Halk oylamasında neye EVET, neye HAYIR?

Ana Sayfa » Medya Kritik » Özdemir İnce- Aydınlık

Özdemir İnce- Aydınlık

Halkın afyonu!

 
5 Kasım 2012 Pazartesi 16:32 
Yorum YapYazdır
 
 
Özdemir İnce- Aydınlık


Karl Marx şu ünlü “Din halkın afyonudur” sonuç cümlesini “Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı” (1843-1844) adlı kitabının giriş bölümünde yayınlamıştı. Aradan 169-170 yıl geçmiş. “Din halkın afyonu”dur, Marx’ın en önemli ve en çok anılan cümlelerinden biridir ve Avrupa’da değil ama Türkiye de aralarında olmak üzere İslâm ülkelerinde din düşmanlığının belgesi olarak gösterilir. Marx, dinin olumsuz toplumsal işlevini acımasızca eleştirmiştir, ama bu eleştiriyi “din düşmanı” kefenine sarmak haksızlık olur.
 
Dinin eleştirisi
 
Karl Marx, din eleştirisinin her türlü eleştiri eyleminin ön koşulu olduğu düşüncesindedir. Marx’ın eleştirel temeli (sadeleştirilmiş özetle) şu görüşe dayanır:
 
Din insanı yaratmamıştır, aksine dini insan icat etmiştir. Din, henüz kendi gerçek varlığını keşfedememiş ya da kendini çoktan yitirmiş insanın kendi varlığını algılama biçimidir. Ama insan dünyanın dışında bir yerde yaşayan soyut bir varlık değildir. İnsan, bir devlet aygıtında ve bir toplumda yaşar. Bu devlet ve toplum, dünyayı tersine bilinçle yorumlayan dini üretirler. Din, bu dünyanın, bu dünyayla ilgili bilgilerin, dünyanın sıradan mantığının, manevi onurunun, coşkusunun (vecdinin), evrensel teselli ve kanıtlanışının genel kuramıdır. Din, insan varlığının gerçekdışı gerçekleşmesidir, çünkü dinin tasavvur ettiği insan varlığı hakiki gerçekliğe sahip değildir. Demek ki dine karşı mücadele etmek, dolaylı olarak, manevi aroması din olan bu dünyaya karşı mücadele etmek anlamına gelir.
 
Karl Marx, bu düşüncesini şöyle bağlar: “Dinsel sıkıntı bir bakıma gerçek sıkıntının ifade tarzıdır; bir bakıma da gerçek sıkıntıya karşı bir itirazdır. Din ezilmiş (zulme uğramış, mazlum, susturulmuş) insanın iç çekmesi (yanık türküsü, içli ezgisi), ruhun dışlandığı toplumsal koşulların ruhu olduğu gibi kalpsiz bir dünyanın da ruhudur. Din, halkın afyonu’dur.”
 
Afyon olmak
 
Aslına bakarsanız son paragraf dinin eleştirisinden çok onun övgüsü gibi bir şey. Dinin, mazlum insanın yanık türküsü, kalpsiz ve ruhsuz dünyanın ruhu olduğunu söylemek övgüden başka nedir? Ama din, ezilmiş insana verdiği teselli ile onu tıpkı afyon gibi uyuşturuyor. Onu tepkisiz bırakıyor, ona boyun eğdiriyor. Ne var ki insanın gereksinimi teselli verdiği uyuşma değil, tam tersine kendini ezene karşı direnme bilinci ve hakkını alma eylemidir.
 
Din adamlarına sorarsanız, din, teselli verdiği kadar direnme bilinci de vermektedir. Dinler ve mezhepler arası ideolojik çatışmalar vardır, ama dinsel dürtülü toplumsal hak arama hareketleri pek görülmez.
 
Dört-beş yaşımda ya vardım ya yoktum, bir gün sokakta öğrendiğim hurafe ve safsatalardan birinin doğru olup olmadığını halamın kızına, “Abla, öteki dünyada zenginler fakir, fakirler zengin olacakmış, doğru mu?” diye sormuştum. Feriha ablamın verdiği cevabın hiçbir önemi yok. Öteki dünyada zengin (mutlu) olunacaksa, bu dünyada yoksul (mutsuz) olmanın ne önemi vardı, ne anlama geliyordu? Sorun bakalım, insanların kaçta kaçı bu dünyada varsıl, öteki dünyada yoksul olmayı seçer?
 
Bu teselli müdahalesi, dinin, devletin ve egemen sınıfın ideolojik aracı olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıyor mu? Afyon, hükümetin ve egemen sınıfın elinde, onu dilediği zaman ve yerde dilediği gibi uyuşturucu olarak kullanır.
 
Din, teselli ve miskinlik aracı olarak kullanılmaz ise afyon etkisi göstermez. Zuladaki afyon gibi yerinde durur. Dini, toplumsal eşitsizlik ve zülüm karşıtı olarak da kullanmak mümkündür ama kim kullanacak, iktidardan yoksun ezilenler mi? Dinin tarafsız olduğunu kabul etsek bile, dinin örgütü (tapınak) ve örgütün görevlileri (din adamları) iktidar adına afyon dükkanını işletirler.
 
Karl Marx, örneklerini hep Hıristiyanlıktan vermiştir ama çok tanrılı ve tek tanrılı dinlerde, tapınaklarda ve ruhban sınıfında durum değişmez, afyon dükkanı işler.
 
Afyon ve AKP
 
Rönesans, reform ve aydınlanma çağından sonra, Hıristiyan aleminde afyon dükkanları yavaş yavaş kapanmaya başladı. Afyon çekme törenleri kitlesellikten bireyselliğe dönüştü; bireysellik de zaman içinde seyrekleşmeye başladı.
 
Hıristiyanlığın ve Kilise’nin afyon etkisini yaşamış olan Batı, kimi zaman yasalarla, kimi zaman toplumsal anlaşmalarla afyon olarak kullanılan dini siyasal arenanın dışına çıkardılar. Adının önünde “Hıristiyan” sıfatı bulunan partiler bile siyasal mücadelenin laik ortamla sınırlanmasını kabul etmiş durumdalar.
 
Ama Türkiye örneğinde de görüldüğü gibi Müslüman halkların yaşadığı ülkelerde İslam dininin afyon olarak kullanılması sürdürülüyor.

Anayasa Mahkemesi’nde kapatılmaktan son anda tuhaf bir şekilde kurtulan AKP’nin on yıllık iktidar döneminde yaptığı işler Karl Marx’ın “Dinler halkın afyonudur” sözünü yadsınamaz bir biçimde doğrulamakta ve kanıtlamaktadır. AKP, yürürlükteki anayasaya karşın ama siyasal partiler ve seçim yasaları sayesinde, İslamı afyon olarak kullanmayı sürdürmekte ve Cumhuriyeti kuran ve laik CHP’yi halkın değerlerine karşı olmakla suçlamaktadır. Bu ne biçim utanmaz yasa tanımamazlıktır?
 
“İmam hatipler bizim arka bahçemizdir” diyen Necmettin Erbakan, Milli görüş partilerine, afyon dükkanlarının hizmetkarlarının yetiştirileceği adresi göstermiştir. İlk, orta ve yüksek öğrenimi afyonhaneye dönüştüren AKP, son zamanlarda, Cumhuriyet’in yasa ile kapattığı medreseleri büyük keşhaneler olarak tekrar açmak için piyasa araştırması yapmaktadır.
 
İşin tuhaf ama utançlı yanı şu ki, kimileri AKP’nin yaptıklarını demokratik açılım olarak adlandırmaktadır.
 

 
5 Kasım 2012 Pazartesi 16:32 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
6
1
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:47
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:08
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık