Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne FETÖ operasyonu

Ana Sayfa » Medya Kritik » Prof. Dr.İzzettin Önder- Odatv: Ampul aydınları gölge etmesin!

Prof. Dr.İzzettin Önder- Odatv: Ampul aydınları gölge etmesin!

Son manzaraların demokrasi ile bir ilgisi olmadığı halde “kafamıza vura vura demokrasi öğreten” Batılı dostlarımız nedense susmaktalar.

 
21 Ocak 2013 Pazartesi 08:37 
Yorum YapYazdır
 
 
Prof. Dr.İzzettin Önder- Odatv: Ampul aydınları gölge etmesin!

 

Bilimden ve soyut düşünceden mahrum bırakılmış halklar çoğu durumda ne derece karanlıkta olduklarının da farkında varamayabilirler. Açıktır ki, bu durumda olan halklar suçlanamaz; suçlular onları bu hale getirenlerdir. Goethe’nin son sözü olan, “daha fazla ışık, daha fazla ışıkve Sokrates’in “bildiğim bir tek şey var; o da hiçbir şey bilmediğimdir” gibi derin anlamlar taşıyan felsefi ifadeler halklar için değil, aydınlar içindir. Keşke ampul aydınlarımız Goethe’nin ve Sokrates’in ifadelerinin deruni anlamını anlamaya çalışmadan(!), salt yüzeysel ifadesi ile yetinip yerlerinde otursalardı da, demokrasi ve özgürlük adına halk dalkavukluğuna soyunup, iktidara bugünkü açık çeki vermeselerdi. 

Bu yazıda, tartışma vaadi ile geçmişte yazmış olduğum, “ilericilik/gericilik”, “devrim/karşı devrim” ve “halk yandaşlığı/halk karşıtlığı” kavramlarını, sözüme bağlı kalarak, kısaca ele almak istiyorum. Bu tartışmayı, daha önceleri de birkaç kez sözünü etmiş olduğum, anlık bilgi ile zaman süresine ve akışına dayalı bilimsel bakış temelinde irdelemek istiyorum.

HALK YANDAŞLIĞI

İlk ağızda belirtmem gerekiyor ki, kapitalizmin en derin krizini yaşayan gelişmiş ileri ülke ekonomilerinin ve bunun başında da dünyanın, şimdilik de olsa, en büyük ekonomisinin küresel amaç ve manevraları dikkate alınmadan, sadece iç koşullara göre karara yönelmenin, resmin tümünü görmeden karara varmak olur. Sovyetler’in dağıldığı ve dünyanın neredeyse üç kapitalist kutuplu dengeye, daha doğrusu dengesizliğe evirildiği bir dünyada emperyalizmin ve ABD’nin Ortadoğu projesi yadsınamaz. Hal böyle olunca, Türkiye’de yarım asra yakın sürede işlenmiş olan dinciliğinin önünün açılarak, ABD yanlı siyasi yapının iktidara taşınması ve bu iktidara ülkenin ve halkların çıkarı aleyhine açık çek verilmesinin küresel imparatorun Ortadoğu manevra sahnesinin genişletilmesi anlamına geldiği de açıktır. Kim bilir, belki de Sokrates özdeyişinde muhtemelen her gurup aydını kurtarmayı amaçlamıştır. Şöyle ki, isteyen özdeyişin derunî yorumu ile, isteyen de yüzeysel ifadesine göre davranış sergileyebilir. Her ikisi de mubahtır,

Toplumun samimi duyguları istismar edilerek dinciliğin önünün açılması ve bunu sömüren bir iktidarın halk yanlısı görülerek ve gösterilerek alkışlanması “halk yandaşlığı” olarak değil “halk dalkavukluğu” ya da “halk aveneliği” olarak nitelenmelidir. Çünkü bir katmanda küresel imparatorun arzularını yerine getiren bir iktidarın, ikinci katmanda halkın samimi duygularını okşayan gericilik perdelemesi altında, halk ileri aşamalara taşınmamakta, tam tersine, halkın çıkarları emperyalizmin emrine sunulmaktadır. İşte eğitim projesi, ampul aydınlarına ithaf edilir!

HALKIN EĞİTİMİ

Halkların zevkleri ya da kişisel tercihleri, yaşam biçimi, dinlediği müzik vs, doğal olarak, bireyin mutlak ilgi ve yönetimi alanındadır, bu alanlar siyaseten yönetilemez veya engellenemez. Ancak, dünya siyaseti, ekonomi ya da hukuk alanındaki çok teknik konularda kamuoyu yoklaması yapılamaz. Bilim dünyasında politika alanında kafa yoran hiçbir entelektüel ve filozof, halk demokrasisini tartışırken halkın genel ya da eğitim düzeyini dikkate almamazlık etmemiştir. Zira günümüz devletlerinde çok giriftleşen her konuda halkın kanaati olamaz. Bu saptama halkın geriliği ya da ileriliği ile ilgili değil, çok doğal olan bir gerçeğin yansıtılmasıdır. Parlamentoda dahi her konu önce kendi ihtisas komisyonunda görüşüldükten sonra genel kurula indirilir. Hal böyle iken, birkaç maddelik anayasa değişikliğini halka oylatmak da, dış siyasetin eksik bilgi ile halka yansıtılmış şekli de, patriyotlar konusu gibi çok çetrefil ve özel ihtisas gerektiren konularda halkın kanaatinin alınması da halka dayanmak değil, ancak halk dalkavukluğudur, halkı sömürmektir.

Hal böyle olunca, yargı organına, üniversitelere, aydınlara ve medyaya büyük işlevler ve işler düşer. Bu nedenle tüm bu ve benzeri sorunları halk düzeyinde değil, medya ve aydınlar bağlamında tartışmanın anlamlı olduğunu düşünüyorum. Medya yorumcuları ve aydınlar salt olanı ya da siyasinin bir anlık söylemini değil, tarihsel süreci, büyük yürüyüşü görebilmeli ve halka bu yönde bilgi temeli sunmalıdır. Burada yine söylemek durumundayım ki, tarihsel sürece oturtulmayan bir olgu ya da anlık bir bilgi veya siyasi bir söylem, yani bilimleştirilemeyen salt bilgi fazla bir önem taşımadığı gibi, yanıltıcı da olabilir. Siyasiler bunu yapar. Tarihin akışının ya da büyük yürüyüşün değiştirilemediği ya da değiştirilmesinin çok güç olduğu durumlarda anlık geçici durumlarla siyasi ömrünü tamamlamaya çalışan siyasiler bilimsel değil, pragmatik olarak yürürler. Salt haberciler de anlık görüntülerle yetinirler ve bunda bir yanlışlık yoktur. Ancak haberden yoruma geçmenin ve aydın olmanın toplumsal misyonu çok farklıdır.

AMPUL AYDINLARI GÖLGE ETMESİN

Ülkemizde gerçekleştirilen yargı düzeni, eğitim ve üniversite programları, son ODTÜ olayları, başbakanın öğretim üyelerini hedef alan konuşmaları, rektörlerin tavırları vs, bunların tümü belirli yürüyüş aşamaları, iktidara verilmiş açık çeklerin sonuçlarıdır. Son manzaraların demokrasi ile bir ilgisi olmadığı halde “kafamıza vura vura demokrasi öğreten” Batılı dostlarımız nedense susmaktalar. Çünkü onların Türkiye’de demokrasi konusu ile bir sorunu yoktur. Onlar da bizim siyasiler gibi, demokrasiyi amaç değil, araç olarak görmekteler. Türkiye’de gerçek demokrasinin yerleştirilmesi için emperyalistlere tabii ki ihtiyacımız yok, bu işi kendimiz yapmalıyız ve yapacağız. Ancak, lütfen emperyalistler de ampul aydınları da artık gölge etmesinler!  

 
21 Ocak 2013 Pazartesi 08:37 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:36
  • Güneş04:48
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:49
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
18.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050611154147
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık