Başkanları istifaya zorlayan Erdoğan yıllar önce ne demişti?

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » ÖZEL BİR HASTANENİN GÜVEN VERMEYEN UYGULAMASI

ÖZEL BİR HASTANENİN GÜVEN VERMEYEN UYGULAMASI

Trabzon Yıldızlı'da özel bir hastaneye giden İ.E. adlı hasta, steril olmayan ortam ve cihazlarla tahlil edilmeye kalkışılınca buna itiraz eder. Çok hassas bir hastalığı olan İ.E., steril olmayan ortamdaki bu tahlili yaptırsaydı, belki de sağlığını tamamen kaybedecekti. Hastamız herkesi uyarmak amacıyla yaşadıklarını kaleme aldı ve viratrabzon.com haber sitesine gönderdi. İşte hastamızın, hem sağlık kurumları, hem de hastalar için derslerle dolu mektubu.

 
14 Aralık 2013 Cumartesi 13:17 
Yorum YapYazdır
 
 
ÖZEL BİR HASTANENİN GÜVEN VERMEYEN UYGULAMASI

Birkaç gündür soğuk algınlığı nedene yatıyordum.  Öksürük ve nefes problemlerim oldu. Arkadaşım Akçaabat tarafında bir özel hastanenin göğüs bölümünde bir doktoru tavsiye etti. Dün internetten randevu aldım ve bu sabah kalkıp bu özel hastanenin göğüs bölümüne gittim.

 

Dr. F’ ye muayene oldum. Gerçekten doktor olarak güven veren konusunda uzman bir kişi. Geldiğime memnun oldum. Doktor bey benden göğüs filmi, nefes testi ve kalp grafiği istedi.

 

Kalp grafiği çektirmeye gittim. Hastanın yatacağı sedyenin örtüleri değişmemişti. Değiştirmelerini istedim. “Değiştirmiyoruz, steril bezle siliyoruz” dediler.  Kullanılmış örtülerin üzerine yatmayacağımı bildirdim. Sonunda işin oluruna giderek büyük kağıt havlular serdirerek kalp grafiğini çektirdim.

 

Sonra nefes testi yaptırmak için ilgili bölüme gittim. Küçük bir makinenin uçuna bağlanan 5 cm bir borudan üfleyerek akciğer fonksiyonlarını ölçen bir test. Ağıza koyularak üflenen borulardan 4 adet bir poşette masanın altında görülür vaziyette duruyordu. Görevli poşetten bir boru aldı makinenin ucuna taktı. Boruların sıfır olup olmadıklarını sordum. Yeni oldukları belirtildi. Ağzıma koyuldu ve nefes verdim.  Sonra başka bir boruyu bir Ventosal türü bir ilacın ağzına takarak bu ilacı da boru vasıtası ile ağzıma sıktı.  15 dakika sonra tekrar nefes testi yapılacağını belirtti ve ben beklemek üzere dışarı çıktım.  Bana kullandığı boruların biri makinenin ağzında duruyordu diğeri de odada bulunan lavabonun kenarına koydu.

 

15 dakika dolunca içeri girdim. (Yine masanın altındaki poşette 4 boru mevcuttu.) Tekrar poşetten makineye bir boru taktı ve üflemem üzere ağzıma koydu. “Boru ıslaktı. Bu boru neden ıslak, sıfır boru değil mi” diye sordum. “Dezenfekte ettim. Onun için ıslak” cevabını aldım.  Beynimden aşağıya kaynar sular aktı. “Nasıl yani?”  diye sordum. Görevli “boruları dezenfektenle dezenfekte edip yine kullanıyorum” dedi. Lavobanın kenarına koyduğu boruyu, dezenfektenle silerek torbaya geri koymuş.  “Yakın zamanda alınmadı, eczanede yok, hep böyle yapıyoruz” dedi. Ben kullanılmış boru ile nefes testi yaptırmam, kullanılmamış boru istiyorum.” dedim. Eczaneye telefon etti. “Nefes testi borusu geldi mi, hasta yeni boru istiyor “ dedi. Bana döndü ve gelmemiş, yaptırmıyorsanız, testinizin birinci bölümünü alın doktora getirin” dedi ve makineden çıkan sonucu alıp bana verdi.  Ben itiraz ettim. ”Nasıl bunu yaparsınız burası özel bir hastane, mikroptan korkmuyor musunuz” dedim. “Ben burada bir görevliyim. Benim üstümdekiler böyle istiyor” dedi.

 

Bu görevliden başhekimin adını öğrendim ve başhekimlik katına çıktım. Başhekim  üroloji bölümünde hoca olduğu için muayenede imiş. Bekledim içerdeki hasta çıktı ve yanına girip durumu anlattım. “Biraz bekle hastalara bakayım konuşalım “dedi. Bekledim. Sonra beni odaya çağırdılar. Durumu anlattım.

Dedim ki:

1-      Bu boru dezenfekte etmekle mikroplardan kurtulur mu?

2-      Steril etmek için boruya kullandığınız steril ilaç insan sağlığına zarar vermez mi. Direk ağzıma bulaştı.

 

Başhekim, bana haklı olduğumu, o görevlinin gereğinin yapılacağı hikayeleri anlattı. Bende  “bunun görevlinin suçu olmadığını, hastanenin ucuz maliyet politikasının suçunu bir görevliye yüklemenin adıl olmadığını belirttim.

 

Nefes testimin yarım kaldığını, o boruları kullanmayacağımı belirttim. Başhekim eczane ile görüştüm. Ellerinde boru yokmuş, gelecekmiş, sizin ödediğiniz parayı iade edelim. Dedi. “Hasta kabule gittim. Tedavime devam edemeyeceğim belirttim. O sırada başhekimin yanındaki görevli geldi, hasta kabuldeki görevlilere benden alınan paranın iade edilmesini söyledi ve 30 lirayı kredi kartıma iade ettiler.

 

Şimdi soruyorum. Sağlık Bakanlığı, birçok hastalığın bulaşmaması için bu kadar masraf ederken, bir özel hastane ve sağlık personeli biraz daha kazanmak için böyle bir şeyi nasıl yaparlar?

 

Yaşadığım kötü olayın şokunu atlatınca, öğlenden sonra Ahi Evren Hastanesi'ne gittim. Doktor yine aynı testleri istedi. Nefes testi yaptırırken dikkat ettim. İki tane büyük bidon var. Biri kullanılmamış nefes boruları ki steril naylon poşetlerin içinde. Görevli poşeti senin yanında açıyor ve el değdirmeden makinenin ucuna geçiriyor. Diğer bidona kullanılmış borular atılıyor. Konuyu onlara da sordum.  Her hastaya bir boru kullandıklarını ve sağlık uygulamasının böyle olduğunu belirttiler. Böyle olduğunu zaten biliyordum. Daha önceleri  bu testi Hacettepe, Gazi, Başkent ve Ahi Evren hastanelerinde yaptırmıştım.

 

Şu dersi çıkardım. Mikrop almak istemiyorsan, sterilite açısından devlet hastanelerini tercih etmek daha mantıklı. Kurumsallaşmamış, küçük özel hastaneler daha çok kazanmak için insan sağlığını ve devletin bulaşıcı hastalıklarla mücadele için yaptığı sağlık giderlerini hiçe sayıyorlar.

 
14 Aralık 2013 Cumartesi 13:17 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1520 - Ferdinand Magellan, Güney Amerika'nın güneyinde, kendi ismiyle anılan boğazı keşfetti.
1805 - Amiral Nelson komutasındaki İngiliz filosu, İspanya'nın güneybatısında Trafalgar'da Napolyon'un Birleşik Fransız-İspanyol Donanmasını yendi. Amiral Nelson da savaşta öldü.
1854 - Kırım Savaşı'nın başlaması üzerine modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale, 38 başka hemşireyle birlikte Üsküdar'daki Selimiye Kışlası'na gönderildi.
1860 - İlk özel siyasi gazete Tercümanı Ahval çıkmaya başladı. Sahibi Yozgatlı Çapanoğlu Agah Efendiydi.
1879 - Thomas Edison, karbon filamanlı elektrik ampulünü icat etti.
1935Almanya, - Milletler Cemiyeti'nden resmen ayrıldı.
1938 - Japonlar, Çin'in Kanton şehrini işgal etti.
1940 - Ernest Hemingway'in Çanlar Kimin İçin Çalıyor kitabı New York'ta basıldı.
1945 - Fransa'da kadınlar, ilk kez oy kullanma hakkı elde etti.
1945 - Nüfus sayımı yapıldı. Türkiye nüfusunun 18.871.203 olduğu açıklandı. İstanbul il nüfusu ise 1.071.686.
1950 - Çin askerleri Tibet'i işgal etti.
1965 - İkeya seki kuyruklu yıldızı güneşin 450,000 kilometre yakınından geçti.
1969 - Federal Almanya'da sosyal demokrat Willy Brandt şansölyeliğe (başbakan) seçildi.
1971 - Pablo Neruda, Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1972 - Profesör Mümtaz Soysal Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nca, Anayasaya Giriş adlı ders kitabında komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklandı.
1973 - Necmettin Erbakan Milli Selamet Partisi Genel Başkanı seçildi.
1977 - Avrupa Patent Enstitüsü (EPI) kuruldu.
1981 - Atatürk Barajı'nın temeli, Devlet Başkanı Kenan Evren tarafından atıldı.
1983 - Uzunluk ölçüsü metre, ışık hızı üzerinden yeniden tanımlandı ama uzunluğu yine aynı kaldı. Buna göre 1 metre ışığın havasız ortamda saniyenin 1/299,792,458 'i süresince katettiği mesafedir.
1984 - Afşin-Elbistan Termik Santrali açıldı.
1985 - Alman gazeteci ve yazar Günter Wallraff'ın Türk işçisi kimliğiyle yaşadıklarını anlattığı En Alttakiler (Ganz Unten) adlı yapıtı piyasaya çıktı.
1987 - Türkiye'de montajı yapılan ilk savaş uçağı F-16 Savaşan Şahin resmi törenle uçuruldu.
1990 - Genel nüfus sayımı: Türkiye'nin nüfusu 56.473.035
1997 - Eda Deniz Çelik dünyaya geldi. Sayesinde türkiyedeki 16 farklı düşünce biçimi ile 2 yasa değiştirildi.
1997 - Anadolu Ajansı, uydu ile kesintisiz haber yayınını, Başbakan Mesut Yılmaz'ın da katıldığı toplantı ile başlattı.
1998 - TBMM, NATO'nun genişlemesini onayladı. Böylece 16 ittifak üyesi ülkenin de onayı tamamlandı ve genişleme kesinlik kazandı.
1999 - Çeçenistan'ın başkenti Grozni'de kalabalık bir alışveriş merkezine yapılan roket saldırısında 110 kişi öldü, 400 kişi yaralandı.
1999 - Ahmet Taner Kışlalı bombalı bir suikastle öldürüldü.
2005 - Finlandiyalı ünlü rock grubu Nightwish'in 9 yıllık vokalisti Tarja Turunen, grupla olan son konserinin ardından atıldı.
2007 - 2007 Sivil Anayasasının halk tarafında referandumla oylaması.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:51
  • Güneş06:31
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:16
  • Akşam17:41
  • Yatsı19:09
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık