Uzungöl olayında bilinmezler!

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » Sandık çalışanları konuştu

Sandık çalışanları konuştu

YSK'nın İstanbul seçimlerini sandık kurullarında kamu personeli olmayan kişilerin görevlendirilmesi gerekçesiyle iptal etmesinden sonra gözler 31 Mart'ta sandıklarda çalışanlara çevrildi. Sandıkta görev yapan özel bir bankanın çalışanı, YSK'dan bankaya 90 kişilik bir görevlendirme listesinin ulaştığını ve bu görevi kabul etmeme durumunda cezai yaptırımla karşı karşıya kalacaklarının uyarısının yapıldığını söyledi.

 
12 Mayıs 2019 Pazar 17:04 
Yorum YapYazdır
 
 
Sandık çalışanları konuştu

BBC Türkçe’nin haberine göre Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 31 Mart’ta yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini, bazı sandık kurullarında kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanı ve üyelerin görev yaptığı gerekçesiyle iptal etti. YSK’nın ilk açıklamasında, “bazı sandık kurullarının kanuna aykırı oluşturulduğu, bu hususun da seçim sonuçlarına müessir olması nedeniyle seçimin iptal edildiği, kanuna aykırı görevlendirme yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacağı” belirtildi.

AKP, Mart 2018’de seçim kanununda yapılan değişiklik ile seçimlerde sandık kurulu başkanları ve kurulun en az bir üyesinin kamu görevlisi olması şartı getirildiğini, 31 Mart seçimlerinde kamu görevlisi olmayan binlerce kişinin sandıklarda görev almasıyla bu hükmün ihlal edildiğini öne sürüyor.

Muhalefet ve bazı hukukçular ise kanunda sandık kurulu başkanı ve memur üyeler belirlenirken yeterli derecede kamu görevlisi bulunamaması durumunda kamu görevlisi olmayanlara da görevlendirme yapılabildiği hükmünün bulunduğunu söylüyor.

Bunu savunanlar, 31 Mart’taki bu uygulamanın 16 Nisan referandumu ve 24 Haziran seçimlerinde de hayata geçirildiğini, 31 Mart seçimlerinin bu yüzden iptali durumunda 16 Nisan ve 24 Haziran’ın da iptal edilmesi gerektiğini belirtiyor.

‘Çalıştığım bankanın insan kaynakları bölümü görevlendirme için e-mail gönderdi’

(Özel bir bankanın çalışanı)

Ben özel bir bankanın genel müdürlüğünde çalışıyorum. İşyerim İstanbul Avrupa yakasında ve yine aynı yakada ikamet ediyorum. Bize seçimden yaklaşık bir, iki hafta önce insan kaynakları departmanından bir mail geldi. Ekte görevlendirme yazısının PDF dokümanı vardı. Böyle bir görevlendirme olduğu, bununla ilgili olarak görevlendirme kağıtlarının asıllarını insan kaynakları departmanından almamız gerektiği söylendi. Açıkçası benim böyle bir talebim de olmamıştı.

Benim çalıştığım bölümde çevremde başka arkadaşlara da böyle bir mail geldi. Biz de açıkçası “Görev almak istemiyoruz, gidip bunu dile getirelim” dedik. İnsan kaynaklarıyla görüştüğümüzde, bize ilçe seçim kurulunun mazeret kabul etmediğini, ancak o tarihlerde alınmış yurtdışına bir bilet varsa veya ciddi bir rahatsızlık söz konusuysa bunu kabul ettiklerini, YSK’dan bankaya yaklaşık 90 kişilik liste gönderildiğini, bu kişilerin bu görevi yapmaması durumunda cezai yaptırımının olacağı cevabı verildi.

Hatta bir arkadaş biraz uğraştı ve ona, “Yerine birini bulabiliyorsan, ilçe seçim kuruluna gidip onlara kabul ettirebilirsen yerine geçecek kişi bu görevi yapabilir” dediler. O bayağı uğraştı, bankadan başka birini de buldu ve bunu yaptı. O değişikliği biz yapamadık.

Biz sonra insan kaynakları bölümüne gidip o PDF çıktılarıyla görev kağıtlarının asıllarını aldık. İlçe seçim kuruluna hiç gitmedik, kimliğimizi gösterip belgelerimizi kurum içinden aldık. Seçimden önceki Çarşamba günü yarım gün eğitim aldık. Bir sandık kurulu başkanı bir de memur üye oluyor. Ben memur üyeydim. Sandık kurulu başkanları daha çok kamu görevlisi öğretmenlerdi. Ama eğitim gördüğümüz yerde bir salon dolusu insan vardı ve bankalardan tanıdığım çok fazla yüz vardı.

Ben banka adına ilk kez seçim görevlisi oldum ama benim birlikte görev aldığım arkadaşlarımdan, “Ben üçüncü, dördüncü kez gidiyorum” diyen arkadaşlarım da vardı. Bu zaten uygulanan bir şey, gizli kapaklı da değil.

Seçim günü çok sorunsuz geçti. Hiçbir aksaklık yaşanmadı. Seçimden birkaç gün sonra “sandıklarda kumpaslar kuruldu, kamu görevlisi olmayan kişiler görevlendirildi” haberleri çıkmaya başladı. Biz bankada, bizim katta sandıkta görev alan diğer arkadaşlarla karşılaştığımızda bununla ilgili geyik yapıyorduk. Ama sonrasındaki açıklamalardan dolayı hedef kitle haline gelmişiz gibi bir durum oldu. Sonuçta bu seçim süreci uzadıkça rahatsız etmeye başladı.

Sonrasında bize herhangi bir soruşturmayla ilgili bilgi verilmedi. O soruşturmaların bize kadar gelme ihtimali bize çok anlamlı gelmiyor. Bizim yaptığımız bir usulsüzlük yok, zaten işin içinde insan kaynakları var, YSK, ilçe seçim kurulları var. Arada çok büyük bankaların insan kaynakları var.

‘İptal ettirmek istedim ama mecbur bırakılıp gittim’

(Özel bir okulda öğretmen)

Ben Sarıyer ilçesinde bir özel okulda öğretmen olarak çalışıyorum. Yine bir özel okul olan eski çalıştığım işyeri üzerinden bana, ilçe seçim kurulundan görev aldınız diye mesaj geldi.

İptal ettirmek istedim ama son dakika görev verdikleri için iptal ettiremedim. Daha önceki seçimlerde görev almamıştım, hatta özellikle almak da istememiştim. Ama bu sene mecbur kaldıkları için, kimse de olmadığı için görevlendirmişler.

İptal için Büyükdere’deki ilçe seçim kurulunun yerini aradım. “Belgenizi almanız gerekiyor, iptal ettiremiyoruz, hatta cezası var” dediler. Geç olmasaydı yerinize başkasını koyabilirdik ama geç kaldık o yüzden mecbur geleceksiniz dediler. Cezai hükmü de olduğu için mecbur bırakılıp gittik. Eski işyerimden bir arkadaşım da aynı şeyi yaşadı, son dakika haberi oldu. O da mecbur bırakıldığı için gitti.

31 Mart’ta memur üye oldum. Görev yaptığım, Rumelifeneri’ndeki okulda hiçbir sorun yaşanmadı. Benim görev yaptığım sandıkta belediyelerde partiler berabereydi, belediye meclis üyeliklerinde yüksek oy alan ise AK Parti’ydi. Hiçbir sorun olmadı, hiçbir vukuat yaşanmadı. Sonra sandık başkanlarıyla birlikte oylar gitti ben de saat 01.00 gibi eve geldim. İşimizi yapmış olduk.

Kamu görevlisi olmayan seçim kurulu üyeleriyle ilgili tartışmayı medyadan duydum. İster istemez insan tedirgin oluyor. Bizi herhangi bir soruşturma kapsamında çağıran vs. olmadı.

‘Yıllardır sandıkta görev alıyorum, yıllardır FET֒cü olmadım şimdi mi oldum?’
(Sivil toplum gönüllüsü)

Ben Sarıyer ilçesinde oturuyorum. Yıllarca gönüllü olarak okul aile birliklerinde çalıştım. Şu anda da gönüllü olarak bir mahalli spor kulübünde yönetimindeyim ve kadınlar kolunda da çalışıyorum.

AK Parti iktidara geldiğinden beri devamlı sandık başında görev alıyorum. Bir siyasi parti için değil, gönüllü olarak görev alıyorum. Bugüne kadar hem sandık üyeliği hem de sandık kurulu başkanlığı yaptım.

Ben yıllardır ilçe kuruluna gidip sandıkta görev almak istediğimi söylerim. Şimdiye kadar bana hep görev verdiler, hiçbir problem olmadı. Ben 16 Nisan referandumunda ve 24 Haziran cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de gönüllü oldum. Hemen hemen 10 seçimde gönüllü oldum.

Bu sefer de ilçe seçim kuruluna gittim ve başkanlık için başvurdum. Bana, “Bu sefer hakim, başkanları memurlardan atayacak ama boş bir yer kalırsa, o zaman haber veririz” dediler. Bana sonra haber geldi, “Boş bir yer var, arkadaş gelmiyormuş, siz yapar mısınız?” dediler. Ayazağa’daymış. Ben önce, “Ayazağa uzak, kabul etsem mi” diye düşündüm sonra “Tamam sorun olmaz, yaparım” dedim.

Ayazağa’da bir okulda başkanlık yaptım. 31 Mart günü gittim, görevimi yaptım. Orada arkadaşlarla açtık, gittik, teslim ettik. Gecenin 2’sine kadar oradaydık. Hiçbir sorun olmadı. Benim başkanlığını yaptığım sandıkta AK Parti birinci çıktı.

YSK kararından sonra Ekrem İmamoğlu, “Dışarıdan atanan sandık kurulu başkanlarıyla görüşmek istiyorum” diye açıklama yaptı. Ben kime, nereye başvuracağımı bilemedim. İmamoğlu’nun Instagram’dan sitesine girdim, oraya yazdım. “Böyle böyle ben dışarıdan başkanlık yaptım, görüşmek istiyorum” diye yazdım ama kimse dönmedi sonra CHP’den bir hanımı buldum.

YSK’nın kararından sonra yıkıldım. Çıkıyorlar, “Sandık başkanları FET֒cü” diyorlar. O zaman ilk benim FET֒cü olmam lazım. Dışarıdan atanan bir kişiyim ve her dönem yapan bir insanım, o zamanlar olmadım da şimdi nasıl olacak, bu nasıl bir mantık? Ben bunu anlayamadım. FET֒cü diye bir olay olabilir mi?

Bir kere o sandıklarda kesinlikle bir şey olamaz. Çünkü beş kişi var, arkadan müşahitler giriyor, arkadan izleyenler giriyor ve neredeyse 25-30 kişinin önünde sandıklar tek tek açılıyor, bakılıyor. Yani burada karalama olamaz ve bunların hepsine bakılıyor, inceleniyor ve altına ıslak imza atılıyor.

O karar günü yıkıldım, resmen oturup ağladım. Ben vatanını seven bir insanım. Evde oturdum ağladım, kızım da ağladı, komşum da ağladı. Şimdi arkadaşımın yanındayım, “Abla bak seni içeri atarlar” diyor. Tedirgin olunuyor tabii.

Şu anda yapacak bir şeyim yok, bekliyorum sadece. Geçen gün ilçe seçim kurulundan aradılar, “Sandık göreviyle ilgili paranız yatacak” dediler. Dedim “Yoksa bu olaylar için mi aranıyor, beni çağırın ben her şeye cevap veririm” dedim. “Yok onun için aramadık, paranız yatacak onun için aradık” dediler.

Kaynak:Sözcü

 
12 Mayıs 2019 Pazar 17:04 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1456 - Belgrad kuşatması Macar komutan János Hunyadi, Osmanlı padişahı II. Mehmed'i yendi.
1711 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Prut Barış Antlaşması imzalandı.
1909 - 1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti kapatılarak, İstanbul Vilayeti ve Emniyet Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına dair kanun kabul edildi ve Dahiliye nezaretine bağlı Emniyet Umumiye Müdürlüğü kuruldu.
1913 - Edirne Bulgar işgalinden kurtarıldı.
1919 - Erzurum Kongresi toplandı.
1931 - İthalat sınırlamaları sistemine ilişkin kanun TBMM'de kabul edildi.
1933 - Wiley Post, dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu. 15.596 millik yolculuğu 7 gün, 18 saat, 45 dakika sürdü.
1946 - Kudüs'te İngiliz yönetiminin karargah olarak kullandığı King David hoteli bombalandı: 90 kişi öldü.
1946 - DSÖ Anayasası 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalandı.
1948 - 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.
1953 - T.C.D.D. işletmesi kanunu kabul edildi.
1961 - Barzani aşiretlerinin baskılarına dayanamayan 800 Türk, Irak sınırını aşarak Türkiye'ye iltica etti. Gelenler Hakkari'nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı. Göç daha sonraki günlerde de sürdü.
1964 - Türkiye, İran, Pakistan arasında Kalkınma için Bölgesel İşbirliği Örgütü (RCD) kuruldu.
1967 - Adapazarı ve Mudurnu'da gece saatlerinde meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 173 kişi öldü, 1.078 ev hasar gördü.
1992 - Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellin yakınlarındaki lüks hapishaneden kaçtı.
1998 - Türkiye, AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu "Türkiye AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi" başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu ve dönem başkanlığına (Konseye) gönderdi.
2002 - DSP'den istifalar, Meclis'te de temsil edilen yeni bir parti oluşumuna dönüştü. Yeni Türkiye Partisi, İsmail Cem'in genel başkanlığında 63 milletvekilinin katılımıyla kuruldu.
2002 - İsrail, Hamas'ın silahlı birlikler komutanı Salah Shahade ve 14 sivili öldürdü.
2003 - Fransa'daki Eyfel Kulesinde yangın çıktı.
2003 - Özel güçler desteğindeki ABD birliklerinin Musul'da gerçekleştirdiği bombalamada, Saddam Hüseyin'in oğulları Uday Hüseyin, Kusay Hüseyin, Kusay'ın 14 yaşındaki oğlu ve bir koruma görevlisi öldürüldü.
2007 - 16. Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı.
2008 - Bosna Savaş Suçlusu Radovan Karadzic Sırbistan'da yakalandı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Alanyaspor
0
0
0
0
0
2
Ankaragücü
0
0
0
0
0
3
Antalyaspor
0
0
0
0
0
4
Beşiktaş
0
0
0
0
0
5
Denizlispor
0
0
0
0
0
6
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
7
Galatasaray
0
0
0
0
0
8
Gazişehir Gaziantep
0
0
0
0
0
9
Gençlerbirliği
0
0
0
0
0
10
Göztepe
0
0
0
0
0
11
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
12
Kayserispor
0
0
0
0
0
13
Konyaspor
0
0
0
0
0
14
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
15
Sivasspor
0
0
0
0
0
16
Trabzonspor
0
0
0
0
0
17
Malatyaspor
0
0
0
0
0
18
Başakşehir
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.07.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu023036434752
 
On Numara
15.07.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01101314172122252630324143455253575961717376
 
Sayısal Loto
20.07.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu061321243648
 
Şans Topu
17.07.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu030708253408
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:50
  • Güneş05:00
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:37
  • Akşam19:56
  • Yatsı21:47
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık