstel Birası: Felemenk’te Amsterdam şehrinde imal olunan bu bira münhasıran cins-i a’lâ arpadan ve ömür otundan imal olunup; ispirtodan kat’iyyen ârî olduğundan, mukavvi (kuvvetlendirici), mugaddi (besleyici) ve serinletici hassaları hasebiyle, meşahir-i etıbbâca (doktorlarca) hassaten tavsiye olunmaktadır. İş bu biradan şehrimizde büyük lokanta, birahane, gazino ve umumi bahçelerde füruht (satış) olunduğu gibi büyük bakkaliye mağazalarında ecza depozitolarında ve eczahanelerde dahi bulunur. Merkez-i füruhtu İstanbul’da Fındıklıyan Hanı’nda B. Nevruz mağazasıdır.”
“Malumatçı Tahir”…
Hüküm giydiği nişan sahtekarlığı dışında neler yapmadı ki…
Yalan haber hazırlayıp şantaj yaparak rüşvet alma bunun en başta geleniydi.
En bilineni… Terkos Gölü’ne düşen domuz olayı idi! İstanbul’a içme suyunun getirildiği Terkos Gölü’ndeki tesisleri o dönem bir Fransız şirketi işletmekteydi. “Malumatçı Tahir” şirketle ilgili olumlu haberler yazması için para istedi. Kendini örtülü maaşa bağlattı!..
Gün geldi; şirkete Fransa’dan yeni bir müdür gönderildi. Terkos Su Kumpanyası yeni müdürü, hesapları kontrol ettiğinde her ay Malumat gazetesine giden bir kese altını gördü. Sebebini öğrendi. “Kimseye bana ilişmesin diye aylık ödeyemem!’’
deyip Tahir’in maaşını kesti.
Yeni Fransız müdür, Osmanlı’nın başkentinde işlerin nasıl yürüdüğünü bilmiyordu.
İki gün sonra, Malumat’ın ilk sayfasında bir haber yayınlandı:
“Geçtiğimiz gün Terkos Gölü etrafında avlanan avcılar, pek besili bir domuz görmüşler, bu pis mahlukâtı öldürmek için ateş etmişlerdir. Ancak hayvana isabet eden mermiler onu sadece yaralamış, bu mahir avcılardan kaçan ve kan kaybeden yaban domuzu, Terkos Gölü’ne düşerek orada boğulmuştur!”
“Haber”, Müslüman İstanbul halkının Fransız şirketinin önüne yığılmasına neden oldu. Yeni Fransız müdür, “Malumatçı Tahir”e bir kese altın gönderip maaşının devam edeceğini bildirdi.
Ertesi gün..
Malumat gazetesinde şu haber çıktı:
“Aldığımız son istihbarata göre domuz hakikaten vurulmuş ama göle düşmemiş, sahilin gerisinde gebermiş ve leşi de bulunmuştur.’’
“Malumatçı Tahir”…
Yaptıkları sayfalara sığmaz.
Örneğin, matbaasında bastığı muhalif yayınları Jön Türkler’in Mısır’da yayımladığını söyleyerek Saray’a sunardı!
Örneğin, yazarın izni olmadan yazısını gazetesinde yayımlardı.
II. Abdülhamit’in Türk basınına getirdiği ilk “havuzcu” gazete patronuydu.
Halit Ziya Uşaklıgil “Kırk Yıl” adlı kitabında şöyle yazdı:
“Bu adam kimdi? Nereden çıkmıştı, nasıl sivrilmişti, nereden kuvvet almıştı? Hayatını kimse bilmemekle beraber, ne olduğunu herkes bilirdi…”
Takipçilerini bugün medyada görüyoruz…

 
25 Ekim 2015 Pazar 07:36 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1302 - Osmanlı Beyliği ile Bizans İmparatorluğu arasındaki Koyunhisar Savaşı, Osman Gazi'nin zaferiyle sonuçlandı.
1794 - Fransız Devrimi'nin jakoben önderlerinden Maximilien Robespierre iktidardan düşürüldü ve Fransa Millî Meclisince tutuklandı. Robespierre, 28 Temmuz'da idam edildi.
1914 - Avusturya, Sırbistan'a resmen savaş ilân etti; I. Dünya Savaşı başladı.
1921 - Toronto Üniversitesi'nden biyokimyacı Frederick Banting'in başında bulunduğu araştırmacılar, insülin hormonunu keşfettiklerini açıkladılar.
1926 - Eski İttihatçı ve İzmir Suikasti girişimi sanıklarından Kara Kemal, yakalanmak üzereyken saklandığı tavuk kümesinde intihar etti.
1949 - Dünyanın ilk jet motorlu yolcu uçağı de Havilland Comet, ilk uçuşunu yaptı. İlk ticari uçuşunu ise Mayıs 1952'de yapacaktır.
1953 - İki milyondan fazla kişinin öldüğü Kore Savaşı sona erdi. Ateşkes anlaşması Panmuncon'da imzalandı.
1957 - Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilâtı kuruldu.
1964 - Amerika Birleşik Devletleri'de siyahlar, Federal Mahkeme'ye başvurma hakkını elde etti.
1971 - Türkiye Ortak Pazar Geçici Ticaret Anlaşması imzalandı.
1972 - Kartal kod adlı avcı uçağıF-15 ilk uçuşunu yaptı.
1976 - Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e, Waldorf Astoria Oteli'nde konuşurken, Kıbrıslı Rum Staviros Skopetrides tarafından suikast girişiminde bulunuldu.
1993 - Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in görev süresinin 1 yıl uzatılmasına karar verildi.
1995 - Pamukova, Sakarya'daki mühimmat bölüğünde yangın çıktı, cephanelik havaya uçtu. 15 bin nüfuslu ilçe boşaltıldı.
1996 - Atlanta Olimpiyat Parkı'nda meydana gelen patlamada 2 kişi öldü. Olay yerine koşarak giden TRT kameramanı Melih Uzunyol da kalp krizi geçirerek öldü.
2000 - Suriye'nin yeni devlet başkanı Beşar Esat ülkesindeki siyasi mahkumların geri kalan cezalarını affettiğini açıkladı.
2002 - Ukrayna'da hava gösterisi sırasında bir savaş uçağının (Su-27) düşmesi sonucu izleyicilerden 77 kişi öldü.
2008 - İstanbul Güngören, Güven Mahallesi'deki, Kınalı Caddes] üzerinde bulunan Menderes Çıkmazı'nda saat 22:00 civarında 2 ayrı patlama meydana geldi. Patlamada 18 kişi hayatını kaybetti, 154 kişi yaralandı.
2008 - Dünya'nın en büyük gruplarından biri olan Metallica 3. kez Türkiye'ye gelerek Ali Sami Yen Stadyumu'nde konser verdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:59
  • Güneş05:05
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:35
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:40
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
26.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu142021222603
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık