Kaçak madende göçük; 6 ölü

Ana Sayfa » Siyaset » Pasif Başbakanlık modelinin sahibi konuştu

Pasif Başbakanlık modelinin sahibi konuştu

Hürriyet'e konuşan eski başbakanlardan Yıldırım Akbulut, cumhurbaşkanlığı tartışmalarında AKP içinde de gündeme gelen ‘Akbulut modeli’ni anlattı. Akbulut, kendi döneminde cumhurbaşkanı olan Turgut Özal ile Başbakan Tayyip Erdoğan’ı kıyaslayarak, “Tayyip Bey de yetki kullanımı konusunda rahmetli Özal’dan geri kalmaz” dedi. “Başbakan dese ki ‘Cumhurbaşkanının yetkisi var ama kullandırtmam’, cumhurbaşkanı da derse ki ‘Ben cumhurbaşkanıyım sana başbakanlık yaptırtmam’, o zaman işin içinden çıkılmaz, uyum şart” diyen Akbulut, şunları söyledi:

 
13 Mayıs 2014 Salı 11:04 
Yorum YapYazdır
 
 
Pasif Başbakanlık modelinin sahibi konuştu

KİMSE O YETKİLERİ DEĞİŞTİRMEDİ

Mevcut Anayasa’nın cumhurbaşkanına vermiş olduğu yetkiler önemli ve çokça. Cumhurbaşkanı bunları kullanmak isterse, Anayasa’ya uygun olması nedeniyle kimsenin bir diyeceği yok. Ama derseniz ki bu yetkiler çok fazla, parlamenter sisteme uygun değil, bu ayrı bir şey. Çoğu lider muhalefetteyken bunu söyledi ama iktidar olduğunda cumhurbaşkanının yetkilerini değiştirmedi, bu da ayrı bir konu.

 

KABULLENİRLERSE OLUR

Eğer Başbakan ve Cumhurbaşkanı kendi yetkilerini böyle kabullenir ve uyum içinde de çalışmak isterlerse bana göre bir problem olmaz. Maksat uyum içinde çalışmaksa. Ama yok, hem Başbakan hem Cumhurbaşkanı ‘Halk beni seçti, yetki artık benim’ derse o zaman sürdürmek zor olur.

ÖZAL’DAN GERİ KALMAZ

Bilmiyorum ama görünen o ki Tayyip Bey cumhurbaşkanı olacak. Tayyip Bey de yetki kullanımı konusunda rahmetli Özal’dan geri kalmaz. En basit akla gelen yetkilerken biri, cumhurbaşkanı istediği zaman gelip Bakanlar Kurulu’na başkanlık yapabilir. ‘Yapar ama Başbakan uygulamak zorunda değildir’ diyenler olabilir, o zaman ne olur? Sürtüşme başlar. Çünkü o zaman cumhurbaşkanı da gelen kararnameyi imzalamak mecburiyetinde değildir, imzalamam der, gelen kanunu bir daha gönderir. Onun için uyum içinde olmak, ülkenin yararına konularda ‘Ben yapacaktım, sen yapacaktın’ çekişmesini bırakmak gerekir.

ÖZAL-DEMİREL SÜRTÜŞMESİ

Mesela, Özal cumhurbaşkanı, Demirel başbakanken aralarında, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Zirvesi’ne ‘Sen mi gideceksin, ben mi gideceğim’ diye yaşanan sürtüşme hatırımda kaldı. Özal, ‘Ben gideceğim’ diyor, Demirel, ‘Hayır ben gideceğim’ diyordu.

SORUMLULUK BAŞBAKANDA

Siz ne kadar uyum içinde çalışmak isterseniz isteyin, bir noktaya gelince sorumluluk başbakandadır. Bizim dönemimizde yaşanan hadiselerden biri, Zonguldak’taki işçi hareketleridir. Bir ay kadar sürdü, nihayetinde Ankara’ya yürümeye başladılar. Ben işçilerle oturup anlaşma yolunu seçtim ama rahmetli Özal buna razı olmadı, tepki gösterdi. Bu, aramızda anlaşmazlığa sebep oldu. Yine Kuzey Irak  meselesinde rahmetli Özal öyle bir hava estirdi ki, biz de bir cephe açalım, girelim diye kamuoyu yarattı. Ben tam tersi düşüncedeydim, hâlâ da öyleyim, burada da bir anlaşmazlık zuhur etti.

 

KABİNE’YE BAŞKANLIK DA YAPTI

Rahmetli Özal, Körfez Savaşı esnasında bir Bakanlar Kurulu’na gelip başkanlık da yaptı. O zaman problem, asker gönderme yetkisini Meclis’ten mi alacağız, Meclis’e gitmeden bunu sürdürebilecek miyiz noktasındaydı. Rahmetli, ‘Hayır, bunu parlamentoya göstermemize lüzum yok, Bakanlar Kurulu bunu yapabilir’ diyordu. Ben de ‘Hayır, bu iş Meclis’ten geçirilmelidir’ diyordum. O zaman bir anlaşmazlık konusu daha ortaya çıkıyor tabii.

BAZI ŞEYLERİ KABULLENMEK ZOR

Yani bazı şeyleri sorumluluk üstlenen kişinin kabullenmesi zor oluyor. Tabii bunlar önemli konular, diğer konularda mutedil davranılabilir huzursuzluk olmaması için. Ama bazı konularda ne kadar isterseniz isteyin pek başarılı olamazsınız. Sonuçta sorumluluk sizdedir, yani başbakanda. Sistemin gereği sorumluluk başbakandadır. Mesela, siz askeri gönderirsiniz, diyelim ki şehit olanlar oldu, onun sorumluluğunu siz taşırsınız. Hesabını da siz verirsiniz; yani hem sandık hem vicdani sorumluluktur bu. İşçi eylemleri sırasında sert tedbir alınmış olsa ve biri yaralansa, hayatını kaybetse sorumluluk kimde; sizde. Benim prensibim, ‘Benlik yapmayalım, bundan vatandaş zarar görmesin’ şeklindeydi. Bunu da çoğu şeyde yaptık. Uyum içinde, anlayış göstererek işi götürdük. Öyle fazla da ‘Aman aman şurada müdahil oldu, burada müdahil oldu’ diye bir şey olmadı. Bugün de ümit edelim ki ters düşülmez. Çünkü o zaman hem ülke zarar görür, hem de sorumlu olan Başbakan müşkül durumda kalır. Sonuçta herkesin Anayasa ve kanunlar çerçevesinde görevli belli. Dengeyi kuracaklardır çünkü artık hepsi tecrübeli politikacılar, problem olacağını zannetmiyorum.

 
13 Mayıs 2014 Salı 11:04 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1448 - II. Kosova Savaşı; János Hunyadi komutasında ve çoğunluğu Macarlardan oluşan ordu, II. Murat'ın komutasındaki Osmanlı ordusuyla karşı karşıya geldi.
1777 - Amerikan kuvvetleri İngilizleri Saratoga muharebesinde yendi.
1912 - Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan bir araya gelerek Osmanlı Devleti'ne karşı savaş açtı (I. Balkan Savaşı).
1918 - Yugoslavya Cumhuriyeti kuruldu.
1919 - Batı Trakya'daki İskeçe Kasabası, Yunanlılar tarafından işgal edildi.
1922 - Gökçeada'nın kurtuluşu
1929 - Nadir Han, Afganistan Kralı oldu.
1933 - Albert Einstein, Almanya'dan Amerika'ya kaçtı.
1938 - Atatürk ilk ağır komaya girdi.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1945 - Juan Peron, Arjantin devlet başkanı oldu.
1950 - Türkiye'nin de Kore Savaşı'na katılmasıyla 500 kişilik ilk Türk askeri birliği Kore'ye ulaştı ve Pusan'da karaya çıktı.
1951 - Türkiye'nin NATO'ya katılmasıyla ilgili protokol, Londra'da imzalandı.
1956 - Türkiye ilk şeker ihracatını gerçekleştirdi.
1961 - Yaklaşık 200 (bazılarına göre 400) Cezayirli gösterici, Paris polisi tarafından öldürüldü.
1962 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, siyasi Af Kanunu'nu imzaladı; 258 Yassıada hükümlüsünün tahliyesi başladı.
1966 - Birlik Partisi kuruldu. Parti genel başkanlığına Hasan Tahsin Berkman getirildi. Partinin amblemi Ali'yi simgeleyen bir aslan ve onun çevresinde 12 imamı temsil eden 12 yıldız olarak belirlendi.
1967 - Kayserispor-Sivasspor futbol maçı sonrasında çıkan olaylarda 40 kişi öldü.
1967 - "Hair" müzikali New York'ta sahnelenmeye başlandı.
1970 - Quebec işçi bakanı Pierre Laporte, FKÖ militanlarınca öldürüldü.
1972 - Bülent Ersoy assolist olarak sahneye çıktı.
1972 - Türkiye İşçi Partisi davası sonuçlandı. 21 sanığa ağır hapis cezası verildi. Genel başkan Behice Boran 15 yıla mahkum oldu.
1973 - OPEC, bazı batılı ülkelere, Suriye ile olan savaşında İsrail'e yardım ettikleri gerekçesiyle petrol ambargosu uygulamaya başladı.
1976 - Tofaş'ın Murat 131 otomobilleri üretimine izin verildi.
1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.
1984 - "60 Günlük Bir Şey" adlı kitabı sebebi ile Füsun Erbulak için 6-10 yıl hapis istendi.
1987 - Eski cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, devlet töreninden sonra Devlet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
1989 - Başbakan Turgut Özal, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıkladı.
1989 - San Francisco'da 7,1 şiddetinde deprem.
1996 - Sanatçı Şanar Yurdatapan "bölücülük" yaptığı iddiasıyla tutuklandı.
2001 - İsrail-Filistin barış anlaşmalarına karşı çıkan Ulusal Birlik Partisi genel başkanı Rehavam Zeevi, uğradığı silahlı saldırıcı sonucu öldü. Saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üstlendi.
2003 - Taipei'deki 101 katlı gökdelen, Kuala Lumpur'dakini 50 m geçerek dünyanın en yüksek binası oldu.
2008 - Türkiye 2009 2010 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 151 oyla kabul edildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:47
  • Güneş06:27
  • Öğlen12:18
  • İkindi15:21
  • Akşam17:47
  • Yatsı19:15
 
Süper Loto
12.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061328334448
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
11.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu080913303409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık