AKP-MHP başkanlıkta anlaştı; Yıldırım ve Bahçeli açıklama yaptı

Ana Sayfa » Siyaset » ‘Pazarlığı Kandil sözcüsünden öğrendik!’

‘Pazarlığı Kandil sözcüsünden öğrendik!’

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında terörist Murat Karayılan için 'Hükümetin Kandil Sözcüsü' ifadesini kullandı.

 
7 Mayıs 2013 Salı 17:35 
Yorum YapYazdır
 
 
‘Pazarlığı Kandil sözcüsünden öğrendik!’

ılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları:

Dün 6 Mayıs’tı. 3 fidanımızı darağacına gönderdiğimiz tarihti. onlar sadece bağımsız türkiye dediler. Türkiye’nin bağımsızlığı için mücadele ettiler. Tüm halkı kucakladılar. Halkın çıkarlarını sonuna kadar savunacağız dediler. Ülkemizin üstüne yabancının gölgesi dahi düşmesin istediler. İdam sehpasına giderken onurluydular. Kararlıydılar, Bağımsız Türkiye diye haykırdılar.

Devletin yaptığı haksızlık kolay kolay giderilemez, çünkü devlet dediğiniz kurum adalet dağıtır. Adalet dağıtması gereken kurum adaletsizlik yaratırsa toplumun vicdanında derin yaralar açar. Siyasal idamlara her zaman karşı çıktık.

İnsanı savunuyorsanız onun düşüncelerini de duyacaksınız, göreceksiniz saygı göstereceksiniz.

Üç fidanımıza Allah’tan rahmet diliyorum, onları hiçbir zaman unutmayacağız.

Galatasarayımız şampiyon oldu. Onları yürekten kutluyorum. Taraftarlarını da kutluyorum. Şampiyonluğu kutlamak için güle oynaya Taksim’e çıktılar, hiçbir şey olmadı. Taksim’de sevinçlerini kutladılar, başarılarını kutladılar, herkesi kucakladılar ve AKP’nin valisi yeniden konuştu. Oraya az sayıda taraftar gitmiş, kısa süre kalmışlar. Fazla kişi gitseydi, çok kalsalardı, onlar da çukura düşerdi. O çukurdaki sensin.

Devletin valisi olmak ayrı, iktidarın valisi olmak ayrıdır. Devletin valisi yasaları uygular, iktidarın valisi yasaları kenara iter, koltuğuma nasıl yapışabilirim, başbakan beni nasıl sever. Bunu düşünür.

Konuştukça battı, battıkça konuştu.

“O KIZA YAPILANLARDAN UTANMIYOR MUSUNUZ?”

17 yaşında bir kız çocuğuna yaptıklarınız için acaba utanıyor musunuz?

Taksim 1 Mayıs için çok önemli. İnsanlar orada özgürlük için bedel ödediler. Önceden de kutladılar kimsenin burnu kanamadı. Şimdi siz bir sıkıyönetim ilan ettiniz. Vapur seferleri durduruldu, metro durduruldu. Ne oluyor? Resmi bir bayram kutlanıyor. Parlamentodan yasa çıkmış, bayram olarak kutlanacak. Kime ne zararı var?

Talimat gelmiş diktatörden, bayramı orada kutlamayacaksınız? Herkes de devletin bütün kanatları aşağı kadar aynı emre itaat ediyorlar. Daha önce de yasaklanmıştı, AİHM şunu söylüyor. Toplantı yerini belirlemek de toplantı yapma hakkının bir parçasıdır diyor.

Yine o kararda şunu söylüyor, devlet bu hakkın kullanılmasını engelleyemez, ama siz engelliyorsunuz, Yeniden gidilecek AİHM’ye yeniden bir ceza kesilecek. Hukuk açısından yeniden Türkiye sınıfta kalacak.

Şunu söyleyeyim, biz toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde şiddeti asla kabul etmeyiz, her ortamda karşı çıkarız. Devletin koruma görevlileri vatandaşın özgürce eylem yapmasının güvencesidir. Hukukta kural budur. Ben eylem yapacağım, düşüncemi açıklayacağım, devlet beni korumak zorundadır. Sosyal devletin, hukuk devletinin görevi budur.

‘BEYAZ ET SEKTÖRÜNÜ BATIRAN ERDOĞAN’DIR’

Şekerpiliç’ten arkadaşlar var. Dünya için önemli marka. 1734 çalışanı var, 413 bölgede yetiştiricisi var. 20 bin aileye gelir sağlıyor. Bu iflas etti. Yazık günah değil mi?

İzlenen ekonomi politikası sorun yaratıyordu, arkadaşlarımız yani CHP’nin vekilleri olayı 2011 Ocak’ında saptadılar. Parlamentoya araştırma önergesi verdiler. Beyaz et üreticilerinin sorunları var, iflaslar gelebilir, insanlar işsiz kalabilir, araştırılması çözüm üretilmesi gerekir diye. Ne oldu? Üstü örtüldü. Ve bugün 1000′i aşkın işçi işsiz. Fabrika battı. Neden biliyor musunuz? Devletten alacağını alamadığı için. Bir fabrika düşünün aldığı yüzde 18 KDV’ye tabi, sattığı yüzde 1. Aradaki yüzde 17 farkın devlet tarafından karşılanması lazım, yasa da böyle. Devlet diyor ki bunu ödemem. 21 milyon 911 bin lira alacağı var devletten. Alamadığı için battı. Batıran bu devlet, batıran AKP hükümeti. Batıran Recep Tayyip Erdoğan. Herkes bunu böyle bilsin.

Sektörün beyaz et üreticileri sektörünün toplam devletten alacağı Ocak itibariyle 350 milyon lira, paramı verin diyor, vermeyiz diyorlar. Batsınlar diyor. Nasıl olsa dışarıdan gelecek.

Bir ülke üretirse güçlü olur, uluslararası arenada söz sahibi olur, işsizlik sorununu çözer. Siz üreten değil, tüketen bir toplumdan yanasınız. Hangi uygar çağdaş sosyal devlette göz göre göre bir fabrikanın batması için devlet politika üretir.

Bizim çözüm önerilerimiz, düşünüp taşındığımız, daha sonra paylaştığımız önerilerdir. Bugünlerde tartışılıyor, askerlik süresi kısalacak diye, kime aitti o proje? CHP’ye!

Askerlik süresi kısalacak dediğimiz zaman Erdoğan demişti ki, peki askere kim gidecek? Senin çocukların gitmiyor ama, bu ülkenin bağımsızlığı için hepimiz gideceğiz.

Şimdi bizim geldiğimiz yere geldiler. CHP ne diyor? Her zaman doğruları söyler, inandığımız şeyin arkasında dururuz. Paylaşıyorsak, uzun uzun düşünüp tartışmışızdır.

‘ÇAPSIZ DIŞİŞLERİ BAKANI’NIN ESERİ’

Suriye’de güzel olaylar yaşanmıyor. Siviller öldürülüyor, masumlar öldürülüyor, binlerce insan terketti, komşulara sığındılar. Bugün yaşadığı tablonun sorumlularından birisi Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Hep şu örneği verdim, bir apartmanda oturuyorsunuz komşunuzda yangın çıktı, söndürmeye gidersiniz. Yangının üzerine benzinle giderseniz yangın size de sıçrar. Geldiğimiz nokta o. Suriye’deki tablo bu hükümetin, çapsız dışişleri bakanının eseridir.

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti birilerinin oyuncağı olmuş durumda. Dışarıdan militan getiriyorsun, eline silah cebine para koyuyorsun, git orada kardeşini öldür diye.

Sana soruyorum Recep Tayyip Erdoğan, silah verdiğin, cebine para koydukların bir gün gelir senin karşına dikilir.

90 yıllık Cumhuriyet tarihinde hiçbir komşumuzla savaş noktasına gelmedik, içişlerine karışmadık. Bu coğrafyada barışı huzuru sağlamak istedik. Garantörüydü. Kimsenin oyuncağı olmadı, ta ki AKP’ye kadar.

‘TÜRKİYE TAŞERON HALİNE GELDİ’

Egemen güçlerin Ortadoğu Taşeronu haline geldi. Neden Türkiye bu halde?

Akçakale’de bir polisimiz şehit edildi? Hesabını soran var mı? Hayır. Açıklayamazlar ki zaten. Nasıl açıklayacaklar. Kimyasal silah kullanıyor dediler, açıklama geldi muhaliflerin kullandığına dair. Ne olacak?

Allah’ın yardımıyla Esad gidecek diyor. Onun söylediği tarihte İsrail jetleri Suriye’yi bombalıyor. Allah’ın yardımı dediği İsrail jetleri müslümanları bombalıyor. Sende hiç ahlak yok mu? Hiç vicdan yok mu? O insanları açık açık bombalayanlara karşı ne demek istiyorsun sen? Recep Tayyip Erdoğan bunu Allah’ın takdiri olarak bu millete sunuyor.

“ADAM GİBİ ADAMSAN, YÜREKLİYSEN…”

Ne söylemiştim? Yalancıdan başbakan olmaz.

Ne diyordu? Gazze’ye gideceğim diyordu. Talimat geldi, önce Amerika’ya gel sonra gidersin. Ne söyledi? Baş üstüne dedi. Ne dedim? Yalancıdan başbakan olmaz.

Bizim başbakana böyle bir uslup kullanılmasını da eleştiren benim. Çünkü ben başbakanlarımızın seyahatlerine müdahaleleri içime sindiremem ama o sindirdi. Gitmeyeceğim dedi, siz nasıl uygun görürseniz.

Ben Gazze’ye gideceğim, Türk donanması eşliğinde yardım gemileri göndereceğim demişti. Gönderdi mi? Gitti mi?

Sayın Erdoğan, yürekliysen, adam gibi adamsan, sözünün eriysen, bin bakalım donanmaya git Gazze’ye? Gider mi? Ne demiştim? Yalancıdan başbakan olmaz. İşin özeti budur.

Bütün olayları yakından izliyoruz. Bütün gelişmeleri yakından izliyoruz. Vekil arkadaşlarım Türkiye coğrafyasının her yerinden var. Trakya’da da var, Ege’de de var. Bütün olayları, ekonomiyi dış politikayı yakından izliyor. Açmazları da yakından izliyoruz. O sürece birazdan geleceğim.

Anayasaya kısaca değinmek istiyorum. Seçzim meydanlarında halka şu sözü verdi, CHP iktidar olduğunda özgürlükçü, demokratik, devletin parlamenter sistemini, güçler ayrılığı ilkesini güçlendiren bir anayasa için size söz veriyorum dedim. Seçimler bitti anayasa uzlaşma komisyonu oluşturuldu. Üç değerli vekil arkadaşımızı burada görevlendirdik. Ama gerekli önlemleri aldık. Mutabakat protokolü imzaladık. Yüzde 100 uzlaşma sağlanmayan madde komisyona gitmeyecek dedik ve masaya oturduk.

Yapılan görüşmelerde bize çok eleştiri geldi. Neden siz AKP’ye anayasa komisyonunda masaya oturdunuz diye. Birinci sözümüz neydi? Çağdaş bir anayasa, ikinci sözümüz neydi? AKP’nin maskesini indireceğiz, oturduk masaya maskesini indirdik.

ELEŞTİRİLECEK SON PARTİ CHP

Size bazı örnekler vereceğim.

Temel haklar ve özgürlükler konusunda, şu öneriyi yaptık. Etnik köken, cinsel yönelim, cinsel kimlik ne olursa olsun, eşittir. Kim karşı çıktı? AKP. Kim önerdi? CHP.

Anayasa konusunda en son eleştireceğiniz parti CHP’dir.

Eşitliği, demokrasiyi özgürlüğü her alanda savunan parti CHP’dir. Eleştirmeden elinizi vicdanınıza koyun öyle eleştirin. Vicdanı olmayanlara seslenmiyoruz, onlara ne diyebilir ki zaten?

Şunu önerdik. Bir cinsiyetin üstünlüğüne dayanak kültürel veya toplumsal önyargıları kaldırmak devletin görevidir. Biz dedik. Karşı çıkan kim? AKP.

Buradan bütün kadınlara sesleniyorum. Sizi ikinci sınıf yurttaş gören Adalet ve Kalkınma Partisi’dir.

Anayasa uzlaşma komisyonunda kadın erkek eşitliğini savunduk. Sizi de Allah yarattı, erkeği de. İkisi de eşit. Ama diyor ki, ı-ıh diyor. Kadınlara hak verilmez. Onlar çalışamazlar, onların üretmeye hakları da yok. diyorlar.

Başka ne dedik?

Özel yaşamın gizliliği ve aile yaşamında gizlilik. Onlar aksini söylediler.

Düşünce ve ifade özgürlüğü. Açıklanmasında üstün kamu yararı bulunan haberlerin yayınlanması ve bunlara erişim devlet sırrı, ticari sır da olsa güçleştirilemez. Medyanın özgürlüğünü savunduk. Düşünceyi açıklama özgürlüğünü savunduk. Kim karşı çıktı? AKP.

Ne diyorlardı? Biz demokratik anayasa yapacağı da CHP engel oluyor. Avrupa’yı geziyorlar, her gittikleri yerde biz demokratik anayasa getireceğiz CHP engel oluyor.

Şimdi maskeleri düştü, konuşamıyorlar. Nereye giderlerse gitsinler onları konuşturmayacağız. Demokrasi ve özgürlükten yana bir parti var. CHP.

ERDOĞAN’IN ‘TÜRK’ SÖZÜNE ALERJİSİ VAR

Türk sözcüğüne alerjisi var Recep Tayyip Erdoğan’ın. Anayasadan çıkaracağız diyor. Bir tek CHP’li bile kalsa sana bu değişikliği yaptırmayacaktır.

Kendisine sormuştum, RTE, sen hangi ülkenin başbakanısın diye? Niye çıkıp Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanıyım diyemiyorsun? Çık milletin önüne de ki, ben Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanıyım de. Diyemiyor çünkü Türkiye Cumhuriyeti alerjisi var. Git doktora kardeşim, tedavi etsinler seni.

Biz şunu da söylüyoruz, toplatma kararını Cumhuriyet Savcısı’nın kararı üzerine yapacaksın, hayır diyor vali karar verir. Vali kimin talimatını yapacak? Başbakanın..

Başka bir vali daha vardı, devletin valisi değil, hükümetin valisiyim diyordu. Zavallı adam. Sen arabanda Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağını taşıyorsun.O bayrağın ne anlama geldiğini bilmiyorsun.

Dernek kurma özgürlüğü, CHP diyor ki, herkes kurabilir. AKP diyor ki hayır diyor. Herkes dernek kuramaz diyor. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı. Hiçbir makamdan izin almadan bu hak kullanılsın diyoruz. AKP diyor ki hayır, izin verdiğim yerde, izin verdiğim zamanda yaparsın.

‘İŞÇİYİ SATAN SENDİKA OLUR MU?’

HAK-İş’i gördünüz, size sendika denmez, sendikacı değilsiniz. Arkadaşını işçiyi satan adama ben sendikacı demem.

Gerdan kırarak poz veriyorlar, Taksim’e çıkmışlar, polisin gözetimi ve denetiminde. Cop yiyor, biber gazı yiyor arkadaşların, sen, polis izin vermiş çıkmış halay çekip 1 Mayıs’ı kutluyormuşsun. Sen 1 Mayıs’ı bilmezsin. O meydanda ne olduğunu bilmezsin, o meydanda can verenleri bilmezsin.

Her siyasal partiye devletin destek vermesi lazım, insaflı bir ölçünün olması lazım. Biz öneri yaptık, yüzde 3′ün üzerinde oy alanlara devlet yardım yapsın. Kim karşı çıktı? AKP. Kim savundu? CHP. Biz demokrasiyi özgürüğü savunuyoruz.

Kadınlara siyasete daha çok girsinler dedik. Öneren kim CHP. Karşı çıkan kim AKP.

Bütün kadınlara sesleniyorum. Sizi siyasetten bile alıkoyan, sizi ikinci sınıf yurttaş yapan AKP’ye ders vermek artık sizin görevinizdir.

Çevre hakkıyla ilglii öneri getirdik. Doğayı ve çevreyi olumsuz etkileyecek plan ve uygulamalarda halkın karar mekanizmasına katılma hakkı anayasada düzenlenir. Halkın ormanla, çevreyle, doğayla ilgili talebini görmezlikten gelmeyin diyoruz. Kim diyor? CHP. Kim karşı çıkıyor AKP. Gözünü rant bürüyen adamın doğa sevgisiyle işi olabilir mi?

Ormanı imara mı açacaksın? Vatandaşa sor. Anayasal hüküm haline getirelim. Hayır, olmaz diyor. Kefenlerinin cebi olsa oraya para dolduracaklar bunlar.

Sendika hakkı. Savunduk her zaman. Kim önerdi? CHP. Kim karşı çıktı? AKP.

Şimdi bunlar gidip herhangi bir yerde, biz demokrasiden yanayız  diyemeyecekler asla, kapı gibi bunlar önünde olacak.

HER İSTEYEN SENDİKA KURSUN

Her isteyen sendika kursun. Yasak getiriyorlar. Savunan biziz. Güvenlik güçleri ve silahlı kuvvetler sendika kuracaksa özel bir yasayla kursun dedik sadece.

Toplu sözleşmelerde grev hakkını anayasal hak olarak öneren parti CHP. Karşı çıkan parti AKP.

Devlet kadın çalışacaksa önünde engel varsa devlet bunları kaldıracaktır dedik. Öneren kim? CHP. Karşı çıkan kim? AKP.

Bunları ilk kez söylüyoruz. Bu ülkenin aydınlarına sesleniyorum. Sabah akşam CHP’yi eleştirirek sözde siyasete katkı yaptığını düşünen liberallere sesleniyorum. CHP’nin anayasa komisyonundaki demokrasi özgürlük kadın-erkek eşitliği konusundaki önerilerini duydunuz mu? Duymadıysanız duyun. Sonra elinizi vicdanınıza koyun öyle eleştirin.

‘SENİN GÜCÜN ‘KIRMIZI ÇİZGİLER’İ DEĞİŞTİRMEYE YETMEZ’

Kırmızı çizgilerimiz var. Neydi? Anayasanın ilk 3 maddesi kırmızı çizgimizdir. Kurucu iradenin iradesidir. Pek çok ülkenin değiştirilmesi teklif edilmeyen maddeler var. Mücadele ederek kan dökerek bağımsızlığımızı elde ettik. Çoğunluğum var, değiştireceğim. Gücün yetmez ona.

Atatürk’ün kurucu ve önder rolü. Anayasanın başlangıcında yer alacak, kimsenin gücü değiştirmeye yetemez, CHP var çünkü.

Süreç konusunu hepiniz biliyorsunuz. Defalarca Recep Tayyip Erdoğan niye konuşmuyorsun diye sordum. Ben konuşmam dedi, arkadaşların konuşsun, onlar da konuşmam dedi. Pazarlık masasına oturan sensin, masanın öbür tarafındaki konuşuyor, sen niye konuşmuyorsun. Nereden öğreniyoruz  pazarlıkları? AKP’nin Kandil sözcüsünden öğreniyoruz.

Bülent Arınç hükümetin sözcüsü ama, Kandil’de de var sözcüleri. Açıklama yapıyor. Recep Tayyip Erdoğan, soruyorum Murat Karayılan’ın söyledikleri doğru mu değil mi? Doğru olduğunu biliyoruz. Ben dayattım o da silahların gölgesinde kabul etti diyor.

Sen esirsin. Ne söylediğini bilmiyorsun. Onun için konuşmuyorsun, ne söyleyeceğini bilmiyorsun.

‘SÜRECİ KANDİL’DEN ÖĞRENİYORUZ’

Seni uyardım, halkına hesap veremeyeceğin angajmanlara imza atma dedim. Ama yaptın. 76 milyon yurttaş gerçekleri Kandil’den öğreniyor. Bu utancın sorumlusu kim? Recep Tayyip Erdoğan. 17 yaşındaki çocuğa gücün yeter. Polisini gönderir, asarsın kesersin. Terör örgütüne gelince sesin soluğun çıkmaz, susarsın. Kusura bakma ama biz böyle adama Başbakan demeyiz. Sen bu ülkeye layık değilsin! Sen bu ülkeyi ortadoğuda batağa sürükledin, dünyaya rezil ettin. Polis devleti kuruyorsun. Senin gücün 17 yaşındaki kız çocuğuna yeter, senin gücün hiçbir CHP’liye yetmez. Çünkü biz bu ülkenin bağımsızlığı için bedel ödemiş bir partiyiz. Yine öderiz. Topunla gel, tüfeğinle gel. Gelmezsen namertsin.

Hepimize büyük görevler düşüyor. 24 saat bize az gelmeli. İçinde bulunulan koşulları biliyoruz. Bu ülkenin garantisi Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Medyayı satın alarak, CHP’yi susturacağını sanıyor. Türkiye’yi gezeceğiz. Mücadele edeceğiz. Biz bu ülkenin bağımsızlığı için, üniter yapısı için, birliği bütünlüğü için, etnik kimliği ne olursa olsun hiçbir yurttaşımızı ötekileştirmeden herkesi kucaklayan partiyiz, çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Hepinize saygılar sunuyorum.

 
7 Mayıs 2013 Salı 17:35 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
9
3
0
30
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
9
Antalyaspor
12
4
3
5
15
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:34
  • Güneş07:22
  • Öğlen12:22
  • İkindi14:46
  • Akşam17:02
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık