O flaş bellek savcılıkta

Ana Sayfa » Güncel » Prof. Dr. Haberal: Silivri işkencehane!

Prof. Dr. Haberal: Silivri işkencehane!

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve Basın Konseyi Yüksek Kurulu üyeleri, 18 Temmuz’da, Ergenekon davası nedeniyle Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal’ı ziyaret etti. Buluşmada Türenç’e konuşan Haberal, ““Burası tutukevi değil virane. Burası işkence yeri. Ben yine soruyorum. Suçum ne? Söyleyin ve cezamı verin” dedi.

 
22 Temmuz 2013 Pazartesi 14:16 
Yorum YapYazdır
 
 
Prof. Dr. Haberal: Silivri işkencehane!

Basın Konseyi Yüksek Kurulu’ndan kişilerle birlikte mehmet Haberal’la görüşen Pınar Türenç görüşmenin Silivri 5 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’nun açık görüş salonunda yapıldığını belirtti.

Hürriyet gazetesinde yayımlanan, Pınar Türenç’in kendi aktarımı ile CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal’la gerçekleştirdiği söyleşi şöyle:

B BÖLÜM 1. HÜCRE

Yaklaşık 4.5 yıldır hücrede tutulan bir bilim adamı, boynunu bükercesine, “İyiyim işte” dedi ve “Buyurun oturun” diye devam etti… Ne var ki kendisi oturamıyordu. Masanın etrafında biz
sandalyelerde… O ise
ayakta.. Kuş gibiydi…
“Burası tutukevi değil… İşkencehane…”

Devam etti:

“Burası demir ve beton yığınıdır. B bölümünde 9-B’deki kapıdan içeri girince 1. hücredeyim. Emekli Albay Suat Aytin ile yan yana iki hücrede kalıyoruz. Hücreler kamera ile izleniyor. 9-B’de demir bir kapı var. Avluya açılıyor. 2 metre 20 santim genişliğinde, 5 metre uzunluğunda…”

“Ya sizin hücrenizin boyutu ne kadar?” diye sorduğumuzda, daha da beyazlaşmış saçlarını düzeltip ellerini iki yana açtı, boyutu anlatmaya çalıştı:

“İşte bu kadar… Yani demir dolap ile yatak arasında 70 santimlik boşluk var.”

YEMEKLER İÇİN DELİK

Pencereyi, havalandırma deliklerini anlatırken, yerimizden kalktık, o anda cezaevi fotoğrafçısının makinesinin deklanşöründen çıkan ses salonda yankılandı:

“Saydım… 80 tane petekli parmaklık var. Gökyüzünü görmek işte böyle bir pencereden oluyor. Burası yaklaşık 5 yıldır bizim için işkencehane… İşte buradan soruyorum herkese: suçum ne?”

“Gününüz nasıl başlıyor?” diye sorduğumda başladı anlatmaya:

“Sabah 08.00’de kapı sayıma açılır. 15’e 10 santimetrelik gözetleme deliği var. Oradan içeriye bakılır. Hemen altındaki 30’a 15 santimetrelik yemek deliğinden de yemekler içeri verilir.

“BİLİN BURASI İŞKENCE SIRASI”

Biz neyiz? Buralarda ancak yırtıcı hayvanlar barındırılır. Özür dilerim bu tabiri size kullandığım için. Ama bu muameleye insan tabi tutulamaz. İnsanlık dışı bir olay bu… Kabul etmedim bu davranışı. İtiraz ettim. Biz yırtıcı hayvan değiliz dedim. Ondan sonra yemekleri kapıyı açıp vermeye başladılar. Ama diğer insanlarımız… Burası virane… İşkence yeri. Bunları bilin…”

O anlattıkça, yüzüne bakamadan not tutmayı sürdürdüm:
Milletvekili, Prof. Dr. Mehmet Haberal sandalyeye hiç oturmadan devam ediyordu.

Lacivert takım elbisesi, beyaz gömleği, kırmızı çizgili kravatı içinde, TBMM kürsüsünde konuşuyor gibiydi:

“Bu koşulların iyileştirilmesi için, insanlık adına Meclis’e tasarı sunduk. Adli rehabilitasyon–eğitim yerleri olmalı. Herkese suçu söylenmeli. Rehabilitasyonu yapılmalı. Ben yine soruyorum. Suçum ne? Cezamı verin diyorum. Söyleyin ve cezamı verin.”

Eli kolu bilim kitaplarıyla, yakında düzenleyeceği kongre dosyalarıyla, savunma notlarıyla doluydu.

Ama ona en heyecan vereni, 5 ay sonra karaciğer naklinin 25. yıldönümü nedeniyle Ankara’da toplanacak olan “Dünya Karaciğer Nakli Kongresi” idi. Ve hocaların hocası Prof. Thomas Starzl onuruna yapılacak kongrenin ev sahibi olmasından büyük sevinç duyuyordu. Bir de gelecek yıl İstanbul’da düzenlenecek “Ortadoğu Organ Nakli Derneği Kongresi”nin 2014-2016 dönem başkanıydı.

“YAŞAMIMI GASP ETTİLER”

Heyecanla tıbbi çalışmalarını sıralarken, yeniden iç politikaya dönüyor, AKP’nin kuruluşunda Kızılcahamam’daki otelini Erdoğan ekibine nasıl tahsis ettiğini anlatıyordu:

“Patalya Otel’de AKP’nin kuruluşunda yapılan konuşmaların hiçbiri örgüt kurma cezasıyla cezalandırılmadı. Muhalif görüşlerinin çalışmalarından örgüt suçuyla o dönem hiçbiri yargılanmadılar. Şimdi bizi, hükümetin görevini engellemek ve ortadan kaldırmak suçuyla yargılıyorlar. Bu yargılama, T.C. devletine yakışmayan, insanlık dışı yargılamadır. Bir ülkede hekimler ve hâkimler çok önemlidir. Hekimler insanları sağlığına kavuşturmakla, hâkimlerse tecridi değil insanları topluma döndürmekle yükümlüdürler. Biz doğruları destekleriz, yanlışların da doğrularını söyleriz. Koltuktan güç alanların akıbeti bellidir. Koltuğa güç katanları da hep gördük. Hâlâ onlara şükran duyuyoruz.”

“5 Ağustos karar gününe çok az kala, ne bekliyorsunuz?” diye sorduğumda Haberal şu yanıtı verdi:

“5 Ağustos günü ne karar çıkarsa çıksın, evrensel hukuk kurallarına uygun olmayacaktır. Çünkü suçsuz insanlar yıllarca mağdur edildiler. 5 yılımızı bizden aldılar. İki şey geri gelmez: İnsan hayatı ve zaman… Zamanımın 4 yıl 3 ayını katlettiler. Yaşamımı gasp ettiler. Bunu kabul etmem mümkün değil. Demokraside bundan söz edilemez.”

Rize’nin Pazar ilçesinin elektriksiz ve okulsuz köyü Subaşı’nda, 29 Ekim 1944 günü doğan, tıp eğitiminden sonra Amerika’da özel eğitim alan, Türkiye’de ilk organ naklini gerçekleştiren, dünya çapındaki doktor, tutukevinde 24. dönem milletvekili seçilen Mehmet Haberal’a, “en çok neyi özlediğini” de sordum:

“Hürriyeti ve insanları” diye yanıtladı.

“10 KİLO ZAYIFLADIM”

“Doğaya, toprağa, insana hasretim… Teyzemin evinde kalıp okula 50 santimetre genişliğindeki yolu yürüyerek giderdim. Oraları çok özledim. Odun ateşinin ışığında ders çalıştım, dünyada tıp alanında ilklere imzamı attım. Ülkeme döndüm, insana hizmet ettim. Hepsini çok özledim. Gelecek üniversitelerindir. 10 kilodan fazla zayıfladım. Sağlığım çok sarsıldı. Atatürk’ün dediği gibi, her ilerlemenin ve kurtuluşun annesi hürriyettir. Her saat başı uyanıyorum. Ülkem için düşünüyorum. Tümüyle strese bağlı kalp aritmilerim var. Mecburum, idare ediyorum. Sizden önce Mısır’daki Karaciğer Nakli Derneği Başkanı ziyaretime geldi. Ülkemi dışarıya anlatamıyorum. Susuyorum. Çaycıyla, kantinciyle örgüt kurulmayacağını anlayacaklar. Konfüçyüs’ün dediği gibi ‘Devletin hazinesi adalettir’. Adalet, kainatın ruhudur. Ben yine soruyorum: Suçum ne?”

 
22 Temmuz 2013 Pazartesi 14:16 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1552 - Temeşvar kalesi Osmanlı ordusu tarafından fethedildi
1581 - Utrecht Birliği'ne bağlı Kuzey Hollanda eyaletleri (Güney Hollanda, Zeeland, Utrecht, Gelderland, Overijssel, Groningen ve Friesland) İspanya kralı II. Felipe'den bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1788 - New York, ABD Anayasası'nı onaylayarak ABD'nin 11. eyaleti oldu.
1882 - Richard Wagner'in Parsifal adlı operası ilk kez Almanya'nın Bayreuth kentinde sahnelendi.
1891 - Fransa Tahiti'yi ilhak etti.
1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.
1919 - Balıkesir Kongresi başladı (30 Temmuz'a değin).
1923 - İskoç mühendis John Logie Baird, ilk mekanik televizyonun patentini aldı.
1933 - Adolf Hitler görme, duyma gibi sorunları olan engelli Almanların kısırlaştırılacağını açıkladı.
1934 - Avusturya Şansölyesi Engelbert Dollfuss bir suikast sonucu öldürüldü.
1944 - II. Dünya Savaşı: Sovyet ordusu batı Ukrayna'ya girerek Nazi işgaline son verdi.
1944 - II. Dünya Savaşı: İlk Alman V-2 roketi İngiltere topraklarına düştü.
1945 - Britanyalı İşçi Partisi seçimleri kazandı: Clement Attlee başbakan oldu. Winston Churchill kaybetti.
1948 - André Marie, Fransa başbakanı oldu.
1951 - Türkiye'deki ilk petrol Raman dağı yöresinde bulundu.
1952 - Mısır Kralı I. Faruk, Hür Subaylar Örgütü tarafından tahtından indirildi. (oğlu II. Fuat'a devretti).
1953 - Moncada kışlası baskınıyla Küba devrimi başladı. Devrimcilerin lideri Fidel Castro tutuklandı.
1956 - Dünya Bankası'nın Assuan Barajı'nın inşasını desteklemekten vazgeçmesi üzerine Mısır devlet başkanı Cemal Abdül Nasır, Süveyş Kanalı'nı millileştirdi.
1957 - Guatemala devlet başkanı Carlos Castillo Armas, bir suikast sonucu öldürüldü.
1963 - Yugoslavya, Üsküp'te deprem: 1.100 ölü, 100 bin insan sokakta.
1967 - Tunceli'nin Pülümür ilçesinde Richter ölçeğine göre 6 büyüklüğünde deprem: 95 ölü, 127 yaralı.
1974 - Yedi yıl süren askeri rejimden sonra, Yunanistan'da Konstantin Karamanlis'in başbakanlığında sivil hükümet kuruldu.
1974 - Kıbrıs için ateşkes görüşmelerine Dışişleri Bakanı Turan Güneş katıldı. Güneş, 'Ateşkes belli haklarımızı kullanmamamız manasına gelmez' dedi.
1994 - Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Rus askerlerinin Estonya'dan çekilmesini onayladı.
1995 - İstanbul Altın Borsası açıldı.
2009 - ABD'li Pro Güreşçi Jeff Hardy Uzun Zamandır Kazanmak İçin Uğraştığı World Heavyweight Kemerini Night Of Championsa'ta CM Punk'tan Aldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:57
  • Güneş05:04
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:41
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık