Darbe girişiminin en önemli sanığı ne dedi?

Ana Sayfa » Güncel » Okulların açılışına az kala eğitime kaos egemen

Okulların açılışına az kala eğitime kaos egemen

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala bir açıklama yayınlayan KESK'e bağlı Eğitim Sen Trabzon Şubesi, TEOG'da 40 bin öğrenciye kendi iradeleri dışında imam hatip okullarının dayatılmasına tepki gösterdi. Açıklamada, ''Kendi çocuklarını özel okullarda, Fransız kolejlerinde laik müfredatlarla okutanlar yoksul halk çocuklarına ucuz işgücü olayı, sömürülmeyi, araştırmayan, itiraz etmeyen, düşünmeyen, sorgulamayan nesiller olmayı dayatıyor. Bunu kabul etmek mümkün değildi'' denildi.

 
30 Ağustos 2014 Cumartesi 16:02 
Yorum YapYazdır
 
 
Okulların açılışına az kala eğitime kaos egemen

İşte Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkiinci tarafından yapılan açıklama:

 

 

Eğitim ve öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala eğitimde kaos ve kargaşa devam etmektedir. Yıllardır biriktirilen sorunların çözülmesi bir yana hükümet ve MEB tarafından yapılan değişiklikler ve uygulanan politikalar eğitim sistemini adeta bir sorun yumağı haline getirilmiş bulunmaktadır.

2012 yılında bütün itirazlarımıza rağmen akılla, bilimle hiçbir şekilde örtüşmeyen 4+4+4 yasası ile başlayan yıkım süreci artarak derinleşmektedir. Bu halk düşmanı yasa ile yoksul halk çocuklarına ya ucuz işgücü, çocuk yaşta gelin ya da imam hatipli olmayı reva gören iktidarın politikaları bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Bu yıl yapılan TEOG sınavında tam 94 bin öğrencimizin istemleri dışında zorunlu olarak meslek lisesine, 40 bin öğrencimizin de imam hatip lisesine kaydı yapılmıştır. Kendi çocuklarını özel okullarda, Fransız kolejlerinde laik müfredatlarla okutanlar yoksul halk çocuklarına ucuz işgücü olayı, sömürülmeyi, araştırmayan, itiraz etmeyen, düşünmeyen, sorgulamayan nesiller olmayı dayatıyor. Bunu kabul etmek mümkün değildir.

Dünyanın gelişmiş çağdaş ülkelerinde okullaşma oranı yüzde yüzlere varan okul öncesi eğitimde ikili eğitim getirilerek hem öğrenciler hem de veliler zor durumda bırakılıyor.

Eğitim ülkemizde sadece zenlerin yararlanabileceği bir ayrıcalık haline getiriliyor. Köylünün, işçinin, memurun, küçük esnafın, emeği ile geçinen yoksul halkımızın ödediği vergiler yalnızca zengin çocuklarının okuyabildiği özel okullara teşvik olarak veriliyor.

2014-2015 eğitim öğretim yılında özel okula gidecek 250 bin öğrenci için 800 milyon lira destek verileceğini açıklayan hükümet sıra devlet okullarına gelince kaynak yok diyebiliyor. Çocuklarımızın, gençlerimizin eğitim hakkını gasp eden geleceğini ipotek altına alan anlayış velilerimizi altın yumurtlayan tavuk, öğretmenlerimizi de muhasebeci, tahsildar gibi görüyor. Devlet okullarının giderleri ekonomik sıkıntı çeken yoksul halkımızın sırtına yıkılıyor.

Eğitim, devlet tarafından herkese eşit koşullarda parasız olarak sunulması gereken bir haktır. Halktan toplanan vergiler, yine halk için harcanmalı, kamu kaynakları özel okullara hiçbir şekilde aktarılmamalıdır. Bu anlamda Eğitim Sen`in yıllardır savunduğu ve eğitim hakkının temel ayaklarını oluşturan kamusal, bilimsel, demokratik, laik eğitim talebi gerçekleşmediği sürece, ne eğitimin niteliğini yükseltmek ne de eğitimde yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmek mümkün değildir.

Artık toplumsal bir yara haline gelen işsiz öğretmen sorunu büyümeye devam etmektedir.  Ülkemizdeki işsiz öğretmen sayısının önümüzdeki birkaç yıl içinde 500 bine yaklaşması kaçınılmaz görünmektedir. Şimdiye değin 40 işsiz öğretmenimiz içine girdiği işsizlik bunalımı nedeni ile intihar ederek yaşamına son verdi.  Bu can kayıplarının sorumluluğu atanamayan öğretmen sorununu görmezlikten gelip çözüm üretmeyen hükümettir.  Eğitimde öğretmen ve personel açıkları, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu derhal çözülmelidir.

Eğitim yöneticilerinin görevlendirilmesi süreci tasfiye ve kadrolaşma hareketine adeta bir kıyıma dönüşmüştür. Bunu e yakıcı şekilde yaşayan ilçelerimizden biri de Tonya’dır.

Hükümet ve MEB eğitim gibi hayati bir alanın ciddiyetine uygun bir yaklaşım gösterememiştir.

Bütün uyarılarımıza rağmen yönetici belirlenme sürecinde akliselim kaybetmiş, yandaşlık, siyasi referans ve bilimdışlılık kazanmıştır.

Daha önce girdikleri sınavlarla müdür olan çok sayıda okul müdürü, MEB`de görev alan ve tamamına yakını "siyasal kadro" olarak atanan üst düzey yöneticilerin verdiği puanlarla değerlendirilmiş, eğitim yöneticilerinin belirlenmesinde bilimsel ve objektif kriterler değil siyasi referans ve sendikal aidiyetler doğrudan belirleyici olmuştur.

Yönetici adaylarında kariyer, liyakat ve yeterlilik gözetmeyen, kamusal eğitimi tasfiyeyi amaçlayan, tamamen siyaset kokan bu uygulamalar ile eğitim bilimi ve pedagojisi yok sayılmıştır.

Okul yöneticilerini tanımayan, eğitim teşkilatına hakim olmayan milli eğitim bürokrasisi tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu gerçekleştirilen yönetici kıyımı ile okullarımız, ülkemiz eğitimi belisizliğe mahkum edilmiştir.

Yalpan değerlendirmeler sonucu gerçekleştirilen göreve son vermeler,  eğitim camiasının şevkini kırmış, motivasyonunu bozmuştur. Eğitim toplumsal boyutu göz ardı edilmiştir. Öğrencilerin, velilerin, eğitimcilerin beğenisi ve takdirine gereken değer verilmemiştir. Halkın beğeni ve takdirini kazanan eğitim yöneticileri cezalandırılmıştır.

Henüz geç değildir. Bu yanlıştan dönebilme basireti gösterilmelidir. Adalet ve hukuk yerini bulmalı, ülkemiz, çocuklarımız, gençlerimiz kazanmalıdır. Anayasa Mahkemesi bu kıyıma, akıl ve hukuk dışılığa dur demelidir. Hukuka güven duygusu daha fazla zedelenmemelidir.

Okul yöneticilerinin belirlenmesinde liyakat, kariyer, yeterlilik ilkeleri temel alınmalı, objektif ve bilimsel kriterler çerçevesinde değerlendirmeler yapılarak her okulun kendi yöneticisini, o okuldaki eğitim bileşenlerinin katılacağı demokratik seçimlerle kendisinin seçmesi yönünde düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde eğitim sisteminin karşı karşıya olduğu güncel sorunlar kuşkusuz burada saydıklarımızla sınırlı değildir.

Hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı şunu çok iyi bilmelidir ki; Eğitim Sen olarak hükümet ve MEB`in gerek toplumsal yaşamda, gerekse eğitimde hayata geçirmeye çalıştığı dayatmacı, anti-demokratik ve bilim dışı politika ve uygulamalar karşısında sessiz kalmayacağız. Demokratik tepkimizi her platformda göstermeye devam edeceğiz  Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için, tüm baskı ve cezalandırmalara rağmen sendikamız Eğitim Sen şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadelesini yükseltmeye devam edecektir. Mücadele alanımız zorbalığa, adaletsizliğe, bilim dışı düşüncelere karşı yurdun her alanıdır.

Onurlu, adil, insanca bir yaşam mücadelesi için tüm halkımızı bulunduğu her alanda bu anti demokratik anlayışlara karşı mücadeleye çağırıyoruz. Bu tarihsel bir zorunluluk ve insan olmanın gereğidir.30.08.2014

 
30 Ağustos 2014 Cumartesi 16:02 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
1904 - FIFA'nın Paris'te kurulması.
1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
1938 - İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara'da imzalandı.
1945 - Nazi liderlerinden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.
1960 - İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
1965 - Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv, "milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" dedi.
1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan ABD'li Billy Hayes'in yazdığı roman 'Geceyarısı Ekspresi' adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç'e çekildi.
2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi 'Hababam Sınıfı' ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:39
  • Güneş04:49
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:27
  • Akşam19:47
  • Yatsı21:41
 
Süper Loto
18.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050611154147
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
17.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050609101401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık