Fazıl Say'a dünyanın en önemli klasik müzik ödülü

Ana Sayfa » Medya Kritik » Perinçek'ten ''sahte sol''a ağır eleştiri

Perinçek'ten ''sahte sol''a ağır eleştiri

Aydınlık yazarı Doğu Perinçek, sola ağır eleştiri içeren, Vatansız ve köksüz ''Solcular'' başlıklı bir yazı kalem aldı.

 
22 Aralık 2013 Pazar 16:52 
Yorum YapYazdır
 
 
Perinçek'ten ''sahte sol''a ağır eleştiri

Vatan ve milletleri saldırıya uğrarken, korkakların vatanları tarih boyunca samanlık olmuştur. Arkadaşları birer birer katledilirken samanlıklara saklananlar, vatana ve millete karşı savaşın kahramanlarıdır.

 

Garip değil
Türk milleti gibi tarihin en köklü milletlerinden birinin “Solcu”larının içinde böyle bir akımın olması, insana ilk başta garip geliyor. Ama yadırganacak bir şey yok. Çünkü Türk milleti iki yüzyıldır emperyalizmle göğüs göğse çarpışıyor. 20. yüzyılın başında Ezilen Dünya bu coğrafyada ayağa kalktı. Devrimler, 1900’lü yılların ilk on yılında bu iklimde, Rusya (1905), Türkiye (1908), İran (1907-1909) ve Çin (1911) gibi köklü milletlerle başladı. Emperyalizm çağının zafere ulaşan ilk kurtuluş savaşını bu millet verdi. Ezilen Dünyada ilk cumhuriyetler bu topraklarda kuruldu. O nedenle Türk milleti, iki yüzyıldır emperyalist merkezlerin en şiddetli ideolojik ve kültürel saldırısı ve baskısı altındadır. Bizi Ezilen Dünyanın ön siperi yapan, bizi büyük millet yapan da bu savaştır.

Vatansızlar ve vatanlılar
Bugün küresel mafya vatansızdır. “Uluslararası şirketler” deniyor onlara, küresel sermayenin vatanı yoktur. Vatansız ve köksüz “Solcu”, işte o vatansız sermayenin solcusudur; Lenin’in deyişiyle “emperyalistlerin Solcusu”dur.
Çağımızda vatan; köylünündür, işçinindir, esnafındır, zenaatkârındır, aydınındır, cümle emekçilerindir ve ayağı vatan toprağına basan sermaye sahiplerinindir. Vatanı vatan yapanlar, o toprakları işleyenlerdir, o toprakların üzerinde elleriyle kollarıyla, omuzlarıyla, ayaklarıyla, beyinleriyle üretim yapanlardır, güzellik yaratanlardır. Maden ocakları onların omuzlarına çöker. Düşmanın ilk kurşunu onları bulur. Her felâketi, her musibeti millet adına onlar karşılar.

Vatan, bir toprağa onbinlerce yıldır dökülen alınterinin toplamından başka bir şey değildir. Bugün en millî olan sınıf, işçidir. Milliyetçilik, en sonunda küresellerin özelleştirme saldırısına karşı Yatağan’da, Kemerköy’de, Yeniköy’de göğsünü vatana ve cumhuriyete siper etmektir. Vatanın gerçek sahipleri, şu an açlık grevinde bütün yurttaşlara ayağa kalkın çağrıları yapan o kahramanlardır. “Tekel vatandır, vatan satılmaz” diyen Malatya’nın, Diyarbakır’ın, Bitlis’in, Trabzon’un, İzmir’in, Cevizli’nin tekel işçisidir.
Bugün en yurtsever kitle, “canımı veririm toprağımı suyumu vermem” diyen Manavgat, Elmalı, Giresun, Rize, Tunceli ve Hopa köylüsüdür.
Vatan çarşılardır ve o çarşıların namuslu esnafıdır.

Emekçiye yabancılaşma
İşte o köksüz ve vatansızlar, o işçiye, o köylüye, o çarşı esnafına yabancıdır; kendilerini “öteki” yapmışlardır. Türke yabancılaşma, en sonunda emekçilere yabancılaşmadır ve emekçiyi hor görmektir.

Vatansızlık ve köksüzlük, vatana ve köklere yabancılaşma boyutundan halka yabancılaşma ve düşmanlık boyutlarına kadar uzanmaktadır. Halkın içinde el gibi gezerler. Mahalle veya köy kahvesine götürseniz onları, yabancı bir diyara gelmiş gibi olurlar, köksüzlerin ve vatansızların arasında yaşamaya alışmışlardır, bir an önce “kendi vatanlarına” dönmek isterler. Onların vatanları, küresel çöplükleridir. Köylerinden, ailelerinden, mahallelerinden kopmuş, başkası olmuşlardır. Ve yakalarında “Solcu” rozeti taşırlar. Bayrak tutmasını bilmezler, İstiklâl Marşını mecbur kalınca homurdanarak dinlerler. Bu topraklara ait, bu toprakların insanlarına özgü her şeyle alay etmek, dalga geçmek alâmeti farikalarıdır.

İnsana ve insanlığa yabancılaşma
Türkiye’de bugün Sol hareketin başındaki en büyük belâ, vatansızlıktır, milletsizliktir, Türklüğe yabancılaşmaktır. Bu yabancılaşma, yalnız kendi halkına değil, insana ve insanlığa yabancılaşmadır.

Türkiye’de en sıradan köylü bile ailesini, köklerini merak eder, araştırır. Zaten dedesinden dinlemiştir, kökleri vardır. Her ailenin yazılı olmasa bile sözlü olan, kuşaktan kuşağa aktarılan bir soyağacı vardır. Ailelerin şöhretleri, lakâpları vardır. Falancagillerdendir herkes. Soysuz sopsuz olan yoktur.

Küreselgilin solcusu, soyunu sopunu bilmez, bilse bile utanır, bilmiyorsa araştırmaz, merak etmeyi ayıp sayar, ırkçılık olarak görür. Bu, ideolojik bir illettir.

Oysa köklerini bilmek, kendisini tanımak insanî bir duygudur. Hayvan türlerinin, bitkilerin ve madenlerin köklerini ve soylarını araştıran insan, kendi köklerini araştırmadan yaşayabilir mi, böyle bir olasılık var mı?

Marx, Romalı şair Tacitus’un bir sözünü çok sevmiştir, sevilecek sözdür: “İnsanî olan hiçbir şeye yabancı değilim.”

İdeolojik kılıf

Köksüz ve vatansız “Solcu” insanî olan her şeye yabancıdır. Çünkü köksüzlük ve vatansızlık, insanca olan her şeye yabancılaşmaktır. Bu yabancılaşma, “Milliyetçiliğe karşı savaşmak” türünden ideolojik kılıflara sokulur. Kılıflar, dünya sermayesinin ideolojik merkezlerinde hazırlanmıştır.

Küreselgillerin vatansız ve köksüzleri, her şey olabilirler, bir tek solcu olamazlar. Vatan ve Milliyetçilik düşmanından solcu olmaz. Solculuk, en derin vatanseverlik, en köklü milletseverliktir. Türkiye tarihine bakınız, 19. yüzyılın sonunda Milliyetçilik ve Sosyalistlik iç içedir. Daha doğuşundan başlayarak her Milliyetçi sosyalisttir ve halkçıdır. Her solcu ise Milliyetçidir.
BDP/HDP’li Ertuğrul Kürkçü, Güney Afrika’da efendilerine rapor veriyor, “Bizim görevimiz Milliyetçilikle savaşmaktır” diyor.
Vatansız ve köksüz “solcular”, herkes biliyor, görevlendirilmişlerdir ve maaşlı oldukları vesikalıdır.
Türkle ve Türklükle savaş, küresel efendilerin savaşıdır. Vatanseverliğe ve milliyetçiliğe karşı savaş, Gelişen ve Ezilen Dünya ülkelerinde emperyalistlerin savaşıdır.

Vatansızlar korkak olur
Vatansızlar ve milletsizler, korkak olur. Hainlerin korkak olması gibidir onların korkaklığı. Çünkü onları yüreklendiren kökleri ve kaynakları yoktur. Kilimleri, nakışları yoktur. Perdelerinde ve mendillerinde kanaviçe yoktur. Cesareti besleyen toprakları yoktur.
Vatan ve milletleri saldırıya uğrarken, korkakların vatanları tarih boyunca samanlık olmuştur. Arkadaşları birer birer katledilirken samanlıklara saklananlar, vatana ve millete karşı savaşın kahramanlarıdır.

 
22 Aralık 2013 Pazar 16:52 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1299 - Marco Polo Venedik'e döndü.
1402 - Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid, Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilerek esir düştü; Osmanlı devletinde Fetret Devri başladı.
1499 - Davut Paşa komutasındaki Osmanllı donanması komutanlarından Burak Reis, Sapienza adası yakınlarında karşılaşılan Venedik donanması ile çıkan çarpışmada öldü.
1794 - Fransız devrimci lider Maximilien Robespierre, giyotinle başı kesilerek idam edildi.
1808 - Osmanlı Padişahı III. Selim, İstanbul'da IV. Mustafa'nın emriyle boğularak öldürüldü.
1821 - Arjantinli general Jose de San Martin, Lima'ya girerek Peru'nun İspanya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1914 - I. Dünya Savaşı başladı.
1920 - Meksikalı isyancı Panço Villa teslim oldu.
1921 - Kütahya'da toplanan Yunan Savaş Meclisi, Ankara'ya yürüme kararı aldı.
1929 - Savaş esirlerine ilişkin Cenevre Konvansiyonu, 48 ülke tarafından imzalandı.
1939 - Demiryolu Aşkale'ye ulaştı.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz hava kuvvetlerinin Hamburg'u bombalaması sonucu çıkan yangınlarda 42.000 Alman sivil öldü.
1945 - Bir B-25 Mitchell bombardıman uçağı New York'ta Empire State Binasının 78. katına çarptı ve 24 kişi öldü.
1946 - İzmir Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1962 - Yönetmen Elia Kazan, America America filminin çekimlerine İstanbul'da başladı.
1965 - Vietnam Savaşı: ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, Güney Vietnam'daki Amerikan güçlerinin sayısının 75.000 den 125.000 e çıkarılmasını istedi.
1976 - Çin Halk Cumhuriyeti'nin Tangşan bölgesinde meydana gelen 8,2 şiddetindeki depremde 242.769 kişi öldü, 164.851 kişi yaralandı.
1992 - Barcelona'da yapılan 25. Olimpiyat Oyunlarında, halterci Naim Süleymanoğlu, 60 kiloda şampiyon oldu.
1996 - Emperyal gazinolarının sahibi Ömer Lütfi Topal, aracıyla evine giderken açılan çapraz ateş sonucunda öldürüldü.
1997 - Metin Göktepe davası sanığı 6 polis teslim oldu.
2000 - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kapatılan RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın, hakkındaki hapis cezasının durdurulması için yaptığı başvuruyu reddetti.
2002 - TÜPRAŞ yakınındaki Akçagaz Dolum Tesisleri'nde yangın çıktı. 2,5 saatte kontrol altına alınabilen yangın, 3 trilyon lira zarara yol açtı.
2008 - Türkiye'de iktidar partisi AKP'ye kapatma istemi ile açılan dava görüşülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:00
  • Güneş05:06
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:35
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:38
 
Süper Loto
27.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020307081927
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
26.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu142021222603
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık