Trabzon'a kim ihanet etti?

Ana Sayfa » Siyaset » 'One minute'nin hedefi eski İsrail Cumhurbaşkanı bugüne ne dedi?

'One minute'nin hedefi eski İsrail Cumhurbaşkanı bugüne ne dedi?

Davos'ta bir panelde dönemin Türkiye Başbakanı Erdğan'ın ''One minute'' çıkışına hedef olan İsrail eski Cumhurbaşkanı Şimon Peres, bugün gelinen noktayı nasıl değerlendirdi? Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel Peres'le görüştü.

 
4 Temmuz 2016 Pazartesi 07:18 
Yorum YapYazdır
 
 
'One minute'nin hedefi eski İsrail Cumhurbaşkanı bugüne ne dedi?

7 yıl sonra one minute yanıtı

 

İsrail’in 9. Cumhurbaşkanı Şimon Peres, politik kariyerine ülkesinin skalasına göre ‘şahin’ olarak başlasa da uzun süredir barış yanlısı tutumuyla ve deneyimiyle akil konum elde etmiş bir siyasetçi. 12 hükümette dışişleri bakanlığından başbakanlığa birçok önemli görev aldı. Cumhurbaşkanlığını 2014’te Reuven Rivlin’e devrettiğinde Türkiye ile İsrail arasında geçen hafta imzalanan ilişkilerin normalleşmesine dair anlaşma, kapalı kapılar ardında müzakere ediliyordu. Peres, 2009 Davosu’ndaki meşhur ‘One minute’ panelinde Erdoğan’la podyumu paylaşan isimdi. Daima Türkiye’yle iyi ilişkiden yana tavır koyan Peres, Mavi Marmara baskınında 10 Türk vatandaşının öldürülmesiyle başlayan sıkıntılı süreci birebir yaşadı. İki ülke arasında 6 yıl sonra gelen uzlaşmanın ardından durum değerlendirmesi için kapısını çaldım.

GEÇMİŞ ÖLÜDÜR VE DEĞİŞTİREMEZSİNİZ
- Mart 2013’teki mülakatı ABD Başkanı Obama’nın İsrail ziyaretinin hemen ardından Kudüs’teki Başkanlık Sarayı’nda yapmıştık. İsrail Başbakanı Netanyahu, Mavi Marmara’da öldürülen Türk vatandaşları için daha yeni özür dilemişti. Aradan üç yıl geçti, bu kez ilişkilerin normalleşmesi için anlaşma imzalandığı için buradayım. Artık görevde değilsiniz ama siyasetin içindesiniz. Nasıl buldunuz varılan anlaşmayı?
- Geç oldu ama yapılacak doğru şey buydu. Devamlı geçmişe takılı yaşayamazsınız. Bunun sebebi de çok basit; geçmiş ölüdür ve değiştiremezsiniz. O nedenle de unutun! Enerjinizi ve zamanınızı çocuklarınız için geleceği planlamaya harcayın. Uzun tarihleri ve derin kültürleri olan iki ülkenin (Türkiye ve İsrail) barış içinde yaşamamaları için hiçbir sebep yok. İnsanlar o detaya, bu detaya takılıyor. Peki alternatifi nedir? Sonuçta iki tarafın da kolay olmayan birtakım adımlar atması gerekiyordu, karmaşık durumlardı. Ama sonuçta bu adımları atmayı başardılar. Adımlara değil de sonuca bakın. Daha önce neredeydik, şimdi neredeyiz? Mesele bu. Ben tarihsel sürece baktığım zaman Türkiye ile İsrail’in doğru zamanda, doğru anlaşmayı yaptığına inanıyorum. İsrailliler ve Türkler için verimli sonuçlar doğuracağını düşünüyorum. Önemli olan da bu.


KAZANAN İKİ TARAF
- İki ülkede de muhalifler hükümetleri anlaşmaya onay verdikleri için farklı gerekçelerle eleştirdi. Gördüğüm kadarıyla İsrail’de anlaşmayı ‘onur kırıcı bir teslim olma hikâyesi’ olarak yaftalayan ciddi bir kesim var. Herhangi bir taraf için teslimiyet söz konusu mu sizce?
- Ben teslim olan kimse görmüyorum. Benim gördüğüm, kazanan iki taraf. Kazanan İsrail ve Türkiye halklarıdır. Bunun adı teslimiyet değil kazanımdır. Yapılması gereken zaten buydu. Barış için tavizler de verirsiniz gerektiğinde. Bunda yanlış bir şey yok. Tavizler verilerek ulaşılan bir barış, uzlaşmaz bir dünyaya yeğdir.

7 yıl sonra one minute yanıtı
2013 Mart’ında Kudüs’teki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda görüştüğümüz Şimon Peres bu kez bizi Yafo’daki kendi adını taşıyan barış merkezinde ağırladı. Eğitim, sağlık ve tıp alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan merkez, siyasetten uzak bir sivil toplum kuruluşu olarak hizmet veriyor. Peres’le çalışma odasının önündeki barış balkonu’ndan birlikte Akdeniz’i izledik.

7 yıl sonra one minute yanıtı

 


BARIŞTAN BAŞKA ALTERNATİF VAR MI
- Anlaşmayı İsrail adına müzakere eden Joseph Ciechanover imzadan sonra şöyle dedi: ‘Bütün taraflar bu süreçten bir bedel ödediğini hissederek çıktı.’ İsrail’in ödediği bedeli siz nasıl tanımlarsınız?
- Bu benim de kendime sorduğum bir soru. Bedel nedir? Sonuç nedir? Alternatif nedir? Velev ki bedel ödemediniz, sonra? Asıl mesele doğru istasyona mı, yoksa yanlış istasyona mı vardığınızda. Bakın her yanımız terörist dolu. Geçen hafta Türkiye’de yapılan saldırı şoke edici. Şöyle bir ortamda barış yapmaktan başka alternatifimiz var mı? Burada barışın karşısındaki seçenek teröre prim vermektir. Bir karar vermeniz gerekiyor. Sonuçta iki tarafın da insani değerlere sahip çıkan tarihi bir karar verdiklerini düşünüyorum. Herkesin de kendine sorması gereken soru; barışın bedeli değil, barışın taşıdığı değerdir.


İKİ YIL KAYBETTİĞİMİZ İÇİN ÜZGÜNÜM
- Üç yıl önceki mülakatımızda da benzer mesajlar verdiğinizi anımsıyorum. Siz kişisel olarak zaten hep uzlaşılması gerektiğini düşünenler tarafındaydınız. Ama işler öyle ilerlemedi.
- İki yıl kaybettiğimiz için üzgünüm.


- Benim de sormak istediğim tam bu. Sonuçta kabul edilen metne bakınca neden bu kadar uzun zaman aldığını sorgulamadan edemiyor insan. Sizce iki tarafta da liderler bir anlamda iç politikaya ve seçim süreçlerine kurban mı ettiler daha hızlı varılacak bir anlaşmayı?


SÜREÇTE, PEK ÇOK YANLIŞ ANLAMALAR VAR
- Süreçte pek çok yanlış anlamalar da var. Mesela Türkiye’de bizim Gazze halkının zarar görmesini istediğimizi sanan insanlar var. Kesinlikle hayır. Biz de onların mutlu olmasını istiyoruz. Onların refahına, huzuruna kastımız yok. Bu nedenle de Gazze’den çıktık onları kendileriyle özgür bıraktık. Barış mutlu sonla başlamaz, barış mutsuz bir başlangıçtır. Barış düşmanlar arasında başlar, dostlar arasında değil. Tünellerin inşasına son vermek, bize füze atmayı bırakmak, çocuklarımızı öldürmekten vazgeçmek onların ellerinde. Biz oradan çıkma kararı aldığımızda onlar için 4 milyar dolara alternatif evler inşa ettik. Tek söylediğimiz şuydu; biz sizi özgür bırakıyoruz, kendimiz de güvende kalmak istiyoruz.

7 yıl sonra one minute yanıtı


İSRAİL VURULUYOR OLMASA GEMİLER DOĞRUDAN GİDER
- Tünellerden bahsettiğinize göre Gazze’ye yönelik deniz ablukasını da konuşalım. Ablukanın kaldırılması hep Türkiye’nin önkoşullarından biri oldu. Buna karşın İsrail’in önkoşulu ise Türkiye’deki Hamas ofislerinin kapatılmasıydı. Gelinen noktada iki koşulun da tam olarak yerine gelmediğini görüyoruz. Ambargo hafifledi ama Türk gemileri Gazze’ye yardımı yine Aşdod Limanı’na taşıyacak. Öte yandan Hamas ofisleri açık kalacak ancak Türkiye İsrail’e yönelik saldırılar için kullanılmaması için devrede olacak. İşi uzatan koşullar sonuçta karşılanmadıysa gerçekten de neden 2 yıl bekledik?
- Dediğiniz gibi gemiler Aşdod Limanı’na gelecek. Madem bu bugün kabul görecekti, neden uzun süre diğer seçenekte ısrar edildi o halde? Bizim Türkiye’nin Hamas’a yardım etmesiyle bir sorunumuz yok. Ama eğer gerçekten Gazze’ye yardım etmek istiyorsanız, saldırılarına son vermelerini söylemelisiniz. Zaten İsrail’i vuruyor olmasalardı, gemiler de, yardım da doğrudan Gazze’ye giderdi.


- Anlaşmanın imzasından sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan süreçte Hamas lideri Halid Meşal ve Mahmud Abbas ile devamlı temas ve istişare içinde olduklarını açıkladı. Türkiye’nin İsrail’le yapacağı anlaşmayı Hamas’la teati etmiş olması ülkenizi rahatsız edecek bir unsur mudur?


ERDOĞAN HAMAS’I VAZGEÇİRMELİ
- Biz Hamas da dahil kimsenin Gazze halkına zarar vermesini istemiyoruz. Erdoğan yardım etmek istiyorsa bu iyi. Ama gerçekten yardım etmek istiyorsa Hamas’ı bizi vurmaktan vazgeçirmeli. Hamas hâlâ silahlanmaya devam ediyor. Gerçekten barış istiyorsanız bu unsurların hepsini birlikte değerlendirmek zorundasınız. Gazze için yardım gönderebilirsiniz ama bunu bizim güvenliğimizi zafiyete uğratmayacak şekilde yapmak durumundasınız. Bu işin minimumu budur. Biz de kimsenin Türkiye’ye zarar vermesini istemeyiz. Bakın yine söylüyorum Atatürk Havalimanı’ndaki saldırı kabul edilemez. Korkunç! Biz de IŞİD ile mücadele eden bir ülkeyiz. Ama aynı zamanda da Hamas’la mücadele ediyoruz, Hizbullah ile ediyoruz. Bütün bu insanlar onları neden vurduğumuzu unutuyor. Biz saldırıya uğradığımız için vuruyoruz. Yani hem Türkiye hem de biz terörden çok çekiyoruz. Türkiye elbette kendi ülkesinde terörle mücadele edecek, biz de burada. Ancak Türkiye’nin dışarıdaki teröre karşı da aynı hassasiyet içinde olması lazım çünkü terör sadece sizin ya da bizim için değil bütün insanlık için tehlikelidir. İnsanların kafalarının kesilmesini onaylayan hiçbir din yoktur.

 

ERDOĞAN'IN İHH SÖZLERİ: TAKDİRLE KARŞILADIM
- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anlaşmanın imzalanmasından sonra Mavi Marmara’nın seferini organize eden İHH’ya yönelik eleştirel bir çıkışı oldu. ‘Bana mı sordunuz, izin mi aldınız?’ şeklinde ifadeler kullandı. Bu ton değişikliği sizi şaşırttı mı?
- Daha önce olmuş olsaydı sevinirdim. Ama hep dediğim gibi geçmiş geçmişte kaldı. Bugün artık hiç anlam taşımayacak türden polemiklere girmeyeceğim. Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıkça bunu dile getirmiş olmasını takdirle karşılıyorum. Daha önce söylenmiş olsaydı düşünceli bir davranış olurdu. Ama sonuçta prensipteki yaklaşım zaten buysa memnuniyetle karşılıyorum

ONE MINITE YANITI: BİTTİ GİTTİ
- Geçen görüşmemizde halen cumhurbaşkanı makamındaydınız ve Davos’taki meşhur ‘one minute vakası’ ile ilgili sorularımı geçiştirmiş ve ‘Geçmişte kaldı’ demekle yetinmiştiniz. Artık resmi görevde değilsiniz ve yakın tarihin önemli bir anından bahsediyoruz.
- E öyleyse de ne olmuş!


- O anı bir kitap için kaleme almış olsaydınız mesela... O günü nasıl hatırladığınızı merak ediyorum. Erdoğan’a karşı bir kırgınlığınız var mı?
- Hayır, ben ileriye bakan bir insanım. Kalbimde iyi duygular var. Kırgınlıklarla zamanımı geçirmek istemiyorum. Geleceği değiştirebilmeniz için geçmişle boşanmanız şart. Hayal kurabilmelisiniz. Olan oldu, bitti, gitti...


- Hatıralarınız yok mudur, her şeyi böyle silebiliyor musunuz hafızanızdan?
- Hafızamın geleceğimi yönetmesi gerektiğini düşünmüyorum. Çoğu insanın sorunu nedir biliyor musunuz? Geleceğe yönelik hayal kurmak yerine geçmişi hatırlamayı hatta ona takılı kalmayı tercih ediyorlar. Yağmurlu bir günü neden hatırlayayım? Güneşli günler gelecek, ilişkilerimizin çok gelişeceğine inanıyorum. Yeni işbirliği olanakları var önümüzde, özellikle de bilim ve teknoloji alanlarında. Enerji meselesi de artık bilimin bir parçası. Eskiden kendi üretmediğimiz enerji kaynakları üzerine yaşıyorduk. Artık enerji üretecek yeni teknolojik devrimlerin eşiğindeyiz.


BEN HÂKİM DEĞİLİM KİMSEYİ YARGILAMIYORUM
- Türk hükümetinin ne olursa olsun Esad rejiminin düşmesinden yana tavrının IŞİD’in elini güçlendirdiğine inananlardan mısınız?
- Ben hâkim değilim, kimseyi yargılamıyorum. Türkiye de, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı da teröre karşı açık ve net tutum aldı. İşe yararsa iyi. Eğer işe yaramıyorsa demek ki daha çok çabalamak lazım. Biz terörün her türlüsüne karşıyız. Biz başka ülkelerin politikalarını yargılayacak hâkimler değiliz, kimseye ders verecek durumumuz yok. Hepimiz insanlık için aynı yerde duruyoruz. Bu işin iki tarafı olmaz. Ya teröre karşısınızdır ya değilsinizdir. O yüzden hepimizi açık tutum almalıyız. Bu tarihi ve insancıl bir pozisyondur.


FİLİSTİN MESAJI: MISIR VE ÜRDÜN'LE BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAYI BAŞARDIK
- ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan Gazze’ye yardım etmek istiyorsa, Hamas’ı bize vurmaktan vazgeçirmeli’ dediniz. Bu söylediğinizi Türkiye’nin bütün yaşananlara rağmen İsrail-Filistin barışı için bir rolü olabileceği şeklinde okumak çok mu iyimser bir yaklaşım olur?
- Ben hayatım boyunca asla barış umut etmekten vazgeçmedim. Söyledim; barışı düşmanlarınızla yaparsınız. Biz iki Arap ülkesiyle barış içinde yaşamayı başardık; Mısır ve Ürdün. Filistinlilerle niye barış içinde yaşayamayalım? Ama maalesef Filistinliler kendi aralarında bölünmüş durumdalar. Ama inanıyorum ki sonuçta Filistinliler içinde de barış isteyen taraf kazanacak. Demem o ki barıştan yana olmak sadece benim ya da Türkiye’nin pozisyonu olmamalı, insanlığın dayattığı pozisyon budur. Prensiplerimiz ve değerlerimiz bu yönde olmalı.


- İsrail gerçekten de Türkiye’yi Ortadoğu barış sürecinde kolaylaştırıcı olarak rol oynayabilecek samimi bir aktör olarak görme noktasına gelebilir mi yeniden?
- Olan oldu. Artık geriye dönüş yok. Gelecekte aynı hataları yapmamak için devamlı geçmişe yoğunlaşanlar vardır. Bence bu saçmalık çünkü yeni hatalar eski hatalardan çok daha iyidir. Geçmişin içinde bir gelecek yoktur. Gelecek yeni ve deneyimlenmemiş olandır. Bizim dinimize göre herkes masum ve temiz niyetlerle doğar. İnsanları yanlış şeyler yapmaya yönelten savaşlardır. Hayatım boyunca insan doğasının masum olduğuna inandım. Herkes gibi benim de bu dünyadaki sürem sınırlı. Kalan süremi daha iyi bir insan olmaya çalışarak geçirmek istiyorum. Herkesin eşit haklara sahip olmasını hayal ediyorum.


- Mülakatın başında ‘barış düşmanla yapılır’ hatırlatması yaptınız. Biliyorum bu cümleyi Hamas ve Filistin meselesine atfen kullandınız ancak şunu sormak isterim. Son yıllarda hiç Türkiye’nin de düşman kategorisine girmekte olduğunu düşündüğünüz anlar oldu mu?
- Birbirimize karşı düşmanca olduğumuz anlar oldu evet! Ancak düşmanlık sonsuz bir durum değildir. Önemli olan dost kazanmaya çalışmak ve âlicenaplık gösterebilmektir. Düşmanlık ve şüphe beslemektense verici ve umut eden tarafta olmayı tercih ederim. Aksi bana aptalca geliyor.

 
4 Temmuz 2016 Pazartesi 07:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1859 - Darwin'in "Türlerin Kökeni" çalışması yayımlandı.
1870 - Türkiye'nin ilk mizah gazetesi Diyojen yayımlandı.
1925 - Erzurum'da da şapka inkılabına karşı gösteriler yapıldı. Tutuklananlardan 13'ü idama mahkûm oldu ve Erzurum'da 1 ay sıkıyönetim ilan edildi.
1927 - Ankara'da, Heinrinck Krippel tarafından yapılan Zafer Abidesi açıldı.
1928 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk'e Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını verdi.
1934 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Meclisten çıkan kanunla Atatürk soyadını aldı.
1939 - Gestapo, Çekoslovakya'da 120 öğrenciyi öldürdü.
1941 - II. Dünya Savaşı ortamında; pasta ve unlu yiyeceklerin yapımı yasaklandı.
1961 - BM, nükleer silah yasağını ABD'nin protestosuna karşın kabul etti.
1963 - ABD Başkanı John Kennedy'nin katil zanlısı Lee Harvey Oswald, Jack Ruby tarafından öldürüldü.
1976 - Van ve çevresinde; Çaldıran-Muradiye'de etkili olan 7,2 büyüklüğündeki depremde 3 bin 840 kişi öldü.
1977 - Yunanistan, Büyük İskender'in babası Kral II. Philip'in mezarının bulunduğunu açıkladı.
1981 - Türkiye'de, Atatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında, 24 Kasım'ın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.
1983 - İsrail, Trablusşam'da tutuklu 6 İsrail askerine karşılık 4800 Filistinliyi serbest bıraktı.
1988 - Sürgünde Bağımsız Filistin Devleti kuruldu.
1989 - Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nin İkiyaka Köyü'nde, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 28 vatandaş, teröristlerce öldürüldü.
1990 - Kadınlar, Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Cemil Çiçek'in "Flört fuhuştur", "feminizm sapıklıktır" sözlerini düdük çalarak protesto etti. İstanbul Galatasaray'daki eylemde, polis 5 kadını dövdü, 11 kadın gözaltına alındı.
1994 - Efsanevi MacGyver adlı televizyon dizsinin "Trail to Doomsday" ismindeki filmi Türkiye'de gösterime girdi.
1994 - Galatasaray Barselona'yı 2-1 yendi; kutlamalarda 3 kişi öldü.
1996 - ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a Budapeşte'de Hilton Oteli lobisinde yumruklu saldırıda bulunuldu.
2005 - Picasso İstanbul'da sergisi Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'nde açıldı.
2009 - Berkay Songur Abdülcambaz Ayıboğan'ın kualğını kesti, boğduğu ayıyı yedi.
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
23.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu041013203339
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
22.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu131522243109
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:25
  • Güneş07:12
  • Öğlen12:19
  • İkindi14:48
  • Akşam17:05
  • Yatsı18:39
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık