Trabzon'da terör saldırısı

Ana Sayfa » Güncel » 'Ölmemek için uğraşıyorlar'

'Ölmemek için uğraşıyorlar'

İstanbul’un en soğuk gecesi. Savaştan kaçan Suriyelileri konuk eden Küçükpazar’da 80 metrekarede 100 kişi tutunmaya çalışıyor. ‘Niçin kamplara gitmiyorsunuz’ sorusunun yanıtı buz gibi: Kızlarımız güzel, tecavüz ediyorlar

 
9 Ocak 2015 Cuma 07:42 
Yorum YapYazdır
 
 
'Ölmemek için uğraşıyorlar'

Karayel, İstanbul’u hallaç pamuğu gibi atıyor; deniz yemyeşil. Soğuk, fakir mahallelere aç bir kurt gibi iniyor. Şehrin çöküntü semtleri “sıfırın altına” hazırlıksız yakalanıyor. Öteden beri “çaresizin” yaşadığı Eminönü, Küçükpazar’dan İstanbul’un en büyük sığınmacı mahallesi diye söz etmek mümkün. Yakın bir geçmişte, önce burayı bir “aktarma merkezi” olarak kullanan Bangledeşlileri, ardından da Romanya’dan gelen sokak müzisyenlerini ağırlayan Küçükpazar, son iki yıldır da, ülkelerindeki savaştan kaçan Suriyelileri konuk ediyor. Semtin, tuhaf kodunu ve “sefil halini” çözmek için, basit gözlemler yeterli oluyor. Her köşe başında 2.5 TL’ye döner ayran satılıyor. Mendil ve dilencilikle geçimini sağlamaya çalışanların bozuk paralarını, kesinti yaparak kâğıt paraya bütünleyenler yeni bir sektör oluşturmuş durumda.

Semt, bir süre öncesine göre tenha. Sığınmacıların büyük bir bölümünün iki hafta önce belediyle tarafından toplanarak kamplara götürüldüğünü öğreniyoruz. Ne var ki soğuğa karşın, kampa gitmemek için direnenler de bulunuyor. Sokaklarda çocuklar var. Yine ayakları çıplak! Elerindeki torbalarda ekmek taşıyorlar.

Ev olarak kullanılan bir dükkânın önündeyiz. İstanbul’un en soğuk gecesini Suriyeli sığınmacılarla geçireceğiz. Kepenk açıldığı anda, şehri, “gerçek sandığımız yaşamımızı” kapının
önünde bırakıyoruz. Açıkça, başka bir boyuttayız. Battaniye ve çarşafların perde olarak kullanılıp bölümlere ayrıldığı 80 metrekarelik dükkânda onlarca kişi yaşıyor. İçerisi soğuk olmasına
rağmen, kesif bir koku yayılıyor. Öksürük sesleri, çocuk ağlaması, yaşlıların inlemesi birbirine
karışıyor. Birkaç elektrikli soba, içeriyi ısıtmaya yetmiyor. 80 metrekarede 100’e yakın kişinin yaşadığına tanık oluyoruz.

Haber görseli

Dükkânda 20 aile

20 aile, onlarca hikâye... Bu soğukta, böyle bir yerde, bu kadar kalabalık nasıl yaşanıyor? Mekâna sığınan Suriye Türkmenleri anlaşılır derecede Türkçe konuşabiliyor:

“Başka çaremiz mi var” diye anlatıyor 25 yaşındaki Abdurrahman, iki gün önce doğan ve karısı Büşere’nin kucağında çaputlara sarılı olan Sibel’i göstererek: “Kendimizden geçtik. Açlığı biliyoruz, ama bu çocukların durumu ne olacak? Mama ve beze ihtiyacımız var. Kara kara düşünüyoruz.
Ailemizden çok şehit verdik. Canımızı kurtardık. Ama işte görüyorsun, perişanız.” Aslında “perişanız”
tanımı durumu anlatmaya pek yetmiyor. Türkmenlerin kaldığı dükkânda sadece bir tuvalet
bulunuyor. Piknik tüplerde su ısıtmaya çalışılarak, yine tuvalette banyo yapılıyor. Abdurrahman,
banyoya rağbet olmadığını söylüyor. “Ancak tuvalette çok kuyruk oluyor, nöbetçi benim, bazen
uyuyakalıyorum, o zaman da kavgalar yaşanabiliyor” diyor. Abdurrahman’la konuşurken genç bir
kadın, yanımıza ilaç kutusuyla yaklaşıyor, umutsuzca bakıyor: “Bitti... Ağrıdan uyuyamıyorum.”

 

Haber görseli

‘Hepimiz öleceğiz, ben biraz erken!’

Zaten burada kimsenin rahat bir uyku uyuyabilmesi mümkün değil. 60’lı yaşlardaki Abdullah,
“Uykudan, yemekten geçtik, ölmemek için uğraşıyoruz” diyor. “Aramızda çok hasta olanlar var.” Sahab, bir perdenin ardında öksürerek yatıyor. Karısı bir piknik tüpte çay demlemek için uğraşıyor.
Suriye’deki savaşta iki bir daha iyileşemediğini söylüyor. 80 metrakarelik dükkânda, tevekkülle yumuşatılmaya çalışılan sert bir yaşam olduğu muhakkak. Sahab’ın zorlukla anladığımız sözleri bunun bir yansıması: “Hepimiz öleceğiz, ama ben biraz erken!

O meşhur soruyu, sorup tokat gibi bir cevap alıyoruz. Neden kampa gitmiyorsunuz?

Abbas Ali, dört kelimeyle özetliyor: “Kızlarımız güzel, tecavüz ediyorlar!” Oğlu Yengin’e sarılıyor... “Bu çocuklar vallahi de billahi de aç yatıyorlar. Ekmek yok, yemek yok, içmek yok.”

Abbas Ali , yaşadıkları yerle ilgili bilgiler de veriyor: “Burada hepimiz akrabayız. Ölsek de kampa gitmeyiz. Orada kötülük var. Buraya günlük 150 TL para veriyoruz. Dilencilik yapmayız. Kadınlarımız ve namusumuz her şeyden önce gelir. Tespih ve mendil satarak hayatta kalmaya çalışıyoruz. Günde 10 TL kazanırsak ne iyi...”

İnsanın aklı almıyor, Abbas Ali sürdürüyor, bir parçası kalan umutlarından söz ediyor: “Biz kanaatli insanlarız. Karnımız doydu mu yüzümüz güler. Günün birinde ülkemize dönmek isteriz. Halep’te küçük bir evimiz vardı. Televizyonumuza bakardık, ekmeğimizi yerdik. Geçinip giderdik işte. Ah o günler yeniden gelse...”

 

Kar topundan nefret eden çocuklar

Abbas Ali oğlu Yengin’e sarılıyor. Yengin, “son gülen” demek. Kepenk açılıyor. Dışarıda çocuk yok. Çocuklar okula gitmiyor. Çocuklar, kardan, kardan adamdan, kar topundan nefret ediyor. Çocuklar soğuktan donuyor. Küçükpazar’da, “getirdiler bakamıyorlar” yargısı eksik kalıyor. Çünkü anlatmakta zorlandığımız bir hayat var. Ya 21. yüzyılın arsızlığında hep birlikte gülmek için yeni bir hayat kuracağız ya bu çocuklarla donacağız!

Erk Acarer/Cumhuriyet

 
9 Ocak 2015 Cuma 07:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1530 - İlk Protestan Meclisi kuruldu.
1541 - Peru'daki İnka topraklarını ele geçiren İspanyol Francisco Pizarro, Lima kentinde öldürüldü.
1807 - Lüksemburg'da bir depoya düşen yıldırım 230 kişinin ölümüne yol açtı.
1819 - Bisikletin patenti alındı.
1861 - Atıf Bey Bebek'te uçuş denemesi gerçekleştirdi.
1867 - Mısır valilerine Hıdiv unvanı verildi.
1876 - Anayasası'nın mimarı Mithat Paşa, Sultan Abdülaziz'i öldürttüğü iddiasıyla yargılanmış ve Taif'e sürülmüştü. 1884 yılında burada öldürülen Mithat Paşa, Taif'te gömüldü.
1920 - Doğuda Milli Aşireti ayaklanması çıktı.
1924 - Verem aşısı Valmette tarafından keşfedildi.
1928 - Yeni Türk alfabesini hazırlamak amacıyla kurulan Dil Encümeni, ilk toplantısını Ankara'da yaptı.
1936 - Nazi Almanyası'nda, ilk kullanılabilir helikopter olan Focke-Wulf Fw 61 'un ilk uçuşu başarıyla gerçekleşti.
1939 - Ankara Havagazı Şirketi devletleştirildi.
1942 - II. Dünya Savaşı'nın Kuzey Afrika Cephesi'nde Mersa Matruh Savaşı
1944 - Zirai Donatım Kurumu Kanunu TBMM'de kabul edildi.
1945 - Birleşmiş Milletler kuruldu.
1945 - Türkiye, Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı imzaladı.
1951 - Mithat Paşa'nın 24 Haziran'da Aksu vapuruyla Taif'ten getirilen cenazesi, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın da katıldığı törenle, İstanbul'da Hürriyeti Ebediye Tepesi'ne defnedildi.
1960 - Madagascar, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1963 - John F. Kennedy, Batı Berlin'i ziyareti sırasında, meşhur "Ich bin ein Berliner" (Ben bir Berlinliyim) ifadesini kullandı.
1964 - The Beatles topluluğu A Hard Day's Night adlı albümlerini piyasaya çıkardı.
1970 - Çekoslovakya'da Aleksander Dubçek, Komünist Parti'den ihraç edildi.
1974 - Sabah 08.01'de, ABD'nin Ohio eyaletinde bulunan Troy şehrindeki Marsh Süpermarket'in kasasında işlenen bir paket sakız, dünyada barkodla satılan ilk ürün oldu.
1975 - Indira Gandhi Hindistan'da otoriter bir yönetim kurdu.
1977 - Elvis Presley son konserini verdi.
1992 - Susa Katliamı Silvan'ın Susa köyünde camide ibadet eden Müslümanlar bir grup eşkiya tarafından cami dışına çıkarılıp hunharca katledildi.Olayda on kişi şehit edildi.
1994 - Türkiye, Liberal Demokrat Parti kuruldu.
2000 - Amerika'da Genetik harita çalışmalarına başlandı.
2006 - Türkiye'nin ilk yargıç-savcı derneği YARSAV kuruldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:22
  • Güneş04:43
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık