İran'da facia; çok sayıda ölü

Ana Sayfa » Güncel » Özgecan cinayeti duruşmasında kan donduran ifadeler

Özgecan cinayeti duruşmasında kan donduran ifadeler

Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesiyle ilgili haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen tutuklu 3 sanığın yargılanmasına Tarsus Adliyesi Konferans Salonunda başlandı. Özgecan Aslan'ı vahşice öldüren minibüs şoförü Ahmet Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken ile arkadaşı Fatih Gökçe hakim karşısında...

 
12 Haziran 2015 Cuma 17:29 
Yorum YapYazdır
 
 
Özgecan cinayeti duruşmasında kan donduran ifadeler

 

Mersin Özel Çağ Üniversitesi’nde psikoloji bölümünde okuyan Özgecan Aslan’ı öldüren minibüs şoförü Ahmet Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken ile arkadaşı Fatih Gökçe bugün ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle Tarsus Ağır 1′inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasını verirken “alnım açık” demesi salonda büyük tepki çekti. Sanık Suphi Altındöken’in savunmasına geçildi. Altındöken kan donduran ifadesinde şunları söyledi:

“Maktül bindi, yorgundum, ben mersin’e gitmeyecektim, 100 TL istedim, patrona yalan söyleyip 30 TL’sini verecektim. O yüzden kimse görmesin diye şehre girmeyip otobana girdim, itiraz edince ilerde U dönüşünden dönecektim, ama maktül çantasından bir şey çıkardı. ‘Bayan niye böyle yapıyorsun’ deyip arabayı durdurup arkaya yanına gittim. Ben sinirli biriyim, herkes bilir.

Kapıyı açmama rağmen inmedi, yüzümü tırmalamaya başladı. Ben de sinirlenip dövmeye başladım. Kafası demire çarptı, bayılınca panikledim, hastaneye beraber götürmek için diğer sanık Fatih’i çağırdım.

Geldi, dur kardeş önce konuşalım dedi. Issız bi yere gittik. Fatih maktüle bir baktı, sonra arkadaşı Osman’ı arayıp benzin istedi. Buluşmak üzere ayrıldık, ben eve gittim. Babamı aradım, benim eve geçtik, elimi yüzümü temizledim. Fatih geldi, koltukların kanlı başlıklarını topladık. Bunu ilk kez burada söylüyorum. Bir baktım Fatih arabadan kemerini düzelterek iniyordu.

Fatih dedi ki ‘öldürmemiz lazım’ Ben bıçağı aldım, boğazına sapladım. Hadi gidiyoruz dedik, babam ‘nereye’ dedi. Fatih ‘pikniğe gidiyoruz mangal yakarız’ diye espri yaptı. Ben paniktim, Fatih soğukkanlıydı. Fatih bana yüzümü maktülün tırmalayıp, tırmalamadığımı sordu, ‘evet’ deyince “Kimliğini bırakmışsın sen, elini kes” dedi, kestim ellerini. Önce çuvala koyup gömecektik, sonra Fatih babamdan mazot istedi. Bıçakları temizledi.

Bana ‘kız güzelmiş’ dedi, ‘sen bir şey mi yaptın’ dedim. Sus sesini çıkarma yoksa seni ihbar ederim dedi. Ayrı arabalarla yola çıktık, geminin orda onu bekledim, fatih aradı üniversitenin oraya çağırdı. Buluştuk, ben onun aracını takip ettim, bi sürü köyden geçtik, bir yerde durduk. Cesedi indirdim, bana benzini getir dedi, ben öyle bir niyetim olmadıgı için benzin şişesini kasten düşürdüm, yakmayalım dedim, o ısrar etti. Ertesi gün buluştuğumuzda Fatih elini omzuma koydu, “Bak, dün otobüste kıza öyle yaklaştığımı söylersen çoluğunu çocuğunu kaçırırım’ dedi.”

DAVA KONFERANS SALONUNDA GÖRÜLÜYOR

Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın öldürülmesiyle ilgili haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen tutuklu 3 sanığın yargılanmasına Tarsus Adliyesi Konferans Salonunda başlandı.

Gece saatlerinde Tarsus Adliyesine getirilen tutuklu sanıklar Ahmet Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe, Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesince özel oluşturulan konferans salonunda hazır bulundu.

Birçok avukatın yer aldığı duruşmaya, Özgecan Aslan’ın amcası Yaşasın Aslan katıldı.

Davanın görüleceği salona basın mensupları güvenlik kontrolünden geçirilerek alındı. Polis ekipleri, duruşma salonuna girenleri kayıt altına aldı.

 

 

ÜYE HAKİMLER KADIN

Ahmet Suphi Altındöken’in ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve cinsel saikle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, Necmittin Altındöken ile Fatih Gökçe’nin ise ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme’ suçlarından yargılanacağı mahkemenin 2 hakim üyesi kadın. Başkanlığını Ercan Kumhak’ın yaptığı ağır ceza mahkemesinin hakim üyeleri ise Nesibe Çınar ve Fatma Serpil Aydın.

TEK DURUŞMA YAPILACAK

Kamuoyunun bir süre gündemini oluşturan ve hemen her yerde protesto yürüyüşlerinin düzenlendiği Özgecan cinayetiyle ilgili davanın görüleceği Tarsus Adliyesi, dava günü tarihi bir gün yaşayacak. Çok sayıda avukatın müdahil olacağı dava için adliyede polis yoğun güvenlik önlemleri alacak. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı, adliyeyi diğer davalara kapatma kararı aldı. Güvenlik gerekçesiyle alınan bu karar çevresinde o gün adliyede Özgecan Aslan cinayeti dışında hiçbir davaya bakılmayacak.

İDDİANAMEDEKİ DETAYLAR

Korkunç cinayetle ilgili iddianamede yer alan bir bölümü, ailenin avukatları şöyle açıklamıştı:

“Şüpheli Suphi cinsel saldırı eylemine direnen Özgecan Aslan’ı darp edip, bayılttıktan sonra vakit kaybetmeksizin diğer şüpheliler Necmittin ve Fatih’i araması, şüphelilerin de bu aramaya olumlu cevap verip yanına gitmeleri, Özgecan’ı öldürülüp ortadan kaldırılmasına ilişkin planı birlikte gerçekleştirdikleri, evin önünde arabanın içerisinde henüz ölmemiş olan Özgecan’ın A.Suphi tarafından vahşice öldürülmesine karşı koyacak bir davranışta bulunmadıkları gibi, aksine şüpheli A.Suphi’nin suç işleme kararını güçlendirici söz ve davranışlarda bulundukları, Özgecan’ ı öldürüldüğü aracın başında ve yanında gözcü olarak beklemeleri, yine Özgecan’ın öldürülmesinden sonra yakılarak ortadan kaldırılması ile diğer suç delillerinin ortadan kaldırılması sürecinde suçun işlenmesini kendi aralarında yaptıkları iş bölümüne göre katkı sağlayarak şüphelinin eylemlerinin birbirilerini tamamlayıcı nitelikte olduğu, şüphelilerin öldürme eylemine ilişkin icrai davranışlarının başlaması sonucun meydana gelmesi ve suç delillerinin yok edilmesine ilişkin tüm aşamalarda tüm şüpheliler birlikte hareket ederek, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurdukları tüm şüphelilerin irade birliği içerisinde ve yapılan iş bölümü çerçevesindeki eylemlerinin suça yardım düzeyini aştığı ve tüm şüphelilerin öldürme eyleminden müşterek fail olarak sorumlu tutulması gerektiği dosyada toplanan tüm deliller değerlendirildiğinden anlaşılmış olması gerekçeleriyle şüpheliler hakkında kamu davası açılması talep olunmuştur.”

 

DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR:

 

09:20
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma 9:20'de başladı. Sanıklardan önca Suphi Altındöken ardından babası Necmittin Altındöken sonra da Fatih Gökçe geldi. İfadeleri alınmaya başladı.


09:35
Mersin Barosu'na başvuran ve Özgecan Aslan davasında müdahele talebinde bulunan bin avukat nedeniyle duruşma, adliyenin 6. Katındaki 110 koltuklu konferans salonunda yapılıyor. Üçeriye 100 avukat alındı.

09:50
İddianame, bant kaydından okunuyor. Özgecan'ın nasıl vahşice katledildiğinin ayrıntıları bir bir sıralandıkça yürekler daralıyor, boğazlar düğümleniyor. Dayanmak çok güç. Özgecan'ın anne ve babası yok duruşmada. Ailesini temsilen gelen amcası Yaşasın Aslan heykel gibi donuk gözlerle bakıyor. Vakur, başı dik, metin...

10:10
Sanık Suphi Altındöken'in savunmasına geçildi. Altındöken şunları söyledi:

"Maktül bindi, yorgundum, ben Mersin'e gitmeyecektim, 100 TL istedim, patrona yalan söyleyip 30 TL'sini verecektim. O yüzden kimse görmesin diye şehre girmeyip otobana girdim, itiraz edince ilerde U dönüşünden dönecektim, ama maktül çantasından bir şey çıkardı. 'Bayan niye böyle yapıyorsun' deyip arabayı durdurup arkaya yanına gittim. Ben sinirli biriyim, herkes bilir.

Kapıyı açmama rağmen inmedi, yüzümü tırmalamaya başladı. Ben de sinirlenip dövmeye başladım. Kafası demire çarptı, bayılınca panikledim, hastaneye beraber götürmek için diğer sanık Fatih'i çağırdım. Geldi, dur kardeş önce konuşalım dedi. Issız bi yere gittik. Fatih maktüle bir baktı, sonra arkadaşı Osman'ı arayıp benzin istedi. Buluşmak üzere ayrıldık, ben eve gittim. Babamı aradım, benim eve geçtik, elimi yüzümü temizledim. Fatih geldi, koltukların kanlı başlıklarını topladık.

"BUNU İLK KEZ SÖYLÜYORUM"

Bunu ilk kez burada söylüyorum. Bir baktım Fatih arabadan kemerini düzelterek iniyordu. Fatih dedi ki 'öldürmemiz lazım' Ben bıçağı aldım, boğazına sapladım.

(Bu sırada Fatih, Suphi'ye hücum etmeye yelteniyor. Jandarmalar engel oluyor)
Hadi gidiyoruz dedik, babam 'nereye' dedi. Fatih 'pikniğe gidiyoruz mangal yakarız' diye espri yaptı. Ben paniktim, Fatih soğukkanlıydı. Fatih bana yüzümü maktülün tırmalayıp, tırmalamadığımı sordu, 'evet' deyince "Kimliğini bırakmışsın sen, elini kes" dedi, kestim ellerini. Önce çuvala koyup gömecektik, sonra Fatih babamdan mazot istedi. Bıçakları temizledi.

"ÇOLUĞUNU ÇOCUĞUNU YAKARIM DEDİ"
Bana 'kız güzelmiş' dedi, 'sen bir şey mi yaptın' dedim. Sus sesini çıkarma yoksa seni ihbar ederim dedi. Ayrı arabalarla yola çıktık, geminin orda onu bekledim, Fatih aradı üniversitenin oraya çağırdı. Buluştuk, ben onun aracını takip ettim, bi sürü köyden geçtik, bir yerde durduk. Cesedi indirdim, bana benzini getir dedi, ben öyle bir niyetim olmadıgı için benzin şişesini kasten düşürdüm, yakmayalım dedim, o ısrar etti. Ertesi gün buluştuğumuzda Fatih elini omzuma koydu, "Bak, dün otobüste kıza öyle yaklaştığımı söylersen çoluğunu çocuğunu kaçırırım' dedi."

 10:30
Sanık Suphi Altındöken Özgecan'a nasıl kıydığını tüm detaylarıyla anlatırken o kadar sık ağlama molası veriyor ki.. Mahkeme Başkanı Ercan Kumubal azarlıyor. Suphi, "bacanak" dediği Fatih Gökçe'yi suçlamayı, saf bir çocuğun kötü yola yöneltilmesi gibi anlatmayı ihmal etmiyor. Elinde mikrofon... Kim inanır? Kimi kandıracak? Yüreğimin ritmi yükseliyor. Nefes alamıyorum. Tarafsız değilim. Özgecan'ın ve katledilen, tecavüze uğrayan tüm kadınların tarafındayım çünkü.

11:30
Gaziantep Barosu'ndan bir avukat, mahkeme bakanından ateşli silah taşıyanların (polis ve jandarma) duruşma salonundan çıkarılmasını istiyor. Mahkeme başkanı bu talebi reddediyor. Çok sayıda kadın örgütünün yanı sıra duruşmaya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi üyesi Mustafa Ateş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı temsilen Av. Hülya Yasa Güney de katıldı. KADEM ( Kadın ve Demokrasi Derneği) Kahrmnmaraş, Elazığ ve Antep yöneticisi avukat kadınlar geldi.

11:50

Suphi dikleniyor mahkemede. "Sinirli adamım. Hem o bayan bana ne söyledi biliyor mısınuz?" diyor. Mahkeme başkanı "söyle" diyor.
Suphi "şerefsiz" dedi deyince salondan uğultu yükseliyor: "Biz de söylüyoruz..."

12:00

Kayseri Barosu'ndan avukat soruyor Suphi'ye:
- Anlatırken ağlıyorsun. Özgecan'ı keserken ağlamadın mı hiç?
Suphi gayet rahat: "Allah kimseye vermesin. Böyle olmasını kimse istemez." dedi. Sanki basit bir kaza ya da kusurdan söz ediyordu.

3:45

Duruşmanın ikinci bölümünde sanık Baba Necmettin Altındöken konuşuyor:
"Parasızım" dedikçe ağlıyor.

"Uzun yol şoförüyüm. 11 Şubat'ta hastaneye gidip böbrek tahlillerimi aldım, eve geldim. Evden çıkmam. Dizi fimlerim var onları seyrederim."

Oğlu ve Fatih'in 15 dakika sonra geldiğini, arabaya bindiğini söyledi. Mahkeme başkanı, "Arabanın içi kan gölü. Nasıl görmedin, kan kokusu almadın mı?" deyince "Hayır efendim. Önde oturuyordum. Bu olayla uzaktan yakından alakam yok."

14:00

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde ikinci sanık Fatih Gökçe, çok heyecanlı olduğu için en son ifade vermek istediğini bildirdi. Mahkeme kabul etti. Suphinin babası sanık Necmittin Altındöken ifadesinde olaydan jandarmayla aynı anda haberdar olduğunu söyledi.

"Emekliliğime 111 gün kalmıştı.Yüksek tansiyonum var, böbreklerim rahatsız. Jandarmada gözaltında iki öğün kahvaltıdan başka bir şey yemedim" deyince Mahkeme başkanı, " Ne alakası var?" dedi.

Sanığın soruşturma savcılığındaki şfadesi banttan okunmaya başladı.

 

14:15

"BENİM DE KIZIM VAR"
Necmettin Altındöken ilk ifadesinini reddetti. Hüngür hüngür ağlayarak "Benim de kız evladım var. Bilsem engellerdim" Başkan, "Cesetle onca saat gezmişsin ama" deyince reddetti.

"DOKTOR BENİ COPLA DÖVDÜ"

İlk İfadesinde gözlerinin iyi görmediği için avukatın getirdiği ifadeleri okumadan imzaladığını, polisin küfrettiğini, sağlık kontrolü için götürüldüğü doktorun kendisini copla dövdüğünü ağlayarak iddia etti.

Soruşturma Savcılığı'na verdiği ifade banttan okunan baba Necmettin Altındöken'in çelişkileri ortaya çıkıyor. Arabada bir şey görmediğini söyleyen sanık, önceki ifadesinde araçta duyduğu hırıltıyı tarif ediyor. Cesedi oğlu Suphi ile Fatih'in nasıl yaktıklarını seyrettiğini de anlatıyor.

"ONLARI KOVDUM"

Özgecan'ın ellerini evde gördüğünü, giysi ve eşyalarını sobada yaktığını söyledi. Cesedi evine koymalarına itiraz ettiğini, küfrederek kovduğunu anlattı.

Oğul Ahmet Suphi babasını, baba da oğlunu masumlaştırma çabasında. Baba şimdi de oğlunun psikolojik rahatsızlığı olduğunu, kına gecesi kendisini bıçakladığını örnek olarak gösterdi. Bol bol gözyaşı döktü.

14:25

Sanık Fatih Gökçe konuşuyor:
"Hastaneye götürmesini birkaç kez tekrarladım. "Gerek yok zaten ölük" dedi. Kaçtım. Beni bulmalarından korktum. Annem gibi tansiyon hastasıyım. Babasına yalvardım, Suphi'yi polise götürmesi için yalvardım. O da " Keşke engel olsaydın" dedi. Babası polise git deseydi giderdi.

"SUPHİ ARABAYA GİRDİ, 3 DAKİKA SÜRDÜ"

Suphi babasından bıçak istedi. Önceden hazırlamış gibi verdi hemen. Suphi arabaya girdi, 3 dakika sürdü. İndiğinde elinde maktule ait elleri gördüm. Onları bir poşete koydu."

 

14:45

Mahkeme Başkanı, Fatih Gökçe'ye, banttan bir bölümü okunan önceki ifadesini sordu.
Gökçe, "Jandarma hep ' şunu şöyle, bunu böyle yap' dedi. Neredeyse ben öldürdüm diyecektim. Halbuki 'yaktıkları şeyi' jandarmaya ben gösterdim."

15:05
Müdafi avukat Suphi Altındöken'e sordu: Fatih seni, sen Fatih'i suçluyorsun. Sen, o yaktı diyorsun.

Suphi Altındöken: Ben yakmadım. Aşağı inip yakan Fatih'ti.

Avukat: Özgecan neden çıplaktı, neden gazete örttünüz?

Suphi Altındöken: Hatırlamıyorum, görmedim.

Avukat: Paltosu, bluzu, kazağı vardı. Baban eve götürdü. Özgecan'ın inmesi için kapıyı açıp beklemen yeterliydi.

Suphi Altındöken: İnmedi. Ben de indirmek için arkadan bindim.

Avukat: Özgecan'ın neden yüzünü, gözünü, elmacık kemiklerini tırmaladın? Sağ alt bacağının arkasında ve vücudunda neden bizler oluştu? Pantolonun yok muydu o sırada?

Suphi Altındöken: Ben tepiklerken cırmaladı.

15:30
Müdafi avukat Fatih Gökçe'ye sordu: ''Suphi senin kemerini toplayıp fermuarını çektiğini, tecavüz ettiğini söylüyor''

Fatih Gökçe: Olur mu hiç öyle şey. Benim kızım var. Suphi ile babası yapmıştır.

16:00

Özgecan'ın amcası Yaşasın Aslan:

Bunların başka faili meçhulleri vardır, araştırılsın
Mahkeme başkanı Özgecan'ın emekli astsubay amcası Yaşasın Aslan söz aldı:

-122 gündür cehennem hayatı yaşıyoruz. Ateş düştüğü yeri yakar. Biz ateşin içindeyiz. Özgecan, aile vekendi adıma öyle bir karar istiyorum ki dünyaya ve ülkemize örnek olsun. Çocuklarımızın başına gelme ihtimali bertaraf olsun. Canilerin ruhundaki sapıklıklar ortaya çıkmasın. Bu değerli millet için istiyorum ki herkes mutlu yaşasın.

Çok tecrübeli, pişkin, profesyonel anlatıyorlar ki. Bunların başka faili meçhulleri vardır. Araştırılsın. Tarsus bölgesindeki faili meçhullerin bunlardan kaynaklandığını düşünüyorum.

En ağır şekilde bu canilerin safsatalarına inanmadan en ağır cezayıvermenizi istiyorum.

Mahkeme Başkanı sordu: Müdahil olmak istiyor musun?

-Evet istiyorum.

 

17:00

Suphi'nin Eşi Neslihan Altıntaş, SAGBİS (Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi) ile duruşma salonuna bağlandı:

"Eşinin elindeki kan ve yüzündeki tırnak izlerini sorunca "kavga ettim" dedi. Siyah pantolon kazağını çıkarıp yıkamamı istedi. Kan var mıydı bilmiyorum. Hiç aklımın ucuna dahi gelmedi böyle bir şey olduğunu. Zaten kavgacı biriydi, şüphelenmedim."

 

 
12 Haziran 2015 Cuma 17:29 
Yorum YapYazdır
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Suzan Gözel</p> <p>2015-06-16 19:09:07</p> <p>Allahtan rahmet dilliyorum ailesine sabır (katillerin en büyük cezayı almasını talep ediyorum ) dünya kadınlara sahip çık acımız büyük Allah kadınlara yardım ettsin</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:14
  • Akşam17:30
  • Yatsı19:05
 
Tarihte Bugün
1474 - Köping, İsveç'te kent konumuna alındı.
1829 - Johann Wolfgang von Goethe'nin eseri Faust ilk kez sahnelendi.
1853 - Giuseppe Verdi'nin "Il Trovatore" operası Roma'da sahnelendi.
1861 - Georgia, Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrıldı.
1903 - Okyanus aşırı ilk radyo yayını Amerika Birleşik Devletleri ile Birleşik Krallık arasında gerçekleşti.
1915 - George Claude, reklamcılıkta kullanılmak üzere neon tüplerinin patentini aldı.
1915 - Zeplinlerin kullanıldığı ilk hava saldırısı Almanya tarafından İngiltere'ye yapıldı.
1941 - II. Dünya Savaşı: İngiliz güçleri Eritre'ye saldırdı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Japon askeri birlikleri Burma'yı işgal etti.
1945 - Deutsche Bank ve Deutsche Orient Bank, Türkiye'deki faaliyetlerini durdurdu ve tasfiye hazırlıklarına başladı.
1949 - Küba, İsrail'i diplomatik anlamda tanıdı.
1950 - Türkiye'de İş Mahkemeleri kurulması kararı alındı.
1950 - Çin önderi Mao Zedong, Ho Şi Mingh'in önderliğindeki Kuzey Vietnam'ı tanıdı.
1956 - Akis dergisi yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek beraat etti. Arcayürek hakkında dava "Kedi gelince fareler kaçtı" başlıklı yazısı nedeniyle açılmıştı.
1959 - Amerika Birleşik Devletleri ile imzalanan İstimlak ve Müsadere Garantisi Anlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde onaylandı. Anlaşma basında kapitülasyonlara dönüş olarak nitelendi.
1960 - Sosyalist Parti faaliyete geçti. Genel başkanlığa Prof. Atıf Akgüç getirildi.
1960 - İsveç'in başkenti Stokholm'den Ankara'ya gelen İskandinav Havayolları'na (SAS) ait yolcu uçağı Esenboğa Havaalanı yakınlarında düştü, 42 kişi öldü.
1961 - Yassıada duruşmaları devam ediyor; İpar Davası sanıkları Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan, Medeni Berk, Hayrettin Erkmen ve armatör Ali İpar mahkûm oldular.
1961 - İstanbul'da atlı arabalara plaka verilmemesi kararlaştırıldı.
1966 - Hindistan'da Nehru'nun kızı İndira Gandhi, başbakan oldu.
1969 - Amerikan Büyükelçisi Robert Komer istifa etti. Robert Komer'in makam arabası 6 Ocak günü Ortadoğu Teknik Üniversitesini ziyareti sırasında öğrenciler tarafından yakılmıştı.
1969 - Prag'da Jan Palach adındaki öğrenci, Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya'yı işgalini protesto için kendini yaktıktan üç gün sonra öldü. Prag'da protesto gösterileri düzenlendi.
1977 - Miami-Florida'da kar yağışı: Florida'nın tarihinde ilk kez gerçekleşti.
1978 - 1938'den beri üretilen Volkswagen Beetle (Kaplumbağa) modeli otomobillerden sonuncusu Volkswagen'in Emden'deki fabrikalarında üretildi. Kaplumbağaların üretimine Latin Amerika'da 2003 yılına kadar daha devam edilecektir.
1981 - Bakırköy İş Mahkemesi Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) kayyım atadı.
1983 - Niksar Cumhuriyet Savcısı Nihat Gerçek'i öldürmekten yargılanan iki ülkücü mahkûm edildi.
1983 - Apple şirketi, bir mouse ve "grafik ara yüzü" ne sahip ilk ticari bilgisayar olan The Apple Lisa yı duyurdu.
1983 - Lyon Kasabı olarak da bilinen Nazi savaş suçlusu Klaus Barbie Bolivya'da tutuklandı.
1988 - Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Milletvekili Mehmet Ali Eren Türkiye'de Kürt sorunu olduğunu ve Kürtlere baskı yapıldığını söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olaylar çıktı.
1992 - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Kurulu yapıldı; genel başkanlığa Kemal Nebioğlu seçildi.
1997 - Yaser Arafat, İsrail kontrolü altındaki son Batı Şeria şehri Hebron'un Filistin'e verilmesini kutlamak üzere 30 yıl aradan sonra ilk kez Hebron'a geldi.
1998 - Kenan Şeranoğlu adlı bir kişi, Titan Saadet Zinciri adı altında 30 bin kişiden 8,6 trilyon lira topladı. 15 Haziran'da, Şeranoğlu ile aralarında babasının da bulunduğu 7 sanık dolandırıcılık suçuyla çeşitli hapis cezalarına mahkum edildi.
2004 - Rubia isimli bir köpek Aconcagua dağı zirvesine çıkarak bu alanda bir dünya rekoru kırdı.
2005 - SEKA İzmit İşletmesinin kapatılma kararını protesto eden çalışanlar, fabrikadan çıkmama kararı aldı.
2005 - "Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600-1600" sergisi, Londra'daki Kraliyet Sanatlar Akademisi'nde açıldı.
2006 - NASA'nın uzay sondası New Horizons, Plüton'a doğru yolculuğuna çıktı.
2007 - Gazeteci Hrant Dink uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık