AKP'lilerden Kılıçdaroğlu'na tekbirli ölüm tehdidi

Ana Sayfa » Güncel » Polis biber gazı sıkarken ne hissediyor?

Polis biber gazı sıkarken ne hissediyor?

Gezi Parkı eylemlerinde protestoculara müdahale eden Çevik Kuvvet polisi ilk kez konuştu.

 
8 Haziran 2013 Cumartesi 12:05 
Yorum YapYazdır
 
 
Polis biber gazı sıkarken ne hissediyor?

Polis biber gazı, tazyikli su sıkarken ne hissediyor, ne düşünüyor?
"Hükümet diğer hükümetlerin yaptığı gibi her zaman olduğu gibi suçu polise atıyor. Önce emir veriyor, sonra 'Vur dedik öldürdün!' moduna giriyor"
Taksim Gezi Parkı direnişinde görevli olan 26 yaşındaki 5 yıllık polis memuru M.A, direnişçilere biber gazı atarken "Artık bitse de eve gidip biraz uyusak" diye düşündüklerini söyledi.

Radikal gazetesinden İpek İzci'nin konuştuğu M.A. Gezi Parkı direnişinde yaşananlar kendi cephesinden anlattı.
Aşırı baskı altında olduklarını söyleyen M.A, "Sonuçta devlet memuruyuz, basına demeç veremiyoruz. Kurumumuz telefonlarımızı dinlemeye kadar işi ilerletti. Ancak aşırı derecede mobbing altındayız. Polisin hakkını savunacak bir yapılanma olmadığı için kendimizi riske atarak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz" dedi.
"Bu olayların sorumlusu ben değilim, ama günah keçisi hep ben oluyorum, eziyeti, sıkıntıyı çeken, gerçek hak kaybına uğrayan hep ben" diyen M.A. sözlerini şöyle sürdürdü:
"100 saate yakındır çalışıyorsunuz, kaldırım taşları üzerinde birkaç saatlik uykuyla ayaktasınız, kumanya gelmiyor, lavabo ihtiyacınızı karşılamakta zorluk çekiyorsunuz ve günlerdir duş alamadığınızdan artık kokuyorsunuz. Bu halde olan bir insana adını sorsanız söyleyemez. Kaldı ki siz bu canavarlaştırdığınız insandan insan haklarına uygun hizmet bekliyorsunuz. Polis artık düşünme kabiliyetini yitirmiş halde. Son bir haftada 5 arkadaşımızın intihar ettiğini biliyor muydunuz? Bir arkadaşım televizyon izlerken kendini görmüş, yerde yatan bir kadını tekmeliyormuş. 'Aman Allah'ım' diyor, 'Bu ben olamam, ben bu kadını tekmelediğimi hatırlamıyorum, bir insan bunu nasıl yapabilir?' İşte polisin ne hallere geldiğinin göstergesi…"
'Polis robota dönüşmüş'
Olayların büyümesinin sebebini direnişçilerin çadırlarının yakılması olduğunu belirten M.A. sivil giyinimli, gaz maskeli şahısların suç teşkil eden emri uygulayamasıyla başladığını söyledi.
M.A. şunları söyledi:
"Burada emri verenler ilk derece sorumlu. Zaten polis suç teşkil eden emri sorgulayamıyor ki robota dönmüş, 'Benim tek seferde 8 saat, haftada 40 saatten fazla çalışmamam lazım' diyemiyor. 'Ben gaz atmam' diyebilecek cesarete sahip bir polis memuru tanımıyorum, hayal bile edemiyorum. İtiraz durumunda polis sürgün yer, soruşturma geçirir, ceza alır, mobbing uygulanır, çok geçmeden intihar dahi edebilir. 16 sene okumuşsunuz, fakülte bitirip polis olmuşsunuz, sonra 'Simit sat, onurlu yaşa!' Sistem yanlış, polis simit satsa ne olacak? Önemli olan polisin nasıl idare edileceğidir, polise suç telkin eden emir verildiğinde dik durabilecek, emri yerine getirmediğinde hakkını savunabilecek bir mekanizmanın oluşturulması lazım."
'Biz de amirlerimize öfke duyuyoruz'
"Emin olun bize o suç teşkil eden emri veren idarecilerimize, amirlerimize fazlasıyla öfke duyuyoruz" diye konuşan M.A. "Linç edilen polis memuru arkadaşlarımız, yaralanan, olay sebebiyle kalp krizi geçiren ve hayatını kaybeden arkadaşlarımız var, dolayısıyla polis bunların sorumlusu olarak eylemcileri görüyor ve bir nefret oluşabiliyor eylemcilere karşı" dedi.
M.A. "Siyasilere fazlasıyla alet oluyor amirlerimiz. Ama elden ne gelir? Ya itaat et ya terk et mantığı var. Ve hiç bilmediğiniz bir şey söyleyeyim: Polisin açık öğretim sınavına girmesi geçen hafta yasaklandı. Eğitim anayasal haktır ama polis teşkilatında müdürler kendini anayasadan üstün görebiliyor. Sonuçta hiçbir polis sınava giremedi ve hepsi sınıfta kaldı" dedi.
'Bunlar hükümetin taktiği'
"Gaz bir orantısızlık değildir, TOMA'dan sıkılan su orantısızlık değildir" diye konuşan M.A., şunları söyledi:
"Polisin başka alternatifi yok, nasıl dağıtacak taşkınlık yapan grupları? Bir düşünsenize üzerinize yağmur gibi taş yağıyor, havaifişekler atılıyor, buna karşılık polisin gaz ve Sudan başka silahı yok. Hükümet diğer hükümetlerin yaptığı gibi her zaman olduğu gibi suçu polise atıyor. Önce emir veriyor, sonra 'Vur dedik öldürdün!' moduna giriyor. Bu, tüm hükümetlerin siyasi taktiğidir.
Son haftada yaşananları, demokratik bir eylem olarak görmüyoruz. Demokratik bir eylemde yürüyüş yapılır, slogan atılır, ancak polise taş atılmaz, cam çerçeve indirilmez, işyerlerine saldırıp araçlar yakılmaz. Tek başına duran eylemciye tazyikli su sıkıp yaralanmasına neden olan veya yere düşmüş ve zaten etkisiz hale gelmiş eylemciyi yerdeyken hâlâ coplayan polis arkadaşlarımızı üzülerek izledik. Vatandaşa kötü davranan polisler tabii ki var, ancak bunları genellememek lazım. Zaten bizler kötü muamelede bulunan arkadaşlarımızı kesinlikle uyarıyor ve kendilerine bu bağlamda cephe alıyoruz. Tüm bu yaşananlara tabii ki üzülüyoruz, sonuçta yüzlerce meslektaşımız; aralarında polis yakınlarının da olduğu yüzlerce eylemci yaralandı, maddi zarar inanılmaz boyutlarda. Şimdi bu röportajı okuyan hiç kimse zaten eylemlerin 'yeşili koruma' adına olduğuna inanmıyordur. Maksatlarının hükümeti devirmeye çalışmak olduğunu düşünüyoruz. Bunun yolu bu değil, seçim."

 
8 Haziran 2013 Cumartesi 12:05 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1441 - İngiltere Kralı VI. Henry Eton Koleji'ni kurdu.
1645 - İstanbul'dan 348 harp ve nakliye gemisiyle hareket eden Osmanlı ordusu, Girit adasına çıktı.
1854 - Çarlık Rusyası ordularının, savaş meydanını terk ederek, geri çekilmesiyle Silistre zaferi kazanıldı.
1859 - İsviçre işadamı Jean Henry Dunant, İtalya'da Solferino savaşı sonrası uluslararası Kızılhaç'ı kurmaya karar verdi.
1894 - Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Olimpiyat oyunlarının dört yılda bir yapılması kararını aldı.
1901 - Pablo Picasso'nun eserleri ilk defa sergilendi.
1910 - Japonya Kore'yi istila etti.
1916 - 1. Dünya Savaşı: Somme Muharebesi, Fransa'daki Alman hatlarına yapılan ve bir hafta sürecek topçu ateşi ile başladı.
1917 - Halep'te, Enver Paşa'nın başkanlığında Türk ve Alman komutanlarının katılmasıyla (Mustafa Kemal Paşa dahil) yapılan toplantıda, General Falkenhein'ın komutanlığında "Yıldırım Orduları Grubu" kurulması kararlaştırıltı.
1936 - Türkiye Millî Basketbol Takımı ilk maçını Yunanistan ile yaptı, 49-12 galip geldi.
1938 - Toprak Mahsulleri Ofisi kuruluş kanunu kabul edildi.
1947 - Bir Amerikalı, gökyüzünde uçan nesneler gördüğünü bildirdi, nesnelerin fincan tabağına benzediğini iddia etti. Basın ilk kez uçan daire terimini kullanmaya başladı.
1961 - Almanya'ya gidecek ilk işçi kafilesi yola çıktı. İşgücü göndermeye ilişkin protokol, Türkiye ile Batı Almanya arasında 13 Haziran'da imzalanmış; özel kuruluşların kontratsız işçi göndermelerinin önüne geçilmeye çalışılmıştı.
1967 - İstanbul'da üniversite öğrencileri, Amerika Birleşik Devletleri 6. Filosunun ziyaretini protesto etti.
1982 - 44 sanıklı Barış Derneği davası başladı.
1983 - Yaser Arafat'ın Şam'a girişi yasaklandı.
1983 - Amerika Birleşik Devletleri uzay mekiği Challenger, uzaydaki görevini tamamlayarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin uzaya gönderdiği ilk kadın astronot olan Sally Ride ile dünyaya döndü.
1989 - Bulgaristan'ın Türk azınlığa uyguladığı baskılar ve zorunlu göç uygulaması, Taksim Meydanı'nda düzenlenen Bulgaristan'ı Telin Mitinginde protesto edildi.
1992 - Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) kuruldu.
2001 - Polonya'daki Özel Olimpiyatlar Avrupa Futbol Şampiyonası'nda, Zihinsel Engelliler Milli Takımı şampiyon oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:21
  • Güneş04:43
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
17.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050825284549
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık