Halk oylamasında neye EVET, neye HAYIR?

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » PKK'nın Kandk'deki liderinden seçim açıklamaları

PKK'nın Kandk'deki liderinden seçim açıklamaları

KCK Eşbaşkanı Bayık, AKP’nin gerginlik ve çatışma siyaseti izlediğini söyledi.

 
2 Haziran 2015 Salı 12:10 
Yorum YapYazdır
 
 
PKK'nın Kandk'deki liderinden seçim açıklamaları

AYŞE YILDIRIM / Cumhuriyet - 

 

Ağrı’dan daha büyük provokasyon planlandı

Erbil’den Kandil’e giderken rastladığımız herkesin konusu İran KDP’si ile PKK arasındaki çatışmaydı

Saddam adamlarıyla giderken arabası yolda bir çukura düşer. Şoföre arabayı durdurmasını söyler. İner, çukura bakar “Bu yolu kim yaptıysa bulun getirin” der ve ekler “Bir de silindir getirin.” Adamları mühendisi getirirler. Saddam “Yat şu çukura” diye bağırır. İtiraz bile edemeyen mühendis sessizce yatar. Acımasızlığıyla ünlü Saddam emir verir: “Geçin üstünden...”

Erbil’den Kandil’e uzanan yolculuğumuz sırasında şoförümüz her bozuk yolda benzer hikâyeler anlatıyor: “Bu bozuk yolların hepsi Saddam’dan sonra yaptırılan yollar. Saddam zamanında sıkıysa bozuk yol yapsalardı.”

Geçen lüks araçlara şaşkınlıkla bakıyoruz. “Bu arabalarla Erbil dışına hele de Bağdat tarafına gidemezsiniz” diyor şoförümüz: “Soyarlar, soyulmakla kalırsanız şanslısınız.”

En değerli araç pikap

IŞİD’le savaştan bu yana Irak Kürdistan’ındaki en değerli aracın pikap olduğunu öğreniyoruz. Artık kullanılamaz hale gelmiş 5-6 pikabın yanından geçiyoruz. Küçük bir araba mezarlığını andırıyor görüntüleri: “Bunların hepsi savaştı” diyor şoförümüz

Görünürde her şey sakin ama havada elle tutulan bir gerginlik var. Biraz sonra nedenini anlıyoruz. Erbil’den henüz ayrılmıştık ki küçük bir sınır kapısında durduruluyoruz. KDP peşmergeleri pasaportumuzu istiyor. Henüz, beş kez daha durdurulacağımızı bilmiyoruz... Girdiğimiz alan KDP kontrolünde olduğu için yapılan bir asayiş uygulaması. Çıkarken de aynı kontrolden geçmek zorundayız. Kandil’e gittiğimizi söyleyince arabadan indiriliyoruz. Pasaportlar alınıyor, bir yerlere telefonlar açılıyor. Henüz KDP - PKK’nin gerginliğinin boyutundan habersiziz. Ardından Talabani güçlerinin kontrolündeki YNK bölgesine giriyoruz. Aynı şekilde kontrol... Ancak Talabani’ye bağlı güçlerin gergin havası yok, sorunsuz geçiyoruz.

Köylerde günlük yaşam

Ve PKK bölgesine ulaşıyoruz. Öcalan’ın posterinin asılı olduğu kontrol noktasından geçtikten sonra Kandil’e ilerliyoruz. Dağa yılan gibi kıvrılan çevresi taşlarla korunarak kale görüntüsü verilen yolun düzgünlüğünü sorduğumuz şoförümüz gülerek anlatıyor:

“Burası Saddam zamanında yapıldı. İran’la savaşmak için yaptırmıştı şimdi PKK kullanıyor."

Kandil’deyiz. Bize göre Kandil ama gerillaya göre Kandil etekleri. Irak köyleri serpiştirilmiş eteklere. Köylüler günlük işlerindeler. Hayvanlar otluyor... Şoförümüzle vedalaşıyoruz... Güvenlik nedeniyle bundan sonrasını onun da görmemesi gerekiyor.

Oyunları tutmadı

Bilmeyenler için söyleyelim, Kandil’in büyüklüğü şaşırtıcı. “Boydan boya arabayla beş saatte gidemezsiniz” diyor genç bir PKK’li. Enlemesine, bir ucundan diğerine 11 saatte gidilebilen bölgenin PKK kontrolünde olduğunu söylüyor bir diğeri. Kandil’in konusu birkaç gün önce İran KDP’si ile yaşanan ‘çatışma’.

“Burası bizim kontrolümüzde. Onlarla hiçbir problemimiz yoktu. Birden şuraya yerleştiler (eliyle bir dağı işaret ediyor). Gidin dedik. Gelişleri anlamsızdı çünkü. Gitmediler. İlk ateşi onlar açtı. Çatışmak istemiyorduk.” Peki neden? Anlatıyorlar:

“Ağrı’dan bile büyük bir provokasyon planladılar. İşin içinde Barzani, İran ve Türkiye MİT’i var. Seçimler öncesi Kürtler arasında savaş çıkarmak istediler. Bir taşla birçok kuş vurmak istediler. ‘PKK barış yanlısı değil Kürtleri bile vuruyor’ diyeceklerdi. Böylece KDP Şengal, Kerkük ve Mahmur’dan uzun zamandır çıkarmak istediği PKK’yi uzaklaştıracaktı. IŞİD ile mücadelemizin ardından dünyada farklı bir noktaya oturan PKK’yi gözden düşüreceklerdi. Özellikle Fransa’da Elyse Sarayı’nda gerilla kıyafetiyle ağırlanan PYP’lilerin görüntülerinden duydukları rahatsızlığın intikamını da almış olacaklardı. Türkiye’de hem KDP yanlısı Kürtlerin oyunu HDP’den AKP’ye kaydıracaklardı. Hem de AKP’yi terk eden Kürtlerin oyunu bu çatışmadan duyacakları rahatsızlık nedeniyle geri almayı hedefliyorlardı. Ama oyunları tutmadı.

Cemil Bayık’la “buluşma noktası”na varıyoruz.

Amacımız, seçime beş kala, seçim sürecine nasıl baktıklarını, seçim sonrasına ilişkin değerlendirmelerini, Rojava’nın, Ortadoğu’nun geleceğini nasıl gördüklerini öğrenmek.

KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık, bol çatışmalı ve bol provokasyonlu bir seçim sürecinin yaşandığına dikkat çekiyor. Güneydoğu’da jite m ve kontrgerillanın faaliyetlerini tekrar yoğunlaştırdığını belirtiyor. Ve daha da vahim bir iddiayı dile getiriyor.

Erdoğan’ın Türkiye’yi Ortadoğu’da süren savaşın bir parçası yapma gayretinden söz ediyor. “Türkiye, Güney Kürdistan’a silahlar ve askerler gönderiyor. Musul ve Telafer’e yönelik Güney’de bazı güçlerle birlikte operasyonlar yapacakları söyleniyor” diyor.

- Seçimler için son düzlükteyiz artık. Nasıl görüyorsunuz?

CEMİL BAYIK: Çok izleyemiyorum. Zamanım olmuyor ama oldukça çatışmalı bir seçim yaşıyoruz. Bu da normaldir bana göre çünkü Türkiye’de artık sistem, siyaset tıkandı. AKP artık aşılmaya başlıyor. Bu hem siyasette yeni bir boşluk yaratıyor hem de hızla bunun doldurulması gerekiyor. Ama demokrasi güçleri tarafından doldurulması gerekiyor. Demokrasi güçleri bu sefer de doldurmazsa kendileri açısından hiç de iyi bir sonuç ortaya çıkmaz. İç ve dış koşullar demokrasi güçlerinin bu boşluğu doldurmasını gerektiriyor. Bundan iyi koşulları da sanıyorum ele geçiremezler.

- Görünen o ki demokrasi güçleri iddialı bu kez..

Bu olumludur. Bu iddialarını güçlendirmeleri ve mutlaka parlamentoya girmeleri gerekiyor. Bu seçim herhangi bir seçime benzemiyor. Aslında rejim seçime giriyor. Bu yanıyla da daha çok HDP ve AKP arasında geçiyor seçim. İki parti arasında çelişki çok yoğun. AKP esas olarak HDP’yi hedefliyor, HDP’nin önünü kesmeye çalışıyor, barajın altında tutmaya çalışıyor.

Ölümleri arttırdılar

Dikkat edilirse daha önceki seçimlerde AKP ortamın gerginleşmemesini istiyordu. O ortam AKP’nin başarısına hizmet ediyordu, ama bu seçimde öyle bir ortamın kendisine hizmet etmeyeceğini çok iyi anladı. Onun için gerginlik ve çatışma siyasetini izledi. Hatta yer yer şiddeti, çatışmayı, ölümleri arttırmayı istedi. Ölümler üzerinden şovenizmi alabildiğine güçlendirmeyi böylece demokrasi güçlerinin önünü kesmeyi ve böylece seçimleri kazanmayı esas aldı. Onun için ha bire ortamı provoke ediyor, gerginleştiriyor, çatışmalı duruma getiriyor. Ama demokrasi güçleri bu tuzağa düşmüyor. Seçimlerin başarısı için AKP’nin tuzağına düşmemesi gerekir. Şimdiye kadar izledikleri yöntem bana göre başarılıdır.

Mağdur edebiyatı yaparak niyetlerini gizlemek istiyorlar

- Ağrı provokasyonu, HDP binalarına saldırılar oldu. Bundan sonra provokasyon olur mu?

Aylar öncesinden bazı duyumlar hatta bazı bilgiler almıştık. AKP’nin gerginlik politikası yürüteceğini hatta kontrollü bir şiddeti geliştirebileceğini yer yer bazı öldürme ve bombalamalarla seçimi kazanmak istediğine dair bilgiler edinmiştik. İmalı bir biçimde basına da yansıttık. Herkesin bunu bilerek hareket etmesi gerektiğini söyledik. Hatta bazı suikastlerin geliştirilebileceğine dair bilgiler de ulaşmıştı. Gelişmeler bu bilgilerin doğruluğunu ortaya koydu. AKP gerçekten her şeyi kendi iktidarına kurban etmek istiyor.

JİTEM devrede

Sadece bombalamalar da değil bir çok yerlerde eski JİTEM grupları, kontrgerilla grupları dolaşıyor. Yer yer bazı subaylar, kaymakamlar, valiler toplantılar yapıyor. Açık açık “HDP’ye oy verirseniz sizi yaşatmayız buralarda” diyorlar. Büyük bir baskı, sindirme geliştiriyorlar. Yine bazı yerlerde operasyonlar yapıyorlar. Mesela helikopterler ateş açıyor. Toplarla tanklarla, sürekli savaş uçaklarının keşif uçuşları var. Alabildiğine tahrikler uyguluyorlar. Hem bizi hem demokrasi güçlerini istedikleri noktaya çekmek istiyorlar. Ortamı provoke ediyor ve bunu bizimle demokrasi güçlerinin üstüne atmaya çalışıyor. Böylece yine kendilerini mağdur gösterip mağdurluk edebiyatı yaparak gerçek niyetlerini gizlemek istiyorlar. Elbette ki bu tuzaklara düşmeyeceğiz.

AKP ayakta kalabilmek için Türkiye’yi savaşa sürüklüyor

- Bu girişimler Türkiye topraklarıyla mı sınırlı?

Hayır değil. Bazı bilgilerimiz daha var. Türkiye, Güney Kürdistan’a bazı silahlar ve askerler gönderiyor. Musul ve Telafar’e yönelik Güney’de bazı güçlerle birlikte bazı operasyonlar yapacakları söyleniyor. Suriye’de El Nusra cephesini destekledikleri bir savaş merkezi kurdukları söyleniyor (İdlib yakınlarında Suudi Arabistan ve Türkiye’nin oluşturduğu iddia edilen komuta merkezi. A.Y). Buradan bu savaşın yönetildiği söyleniliyor. El Nusra cephesinde bazı Türklerin olduğu, hatta son yapılan bir hava saldırısında öldürülen El Nusra’nın ileri gelen 15 üyesinin de Türk olduğuna dair gelen bilgiler var.

Kendi amaçları için

AKP ve Erdoğan sadece Türkiye’ye değil, bölgeye yönelik de bir savaş politikası izliyor. Onun için Türkiye’yi savaşa sürüklüyor. Bununla ayakta kalmak istiyor. Çünkü artık demokratik yollarla gücünü koruyamayacağını görüyor. Ancak gerginlik ve sınırlı savaş politikalarıyla kapsamlı bir savaşı geliştirerek bunu sağlamaya çalışıyor. Erdoğan sırf kendi amaçları için Türkiye halklarını felakete götürüyor. Bunu önlemenin yolu demokraasi güçlerinin onların tuzağına düşmeden seçimlerde başarı elde ederek parlamentoya girmesidir. Bu başarılırsa Erdoğan’ın savaş politikaları zayıflatılabilir. Tümden ortadan kaldırmaz ama zayıflatabilir. O zaman bölge halklarına karşı savaşı yürütmekte zorlanabilir.

Bize de suikast planlandı

- Suikastler dediniz. Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder’in isimlerinin geçtiği suikastleri mi söylüyorsunuz yoksa başka isimler de var mı?

Başka isimler var hatta bizlere kadar bu tür suikastlerin, imhaların geliştirilebileceğine dair bilgimiz var.

- Başkanlık konseyini hedef alacak suikastlerden mi söz ediyorsunuz?

Tabii tabii. Bu yönde bilgiler yoğun.

ALTI KİŞİLİK AİLEYİ YOK ETTİLER

Kandil’de gerilla giysili gençler yol gösteriyor bize. Telefonlarımızı kapatmamız rica ediliyor. “Bizim için değil köylüler için” diye ekleniyor: “Koordinatları izleyen Türk uçakları gelip ateş açıyor, köylüleri vuruyor. 2011’de arabalarıyla giden 6 kişilik aileyi öldürdüler. Sonrasında bir özür bile dilemediler. KDP de tepki göstermedi. Biz de ailenin anısına bir anıt diktik.”

 
2 Haziran 2015 Salı 12:10 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:47
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:08
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık