Seçmen adresini sorgulamak için TIKLA

Ana Sayfa » Güncel » PKK'ya af hazırlanırken, hasta gaziye öl deniliyor!

PKK'ya af hazırlanırken, hasta gaziye öl deniliyor!

Odatv'den Müesser Yıldız, ölüm döşeğinde olan ve Ergenekon davasında 25.5 yıla mahkum edilen gazi Üsteğmen Serdar Öztürk'ün öyküsünü yazdı.

 
18 Kasım 2013 Pazartesi 06:57 
Yorum YapYazdır
 
 
PKK'ya af hazırlanırken, hasta gaziye öl deniliyor!

Ergenekon davasında 25.5 yıl cezaya çarptırılan Gazi Üsteğmen Serdar Öztürk’ü tanıyorsunuz. 26 yaşındayken vücudunun yarısını Güneydoğu’da bıraktı. 41 yaşındayken de Silivri Gazisi oldu. 4.5 yıldır hapiste. Mevcut hastalıklarına, yeni hastalıklar eklendi. Her an ölümüne yol açabilecek uyku apnesi, şimdi de varis...

Şubat ayı ortalarında nefes alamaz, uyuyamaz, yürüyemez hale geldiğinde günlerce Silivri Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Nihayet Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi, "uyku apnesi” şüphesiyle test yapılmasına karar verildi. Ancak 7 ay sonrasına, 12 Eylül’e gün verilebildi. Doktorlar, “İnşallah Eylül’e kadar tahliye olursunuz. Tahliye olsanız da randevuya bekliyoruz” dileğiyle Öztürk’ü Silivri’ye uğurladı.

Ne tahliyesi!.. Ergenekon hükmünün kesildiği 5 Ağustos’ta Serdar Öztürk’e 25.5 yıl çıktı!..

12 Eylül geldi. Öztürk Yedikule’deki randevusuna gitti. Sonuç: “Obstrüktif Uyku Apne Hipopne Sendromu.”

Avukatı Demet Reçber hemen Ergenekon davasına bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dilekçe verip, “Müvekkilin hastalığı ölümcüldür ve acilen tam teşekküllü bir hastanede gerekli tedavilerin uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle müvekkilin tutukluluk halinin ekteki raporlar dikkate alınarak tekrar değerlendirilmesini ve tahliyesine karar verilmesini talep ediyorum” dedi.

YAŞAM HAKKI KİMİN YETKİSİNDE?

Ergenekon mahkemesinin bu dilekçeye cevabına gelmeden önce, Balyoz davasında yargılanan emekli Orgeneral Ergin Saygun’un yaşadıklarını hatırlatmam gerekiyor.

Saygun da ağır hastaydı, ama Adil Tıp ısrarla, “cezaevinde kalabilir” raporu verdi. Bu arada Balyoz davasına bakan 10. Ağır Ceza Mahkemesi 21 Eylül 2012’de kararlarını açıkladı. Saygun 18 yıl ceza almıştı. Mahkemenin gerekçeli kararı yazılmış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tebilgat aşamasındayken, Şubat 2013’te Saygun ağırlaştı, ameliyat için hastaneye kaldırıldı. Adli Tıp’tan gelen rapor üzerine aynı gün gece yarısı 01’de toplanan mahkeme, ameliyat masasındaki Saygun’un tahliyesine karar verdi.

Mahkeme, tahliye kararından önce buna “yetkili” olup olmadığını ele alıp, şu tespitleri yaptı:

“2575 sayılı kanunun 16/2 maddesinde, ‘hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa, mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır’ şeklinde düzenleme mevcut olup, hastalık sebebiyle mahkûmlar hakkındaki düzenlemenin tutuklular hakkında da uygulanmasına dair herhangi bir tereddüt bulunmamakta ise de mahkememizin 21 Eylül 2012 tarihinde esas hakkında karar vererek, dosyadan el çekmiş olması dikkate alındığında, bu yöndeki değerlendirmenin Yargıtay yetkili ceza dairesince mi, mahkememizce mi yapılacağı konusunda açık bir yasal düzenleme bulunmadığından mahkememiz öncelikle bu konu üzerinde değerlendirmede bulunmuş, dosyanın halen gerekçeli kararın tebligat aşamasında bulunması nedeniyle mahkememizde bulunması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin zaman alacak oluşu, rapor kapsamı dikkate alındığında yaşam hakkının söz konusu olması, bu yönde verilecek kararın esas hakkındaki nihai kararı etkilemeyecek oluşu nedeniyle bu konuda mahkememizce karar verilebileceği sonucuna varılmıştır.”

Durum gayet açık. Kovuşturma aşaması bitmiş olsa da hasta tutuklu, hükümlü veya hükmen tutukluların raporunu dikkate alacak olan mercii mahkeme. İkisi de Silivri mahkemesi, ikisi de özel yetkili...

BİZİMLE İŞİNİZ YOK

Şimdi 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Öztürk’ün talebine 30 Eylül’de verdiği cevaba gelelim. Oy birliğiyle alınan kararda şöyle denildi:

“Mahkememizin 5.8.2013 tarihli oturumunda sanık Serdar Öztürk’ün tutukluluk halinin devamına karar verildiği, kararın sanık müdafiinin yüzüne karşı verildiği, söz konusu karara karşı 7 günlük itiraz süresinin geçtiği, ayrıca kararda usül ve yasaya aykırılık olmadığı ve kararda herhangi bir isabetsizlik de bulunmadığı anlaşıldığından talebin reddine...”

Öztürk’ün Avukatı Demet Reçber 3 Ekim’de ikinci bir dilekçe verip, talebini ve gerekçesini bir kez daha tane tane şöyle anlattı:

“Biz 26.09.2013 tarihli dilekçe ile 05.08.2013 tarihli oturumdaki karara itiraz etmiş değiliz. Müvekkilin ‘yaşam hakkı ihlalinin önlenmesi’ bakımından sağlık nedeniyle tahliyesini talep etmekle, verilen bir karara itiraz etmek farklı usuli işlemlerdir. Kaldı ki tahliye kararına dayanak olan 12.09.2013 tarihli rapor, itiraz edildiği iddia edilen 05.08.2013 tarihli karardan sonra verilmiştir... Talebimiz, bir itiraz değil, ani ölüm riski içeren sağlık durumu nedeniyle tahliye talebidir. Bu nedenle mahkemeniz ancak‘evet bu rapora rağmen tahliyeyi uygun görmüyorum’ diye karar verebilir. Bu itibarla, talebimizin mahkemenizce anlaşılamadığı değerlendirildiğinden konunun yeniden izah edilerek, müvekkilin itirazen değil, mevcut raporla belirlenen sağlık durumu nedeni ile yaşam hakkının ihlalinin önlenmesi bakımından tahliyesini talep etmek gerekmiştir.”

Sonuç; Mahkeme 1 gün sonra aynı ifadeler ve oy birliğiyle, “kovuşturma aşaması tamamlandığından reddine” dedi.

Avukat Reçber 7 Kasım’da bir dilekçe daha verdi. Ancak bu defa dilekçesine, 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Ergin Saygun hakkındaki kararını da ekleyip, şunları yazdı:

“Mahkemeniz ile aynı özellikleri taşıyan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, yine mahkemeniz dosyası ile aynı özellikleri taşıyan bir başka dosyada, yaşam hakkı ihlalini önlemek amacı ile dosya üzerinden değerlendirme yapmış ve sağlık nedeni ile sanığın tahliyesine karar vermiştir. Yasaların herkese aynı şekilde uygulanacağı konusunda şüphe olmadığına göre, mahkemenizin de müvekkilimin yaşama hakkı ihlalinin önlenmesi amacı ile dosyadaki mevcut sağlık raporlarını dikkate alarak, bir değerlendirme yapması zorunludur. Aksi hal mahkemenizin sorumluluğunu doğuracaktır.”

Mahkeme aynı gün önceki kararlarını hatırlatıp, oy birliğiyle “yeniden karar alınmasına mahal yoktur” dedi. Öte yandan da dilekçenin “gereği için” cezaevinden sorumlu Savcılığa gönderilmesini, ayrıca Öztürk’ün hastalıkları ile ilgili yapılan işlemlerin cezaevi idaresinden sorulmasını kararlaştırdı.

Daha gerekçeli karar yazılmamış. Dosyanın Yargıtay’a ne zaman gideceği, Yargıtay’ın sağlık konularında yetkili olup olmadığı bile meçhûl. Ama Mahkeme, “Benimle işin bitti. Yargıtay’ı bekle ya da cezaevinde öl” diyor.

Sadece Öztürk değil, bu tavır Prof. Fatih Hilmioğlu başta olmak üzere onlarca ağır hasta tutuklunun akıbeti hakkında da bir fikir veriyor.

İsyan etmemek elde değil!..

ÖZTÜRK’E ZULÜM MÜ, BALBAY’A TECRİT Mİ?

Bir başka isyan sebebi; Serdar Öztürk çocukları ve annesi Ankara’da olduğundan 1 Ekim’de Sincan Cezaevi’ne nakli için dilekçe verdi. Öztürk, aynı suçtan mahkûm edildiği Gazeteci-Yazar Mustafa Balbay’ın yanında kalmayı talep etti. Kâh dilekçe UYAP’ta açılamadı, kâh başka sebeple iş uzadı. Nihayet Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nden, “L tipi cezaevi dolu olduğundan...” cevabı alındı.

Bu nedir? Serdar Öztürk’e bir başka zulüm mü? Yoksa Mustafa Balbay’ı tecritte tutma politikası mı?

Diyarbakır’da PKK’ya, “zindanlar boşalacak” vaadinde bulunanların, Gazi Serdar Öztürk, Prof. Fatih Hilmioğlu ve diğerlerinin “yaşam hakkına” dair söyleyecek bir sözü var mı?

Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Sincan, Mamak ve Şirinyer’e kucak dolusu sevgiler

Müyesser Yıldız

Odatv.com

 

 
18 Kasım 2013 Pazartesi 06:57 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
20
13
5
2
44
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
20
10
6
4
36
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
20
9
3
8
30
7
Bursaspor
21
8
4
9
28
8
Konyaspor
20
7
7
6
28
9
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
10
Osmanlıspor FK
20
6
9
5
27
11
Akhisar Bld.
20
6
6
8
24
12
Kasımpaşa
20
7
3
10
24
13
Gençlerbirliği
19
5
8
6
23
14
Kayserispor
21
6
4
11
22
15
Alanyaspor
20
6
3
11
21
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
20
4
5
11
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:22
  • Güneş07:02
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:45
  • Akşam18:08
  • Yatsı19:38
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
13.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050717202627282938394244525456606572747578
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık